Watergate Skandalı NEDİR ???


İlk bakışta küçük bir hırsızlık olarak görünen
olayın perde arkasında aslında büyük bir istihbarat servisi vardı. Tarih 17
Haziran 1972, beş kafadar sözde hırsızlık maksadıyla Amerika Ana Muhalefeti
olan Demokrat Parti’nin merkezine girmiştir. Partinin Washington D.C’de bulunan
Watergate Binasına giren sözde beş hırsız, aslında Amerikan 37. Başkanı olan
Richard Nixon’un komplo girişimi için mekanda bulunmaktadır. Bahsi geçen
skandal, ismini olayın gerçekleştiği Watergate binasından almıştır. Hırsızlık
ile maskelenen komplo girişiminin (dinleme) çözümü için Adalet Bakanı olan Elliot
Richardson’a başvurulmuştur. Adalet Bakanı Richardson ise Archibald Cox isimli
savcıyı olayı aydınlatmak için görevlendirmiştir. Fakat zanlıların ifadelerinin
ardından kimlikleri araştırıldığında ülke kamuoyu şoka uğramıştır. Çünkü hırsız
olarak binaya giren zanlılar aslında Başkan’ın düşüncesini yansıtan
Cumhuriyetçi Parti yanlısı kişilerdir. Başkan ise olayı örtbas etmek için Cox’u
görevden almak istediğinde Adalet Bakanı Richardson adeta kendisini savcı için
kurban etmiş ve görevden uzaklaştırılmıştır. Gerçekler, Beyaz Saray’dan elde
edilen Başkan’ın görüşme kayıtları halka açıklanmaya başladığında ortaya
çıkmıştır. Açıklamalar ve FBI-CIA merkezli ifşaların ardından Nixon giderek
köşeye sıkışmıştır. Daha fazla halkın baskısına dayanamayan Nixon, Amerika
tarihinde ilk ve son olarak Başkanlıktan istifa eden ilk Başkan olmuştur. (1) (2)


·        
Komplonun
İç Yüzü ve Richard Nixon’un İktidar Entrikaları…


Her
ülkenin siyasi ve politik hayatında saklanması gereken operasyonel bilgiler
 veya sırların saklandığı kozmik dosyalar mevcuttur. Fakat bugün ele
alacağımız politik facia, dünyanın süper gücü olarak belirtilen Amerika’nın
zirvesinde yaşanmıştır. Büyük diplomat veya siyasi otoritelerin zaman zaman
içine düştükleri bu çıkmazlardan kurtulmak için başvurdukları yollar her zaman
adil olmayabiliyor. Başkan Nixon, 1969 tarihinde zirvedeki adam olmadan önce
1952 tarihinden itibaren Başkan Dwight Eisenhower’ın 8 yıl boyunca yardımcılığı
yapmıştır. Başkanlık için liderlik savaşına giriştiği ilk hareketinde 1960
yılında Demokrat kanatta bulunan John F. Kennedy’e mağlup olmuştur. Fakat
Nixon, bu yenilginin ardından Başkanlık hayalinden vazgeçmeyerek kendisini 1968
yılında Cumhuriyetçi cepheden başkan adayı seçtirmiştir. Seçim çalışmalarını
emin adımlarla ilerleten Nixon’un rakipleri olan Demokrat cephe adeta yerle
yeksan olmuştur. Nixon’un bu büyük zaferi konuşulurken, 17 Haziran 1972
tarihinde yeni bir haberle kamuoyu çalkalanmaya başlamıştı. Demokrat Parti’nin
kalesi olarak bilinen Watergate binası esrarengiz bir hırsızlık olayına maruz
kalmıştır. (3) (4)


Watergate
binası beş kişi tarafından soyuldu iddiası dolaşırken soruşturma çok daha
vahimdi. Çünkü hırsızlık için binaya girdikleri belirtilen kişiler,
Cumhuriyetçi cephe tarafından finanse edilmekteydi. Zanlıların ifadelerinden
sonra gözler Amerika’nın zirvesinde olan Başkan Nixon’a çevrilmiştir. Yapılan
haberlerde, binaya giren kişilerin Demokrat Parti’nin gizli belgelerini
fotoğraflamak ve telefonlara dinleme cihazı takmak istedikleri belirtilmiştir.
Fakat Başkandan olanlarla ilgili bir yalanlama gelmiştir. Bu olaylar yaşanırken
basın hırsızlığın perde arkasında duran yolsuzluğun peşine düşmüştür. Özellikle
Washington Post’tan Carl Bernstein ve Bob Woodward olayın iç yüzünü sürekli
kurcalamışlardır. Hatta olayı bütün çıplaklığı ile açıklamaya çalışırken
dışlanmış ve Başkan tarafından yolları tıkanmıştır. Fakat gazetenin editörleri
ve sahipleri gazetecilerini sonuna kadar savundukları için olay açıklığa
kavuşmuştur. (3) (4)


Gazetecilerin
bütün özverili çalışmalarının yanı sıra Başkan Nixon, kendi konuşmalarını
paranoyak olarak kaydettirdiği için kendi kendisini ifşa etmiştir. Olayın
ardından Başkan’ın bu ses kayıtları dinlendiğinde yolsuzluk zinciri ortaya
çıkmıştır. Watergate soruşturmasını aydınlatan en önemli kanıt, Başkan’ın kendi
emriyle kaydettirdiği telefon dinlemeleridir. Öyle ki, ses kayıtlarının
dinlenmesinden sonra kendi yandaşı olan Cumhuriyetçi cephe dahi Nixon’a sırtını
dönmüştür. 1974 tarihinde Başkan Nixon ses kayıtlarını Yüksek Mahkeme’ye
sunduktan sonra Watergate olayı ile ilgili ilişkileri ve şantaj iddiaları iyice
belirginleşmiştir. Fakat daha sonra yapılan incelemelerde ses kayıtlarından bazılarının
silindiği (18 saatlik eksik) anlaşılmıştır. Komplonun arkasından çıkan Amerika
Devlet Başkanı Nixon, 8 Ağustos 1974 tarihinde yaptığı Ulusa Sesleniş ile
Başkanlıktan istifa edeceğini açıklamıştır. Başkan seçilene kadar pes etmeden
savaşan Nixon, Watergate soruşturmasının suçlusu olduğu anlaşılınca bütün
kamuoyunun gözünden düşmüştür. Nixon, Başkanlıktan istifa etmesine rağmen sivil
olarak suçlamalardan dolayı yargılanabilirdi. Fakat kendisinden sonra gelen
Gerald Ford, 8 Eylül 1974 tarihinde Nixon’u affetmiş; fakat bu af ile anlaşma
iddialarını arttırmıştır. Hatta bu ittifak iddiaları Gerald Ford’a 1976
Başkanlık seçimleri kaybettirmiştir. Sadece Amerika değil, bütün Dünya bu
fiyaskoyu adeta nefesini tutarak izlemiştir. Olaydan 30 yıl sonra Washington
Post gazetesine belgeleri sunan “Derin Gırtlak” kod adı ile bilinen kişinin
Mark Felt olduğu ortaya çıkmıştır. Kendisine açılan davalardan dolayı bütün
varlığı kaybettikten sonra David Frost ile çıktığı program 45 milyon kişi
tarafından izlenince ölene kadar kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürdü.
Nixon, 22 Nisan 1994 tarihinde beyin kanaması nedeniyle 81 yaşında hayatını
kaybetmiştir. (3) (4)


·        
Kaynaklar


1)- http://www.nedirvikipedi.com/watergate-skandali/


2)- http://www.msxlabs.org/forum/tarih/324722-watergate-skandali.html


3)- http://www.gazetebilkent.com/2014/10/19/watergate-skandali-ve-nixonin-cokusu/


4)- https://line.do/tr/watergate-skandali/4l4/vertical

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet