MURAT YILMAZ : Gezi Parkı, Hambacher Forst ve Alman
siyasetinin çifte standartı
 

Gezi
olayları daha halen hepimizin zihninde. Üç, beş ağacı bahane ederek, asıl
niyetleri çok eski bir Ermeni mezarlığını korumak olan ve bundan dolayı da
serserisi ile gerillası ile ne kadar şımarık ve dejenere olmuş kişiler ile
günlerce ülkede vandallık yapıp güya baş kaldırma rezaleti, hayır ihaneti!


Ülke
ekonomisine 150 Milyar Dolar zarar, etraftaki esnafı iflasa sürükleyen olaylar!




FETÖ’cü polis şeflerinin, emirsiz saldırıp, asıl krize yol açtığı olaylar.
Günlerce İstanbul’u biber gazı dumanlarına boğan olaylar!



Hatırladınız değil mi?



Şimdi ise Almanya’nın Köln kenti kenarlarında bulunan bir ormana götüreceğim
sizi. 



Hambacher Forst!



Yaklaşık iki yıldır, hakiki doğa severler tarafından işgal altında tutuluyor.
Evet iki yıldır, bu insanlar, işlerini güçlerini bırakıp, ağaç tepelerine
kurdukları evlerde yaşıyor. Orada yatıp, orada kalkıyorlar!



Neden mi? 



Modernize edilip daha düzgün hale getirilmesi planlandığı için değil tabii! 



Ağaçlara zarar vermeden sökülüp, başka yerlerde dikilmek istendiği için de
değil!



Peki sebep ne?



Enerji devi RWE, o 400 dönümlük ormanın altında bulunan kömür rezervlerini
çıkarıp termik santral da yakmak istiyor da ondan!



İki gündür, Alman Polisi, aktivistlerin
(aktivist, herhangi bir şiddet kullanmadan, inandığı dava için protesto
yapanlara derler. Diğerlerine ise terörist derler), kaldıkları ağaç evlerinin
yangın merdiveni olmaması gerekçesi ile, ormanı boşaltma kararını uyguluyor!




Ve bir de bakıyoruz ki, bizim Gezidekilere, koşarak kol kanat geren Alman
Siyasileri, başta ırkı belirsiz Cem Özdemir,
hemen ardından Claudia Roth,
Merkel ve tüm siyasi parti ve liderleri bu boşaltmayı doğru buluyor!



Bakın, Gezi de söz konusu sökülüp dikme, hem de üç beş ağaç, burada ise doğası
imha edilecek 400 dönüm orman!



Bizim burda, polise, taş atan, mermi sıkan, bilya atan, ağır yaralayan,
ortalığı ateşe veren, yağma yapan, yıkıp, döken, teröristler! 



Orada ise, el bile kaldırmayan, sadece kendini taşıtan aktivistler!



İsimlerini zikrettiğim Alman Siyasetçiler, bizdeki Teröristleri kucaklayıp arka
çıkarken, kendi ülkelerinde, sadece pasif direniş gösteren hakiki doğa
severleri topa tutuyor!



E şimdi demezler mi Cem; Bu nasıl perhiz, bu
nasıl lahana turşusu diye?




Burda kamera karşılarına geçip, çevrecilikten deme vururken, orda hangi
anlayışı sergiliyorsun? 



Çifte standart olur da bu kadarı da olmaz ki be birader!



İki yüzlülüğün dik alası bu değil de ne acaba?



Gezide asıl amacınızın doğa, ağaç olmayıp, direk
mevcut hükümetin düşürülmesi olduğunu sanırım daha açık sergileyemezdiniz!




Alçaksınız, tek kelime ile alçak! 



Tek derdiniz hükümet di, düşürmek, hiç olmazsa büyük bir maddi ve mali zarar
vermek!



Üçüncü havalimanını, köprüyü, Avrasya tünelini engellemekti!



Türkiye’nin kalkınmasını baltalamaktı…



Düşürmeyi başaramadınız, ama verdiğiniz zarar büyük oldu. Dev projeleri
durduramadınız, kudurdunuz adeta.



Sonunda hainlere 15 Temmuz kalkışmasını yaptırdınız. 



Yetinmediniz, aylarca Erdoğan ile yatıp, Türkiye ile kalktınız.



FETÖ’ye, yargılanmış vatan hainlerine kucak açtınız, koruyup kolluyorsunuz!



Popülizm de Nirvana yaptınız. O kadar ki, ülkenizde aşırı sağ, neonazizim rönesans yaşamaya
başladı. 



O kadar ki, aşırı sağ ve ırkçılar 100 Federal Milletvekili ile Meclis’inize
girdi ve Ana muhalefet partisi oldular.



O kadar ki, Doğu eyaletlerinizde, Nazi
teröristler, sokaklarda yabancılara sürekavı uyguluyor.



O kadar ki, Polis teşkilatlarınız, iç, dış ve Askeri istihbarat servisleriniz,
en tepe mevkiler dahil, mahkemeler ve yargı, Naziler ile doldu!



Ve hükümet olarak siz, anca birbiriniz ile didişiyorsunuz. 



Olup bitenleri inkar eden, daha evvel de ırkçı AfD Partisi ne gizli bilgiler
sızdıran İç İstihbarat şefi Maassen i, halen kocamadınız!



Şimdi ise, İdlip’den ötürü doğabilecek bir yeni
mülteci krizi kapıda iken, yine yağcılık turlarına başladınız!




Diğer taraftan ise, Suriye ye asker yollayabilmenin yollarını açıyorsunuz!



Peki, ne yapacak askerleriniz?



Ben siz yalanlara başlamadan hemen söyleyeyim:



Yetiştirdiğiniz, beslediğiniz, kolladığınız,
finanse ettiğiniz ve silahlandırdığınız PKK, YPG, PYD ye yardım edecek. 




Yani Türk askerinden koruyacak!



Sizin gibi dostu olanın düşmana ihtiyacı yok!



Peki
niçin gitmedi?



Çünkü yüreği yetmedi. 



Çünkü Türkiye de hüküm giymiş bir firari, kırmızı bülten ile aranıyor, o salonda
da bir dünya Türk Polisi vardı!



Gördükleri yerde de derdest etme hakları olacaktı!



Onun için de gidemedi!



Çünkü kendisi korkak bir zavallı. Ucuz kahramanlıklar peşinde olan tabansız!



Safi rüzgar! 



Dolayısı ile bu karar, tekrar ediyorum beni hiç şaşırtmadı!



Asıl Türkiye lehine bir karar çıksaydı cidden şaşırmış olurdum!