Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara



Olaylar ve süreçler
sonuçlarına göre değerlendirilir. Yöntem basittir: olaydan öncesini, sonrasıyla
kıyaslarız.


Ailelerden oluşan geniş bir kesimi de
etkileyen insani acıları, ölümleri, sıkıntıları elbette bir yana bırakamayız.
Hiçbir beraat kararı bunları telafi edemez.


Fakat yukarıdaki basit yöntemle
bakıldığında, Ergenekon/ Balyoz İhaneti’nin, siyasî iktidarın sürecin
başlangıcındaki talep ve niyetlerine uygun sonuçlar verdiği görülür.
Tertipçilerin tasfiye edilmiş olması bu gerçeği değiştirmez.


En genelde Türk Ordusu’nun yapısı
başlangıçta istenen şekilde değiştirilmiş; en donanımlı, bilinçli ve seçkin
subaylar tasfiye edilmiş; istifalarla birlikte toplamda otuz bine yakın
muvazzaf subay ordudan ayrılmış; silahlı kuvvetlerin emir-komuta birliği
bozulmuş; askeri eğitim kurumları kapatılmış; askerî istihbarat imkânları
neredeyse yok edilmiş; tayin ve terfiler siyasî iktidarın tercihlerine ve
seçimine bırakılmış; ve nihayet, sonuçlarını ve etkilerini ancak savaşta
görebileceğimiz deneysel bir paralı askerlik uygulaması getirilmiştir.


“Vesayet” dedikleri şey, Türk
Ordusu’nun geleneksel yapısı, işleyişi ve belki de morali pahasına ortadan
kaldırılmıştır.


ABD’nin “hizadan çıktı” dediği
orduda görmek istediği reform ile siyasî iktidarın kumpas davalarının
başlangıcında yapmayı tasarladığı ve 15 Temmuz’dan sonra gerçekleştirdiği
“reform” örtüşmüştür. İstenen ordu, kamuoyuna kendi kurumsal
görüşlerini açıklama imkânı olmayan, kendi geleneğinden ve örfünden
uzaklaştırılarak MGK içinde bile siyasî iktidarın baskısı altında tutulabilen;
sokakta üniformayla dolaşmayan, medyada görülmeyen, sessiz, profesyonel
unsurlardan oluşan bir askeri kuvvettir.


2008’de ABD’nin Romanya ve Bulgaristan’la
ikili anlaşmalar yaparak Karadeniz’de bir NATO üssü kurmasını kararlı bir
tutumla önleyen Deniz Kuvvetleri ve FETÖ’nün yoğun biçimde kadrolaştığı Hava
Kuvvetleri en ağır tahribatın hedefi olmuştur.


E. Amiral Cem Gürdeniz pek çok konuşma ve
yazısında Deniz Kuvvetleri’nde yaşanan durumu, Fransız Devrimi (1789) sırasında
Fransız donanmasında yapılan tasfiyelerle kıyaslamıştır. E. Hava Pilot Kurmay
Albay Osman Başıbüyük, 900 civarında savaş pilotunun tasfiye ya da istifa
nedeniyle ordudan ayrıldığını, en son 24 yıl önce bir savaş uçağı kullanan, 21
yıllık hizmet süresini tamamlamadan görevden ayrılmış olan pilotlara mektup
yazılarak, 50 yaş civarındaki bu insanların göreve çağrıldığını yazmıştır (Oda
tv, 06.07.19).


Kara Kuvvetlerinde yapılan tasfiye ise
Stalin’in 1937’de Kızıl Ordu’da yaptığı tasfiyeyle kıyaslanabilir. Başta Kızıl
Ordu Genelkurmay Başkanı Mihail Tuhaçevskiy olmak üzere bu dönemde 35 bin subay
tasfiye edilmiştir. Bu tasfiyeler nedeniyle Sovyet Ordusu 1939 yılında
Finlandiya’ya karşı verdiği “Kış Savaşı”nda Mannerheim Tahkimatı’nı
aşamamış, Fin ordusunun 48 bin asker kaybına karşılık 125 bin asker kaybederek
savaşı büyük zorluklarla kazanabilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda Kızıl Ordu,
savaş imkân ve kabiliyetlerine ancak Stalingrad ve Moskova savunmalarından
sonra ulaşabilmiş, Rusya’nın tamamındaki askerî direniş güçlerini, o zamana
kadar Japonya sınırında bekletilen Uzak Doğu Ordusu’yla birleştirerek düzenli
bir askerî kuvvet oluşturabilmiş ve Alman Ordusu’nu batıya doğru sürebilmiştir.


Siyasî iktidarın Ergenekon/Balyoz
davalarına yol vererek yaptığı hatayı anladığını varsaymak durumundayız. Milli
Harp Sanayi’ni geliştirme girişimlerini, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı
harekâtlarını, NATO’ya karşı bağımsızlık vurgusunu, S-400 alımını, Cumhuriyet
Donanması’nın büyük askerî tatbikatlarını başka türlü açıklayamayız.


Ancak buna paralel olarak siyasî
iktidarın, Türk Ordusu’nu kendi siyasî partisinden ayrı bir devlet kurumu
olarak görmeyi başaramadığını, onu her türlü siyasetin ve cemaatin dışında
tutmak gibi bir kaygı taşımadığını, ordunun hiyerarşisini bozduğunu ve onu
kendi siyasî amaçları doğrultusunda Saray’dan yönetme eğilimi gösterdiğini de
göz ardı edemeyiz.


Ordular, kendi iç dengesi ve disiplini olan
hassas kurumlardır. Bağa bostana dalar gibi ya da tapu kadastro dairesini
hizaya sokar gibi ordunun bütün dengelerinin ve sistematiğinin altüst
edilmesine izin verilemez.


Haddimi aşarak içimden geleni yazmam
gerekirse, Türk Ordusu’nun her türlü siyasî etkiden arınmış olarak, sadece
asker uzmanlarla genişletilmiş Yüksek Askeri Şûra gibi meşru/yasal bir ortamda
yeniden teşkilatlandırılması ve tertiplenmesi, Ergenekon/Balyoz ve sonrasının
bütün yapısal aksaklıklarının giderilmesi gerekir.


Türkiye için en temel millî beka sorunu
budur. Her türlü dış ve iç tehditten kaynaklanan irili ufaklı bütün sorunlar
ikincildir. Çok geç olmadan…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış