SİYASET & DIŞ POLİTİKA & PARTİLER


Venezuela’nın nüfusu 30 milyon kişi…
Suudi Arabistan’ın bile 265 milyar varil petrol rezervi varken, Venezuela’nın
296 milyar varil petrol rezervi var. Varilini 55 dolardan hesapla bak ne
çıkıyor… Venezuela halkının en az Kanadalılar kadar refah olması gerekiyor.


Venezuela’da başkanlık sistemi var.


Hugo Chavez 1998’de başkan seçildi.
Yoksul ve cahil ahali, onu çok seviyordu, gıda kolisi dağıtıyor, gariban
mahallelere sağlık ocağı filan açıyor, devletin kaynaklarını sebil gibi
kullanıyor, açlıktan nefesi kokan halkın kurtarıcısı olarak görülüyordu. Şak…
Anayasayı değiştirdi, devletin yönetim şeklini değiştirdi. Artık onu sevip sevmemelerinin
önemi yoktu, çünkü, artık onu başkanlıktan indirmek hukuken mümkün değildi.
Muhalefeti susturdu, basını susturdu, iş dünyasını sustalı maymuna çevirdi.
Onun yönetim şekli yüzünden 1.5 milyon kişi ülkeden kaçtı.


Nüfusun yüzde beşi ülkeden kaçarken…
Twitter’dan kendisini takip eden üç milyonuncu takipçisine ev hediye ederek,
kendisini alkışlatıyordu.


Kansere yakalandı. Halefi olarak,
başkan yardımcısı Maduro’yu seçti. Bütçe dahil, tüm yetkilerini başkan yardımcısı
Maduro’ya devretti.


Maduro otobüs şoförüydü, lise
mezunuydu, sendikacılıktan tırmanmış, Chavez’in sağkolu olmuştu.


“Üniversite mezunu olmayan biri
devlete başkan olabilir mi?” diye eleştirildiğinde… Chavez “neden olmasın”
diyordu, “iktidar halkındır, elitler-seçkinciler istemese de otobüs şoförü
başkan olur” diyordu.


Chavez öldü, otobüs şoförü Maduro
geçici olarak başkan oldu.


Nisan 2013’te yeniden başkanlık
seçimi yapıldı, başkanlık imkanlarını sonuna kadar kullanan Maduro, yüzde 50.6
oyla kılpayı kazandı. Rakibi yüzde 49.1 almıştı. Seçimde şaibe olduğunu,
oyların çalındığını elbette herkes biliyordu ama, itirazlardan netice
alınamadı, çünkü, seçim kurulu, yargı, komple Maduro’nun kontrolündeydi..
Toplum karpuz gibi ikiye bölündü.


Protesto gösterileri başlayınca,
halka ateş açıldı. Harvard mezunu muhalefet lideri tutuklandı. Bizzat başkan
Maduro tarafından “kendisinin başkanlığını kabul etmeyenlere konuşma yasağı” getiren
yasa teklifi hazırlandı, meclis bu teklifi kabul etti iyi mi… Muhalefete
kanunen konuşma yasağı getirildi. Başkanlık yetkilerini  daha da arttıran yasalar çıkarttı, mesela,
petrol ve madenler konusunda meclise sormadan karar verme yetkisini kendisine
aldı!


Yandaş medya oluşturdu, şu anda
Maduro haricinde hiçbir şey yazmıyorlar, televizyonlarda devamlı Maduro
konuşuyor. Muhalif medyayı susturdu, yayınlarını beğenmediği televizyon
kanallarını kablolu kanaldan çıkardı.


20 milyon kişiye 120 bin ton gıda kolisi
dağıttı. Temel ihtiyaç maddeleri karaborsaya düşmeye başlayınca, başkanlık
bünyesinde komisyon kurdu, kıtlığın sebebinin araştırılmasını istedi. Yalaka komisyon
araştırdı. Ne buldular biliyor musunuz? “Halkımızın yüzde 95’i günde dört-beş
öğün yemek yiyor, bu nedenle tüketim maddelerinde sıkıntı yaşanıyor”sonucunu
buldular! Kıtlığın sebebi halkın çok yemesiydi yani… Başkanın sorumluluğu,
kusuru yoktu!


2015’te parlamento seçimi yapıldı.
Maduro her türlü katakulliyi yaptı ama, hezimete uğramaktan kurtulamadı. Muhalefet
ezici çoğunlukla kazandı. Muhalefet parlamentoyu kazandı ama… Başkan hâlâ
Maduro’ydu.


Ordu, polis, yargı, onun elindeydi.
Hükümeti hâlâ o kuruyordu.


Meclis çoğunluğunu ele geçiren
muhalefet, 2019’da yapılması gereken başkanlık seçimlerinin öne çekilmesi için,
erken seçim talebinde bulundu. Başkan reddetti!


Bunun üzerine, erken seçime gidilmesi
konusunda referandum yapılması için anayasal süreç başlatıldı. Anayasaya göre,
referanduma gidilmesi için seçmenin yüzde 20’sinden imza toplanması
gerekiyordu. Dört milyon imza toplandı. Nafile… Başkanın emrindeki seçim
kurulu, imzaları kabul etmedi, referandum meferandum yapamazsınız dedi, kesti
attı!


Muhalefet bir başka yol aradı,
meclisten, Maduro’nun başkanlıktan azledilmesini talep eden karar çıkarıldı.Gel
gör ki… Tüm üyeleri Maduro tarafından seçilen Anayasa Mahkemesi bu kararı
reddetti. Meclisin azil talebinin anayasaya aykırı olduğu açıklandı!


Bunlar yetmezmiş gibi, Aragua
eyaletinin valisini, kendisine başkan yardımcısı yaptı. Bu herif “uyuşturucu
baronu” olarak tanınıyor! Eğer Maduro da Chavez gibi ölürse, 2019’a kadar
ülkeyi bu arkadaş yönetecek.


Netice?


Şu anda Venezuela’da enflasyon yüzde
700… Bu sene yüzde 1600’e çıkması bekleniyor. Alışverişlerde kredi kartı
geçmiyor, mağazalar kabul etmiyor. Hükümet devalüasyonla eriyen banknotları
tedavülden kaldırıp, yerine yenilerini sürmek istedi, para basmak için bile
para bulamadı!


Asgari ücrete güya yüzde 50 zam
yapıldı, 40 bin bolivar oldu, 40 bin bolivar ne ediyor biliyor musunuz, 15
dolar ediyor! Et, un, şeker, pirinç, süt karaborsa satılıyor, ekmek için bile
kuyruk var, marketler saldırıya uğruyor, yağmalanıyor. Hal öyleyken, zengin
daha da zengin oldu, bir hamburger 170 dolara satılıyor, alıcı buluyor! Eczane rafları
boşaldı, ilaç sıkıntısı var, sağlık sistemi çöktü, ameliyat malzemesi yok,
yenidoğan bebek ölümleri rekor seviyeye ulaştı. İthalat bıçak gibi kesildi, alt
tarafı diş macunu almak isteyen, normal fiyatının yüz misli ödemek zorunda
kalıyor. Günde 18 saate varan elektrik kesintileri yapılıyor, yeterli elektrik
üretilemediği için, kamu kurumları haftada beş gün tatil ediliyor, sadece
pazartesi ve salı çalışıyor, özel sektör haftalık izin gününü üçe çıkardı.


Şehirlerde günde sekiz saat su
kesintisi yapılıyor, her gün… Fuhuş patladı. Suç patladı, her21 dakikada bir
cinayet işleniyor, her sene 17 bin adam kaçırma olayı, fidye rapor ediliyor.
Gasp öyle hale geldi ki, insanlar cep telefonuyla anca evlerinde konuşuyor,
sokağa çıkarken yanına almıyor.


Sosyal hayat durdu, sinema yok,
tiyatro yok, konser yok, hava kararınca şehirler ıssızlaşıyor. Karayolları,
limanlar ve havalimanları ordu kontrolünde tutuluyor.


Memleketin içine etti.


Başkan hâlâ başkan !!


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir