Agos Manşet : Ne biliyorsanız açıklayın
28.05.2021
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı canlı yayında Sedat Peker- Erhan Tuncel-Veli Küçük ve Özel Harp Dairesi arasındaki ilişkilere dair açıklamalar yaptı. Dink Ailesi avukatları “Bilgiler kamuoyu ve savcılık ile paylaşılmalı, konunun takipçisi olacağız” dedi.
Hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle yurtdışında bulunan, geçmişte organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılan Sedat Peker’in öne sürdüğü iddialar, kamuoyunun gündeminde.
24 Mayıs Pazartesi gecesi Habertürk televizyonunda Kübra Par’ın moderatörlüğünde gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Saymaz, Veyis Ateş ve Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtlayan Soylu, açıklamalarının bir bölümünde Hrant Dink Cinayeti hükümlülerinden Erhan Tuncel ile Sedat Peker arasında bir ilişki olduğunu öne sürdü. Soylu Peker’in ayrıca Veli Küçük ile de irtibatta olduğunu söyledi.
Soylu’nun açıklamalarından ilgili bölüm şöyle: “Özel Harp ne zaman kuruldu? Parasını kim verdi? (Gazeteciler ‘ABD’ diyor) ABD. Bunu rahmetli Ecevit söyledi. 6-7 Eylül olaylarını kontrgerilla örgütledi. Paşa kitapta ‘biz yaptık’ diyor. Sabri Yirmibeşoğlu. Peki, bugünün işi mi? Size bir soru soracağım. Erhan Tuncel ile Sedat Peker’i kim biraraya getirir, kim ortak yapar? Bu sorunun cevabını bana verin. Erhan Tuncel kim? (Gazeteciler ‘Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi’ diyor) Peki, Sedat Peker’e Erhan Tuncel’i kim emanet eder?”
Soylu şöyle devam etti:
“Bireylerden değil bir sistemden bahsediyorum. Erhan Tuncel yıllardan beri bu ülkenin en önemli meselelerinden birisi olan Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi gözükmüyor mu? Kim emanet eder? Hangi sistem emanet eder? Hangi anlayış emanet eder? Bu kadar cürümün içerisinde olan bir kişi tecavüz etmiş bir kıza. (Soylu, Sedat Peker hakkındaki tecavüz dosyasını gündeme getiriyor) Karakola gidiyor, emniyette teşhis ediyor ‘budur’ diyor. Dosya orada kapanıyor. Benim iddiam değil, belge var. Ben bir iddianın sahibi değilim. Peker tecavüzden dolayı karakola götürülüyor. Netice itibariyle orada her şey kapanıyor. Yanındaki iki kişi, ‘Biz Bilecik’ten aldık’ diyor. Neyi alıyor Bilecik’ten? Silah ruhsatlarını. ‘Bilecik’e hiç gitmedik’ diyor. Bilecik’te kim var? Veli Küçük var. Doğru mu? Meselenin hangi iklimde oluştuğunu ifade etmek için anlatıyorum bunu.” Sedat Peker yayın sırasında kendi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Erhan Tuncel’i hayatımda hiçbir zaman görmedim, tanımıyorum, hiçbir zaman karşılıklı telefon görüşmemiz yok. Hiçbir baz kaydımız yok, aynı anda aynı yerde bulunmadık” dedi.
Soylu’nun öne sürdüğü bağlantı iddiası, “İçişleri Bakanlığı’nın elinde böyle bir bilgi vara bu neden dava süreci boyunca adli makamlarla paylaşılmadı?” sorusunu gündeme getirdi.
Avukatlardan açıklama: Kamuoyu ile paylaşılmalı Dink Ailesi avukatları adına hakan Bakırcıoğlu Soylu’nun sözlerinin ardından şu açıklamayı yaptı:
“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 24.04.2021 tarihli TV yayında, Özel Harp Dairesinin-Kontrgerillanın 6 – 7 Eylül saldırılarını örgütlediğini belirtti. İçişleri Bakanı, 6-7 Eylül 1955 tarihinde Özel Harp Dairesi tarafından organize edilen saldırıdan bahsetmesinin ardından Hrant Dink cinayetinin faillerinden biri olan Erhan Tuncel’in Sedat Peker’e emanet edildiğini iddia etti. Bireylerden, kişilerden değil bir sistemden bahsettiğini, yıllardan beridir bu ülkenin en önemli meselelerinden birinin Hrant Dink cinayeti olduğunu, bu cinayetin azmettiricilerinden birisi olarak Erhan Tuncel’in göründüğünü belirtti, devamında, “kim emanet eder, hangi sistem emanet eder, hangi anlayış emanet eder” şeklinde soru cümleleri kurdu ve hemen ardından da Sedat Peker hakkında süren bir soruşturmada Sedat Peker’in yanındaki iki kişinin Bilecik’e hiç gitmediklerini fakat silah ruhsatlarını Bilecik’ten aldıklarını ifade ettiklerini ve o tarihte Bilecik’te Veli Küçük olduğunu beyan etti.”
“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, konuşmasında Özel Harp Dairesi ve Hrant Dink cinayetinden bahsettikten sonra, Erhan Tuncel’in Sedat Peker’e emanet edildiği iddiasını dile getirdi, ‘sistem’ vurgusu yaptı ve tüm sözlerinden sonra da Veli Küçük ismini zikretti. İçişleri Bakanı bu beyanları ile esasında Hrant Dink cinayeti ile Özel Harp Dairesi ve Veli Küçük arasında bağ kurdu. Veli Küçük, Hrant Dink cinayeti için zemin yaratılması sürecinde yer alan, ve katılan taraf olarak cinayet ile bağının etkili şekilde soruşturulmadığını 2007 yılından bu yana beyan ettiğimiz biridir. İçişleri Bakanı da Hrant Dink cinayetinin işlendiği 2007 yılından 14 yıl sonra, Veli Küçük ile Hrant Dink cinayeti arasından bağ kurdu. İçişleri Bakanı’nın ve İçişleri Bakanlığı’nın Hrant Dink cinayeti ile ilgili bilgilerini somut şekilde kamuoyu ile paylaşması ve bilgilerini Hrant Dink cinayetini soruşturacak olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na aktarması gerekliliği bulunmaktadır. Katılan taraf olarak bizler de bu sürecin soruşturma ve yargılamalar öncelikli olmak üzere tüm yönleri ile takipçileri olacağız. “