Yerel
yönetimlerden beklenen etkin ve verimli hizmetin gerçekleştirebilmesi için bu
birimlerin özerk bir yapıya sahip olmaları gerekir. Bu özerklik merkezi
idareden tamamen bağımsız hareket etme anlamına gelmemektedir. Bu sebeple yerel
yönetimler, merkezi idarenin denetimi altındadır.


İdari
vesayet; merkezi idarenin, ‘yerel yönetimlerin eylem ve işlemlerinin idarenin
bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin
sağlanması, toplum yararının korunması ve adem-i merkezi ihtiyaçların gereği
gibi karşılanması amacıyla, kanunla belirtilen esas ve usuller dairesinde’
sahip olduğu sınırlı bir denetim yetkisidir.


Anayasanın
(1982) 127. Maddesin de yerel yönetimler, il özel idareleri, belediyeler ve
köyler şeklinde sıralanmış ve bunlar üzerinde merkezi idarenin vesayet
yetkisine yer verilmiştir.


İdari vesayetin özellikleri:


·        
İdari
vesayet yetkisi istisnai nitelikte bir yetkidir. Bu sebeple hangi işlemlerin
idari vesayete tabi olacağı kanunda açıkça belirtilmelidir.


·        
Vesayet
yetkisi kanuna dayanır ve kanunla sınırlıdır. Yani merkezi idare bu yetkisini
kanunda açıkça belirtilen yerlerde ve kanunun öngördüğü şekilde kullanabilir.


·        
Vesayet
dar yoruma tabi tutulur. İstisnai yetkilerin dar yoruma tabi tutulması hukukun
genel bir ilkesidir.


·        
İdari
vesayet, kanunla merkezi bir organ, makam veya merkeze bağlı bir memura
verildiği ve merkezi idareye ait bir yetki olduğu için hiyerarşik tabaka
içerisinde kullanılamaz.


·        
Vesayet
yetkisi, kanun tarafından öngörülen bozma, onama, erteleme, değiştirerek onama
gibi sınırlı yetkiler içerir.


İdari Vesayet ile Hiyerarşinin Karşılaştırılması


İdari
vesayet ile hiyerarşinin karşılaştırılması, idari vesayetin daha kolay
anlaşılmasını sağlayacaktır.


·        
İdari
vesayet iki ayrı tüzel kişi arasında yer alan bir ilişkidir. Hiyerarşi ise tek
bir tüzel kişilik içerisindeki ast-üst ilişkisidir.


·        
İdari
vesayet ancak kanunla açıkça düzenlenmiş durumlarda kullanılabilir. Hiyerarşi
ise mevcut bir kanun olmasa bile mevcut bir yetkidir.


·        
İdari
vesayet istisnai, hiyerarşi genel bir yetkidir.


·        
İdari
vesayet dar bir yoruma tabi tutulur. Hiyerarşi ise geniş olarak yorumlanır.


·        
İdari
vesayet emir ve talimat verme yetkisi içermez. Hiyerarşi yetkisi içerir.


·        
İdari
vesayet yetkisinin kullanımında sadece hukuka uygunluk aranırken, hiyerarşide
hem hukuka uygunluk hem de yerindelik denetimi yapılır.


·        
İdari
vesayete tabi organlar idari yargıya başvurabilirken hiyerarşide astlar,
hiyerarşi yetkisinin kullanılmasından dolayı üstlerine karşı idari yargıya
başvurma hakları yoktur.


Vesayet
Makamının Sahip Olduğu Yetkiler (İdari Vesayet Yetkisinin Kapsamı)


Merkezi
İdarenin Yerinden Yönetim Kuruluşları Üzerindeki Başlıca Yetkileri Şunlardır:


Vesayet
Yetkisi



























KİŞİLER ÜZERİNDE

İŞLEMLER ÜZERİNDE

VESAYET YETKİSİNİN İÇERMEDİĞİ YETKİLER

Mahalli idare
organlarının geçici olarak görevden uzaklaştırılması

İptal yetkisi

İkame yetkisi

Meslek kuruluşlarının
organlarının geçici olarak görevden uzaklaştırılması

Onama yetkisi

Emir ve talimat verme
yetkisi

Erteleme yetkisi

Düzeltme yetkisi

Kararların yeniden
görüşülmesini isteme yetkisi

Yargıya başvurma
yetkisi


Kişiler
Üzerinde İdari Vesayet Yetkileri: Geçici Olarak Görevden Uzaklaştırma


Türk
hukukunda kişiler üzerinde vesayet yetkisi sınırlıdır. Anayasamız yerel
idarelerin organlarının devlet (merkezi idare) tarafından seçilmesine ya da
görevden alınmasına olanak vermemektedir. Çünkü anayasamızın 127. Maddesine
göre, ‘mahalli idarelerini seçilmiş organlarının, organlık sıfatını
kazanmalarına ilişkin itirazın çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetim yargı
yolu ile gerçekleşir.’


Anayasamızın
merkezi idareye yerinden yönetim kuruluşları üzerinde verdiği tek yetki, bu
organların geçici önlem olarak görevden uzaklaştırılmalarıdır.


·        
İşlemler
Üzerinde İdari Vesayet Yetkisi


·        
Vesayet
makamının sahip olduğu birinci yetki, yerinden yönetim kuruluşlarının
işlemlerini ‘iptal etme’ Bu yetkiye sahip olabilmesi için bu yetkinin kanunla
açıkça verilmiş olması gerekir.


·        
Vesayet
makamının sahip olabileceği ikinci yetki ise ‘onama’ Bu yetkiyi de
kullanabilmesi için kanunla açıkça kendisine verilmesi gerekir.


·        
Vesayet
makamının sahip olabileceği diğer bir yetki ise ‘ kararın yeniden görüşülmesini
isteme’


·        
Vesayet
makamının, vesayetine tabi işlemler hakkında ‘yargıya başvurma’ yetkisi de
vardır.


·        
Vesayet
makamına tanınabilecek diğer bir yetki ise kararın uygulanmasını durdurması,
yani ‘erteleme’


·        
Vesayet
makamının diğer bir yetkisi ise ‘düzeltme’ yani değiştirerek onama yetkisidir.
Ancak bu yetki istisna olarak verilir.


·        
Bazı
istisnai durumlarda vesayete tabi makamın, işlem yapmadan önce vesayet
makamından ‘izin alması’ öngörülmüştür


·        
Vesayet
Yetkisinin İçermediği Yetkiler


Yukarıda
görüldüğü üzere, vesayet yetkisi kanun tarafından öngörülen sınırlı bir yetkiye
sahiptir. Vesayet makamı şu yetkilere sahip değildir:


  • vesayet makamının ikame yetkisi yoktur. Yani, vesayet
    makamının, yerinden yönetim kuruluşunun yerine geçerek onun adına işlem
    yapamaz.
  • vesayet makamının ‘emir ve talimat’ verme yetkisi de
    yoktur.


Sonuç


Yerel
yönetimlerin artan önemi, merkezi yönetimin yerel yönetimlere müdahalesinin
boyutunu değiştirmiştir. Bu yetki sadece yapılan işlemlerin hukuka uygunluğunun
denetimi şeklinde sınırlı ve dar olarak yorumlanması gereken bir yetkidir.
Artık günümüzde anayasada belirtilen idarenin bütünlüğünün vesayet yoluyla
sağlanması, her geçen gün vesayet makamları tarafından, yerel yönetimlerin
kararlarının yargıya taşınması şekline dönüştüğü söylenebilir.[1]


Furkan GÜRSOY


1.    
Türkiye’de Yerel Yönetimler –  Yüksel
KOÇAK s.94


2.    
Türkiye’de Yerel Yönetimler –  Yüksel
KOÇAK, s. 89-95


3.    
İdare Hukukuna Giriş –
Kemal GÖZLER, Gürsel KAPLAN, s,49-54


4.    
Mahalli İdareler Açısından
İdari Vesayet Müessesine  Bir Bakış – Celal ANNAK


5.    
Sabri COŞKUN – İdarenin İdarî
Denetiminde İdarî Vesayet Ankara 1976.



İdari
Vesayet
yazısı ilk önce TUİÇ Akademi
üzerinde ortaya çıktı.