SİYASET BİLİMİ & DIŞ POLİTİKA & SİYASİ PARTİLER

Aday adaylarına tavsiyeler…

* İlk olarak
siyasete neden girdiğinizi anlaşılır bir şekilde izah edin. Vatan, millet,
hizmet gibi hamasi kavramlara hiç başvurmayın. Siyasete girmeyi siz talep
etmediniz, sizi ittiler. “Ben aslında siyasete girmeyecektim ama halk istiyor”
diyebilirsiniz. “Yeni sistemde artık nitelikli siyasetçilere ihtiyaç var” ya da
“siyaset bize ihtiyaç duydu” gerekçelerini de kullanabilirsiniz. “Genel Başkan
istedi, çok ısrar etti, kıramadım” şeklindeki gerekçe daha vurucu bir etki
oluşturabilir.

* Siyasette “görünür” olmak hayati derecede önemlidir. Bir
ortama girdiğinizde ilk olarak objektiflerin açısını hesaplayın. Objektiflerin
odaklandığı biri varsa, onun sol omuz arkasında konumlanın. En öne geçmek için
önünüze geleni çiğneyebilir, omuz vurarak saf dışı bırakabilir, önünüzdekini
tutup kenara atabilirsiniz. Protokol koltuklarını gözünüze kestirin ve vinç
gelse kaldıramayacak gibi oturun.

* Siyasette her zaman “görünür” olmak da iyi değildir. Eğer
kavga, dövüş, mücadele, risk varsa kimseye hissettirmeden ortadan kaybolun.
Böyle zamanlarda önlerde olup yüzünüzü eskitmeyin. Kavganın sonunda zafer varsa
herkesi kenara iteleyip muzaffer komutan edasıyla en öne geçin.

* Aday adaylığı bir unvan değildir. Ne olur isminizin altında
“aday adayı” yazan parti logolu kartvizitler bastırmayın.

* Partilerin kurumsal kimlikleri vardır. Kafanıza göre slogan
belirlemeyin, afiş, broşür bastırmayın. Siyasi maceranızı başlamadan
bitirmeyin.

* Lider gibi konuşmaya, onun gibi giyinmeye, onun gibi görünmeye
kalkışmayın. O lider. Lider’in koltuğuna göz dikmiş gibi hırslı da davranmayın,
Biraz kendiniz olun.

* Varsa lüks araçlarınızı gözlerden kaçırın; halktan biri gibi
görüneceğim diye hurda araçlara da binmeyin, hoş karşılanmaz.

* Sevmiyor ya da hayatınızda hiç tatmamış olabilirsiniz ama herkesin
görebileceği yerlerde simit yemek sizi hedefe taşımada etkili olabilir.

* Giyiminize azami dikkat edin. Ceketinizin sol cebine renkli
mendil takmanızı isteyenler olacaktır, takmayın. Güneş gözlüğü iticidir,
kullanmayın. Milletvekili rozetine benzeyen çok rozet var, bir tane edinin ve
takın. Beyaz çorap giymeyin. Şu düdük gibi gösteren kısa paçalı pantolonlardan
kaçının. Uzun burunlu ayakkabı modası da geçti. Kıyafetinizin renklerini aday
olacağınız partiye göre ayarlarsınız.

* Siz artık aday adayısınız. Yani sıradan bir insan değilsiniz.
Yürüyüşünüze, tavır ve davranışlarınıza çok dikkat edin. Herkes sizi izliyormuş
gibi davranın. Mütevazı olun ama tepeden bakın. Genellikle ortamlara girerken
tevazu işe yaramaz. Salonlara, toplantılara girerken bakan tevazu ile davransa
kimlik sorarlar. Ama siz şık kıyafetinizle, dik, kararlı, kendinizden emin
yürüyüşünüzle, aday adayı olarak herkesin önünü ilikleyip sizi selamlamasını
sağlayabilirsiniz. Bir eliniz cebinizde, kibirle, “naber dostum” dediğinizde
tüm kapıları açabilirsiniz.

* Aday adaylığıyla birlikte konuşmalar yapmaya, nutuklar irad
etmeye başlayacaksınız. Riskli konulardan özenle kaçının. Mümkün olduğu kadar
anlamsız cümleler kurun. Çok uzun ve noktanın kullanılmadığı cümleler işinizi
görecektir. Cümlenin başındaki konuyla sonundaki konu alakasız olursa
dinleyenin kafası karışır ki bu da işinize gelir. Sizin için konuşmalarda
önemli olan içerik değil tonlamadır. En basit mevzuyu gittikçe yükselen bir ses
tonuyla anlatabilirseniz, ne kadar anlamsız olursa olsun çılgınca alkış
alabilirsiniz. “Küreselleşme”, “Global”, “interaktif”, “ekolojik” “radikal”,
“stratejik” gibi moda kavramları sıkça kullanın. El hareketlerinizle
konuşmanızın uyumlu olması çok önemli değil. İlgili ilgisiz yumruğunuzu kürsüye
vurun. Aday olacağınız partiye göre şairler belirleyip mısraları yerli yersiz
konuşmanıza serpiştirin.

* Sosyal medyadaki her mecrada bir hesap açın. Aman ha siyasi
konulara girmeyin. Önemli gün ve haftalar için mesajlar yayınlayın. Tıp
Bayramı’nda, İzcilik Haftası’nda, Dünya Gümrük Günü’nde, Dünya Su Günü’nde,
Kalp Haftası’nda, Müzeler Haftası’nda, Dünya Sigara İçmeme Günü’nde ve bilumum
önemli günlerde yanlış anlamalara mahal vermeyecek, suya sabuna dokunmayacak
mesajlar atın. Bolca çiçek, böcek fotosu kullanın. Genel başkanınızın ve kritik
mevkilerdeki parti büyüklerinizin sosyal medya mesajlarını rt’lemeyi,
fav’lamayı, layk’lamayı aman ihmal etmeyin.

* Sosyal medyada, sizi halkla iç içeymiş gibi gösteren bolca
fotoğraf yayınlayın. Samimi gibi görünün. Seçilinceye kadar halkın her türlü
nazına, niyazına tahammül edin.

* Sizi aday adaylığından adaylığa taşıyacak mekanizmaları doğru tespit
edin. Yanlış mevki ve isimlere yatırım yapmayın. Yükselmek istiyorsanız, her
basamakta ağırlıklarınızı geride bırakın. Bazı durumlarda yolu yola
çıktıklarınızla yürürseniz hep arkada kalırsınız; yolda bulduklarınıza sarılın
ve yükseldikçe eskilerini satıp yenilerine yapışın.

* “Seni aday yapacağım” “ya da listenin
iyi yerine yazacağım” diyen dolandırıcılar musallat olacaktır, aman para
kaptırmayın.


































* Aday olamazsanız ya da olur da
seçilemezseniz “Başkan beni bakan olarak değerlendirecek” deyin. Bu sizi 3-4 ay
idare eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir