• MHP DOSYASI : CİA Kuruluşu Bir Parti MHP
  • Yayın Tarihi : 27 Mayıs 2019 Pazartesi
  • Kategori : SİYASET BİLİMİ & DIŞ POLİTİKA & SİYASİ PARTİLER


CİA Kuruluşu Bir Parti MHP

Bu gün Meral Akşener e umut bağlamış olan gerek demokratım diyenler, ve gerekse Akşenerden çekinen Akp liler için bilinmesi gereken önemli bilgilerdir aşağıda sunulan. Mhp kuruluşundan bu tarafa ülkeye el freni olmuş, bu gün yaşananların tamamından sorumlu bir partidir. En son haziran seçimlerinde hükümet kurulmasını engelleyerek belkide son ve en önemli görevini yerine getirmiştir.
Şimdi aşağıdaki yazıyı lütfen dikkatlice okuyup nelerin, kimlerin umut olup olmayacağına karar verin.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iki eski subayı, 68 kuşağı öğrenci hareketlerinin iki aktif ismi Sarp Kuray ve Ömer Gürcan, Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan’ın hazırlayıp sunduğu Gündem Ankara’da, derin devletin Türkiye tarihindeki izlerine yönelik ilginç tespitlerde bulundular.

* 1960–1980 yılları arasında yaşanan gençlik olaylarının arkasında kimler vardı?

Sarp Kuray:

Burjuva sınıfı kendi sorunlarını aşamadığı zaman, asker ve üniversite vurucu güç olarak öne çıkar. Bu gücün önemini gören Amerika ve Sovyetler Birliği, bu müdahaleleri kendi lehlerine yönlendirmeye çalışmışlardır. Sovyetler, Irak ve Suriye gibi ülkelerde bu gücü yönlendirerek Bass tipi rejimler oluşturmuşlardır. Türkiye’de ise 12 Mart, 12 Eylül müdahaleleriyle Amerika kendi çıkarlarını gözeten düzenlemeler yapmıştır.

“CIA, TÜRKEŞ’İ MBK’YA YERLEŞTİRDİ”

* Dış güçler ordu ve öğrencileri nasıl yönlendiriyor?

Ömer Gürcan: Dış güçler yetiştirdikleri isimler aracılığıyla müdahaleler yapmışlardır. Bunlardan biri de Alparslan Türkeş..

Dönemin Ankara Amerikan Büyükelçisi Warren hazırladığı raporda şunları belirtiyor:

“27 Mayıs’tan sonra kurulan Milli Birlik Komitesi (MBK) çok genç ve tecrübesiz, üstlendiği misyondan dolayı başı dönmüş bir gurup. Şu anki işlerimizden biri de MBK’nın içinde kimlerin etkin olduğunu tespit etmektir. MBK’nın içine en önemli üye olarak Türkeş’i yerleştirdik” (Foreign Relations 1958-60 s. 369-370)

“ALPARSLAN TÜRKEŞ, CIA TARAFINDAN EĞİTİLİDİ”

Ayrıca Yeniçağ Gazetesi’nin yazarlarından Serdar Kuru’nun yazdığı Top Secret Yazılar adlı kitapta Alparslan Türkeş’in CIA ile ilişkisi hakkında şunları söylüyor:

“1960’ta ordu yönetime el koydu daha sonra Menderes tasfiye edilerek imha edildi.

Amerika mesajını vermişti: ‘İtaat et ya da öl!’. Darbenin ardından CIA ve Amerika’yı şaşırtan gelişmeler meydana gelmişti.

Türk ordusunun, Venezüella ordusundan farklı olduğunu anlamışlardı. Darbeye zorlanan subay gurubu içerisinde kontrol altında tutamadıkları bir fraksiyon ortaya çıkmıştı. Ve bu beklenmeyen bir gelişme idi. İşler kontrolden çıkabilir ve işler ABD’nin aleyhine dönebilirdi.

Sovyetler ise muhtemel gelişmeler için KGB’yi alarma geçirmişti. Kısaca herkes tetikte idi. Olay kısaca şuydu:

Darbe içinde provoke edilen subaylardan CHP yanlısı olanlar sola eğilimliydi. Bu belli şartlar altında kabul edilebilirdi. Muhtemel bir sola kayışı önlemek için Amerika, Albay Alparslan Türkeş ve arkadaşlarına güveniyordu.

Albay Türkeş, NATO bünyesinde eğitim görmüş, Amerika’da psikolojik harekât kurslarına katılmış ve “X” Operasyonunu iyi bilen bir askerdi.

CIA tarafından çıkarılan psikolojik profilinde onun Turancı ve milliyetçi olduğu, Sovyetler’e karşı operasyonlarda güvenilebileceği sıkı antikomünist kimliği, karizması ve teşkilatlanma yeteneği övülüyor ve güvenilir bir subay olduğu belirtiliyordu.

Albay Türkeş, Amerika’da gördüğü eğitim sırasında “Stay Behind” operasyonu konusunda bilgilendirilmiş ve “X” örgütünden haberi olan bir askerdi. CIA’nın çalışma yöntemlerini de iyi biliyordu. Çünkü tam da onları uygulama konusunda eğitim görmüştü”.

“MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ’Nİ CIA KURDU”

Serdar Kuru, MHP’nin CIA tarafından kuruluşunu ise şu şekilde anlatıyor:

“Yeni bir yapılanma olan MHP’nin başına geçecek Türkeş için aslında yapılacak çok bir şey de yoktu. Ondan istenen sadece vitrinde durmasıydı.

Kurulacak yeni oluşumun bütün ayrıntıları CIA tarafından hazırlanmıştı.

Hareketin çekirdek kadrosu ise özel olarak seçilmişti. İlk önce siyasi bir parti lazımdı. Bu sorun hali hazırda boşta duran bir partinin ele geçirilip, ismi değiştirilerek halledildi.

CIA, bu hareket için “National Movement Party” (Milliyetçi Hareket Partisi) adını uygun buldu. Türkeş’in Führer gibi unvana sahip olması gerekiyordu. O da bulundu: ‘Başbuğ’.

Hareketin propagandası varoşlar ve kırsal kesime yapılacağından dolayı bu kesimdeki insanların kendilerini özdeşleştirecekleri bir sembol gerekiyordu. Bu sembol için Alman ve İtalyanlar putperest dönemlerden kalan sembollerini kullanmışlardı.

Yeni Milliyetçi Hareketin sembolü ise Türk mitolojisinde yer alan Bozkurttan seçildi ve buna uygun olan bir selamlama biçimi de sonradan uyduruldu”.

(Tuncay Çelen-Ömer Gürcan, HESAPLAŞMA 68 Kuşağı ve Katledilişi adlı kitaptan Serdar Kuru’dan yapılan alıntı)

“MÜDAHALELERİN ARKASINDA AMERİKA VAR”

* Amerika, Türkiye’deki dinamikleri nasıl yönlendirebiliyor?

Kuray: Amerika, kendi eliyle yetiştirdiği kadrolar ve kurduğu kontrgerilla benzeri oluşumlarla Türkiye’de gerçekleşen askeri müdahaleleri yönlendirmiştir. 12 Mart, 12 Eylül ve bugün de tartıştığımız müdahalelerin arkasında Amerika olmuştur. Amerika kabuğu sadece orduya değil sistemin bütün kurumlarına yerleşmiştir. Bundan kurtulmak istiyorsak buralar nasıl yerleştiğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.

“CIA, MİT ELEMANLARINA PARA VERDİ”

Gürcan: 27 Mayıs sonrası Yassıada duruşmalarında açılan dosyalarda MİT elemanlarına paraların CIA tarafından ödendiği ortaya çıkıyor.

Bu duruma Menderes bile şaşırıyor. 1964 yılında İsmet İnönü, Kıbrıs’a harekât kararı aldıktan 5 dakika sonra Amerika’dan gelen telefonda, “böyle bir şey yapamazsın” deniliyor.

Arkasından İnönü yanında bulunanlara,

“Biz bunları 27 Mayıs’ta kolay temizledik. Ama bundan sonra bunları atmamız çok zor. Biz soktuk artık çıkartamıyoruz”

diyor. Daha sonra Ecevit ve Turgut Özal’a suikastlar düzenleniyor, ama bunların üzerine gidilemiyor. Herkesin bilip de söyleyemediği ne? Bunların hepsinde dışarıdan müdahaleler olduğu net bir şekilde görülmekte.

“AMERİKA, SİSTEMİN HER ALANINA YERLEŞTİ”

* “Amerikan kabuğu” ne zaman sistemin içine yerleştirildi?

Kuray: Türkiye, Amerika ile birlikte harekât etmeye karar verdiği 1946’dan bu yana Amerika kendi çıkarlarını gözetecek kadroları Türkiye’deki sistemin her alanında yerleştirdi.

İNÖNÜ: DEVLETİ HERKESE GÖSTERMEK İÇİN RESMİMİ PARAYA BASTIM

* İsmet Paşa, neden paranın üstüne resmini koydu?

Kuray: Babam Ankara Valisi Enver Kuray, İsmet İnönü’ye yakın bir bürokrattı. Babama bu para meselesini sorduğumda İsmet İnönü’nün paralara fotoğrafını basmasının gerekçesini “Ben orman bekçisine kadar bir devleti gösterme zoru içindeydim. Çünkü cumhuriyet gençti ve elden gidebilirdi” şeklinde açıkladığını söylemişti.

“İNÖNÜ KUKLAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

* Siz bu gerekçeyi inandırıcı buldunuz mu?

Kuray: Türkiye’de 1930’dan sonra hiçbir şeyi inandırıcı bulmuyorum. O tarihten sonra gerçekleşenler bir burjuva masalı ve kör dövüşüdür. İsmet İnönü vb. tarihsel kahramanlar, zaman zaman göreve çağrılarak birer kuklaya dönüştürülmüştür. Kuklaların değil, kuklacıların peşindeyiz.

TÜRKİYE TARİHİNDE İLK DEFA ASILARAK İDAM EDİLEN DARBECİLER KİM?

* Türkiye’de darbe ve müdahaleleri gerçekleştiren kuklacılar kimlerdir?

Kuray: Bunlar geri planda Amerikan emperyalizmi, önde onların ülkedeki ortakları olan egemen sınıftır. Bu oluşumlara karşı ordunun içinde tepkiler de olmuştur. Antiemperyalist Talat Aydemir ve Fethi Gürcan bunların öncülerindendir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde asılarak idam edilen tek darbeci subaylar da bu isimlerdir.

* Demokrat Parti’yi Amerika mı getirmişti?

Kuray: Demokrat Parti’yi Amerika getirdi ve yine ABD götürdü.

SARP KURAY, ÇATLI İLE GÖRÜŞTÜ MÜ?

* 1984 yılında Avrupa’da bulunduğu zaman Abdullah Çatlı ilk sizi mi aradı?

Kuray: Hüseyin Karahan adlı arkadaşımız Abdullah Çatlı ile birlikte Fransa’da Senta Cezaevi’nde yattı. Orda bir takım evraklar ele geçirmiş. Amerikalıların Papa suikastını Bulgarlar üzerine atılmasını Abdullah Çatlı’ya empoze ettiklerini eşi aracılığıyla bana iletiyor. “Çatlı ile görüştü” diyenler ya ağızlarını kaparlar ya da belge koyarlar ortaya! Abdullah Çatlı’yı tanımam bilmem!

AMERİKAN KABUĞU KIRILMADIKÇA, PROVOKASYONLAR DA BİTMEYECEK!

* Kürt-Türk kutuplaşmasından “Amerikan Kabuğu”nun etkisi var mı?

Kuray: Bugün sağduyulu Kürt arkadaşlar,

“Tekrar birlikte çözüm arayalım ve Mustafa Kemal Paşa’nın 1919’da, 1923’te Eskişehir ve İzmit konuşmalarını referans alalım” diyorlar. Bu makul öneriler, dış dinamiklere dayalı güçler tarafından manipüle edilerek akim bırakılmaya çalışılıyor. Biz ise iç dinamiklere dayanmış güçlerden yanayız. Eşit ve özgür yurttaşlık temelinde birlikte çözebiliriz diyoruz. Bu ülkede Amerikan kabuğu kırılmadıkça, provokasyonlar da, gerginlikler de bitmeyecek.

* 9 Mart için ittifak yaptığınız paşalar sizleri sattı mı?

Kuray: 1960 yılına kadar Türk ordusu devrimci idi. Fakat bu tarihten sonra NATO damarı üzerine oturdu. Kendi evlatlarını kurban vermeye başladı. 9 Mart’ta bize sokaklara bomba atın diyenler 12 Mart’ta taltif edilirken bizler askerlerden falaka yedik, işkence gördük. Bizans ordusunda böyle bir kalleşlik yok. 78 kuşağı, biz 68’lilerden daha büyük işkenceler görmüşlerdir. Hapishanelerde kendi dışkıları yedirilerek çirkin işkencelere maruz kalmışlardır. “İnsan haklarını kaçırdık” diyenler, önce öz eleştirilerini yapmalı, 12 Mart ve 12 Eylül faşist darbelerinin hesabını vermelidirler.

LİNK : http://gunlukbakis.blogspot.com.tr/