Geçtiğimiz günlerde Moldova, “İslamcı bir grupla bağlantılı yabancı
şüpheliler” diye tanımladığı 7 FETÖ‘cüyü gözaltına alıp sınır dışı etti.



Moldova istihbarat servisi SIS konuyla ilgili açıklamasında “Orizont” isimli FETÖ okulunun bazı yöneticilerine yönelik operasyonun başka devletlerin istihbarat servisleriyle işbirliği
içinde”yürütüldüğünü kaydetti.



İşte bu eylemiyle, firari FETÖ’cülerin ağırlıklı olarak sığındığı Doğu Avrupa‘daki ülkelerin yönetimlerine “kötü örnek” olan Moldova‘da dün
“garip” bir trafik kazası yaşandı. ÜlkeninCumhurbaşkanı İgor Dodon‘un aracına, trafikte
konvoyuyla ilerlediği sırada bir kamyon daldı! Dodon’un sağlık durumunun iyi
olduğu açıklandı.

***

FETÖ’nün Türk devleti içindeki faaliyetlerine ve 15 Temmuz’da gemiyi azıyı
alıp 
sokağa silahla çıkmasına şahit olan bizler için bu suikast imaları şaşırtıcı
değil.



Bu iddiaların yurtdışı
kamuoyunda 
ne kadar inandırıcı bulunduğu ise ne yazık ki meçhul…



ABD‘deki siyasi
entrikaları anlatan House
of Cards 
dizisine belgesel muamelesi çeken insanların,
gerçek hayatta suçüstü
yakalanmış bu
 çeteden şüphe etmeleri “bizlerin” ayıbı olsun



Ancak bu hafife alma tavrının bedelini de “onların” ödeyeceği
kesin.

***

Zira ‘know how’ı çakma bir imama ait
olamayacak kadar profesyonel olan FETÖ,
kimilerimizin düşündüğü gibi yalnızca Türkiye için dizayn edilmiş bir örgüt
değil…

Çetenin, ABD
derin devletinin 
operasyon alanına
giren 
tüm ülkelerde okullar, STK’lar ve
iş dünyası üzerinden yaygın bir
örgütlenme ağı kurması bu iddiayı
güçlendiriyor.

Örneğin FETÖ’nün
Afrika’daki örgütlenmesi, 
Çin’in
yeni nüfus alanı
 olan
kara kıtayı 
ABD’nin dümen suyunda tutma amacı taşıyor… Orta Asya’da,
Kafkasya’da ve Balkanlar’daki işlevi ise Rus
yayılmacılığına 
set olmak.




























Cumhurbaşkanı Erdoğan birkaç gün
önce 
Kırgızistan‘daki konuşmasında
yaptığı şu vurguyu, FETÖ’nün, dolayısıyla okyanus ötesinin 
potansiyel hedefi halindeki her ülke üzerine alınmalı:

“Biz kardeşsek çektiğimizi
kardeşlerimizin çekmesini istemeyiz. Çünkü biz darbe yedik, aynı darbeyi
Kırgızistan yesin istemeyiz. Bunlar askeriyeye sızarlar, polis teşkilatına
sızarlar, devletin bütün mekanizmalarının içine sızarlar ve oralardan da 
aynı darbeyi burada da yaparlar.”