Murat
Tulga
: YASSIADA DURUŞMALARI SONRASI İDAMLAR


E-POSTA : m.tulga@sunsavunma.net




Veli Murat TULGA, Emekli bir kurmay subaydır. Galeati
Yayınevi’nin sahibidir.


20 Haziran
2020


YASSIADA
DURUŞMALARI SONRASI İDAMLAR


YAZI DİZİSİ – 5


Yazan: V.
Murat Tulga


Komite,
Yüksek Adalet Divanı kararları öncesinde, idam kararı çıkabileceği düşüncesiyle
bazı kişi ve makamlarla istişareler yapmak lüzumu hissetmişti.


Komite
bu yolda, Bakanlar Kurulu, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları, ayrıca her
üç ordudan, deniz ve hava kuvvetlerinden gelen general, amiral, üst rütbeli
subaylardan kurulu heyetlerle istişarelerde bulundu.


Bakanlar
Kurulundan gelen tavsiye, idam kararları çıkması durumunda bu cezaların
müebbede çevrilmesi yönündeydi. 


Genelkurmay
Başkanı ve Kuvvet Komutanları, “… Alınacak kararların infazı gerekir ancak
MBK’nin vicdani kanaatlerini kullanarak en adil kararı vereceğine inanıyoruz…”

demişlerdir.


Her
üç ordudan, deniz ve hava kuvvetlerinden gelen general, amiral, üst rütbeli
subaylar ile yapılan istişarelerde idam kararı çıkması durumunda uygulanması
yönünde telkinde bulunuldu.


Komite’ye
ayrıca Almanlar, İngilizler, Pakistanlılar, İranlılar, İspanyollar ve
Amerikalılar olası idamların infaz edilmemesi yönünde talepte bulundular.


Yüksek
Adalet Divanı, 15 Eylül 1961 günü, Yassıada’da kararını verdi. İçlerinde Bayar,
Menderes, Polatkan, Zorlu ve Erdelhun’un da bulunduğu bir grup sanık için idam
kararı çıkmıştı.


Şevket
Süreyya Aydemir, Yassıada kararları ile ilgili şu saptamada bulunmaktadır.[1]


“…Yüksek
Soruşturma Kurulu, 47 sanık için idam cezası istemişti. Fakat Başsavcılığın
idam talebi 113 kişi için olmuştu. …Yüksek Adalet Divanı ise, savcılığın
taleplerinden indirmeler yaparak, 15 idam ve 43 müebbet ağır hapis cezasına
hükmetti. Bundan başka dört kişi 15 yıla ve geri kalan çoğunluk ise dört yıla
mahkûm ediliyordu. Ayrıca beraat edenler de vardı…”


Yüksek
Adalet Divanı hükümlerinden ölüm cezalarının Milli Birlik Komitesince
onaylanması gerekiyordu.   Mahkemenin idam cezaları hariç diğer
hükümleri kesinleşmişti.


İlgili
dosyalar derhal ve uçakla Ankara’ya, MBK Başkanlığına sunuldu.


Komite
derhal toplandı. Toplantı gizli olarak cereyan etti, zabıt tutulmadı.


Milli
Birlik Komitesi bu kararları onay toplantısına girerken kendi aralarında tam
kesin bir karara varamamıştı fakat genel eğilim yüce mahkemenin ittifakla
alacağı idam kararlarının onaylanacağı yönündeydi. 


İsmet
İnönü’nün idamların infaz edilmemesi için yazmış olduğu mektup[2],
komitede okunmadı, masa üzerine bırakılarak kim isterse okusun şeklinde
davranıldı. Bu davranış, bir kısım Komite üyelerinin kendilerini tesir altına
sokmama girişimiydi.


Cemal
Gürsel, önce idam kararlarının infaz edilip edilmeyeceğini oya koydu. Oy
sonucunda idam kararlarının infaz edileceği anlaşılmıştı. Bundan sonra oylama
sonucunda 9 aleyhte oya karşı 13 oy ile Celal Bayar, Adnan Menderes, Fatin
Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam kararlarının infazı kesinleşti. Celal
Bayar’ın infazı yaş haddi nedeniyle müebbede çevrildi. Diğer idam kararları da
müebbet hapse çevrildi.


Orhan
Erkanlı infazlara ilişkin şunları söylüyor[3]:


“Ölüme
mahkûm edilen Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın cezaları 16 Eylül 1961,
Adnan Menderes’in cezası ise 17 Eylül 1961 tarihinde İmralıada’da infaz
edilmiştir…


İnfazlar
büyük bir hata olmuştur. Yıllardır Türkiye’nin bunalımdan bunalıma
sürüklenmesinde, Yassıada kararlarının Komite tarafından memleketin gelecekteki
siyasi hayatı düşünülmeden hesaplanmadan yerine getirilmiş olması sebeplerdir.
Bayar yaşadı ne oldu? Menderes yaşasaydı ne değişirdi?”


İdamların
icra tarihleri dikkatinizi çekmiştir. Menderes’in infazı diğer infazlardan bir
gün sonra yapılmıştır. Neden? Çünkü Menderes, karar açıklanmadan önce intihar
girişiminde bulunmuş, kararın yüzüne okunması bu sebeple gerçekleşememişti.
Genç bir nöbetçi subayın dikkati sayesinde hayata dönmüş, iyileştirilmiş, fakat
birkaç gün sonra karara yönelik kader kendisi için yine tecelli etmişti.


Bilmiyorum
ama bu durum bana gerçekten çok acımasızca geldi.


William
Hale, infazların gerçekleştirilmesinin nedenini şu iki maddeye sıkıştırıyor:[4]


  • Eğer Menderes idam edilmeseydi, Orduda, Silahlı Kuvvetler Birliği’nin
    (14’lerin tasfiyesi sonrası İkinci Milli Birlik Komitesi) orta rütbeli
    subayları arasında ciddi bir huzursuzluk tehlikesi ortaya çıkacaktı.
    (Talat Aydemir’in etkisi ve baskısı gözle görünür hale gelmişti.)
  • Menderes’in siyaset sahnesine muzaffer bir dönüş yapma olasılığıydı.
    27 Mayıs’ın meşruluğu bu durumda ölümüne aşınmış olacaktı…


Gerek
Yassıada’da duruşmalar boyunca yaşananlar, gerek duruşmalar sonucunda ortaya
çıkan karar ile üç siyasetçinin idamı, Türk Kamuoyunun vicdanında derin bir
sarsıntı yaratmıştır. 


Bu durum; TBMM Meclis Araştırması Komisyonu Raporunda şu şekilde
belirtilmiştir:


“27 Mayıs darbesi, kardeş kavgasını önlemek ve DP diktatörlüğüne son vermek
iddiasıyla ve tam bir tarafsızlık söylemiyle gerçekleştirilmiştir. Ancak darbe
ertesi yaşananlar bu iddiayı zedelemiştir[5].”


Özellikle, yaşananların Yassıada ile ilgili olanları.


Yassıada’da yaşananlar, 27 Mayıs 1960 sonrası devrim sayılacak birçok
reformu gölgelemiştir.


Yassıada Duruşmaları ve sonrası verilen idam hükümleri sonucu üç
siyasetçinin asılması 27 Mayıs’ın en büyük hatası olmuştur.


William
HALE, idamların hâsılasını nefret tohumu ekilmesi olarak tanımladıktan sonra; “TSK,
bundan sonra yapacağı darbelerde hiyerarşik komuta yapısını dikkate alacak ve
darbeleri böyle yapacaktı.”
diyerek ilerdeki yıllarda hiyerarşik komuta
yapısı içerisinde yapılan müteakip darbeleri vurgulamıştır.


Yarın
yazı dizimizi sonuçlandırıyoruz…


[1]
Menderes’in Dramı, Şevket Süreyya Aydemir


[2]
Bu mektubun detayı, “İkinci Adam, Şevket Süreyya Aydemir” kitabında
bulunmaktadır.


[3]
Anılar, Sorular, Sorumlular, Orhan Erkanlı


[4]
1789’dan Günümüze Türkiye’de Ordu Ve Siyaset, William Hale


[5]
TBMM Ülkemizde Demokrasiye Müdahale Eden Tüm Darbe Ve Muhtıralar İle
Demokrasiyi İşlevsiz Kılan Diğer Bütün Girişim Ve Süreçlerin Tüm Boyutları İle
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis
Araştırması Komisyonu Raporu, Cilt 1, Kasım 2012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet