“Bülent Arınç’a Suikast Planlaması Soruşturması”’nda
1902 gün sonra neler oldu ???
 

Genelkurmay Askeri Savcılığı,
Topçu Kurmay Albay Baki Kaya’nın izlenmesiyle ilgili olarak Ankara Seferberlik
Bölge Başkanlığı’nda görevli Yusuf Akal, Erkan Yılmaz Büyükköprü, Sayım Arslan,
İbrahim Göze, Osman Darıcı, Muzaffer Ata, Murat Ulutürk, Ahmet Boran hakkında
soruşturma yürütüyordu. Takip emrini Genelkurmay Başkanı Org.l İlker Başbuğ,
Özel Kuvvetler Komutanı Servet Yörük’e vermiş, o da Ankara Bölge Başkanı Albay
Yusuf Akal’a bildirmişti.


“Bülent Arınç’a
Suikast Planlaması Soruşturması”
 tam 1902 gün sürdü. Bu
soruşturmanın ardından kimlerin başına neler geldiğini araştırdığımda şu
bilgilere ulaştım:


BU OLAYIN SONUNDA


Cep telefonu
kullanmadı:
 Polisin ilk gözaltına aldığı isimlerden birisi
Binbaşı İbrahim Göze’ydi. Soruşturmanın uzaması yalnız onu değil, ailesini de
etkilemişti. Daha önce cep telefonu kullanan oğlu, babasının gözaltına
alınmasından sonra asla cep telefonu kullanmadı. Sanki konuşursa başlarına bir
şey gelecekmiş gibi düşündü. İbrahim Göze, suçsuz bulununca terfi ettirildi.
Ancak o çok sevdiği askerlik görevini bundan sonra layıkıyla yapamayacağını
düşündü. Çok kırıldığı, yalnız bırakıldığı ve haksızlığa uğradığı için 2016
başında emekliye ayrıldı.


Ruh sağlığı bozuldu: Muzaffer
Ata, haklarında soruşturma yürütüldüğü dönemde kendilerine yapılanlara daha
fazla dayanamamış, ruh sağlığı bozulmuştu. “Silah kullanamaz” diye rapor verilmişti.
Silahlı Kuvvetler’den zorunlu olarak emekliye sevk edildi.







Türkiye’den ayrıldı:
 Piyade Yarbay Sayım
Arslan, ailece olaydan etkilendi. Arslan, eşi ve çocukları üzerlerindeki
baskıya ve kendilerine farklı gözle bakılmasına daha fazla dayanamadı, “Biz bu
ülkeden gidelim”
 dediler. Şimdi Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti’nde yaşıyor.


Yuvası dağıldı: Hakkında
soruşturma açılan 8 askerden birisiydi. Onu da vatan haini gibi gösteriyorlardı.
O soruşturma, adını vermek istemediğim aile üzerinde de kara bulutlar estirdi.
Askerin eşinin babası eve geldiğinde, “Benim kızım vatan haini olan birisiyle evli kalamaz” dedi
ve kızının boşanma davası açmasını sağladı. O şanlı asker, eşinin gözünde bile
suikast yapan, cinayetler işleyen, vatanı satan asker olmuştu. Boşandılar.
Bunlar “boşanma
tutanağına”
 da işte böyle geçti.


PAŞA, O TUTANAĞI
YIRTTI


Albay Baki Kaya’nın
takip edilmesi görevini dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Servet Yörük
vermişti. Savcılar, yanlarında polislerle Kozmik Oda’ya dayandıklarında,
kendisine bağlı olmasına rağmen Servet Yörük hiç ortada yoktu. Kendisine bağlı
birimde arama yapılırken ve diğer aşamalarda bu birime hiç gelmediği gibi,
Seferberlik Tetkik Dairesi Başkanı Tümgeneral Selahattin Kısacık’ın
anlattıklarını bile dinlemiyordu. Aynı şekilde Genelkurmay Başkanı Orgeneral
İlker Başbuğ da bölge başkanlığına hiç gelmedi, Tümgeneral Selahattin Kısacık
her şeyi göğüslemeye çalıştı.







Savcı Mustafa Bilgili’nin belgeleri dışarıya çıkarmasına Tümgeneral Kısacık
izin vermeyince, savcı sadece Kısacık’ı değil, sıralı amirlerini de “terör
örgütüne yardım ve yataklıkla”
 suçlayan tutanak düzenledi.
Selahattin Paşa, çok sinirlendi o tutanağı alıp yırttı. Hemen Genelkurmay
Başkanı Başbuğ’un yanına gitti. “Komutanım beni de ikinci derece sicil amirim olan sizi de terör
örgütüne yardım ve destekle suçlayan tutanak düzenlendi. Dolayısıyla sizleri de
suçluyor”
 dedi. Selahattin Paşa, bu duruma Başbuğ’un büyük
tepki göstereceğini sanıyordu. Başbuğ gülümsemekle yetindi. Bu olaydan değil
ama Ergenekon davasından tutuklanana kadar böyle bir şey olabileceğine de hiç
inanmamıştı.


KARIŞMAYAN TERFİ
ETTİ


Özel Kuvvetler
Komutanlığı döneminde, Korgeneral Servet Yörük, kendisine bağlı birimde arama
yapılmasına rağmen ne olup bittiğini öğrenmek için bile gitmedi. Yörük,
orgeneralliğe terfi ettirildi ve 2. Ordu Komutanı yapıldı. Belge çıkmaması için
en büyük mücadeleyi veren Tümgeneral Kısacık, tanık olduklarına üzüldü ve
emekliliğine bir yıl kalmasına rağmen kendi isteğiyle Silahlı Kuvvetler’e veda
etti.


Kozmik Oda soruşturması
aşamasında Fetullahçı polisler hakkında tutanaklar tutturan TÜBİTAK Kriptoloji
Uzmanı Barış Erdoğan’ın telefonları üç yıl dinlendi. TÜBİTAK içindeki
Fetullahçı yapı tarafından 4 kez görev yeri değiştirilen Erdoğan, 2012 yılında
TÜBİTAK’tan kendi isteğiyle ayrıldı.


8 asker, devlet aleyhine
tazminat davası açtı ve kazandı. Ama o askerler de Kozmik Oda’ya girilmesine
izin verdiği için dönemin Genelkurmay Başkanı Başbuğ’u, o belgelerin
Genelkurmay’dan çıkmasını engellemeyen Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i de hiç
affetmeyeceklerini anlattı.


NOT: Yeni
yayımlanan “Menzil – Bir
Tarikatın İki Yüzü” 
ve diğer kitaplarımı, bugün TÜYAP
İstanbul Kitap Fuarı 3. salonda Bilgi Kitap ve Doğan Kitap stantlarında
imzalayacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet