Son
zamanlarda halkı uyutmak için “Rejimi
değiştirmiyoruz kardeşim sistem değişiyor
” diye bir propaganda
uydurdular. Neymiş
Cumhuriyet aynen kalıyormuş sadece hükümet sistemi değişiyormuş
.


Ne güzel
taktik değil mi? Bakın Cumhurbaşkanını da halk seçecek. O halde Rejim
değişmiyormuş.


Seçimler
İran’da da var. Rejimi Cumhuriyet ama İslam Cumhuriyeti


Seçimler
Almanya’da da var. Rejimi Cumhuriyet ama Federal Cumhuriyet.


Kongo’nun
da rejimi Cumhuriyet, adını bile duymadığınız birçok Afrika ülkesinde de
Cumhuriyet var ama sadece ismi Cumhuriyet.


Bir
ülkede seçimin olması o ülkede Cumhuriyet rejiminin olduğunu söylemeye yeterli
değildir. Önemli olan Cumhuriyet’in niteliğidir.
Rejimin temelinde
İslam mı, Laiklik mi var önemli olan budur.


Egemenliğin
şeri kanunlarla sınırlandırıldığı İran’da istediğiniz kadar Cumhuriyet var
deseniz de egemenlik tamamen millete ait olmadığı için gerçek bir Cumhuriyet
değildir.


Aynı
şekilde bir ülkede yönetim gücü tek kişinin elinde toplanıyorsa, istediğiniz
kadar bu kişi seçimle gelmiş olsun irade tek kişinin eline bırakıldığı için
Cumhuriyet değildir.


Cumhuriyet
ancak laiklik ve hukuk devleti ilkesiyle gerçek niteliğine sahip olabilir.
Laikliğin ve hukuk devletinin güvencesi ise parlamentodur. Tek kişi olamaz.


Şu
an yapılmak istenen şey egemenliğin meclisten alınıp tek kişiye verilmesidir.
Bunun adı sistem değil rejim değişikliğidir.
Çünkü milli
egemenliğin adresi ve ilkesi değişmektedir. Çoğulculuk ilkesinin yerini tekilcilik almaktadır.


Bir ülkede
rejim değişikliği ülkeyi yöneten yürütme organının hangi kişi ve kurumda
olduğuna bakılarak anlaşılır. Yeni
sisteme göre yürütme organı parlamentonun içinden çıkan Başbakan ve bakanlar
değil Cumhurbaşkanının kendisidir.


Her yönetim
sistemi devlette bir dönüşüm yaratır. 1923
yılında Cumhuriyet ilan edildiğinde değişen neydi?


Parlamento
Osmanlı zamanında da vardı. Seçimler Osmanlı döneminde de vardı


Ancak
parlamento üzerinde irade sahibi bir padişah ve üyelerini padişahın seçtiği
ayan meclisi vardı.


1923’te
Cumhuriyet ilan edilirken yapılan değişiklik Padişahı ve ayan meclisini
devreden çıkarmak oldu. Parlamento ve seçimler aynen devam etti.


Yani
1923 te Cumhuriyet ilan edilirken de yapılan şey bir sistem değişikliğiydi.
Sistemle beraber rejim de değişti.


Bugün
1923’te gerçekleştirilen sistem değişikliğinin tam tersi yapılmak isteniyor.


Parlamento’nun
üzerinde güç sahibi bir Cumhurbaşkanı (Padişah)


Cumhurbaşkanı’nın
atadığı ve sadece Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olan kabine üyeleri (Saltanat Şurası)


Cumhurbaşkanının
denetiminde olan parlamento (Meclis-
i Mebusan
)


Getirilmek
istenen sistemin Osmanlı dönemindeki sistemden farkı yok


Yalnız bu
kez Osmanlı’dan bir fark var. Osmanlı’da
2. meşrutiyet sonrasında padişahın meclisi fesh etme yetkisi yoktu.


Kısacası
değişen sadece sistem değil rejimdir. Hem de Osmanlı döneminden bile geri bir
rejim…


Mesele
parti meselesi değildir. Mesele vatan meselesidir.  Vatanın bölünmez
bütünlüğü ve hayatı söz konusudur.


Herkes çok
dikkatli olmak zorunda… İktidarın paralı kalemşörlerinin yalanlarına dikkat
etmek zorunda…


Referandumda
sistem değil rejim oylanacak. Egemenliğin milletin meclisinden tek kişinin
iradesine geçmesi oylanacak.


Ya
kendi vatanımızda hür yaşamaya devam edeceğiz ya da egemenliği tek kişiye
devredip köle olacağız.



TIBBIYELİ HİKMET