Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

SİYASAL
SİSTEMLER : BÜYÜK BRİTANYA


KAYNAK : http://politikaakademisi.org/2013/03/11/siyasal-sistemler-buyuk-britanya/


 KURULUŞ


İngiltere’de
krallığın ilk birliği çeşitli Anglo-Sakson krallıklarının birleştirilmesiyle 9.
yüzyılda kuruldu. Danimarka istilalarından sonra anakaradan gelen Fatih
William, 1066 Hastings Savaşı’nda Anglo-Saksonları yenerek Norman krallığını
kurdu. O gün bu gündür bu krallık sürmektedir. Krallıkta iç nedenlerden
kaynaklanan tek kesinti 1649-1660 yılları arasında görüldü. 1649-1653 arasında
İngiltere cumhuriyetle yönetildi. 1653-1658 arasında Lord Protector dönemi,
başka bir deyişle Cromwell’in buyurganlığı yaşandı. Bunu izleyen 2 yıllık bir geçiş
döneminden sonra İngiltere yeniden krallığa döndü. Bu restorasyon tahtın II.
Charles’a emanet edilmesiyle gerçekleşti.


İrlanda 1175’te
fethedildi. Galler 1284’te İngiltere’nin egemenliğine girdi ancak İngiltere ile
resmen birleşmesi 1535’te gerçekleşti. Yüz Yıl Savaşları (1337-1453) sonucunda
İngiltere anakaradaki topraklarını kaybedip, bir ada devleti haline geldi.
1603’te Tudor hanedanının son üyesi olan I. Elizabeth bekar ölünce, İskoçya
kralı I. James (Stuart) İngiltere kralı oldu (1603-1625). Böylece oluşmaya
başlayan birlik 1707’de Kraliçe Anne zamanında iki krallığın resmen
birleşmesiyle sonuçlandı. III. George zamanında İngiltere Amerikan
sömürgelerini yitirdi (1783) ve İrlanda ile resmen birleşti. 1801’den sonra
ülkenin adı Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı oldu. 1922’de İrlanda
Cumhuriyeti kurulunca Birleşik Krallık ya da yaygın adıyla İngiltere bugünkü
halini aldı (Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı). Büyük adanın
yüz ölçümü 229.903 kilometrekaredir. Kuzey İrlanda’nın yüzölçümü sadece 14.120
kilometrekaredir. Adadaki nüfus 60 milyon civarındadır (% 85’i İngiltere’de
yaşamaktadır). 1931’de İngiliz sömürge imparatorluğu dağıtıldı ve İngiliz
Uluslar Topluluğu kuruldu  (bağımsız devletler ve gönüllü birliktelik var).


1997’de İngiltere
önemli bir anayasal değişim sürecine girdi. 11 Eylül’de İskoçya, 18 Eylül’de
Galler’de yapılan halk oylamalarıyla bu iki bölge için ayrı meclisler kurulması
kararlaştırıldı.  1979 yılında “hayır” çıkan oylamalarda bu defa “evet”
kararı çıkmıştır. İskoçlar oy verenlerin dörtte üçünün oyuyla 1707’den beri
kaldırılmış olan parlamentolarına yeniden kavuşma istençlerini ortaya koydular.
Bu parlamento yasa yapabilecek, vergi koyabilecek, savunma, dış ilişkiler ve
para siyaseti dışında geniş yetkilere sahip olacak. Galler’de ise sonuç
belirsiz oldu ve oylamaya katılanların sadece % 50,3’ü olumlu oy kullandılar.
İskoçya’nın aksine Galler meclisi ne yasa yapabilecek, ne de vergi
koyabilecektir. Esas işi Londra’nın bölgeye ayırdığı ödeneğin nereye harcanacağını
kararlaştırmaktır. 22 Mayıs 1998’de yapılan bir halk oylamasıyla Kuzey
İrlanda’da da bir meclis kurulması kararı alınmıştır.


1997’de başlayan
bu değişim süreci 1999’da tamamlanmıştır. Kurulan bölge meclisleri içerisinde
en önemlisi 129 üyeli İskoç Parlamentosudur. Kuzey İrlanda Meclisi 108, Galler
Meclisi 60 üyelidir. 1997 yılında Hong Kong’un bağımsızlığı kazanması Birleşik
Krallığın sömürge imparatorluğunun en son parçası olarak görülebilir. Birleşik
Krallık’ın eski sömürgeleri günümüzde İngiliz Milletler Topluluğu çatısı
altında ekonomik ve siyasi işbirliği yapmaktadırlar. Birleşik Krallık süper güç
olma sıfatını ABD’ye kaptırmış olmakla birlikte dünyanın en güçlü ülkeleri
arasında yerini korumaktadır. Birleşik Krallık Avro Alanı dışında kalmakla birlikte
Avrupa Birliği’nin en önemli ülkeleri arasında yer almaktadır.


Güncel bir
gelişme 2014 yılında İskoçya’da düzenlenecek olan referandumdur. Referandumdan
“evet” sonucu çıkması halinde İskoçya Büyük Britanya’dan tamamen koparak
bağımsız bir devlet haline gelecektir. İskoç Ulusal Hareketi Başkanı Alex
Salmond’ın konuşmaları izlendiğinde bu bağımsızlığın gerçekleşebileceği
görülmektedir.


ANAYASAL DÜZENLEMELER


İngiltere’de
anayasa adı verilebilecek bir belge yoktur. İngiltere dünyada göreneksel
anayasa düzenine bağlı kalan birkaç ülkeden biridir. İngiltere’deki devlet
düzeninin başlıca üç kaynağı şunlardır;


1-) Yasalar (Acts): Magna Carta (1215), Petition of Rights
(1628), Habeas Corpus Act (1679), Bill of Rights (1689), Act of Settlement
(1701), Judicature Acts (1873-75), Parliamentary Acts (1911, 1949).


2-) İçtihatlar (Case-law): 1611’de Lord Chief Justice Coke “Kral
suç yaratamaz” kuralını getiriyor. 1670’te Bushell davasında “Yargılama süreci
içinde tarafların söyledikleri sözler kovuşturma konusu olamaz” kuralı konuyor.


3-) Anayasal Görenekler (Constitutional conventions): Siyasal
teamüllerdir. Örneğin Parlamento yılda en az 1 kez toplantıya çağrılır.
Bakanlar Parlamento üyesi olmalıdır. Hükümeti kurma görevi seçimi kazanan
partinin liderine verilir.


İngiltere’de
yasama gücü parlamentoya aittir. Parlamento 3 öğeden oluşur; Taç, Lordlar
Kamarası, Avam Kamarası. Bunların içinde en güçlüsü doğal olarak Avam
Kamarası’dır.  Tarihsel süreçteki gelişmeler sonucunda seçilmişlerden
oluşan Avam Kamarası demokrasinin bir gereği olarak üstünlüğü eline
geçirmiştir. Avam Kamarası isterse krallığı da, Lordlar Kamarası’nı da ortadan
kaldırabilir. Ancak geleneklere dayalı sistemde böyle bir kriz yaşanmamaktadır.



YASAMA


A-) Avam
Kamarası
: 1832’ye kadar Avam Kamarası’nın temsil niteliği son derece
sınırlıydı. 1265’ten beri avamı (halkı) temsil yetkisi her bölgeden (country)
gelen iki şövalye (knight) ile, her kasabadan (borough) gelen iki burgess
tarafından kullanılıyordu. Ancak bu klasik sistem sanayi devrimi sonrası büyük
kentlerin oluşması ve bazı kasabaların ve bölgelerin boşalmasıyla iyi
işlememeye başladı. Seçmen oranı bu dönemde % 5 ile sınırlıydı.


1832’de devrim
tehdidiyle lordların 18 aylık muhalefeti kırıldı ve geleneksel seçim esasları
değişmeye başladı. Seçim çevreleri yeniden düzenlendi. Seçmen oranı % 7’ye
yükseltildi.  Sonra bu yolda daha hızlı adımlar atılmaya başlandı.
1867’de, 1872’de, 1884’te seçim kurallarında büyük değişimler yaşandı ve
nihayet 1918’de bütün yetişkin erkeklere ve 30 yaşını dolduran kadınlara oy
hakkı tanındı. 1928’de seçmen yaşı herkes için 21 oldu, 1969’da ise 18 yaş
kuralı kabul edildi. Seçimlerde oy kullanabilmek için Büyük Britanya uyruğu ya
da Birleşik Krallık’ta ikamet eden İrlanda Cumhuriyeti yurttaşı olmak
gerekiyor. Lordlar, tutuklu bulunan hükümlüler, son 1 yılda seçimlere hile
karıştıranlar oy hakkından yoksunlar. Seçilebilmek için yaş sınırı 21. Lordlar,
din adamları, memurlar, 1 yıldan fazla hapis cezası alanlar, müflisler aday
olamıyorlar.  İrlanda Cumhuriyeti yurttaşları yine ikamet koşuluyla aday
olabiliyorlar.


Avam Kamarası
için 659 seçim çevresi var. Her çevreden 1 kişi seçilebildiğine göre kamaranın
659 üyesi var. Ancak oturma yeri 427 ile sınırlıdır ve diğer üyeler ayakta
durmak zorundadır. 1949’da çıkarılan bir yasa ile, içinde bir yüksek yargıçla
birlikte bir savunmanın yer aldığı sürekli nitelikte 4 Boundary Commission
(Seçim Çevrelerini Belirleme Komisyonu) kuruldu. İngiltere, Galler, İskoçya ve
Kuzey İrlanda için birer komisyon öngörüldü. Bu komisyonlar 10-15 yılda bir
seçim çevrelerinin nüfusça eşitlenmesi için çalışma yapıyor ve sonuçlar order
in council (kararname) biçiminde yürürlüğe konuluyor. Avam Kamarası’nın
toplantı yılı (annual session) Kasım başından Ekim sonuna dek sürüyor. Toplantı
yılı geleneksel olarak 4 bölümden (term) oluşuyor. Parlamento toplantı halinde
olmadığında recess deniyor. Toplantı yılı sonunda prorogation (bu da bir
kararname) kararıyla parlamento toplantısı son buluyor.


Olağan yıllarda
Avam Kamarası ortalama 160 oturum yapıyor. Milletvekilleri 1911’den beri maaş
alıyorlar. 1965’ten beri milletvekillerinin emeklilik hakları da var.
Milletvekillerinin yaklaşık yarısı yönetim kurulu üyeliği, danışma bürosu gibi
yan işlerde de çalışıyorlar. Bu durum kamuoyunda ciddi tartışmalara yol
açmaktadır ancak yasalara aykırı değildir. Ancak kamu görevlerini kişisel
çıkarları için kullanmaları yasaktır ve denetim için Avam Kamarası’nda kamuya
açık bir defter (public register) tutuluyor. Üyeler herhangi bir konuda
görüşmelere katılmadan, o konuya ilişkin bir maddi bağlantıları varsa bunu
deftere kaydettirmek zorundalar. Milletvekillerinin dokunulmazlıkları yok.
Cezai kovuşturmalar bakımından herhangi bir yurttaştan farksızlar. Buna
karşılık kamarada sınırsız konuşma özgürlükleri (kürsü dokunulmazlığı) var. Hakaretle
ve ulusal sırları açığa vurmakla suçlanamıyorlar.


Avam Kamarası
kendi üyesi olsun olmasın, çalışmalarına gölge düşüren herkesi cezalandırma
(çalışmalardan uzaklaştırma ya da alıkoyma) yetkisine sahiptir. Ayrıca
milletvekillerinin istifa imkanları yoktur. Bu durum için şöyle bir çözüm
bulunmuştur. Üyelikten ayrılmak isteyen milletvekili Maliye Bakanı’ndan gelir
getiren bir kamu görevine atanmasını ister. Maliye Bakanı bu türden bir istemi
hiçbir zaman geri çevirmez. Milletvekilliği böyle bir görevde gerçekleşmeyeceği
için de ilgili üyenin vekilliği kendiliğinden düşer. Avam Kamarası’nın başkanı
Speaker’dır. Başkan veya Konuşmacı bir kez seçilince genellikle milletvekili
kaldığı sürece görevini korur. Bu arada genel seçim olunca, seçim sürecinde
partili kimliğini öne çıkaramaz. Siyasi nezaket gereği öteki büyük parti ya da
partiler o çevreden aday göstermez. Speaker tam bir yansızlıkla hareket
etmelidir. Kamara’da büyük ağırlığı vardır ve herkes ona uyar.


Speaker dışında
iktidarla muhalefetin bir düzine kadar whip’leri vardır. Whip’ler üyelere
katılma yönergeleri gönderirler. Karar alınabilmesi için en az 40 üyenin oy
kullanmış olması gerekir. Ancak kamara belli konular için daha yüksek karar
yeter sayıları kabul edebilir. Parlamentonun her yerde olduğu gibi başlıca 2
görevi vardır; yasama ve yürütmeyi denetleme. İngiltere’de yasa tasarı ve
önerilerine bill deniyor. Bunların fıkraları ise clause adını taşıyor. Tasarı
ya da öneri yasalaşınca act adını alıyor. O zaman da fıkralara section deniyor.
Bill’ler 2 çeşit; private bills (özel konulardaki yasa tasarıları) ve public
bills (kamu yasa tasarıları). Private Bills konuları özgül, yerel işler olan
yasa tasarılarıdır. Public bills konuları ulusal olan daha önemli meselelerle
ilgili yasa tasarıları.


Yasalaşma sürecinin
5 aşaması var;


– First reading (Herhangi bir görüşme oylamanın olmadığı ilk
okuma süreci.)


– Second reading (Ciddi tartışmalar, oylamaların yer aldığı
ikinci okuma. Bu süreçte tasarı meclisin ilke olarak onayını almışsa izleyen
aşamaya geçilir.)


– Committee Stage (Komite aşaması. Bu aşamada tasarı ilgili
komisyonda ayrıntılı olarak tartışılıyor.  Kimi tasarılar için farklı
komisyonlar oluşabiliyor; karma komisyon, kamaranın tümünün komisyon olarak
toplanması, geçici komisyon vs.)


– Report Stage (Rapor aşaması. Komisyon başkana bir rapor
sunuyor. Komisyon görüşü ve değişiklik önerileri enine boyuna tartışılıyor.)


– Third reading (Üçüncü okumada biçimsel küçük değişiklilere
izin veriliyor. Meclis ikna olmamışsa üçüncü aşamaya dönülüyor.)


Her iki kamaranın
onayının ardından tasarı Taç’ın onayına sunuluyor. Ancak reddi söz konusu
değil. Son yıllarda kamaraya az sayıda dinleyici de alınıyor. Oturumlar radyo
ve tv’den de yayınlanıyor. Yasama yetkisinin çok kapsamlı olması bunun bir
bölümünün yürütmeye devredilmesine yol açmıştır. Hükümeti denetlemek adına
parlamenterlerin bakanlara soru sorma hakları bulunmaktadır. Bir diğer denetim
yolu her oturumun son yarım saatinde ve toplantı yılının bölündüğü dört bölümün
son saatlerinde kullanılabilecek olan dağılma öncesi tartışma olanağı
(adjournment debate). Bu olanağı hangi milletvekilinin hangi bakanla tartışmak
için kullanabileceğine Speaker karar veriyor. Bir başka denetim yolu genel
görüşmedir. 1981’den beri her toplantı yılının 20 gününde muhalefetin istediği
bir konuda genel görüşme yapılıyor.  Ayrıca komisyonlar yoluyla da
denetlenme sağlanır. Yürütmeyi denetlemek için bir de Kamu Denetçisi kurumu
vardır.  Başbakan’ın önerisiyle Kraliçe tarafından atanan Kamu Denetçisi
iki kamaradan karar alınmadıkça görevden alınamıyor ve çok geniş yetkileriyle
yürütmeyi denetleyebiliyor.


B-) Lordlar Kamarası: – Eski önemini yitirmiş durumda
olmasına karşın halen varlığını korumaya devam ediyor. Kasım 1999’a dek 1200
dolayında üyesi vardı. Artık 700 civarı. Bu üyeler 2 büyük türe ayrılıyor;


1-) Ruhani Lordlar (Lords Spiritual): Hepsi 26 kişi. İkisi
Cantenbury ve York başpiskoposları. Ötekiler piskopos.


2-) Lords Temporal (Yersel Lordlar): Üçe ayrılıyor.


a-) Kalıtsal Lordlar: Dük, marki, kont, vikont, baron gibi eski
aristokratlar. Sayıları çok azaltıldı.


b-) Yaşam boyu Lordlar: Ödüllendirme yoluyla lord olanlar.


c-) Tüzemen Lordlar: En üst mahkeme olarak görev yapıyorlar.


Yaklaşık 150 gün
toplanıyorlar. İç tüzükleri yok ve daha serbest bir havada çalışıyorlar.
Yetkileri çok azaltıldı. 1 aylık bekletme yetkileri dışında önemli yasalarda
bir yetkileri yok. Speaker’ın önemli olarak belirtmediği yasalarda bir yıllık
bekletme yetkileri var. Ancak ilkesel olarak genelde Avam Kamarası’na karşı
çıkmıyorlar. Buna karşılık düzeltme önerme yolunu sıklıkla kullanıyorlar. Bu
yolla gözden kaçmış noktalar ortaya çıkabiliyor. Lordlar sadece görece önemsiz
bakanları denetleyebiliyorlar. Ancak çok önemli bir bakanlık olan Lord
Chancellor Lordlar Kamarası üyesi olmak zorunda. Lordlar Kamarası’nda
Muhafazakar Parti daha güçlü. Kimi zaman muhalefet yükselse de İngilizler bu
kurumun kalkmasını istemiyor ve gerekli görüyorlar.


YÜRÜTME


1-)
Taç: İngiltere’de devlet kurumlarının en önemlisi, gerçekte bir yetkisi
kalmamış olsa bile, her yönüyle devletin başı durumunda olan Taç’tır. Taç;
yargının başı, silahlı kuvvetlerin başkomutanı, İngiltere Kilisesi’nin yüce
yöneticisidir. Taç’ın yetkileri daha çok simgeseldir. Yine de Kraliçe’nin ya da
Kral’ın üç gerçek yetkisinden söz edilebilir;


1-)
Haberdar edilme (bilgilendirilme ve danışılma yetkisi)


2-)
Yüreklendirme (doğru gördüğü yönde destek verme yetkisi)


3-)
Uyarma (sorumluları kendi deneyiminden yararlandırma yetkisi)


Kraliyet
ayrıcalıkları ise şöyle sıralanabilir;


1-)
Parlamentonun toplantıya çağrılması, süresinin uzatılması, tatile gönderilmesi,
dağıtılması.


2-)
Her yıl Lordlar Kamarası’nda Taç Söylevi’nin okunması.


3-)
Yasalaşmanın son aşamasında yasaya onay vermesi. (Royal Assent denir. 1707’den
beri veto yoktur.)


4-)
Başbakan’ı atama yetkisi.


5-)
Yeni Lordlar belirleme.


6-)
Tüm önemli devlet görevlilerini atama.


7-)
Bağışlama yetkisini kullanma. (Bunda İç İşleri Bakanı’nın istemine uyar.)


Kraliçe tam bir
sorumsuzluk ve dokunulmazlıktan yararlanır.


2-)
Privy Council: Bugün İngiliz yürütmesinin en önemli kurumu olan kabineye
kaynaklık eden kurum Privy Council’dır. 12. yüzyılda ortaya çıkmış bir kurumdur
ve Divan-ı Hümayun’a benzetilebilir. 400 civarı üyesi vardır. Gelmiş geçmiş
kabine üyeleri, iki başpiskopos, Speaker, Tüzemen Lord’lar bu kurumun doğal
üyesidirler. 17. yüzyılda ortadan kaldırılmış, sonradan yeniden kurulmuş fakat
eski yetkileri kalmamıştır. Uygulamada Privy Council 4-5 kişi ile toplanır.
Bunlar önde gelen hükümet üyeleridir. Hükümdarın huzurunda yapılan bu
toplantılarda iki tür karar alınır;


a-)
Order in Council: Yürütmenin en önemli düzenleyici işlemleri bu tür
kararnamelerle yapılır.


b-)
Royal Proclamation: Genellikle parlamentonun çağrılması, dağıtılması gibi
işlemler için bu araç kullanılır.


Privy Council’ın
işlevsel komisyonları vardır. Mesela siyasal olarak ödüllendirilmesi düşünülen
kişilere ilişkin araştırma yapan Political Honours Scrutiny Committee buna bir
örnektir. Privy Council bir yargı mercii olarak da iş görür. Bu işi Tüzemen
Lord’lar görür. Bu komisyon Krallık sınırları dışındaki Commonwealth
ülkelerinden gelen istemlere bakar.


3-)
Kabine ve Hükümet: Yürütme gücünün odak noktası başbakan ve çevresindeki
en önemli bakanlardan oluşan kabinedir.  Geçmişte kabine Privy Council’ın
bir parçası olarak ortaya çıkmıştır. Bütün bakanlar hükümet üyesidir ama kabine
üyesi değildir. Bu nedenle hükümet ve kabine İngiltere’de farklı anlamda
kullanılır. Hükümet 100 dolayında kişiden oluşur. Başbakanlık (Prime Minister)
ünvanı ilk kez 1905’te kullanılmış ancak yasal dayanağa ancak 1937 yılında
kavuşmuştur. Başbakanla birlikte hükümette 3 tür (3 ayrı düzeyde) bakan vardır;


I-)
Cabinet ministers: 20 civarında olan kabine bakanları.


II-)
Non-cabinet ministers: 30 dolayında kabine üyesi olmayan bakan.


III-)
Junior ministers: Sayıları 50 dolayında olan daha kıdemsiz bakan ve kabine
bakan yardımcıları.


Görüldüğü gibi
İngiltere’de hükümet hem çok kalabalık, hem de yapısı karmaşıktır. Bu nedenle
işleri kolaylaştırmak adına aşağı yukarı 30 dolayında sürekli nitelik taşıyan
hükümet komisyonları vardır. Cabinet Committee adı verilen bu komisyonlar
çeşitli düzeylerde bakanlardan ve yüksek memurlardan oluşur. İngiltere’de
hükümetin genel kurul halinde toplanması söz konusu değildir. Kabine olağan
şekilde haftada 2 gün toplanır. Hükümet çalışmalarında son söz hep başbakana
aittir. Oylama, çoğunluk kararı gibi yöntemler söz konusu olmaz. Başbakanla
anlaşmazlığa düşen ayrılır. Bu kalabalık yapılı hükümetin çalışmalarında
eşgüdüm ve iletişimi sağlamak için 1917’den beri iş gören bir Cabinet Office
(Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği) vardır. Cabinet Office pratikte hükümetin
beyni durumundadır. MI 5 ve MI 6 da buranın bir parçasıdır.


YÖNETİM VE BÜROKRASİ


İngiltere’de
silahlı kuvvetler, KİT çalışanları, yerel yönetimler ve yargı dışında 500.000
dolayında kamu görevlisi var ve yürütmenin başarısında büyük rol oynuyorlar.
Her bakanlığın yönetimi bizdeki müsteşara karşılık gelen ve Permanent Secretary
(Daimi Sekreter) adı verilen bir görevlinin elinde. Kamu yönetiminin en
belirgin özelliği her hükümete aynı sadakatle hizmet zorunda olması. Memurların
yansızlığına büyük önem veriliyor. Memurlar sıkı bir denetim altında tutulur.
Genellikle faşist ya da komünist örgüt üyeleri işe alınmaz. Memurlar gizli
bilgileri yaşam boyu gizlemek zorundadırlar. Aksi halde suç işlemiş sayılırlar.
Memurlar sendika üyesi olabilirler ve çeşitli derecelerde siyaset yapabilirler.
Düşük düzeyde memurlara siyaset serbesttir ancak sorumluluk arttıkça bazı
kısıtlamalar getirilir. Ayrıca memurlar siyaset yaparken göze batmamak
durumundadırlar.


SEÇİMLER


1911 yasasına
göre Avam Kamarası’nın dönemi en çok 5 yıldır. Ancak olağanüstü durumlarda bu
süre uzatılabilmektedir. Uygulamada ise bir parlamento dönemi genellikle 4 yıl
sürmektedir. 1832’de % 5 düzeyinde olan seçmen, 1884’te % 28’e yükseldi.
Sonrasında 1918’de 21 yaşındaki tüm erkekler ve 30 yaşını dolduran kadınlar,
1929’de ise 21 yaşında herkese oy hakkı verildi. 1969’da seçmen yaşı 18’e düşürüldü.
1948’e kadar üniversite mensupları hem üniversitede, hem de oturdukları yerde 2
oy veriyorlardı. 659 seçim çevresinden birer milletvekili seçiliyor. Her seçim
çevresine yaklaşım 65.000-70.000 seçmen düşüyor. 1959’a kadar seçim
çevrelerinde ikişer aday çekişirdi. Artık ikiden fazla aday çekişiyor. Adaylık
yaş sınırı 21. Büyük partilerden aday olmadıkça seçimi kazanmak çok zor.


Adaylar seçimler
için belli bir düzeyin üzerinde para harcayamıyorlar. Bunlar sıkı denetleniyor.
İngiliz seçim dizgesine göre seçimler tek oylamalı (tek turlu). Her çevrede en
yüksek oyu alan aday seçiliyor. Bu durum genelde 2 partili sisteme uygun
düzenlenmişken, son yıllarda 3 partili sistem ortaya çıkmıştır. Temsilde adalet
pek iyi sağlanamaz. Seçmenden toplamda daha fazla oy alan parti meclis
içerisinde 2. parti olabilir. 1951 ve 1974 seçimlerinde bu durum yaşanmıştır.
2. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’de iktidar şöyle şekillenmiştir; 1945-51:
İşçi Partisi, 1951-64: Muhafazakar Parti, 1964-70: İşçi Partisi, 1970-74: Muhafazakar
Parti, 1974-79: İşçi Partisi, 1979-1997: Muhafazakar Parti, 1997-2010: İşçi
Partisi, 2010-: Muhafazakar Parti.


SİYASİ PARTİLER


17. yüzyıl
İngiltere tarihinin en çalkantılı dönemiydi. Kralın idamına dek varan devrim,
bu yüzyılın ortalarında patladı. İşte bu ortamda parlamentoda iki ana eğilim
belirdi; the Court Group (kralı tutanlar-Tory) ve the Country Group (krala
karşı olanlar-Whig). Zamanla parlamentodaki bölünme köklü hale geldi. Ancak
bugünkü anlamıyla partiler oluşmamıştı. 18. yüzyılın sonunda whig’ler daha
disiplinli ve organize hareket etmeye başlayınca siyasal partiler oluşmaya
başladı. Tory’ler Muhafazakar Parti’nin tabanını oluşturdu. Whig’lerin ise bir
bölümü daha sonra sendikaların ortaya çıkışıyla İşçi Partisi’nin tabanı haline
geldi. Bir bölümü ise Muhafazakar Parti’ye yanaştı.


Dr. Ozan ÖRMECİ


KAYNAKÇA


– Eroğul, Cem, Çağdaş Devlet
Düzenleri
, 2001, Ankara: İmaj Kitabevi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış