SİBER TERÖR & GÜVENLİK & İSTİHBARAT & SAVAŞ

Küresel Güç
Mücadelesinin Yeni Aracı Siber Savaş

Siber savaş,
“bir ülkenin veya örgütün internet veya bilgisayar ağları üzerinden başka
bir ülkeye ait bilgisayar ağlarına sızması” olarak tanımlanıyor-
İnternetin muharebe meydanı olduğu bu savaş türünde sanal ortama özgü saldırı
biçimleri kullanılıyor-

Dünya gündeminde son zamanlarda sık sık yer alan
“siber savaş” ve “siber saldırı” kavramları, uluslararası
siyasetin ve küresel güç mücadelesinin önemli bir parçası haline geldi.

Siber savaş, güvenlik uzmanları
tarafından “bir ülkenin veya örgütün internet veya bilgisayar ağları
üzerinden başka bir ülkeye ait bilgisayar ağlarına sızması” olarak
tanımlanıyor, bu amaca yönelik tekil eylemlere ise “siber saldırı”
adı veriliyor.

İnternet ve bilgisayar ağlarının
muharebe meydanı olarak kullanıldığı bu savaş türünde sanal ortama özgü saldırı
biçimleri kullanılıyor.

Siber saldırılar, istihbarat
toplama ve casusluk (espiyonaj), ağ sistemlerine ve ilişkili donanımlara zarar
verme (sabotaj) veya propaganda ve manipülasyon (yönlendirme) amaçları için
düzenlenebiliyor.

– Espiyonaj: NSA’in elektronik
izleme ve casusluk programları

Siber saldırılar, öncelikle
istihbarat toplama ve casusluk amacına yönelik olarak gerçekleştiriliyor.
Normal koşullarda egemen ülkeler arasındaki istihbarat ve istihbarata karşı
koyma faaliyetleri savaş kapsamında değerlendirilmiyor. Ancak günümüzde
internet üzerinden ve başka ağ imkanlarıyla yürütülen istihbarat toplama
faaliyetleri, ülkeler arasında gerginliklere sebep olabiliyor.

Amerikalı eski istihbarat çalışanı
Edward Snowden’ın ifşaatlarıyla uluslararası kamuoyunun gündemine gelen,
ABD’nin siber istihbarat kurumu Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) yürüttüğü
elektronik izleme ve siber casusluk programları bu kapsamda
değerlendirilebilecek faaliyetler.

Snowden’ın ifşaatları, NSA’nın,
“Prism” adlı merkezi izleme programıyla Amerikan internet
şirketlerinin elinde bulunan tüm özel iletişim verilerine erişebildiğini ve
yabancı ülke vatandaşlarına ait tüm internet yazışmalarının mahkeme izni
olmaksızın bilgi toplamak için kullanılabildiğini ortaya çıkardı.

Yine Snowden’ın açıklamaları,
NSA’nın “Stateroom” adı verilen program kapsamında yurt dışındaki ABD
büyükelçilikleri içinde kurduğu gizli birimlerle yabancı başkentlerde sinyal
istihbaratı topladığı, söz konusu birimlerin bulundukları ülkelerin hükümet
binalarını gizlice dinlediği ve kayıtlar tuttuğunu gösterdi.

Snowden’ın yayınladığı örgüt içi
belgeler, Amerikan istihbaratının Almanya Başbakanı Angela Merkel’in telefonunu
dinlediğini açığa çıkardı. Olay iki müttefik ülke arasında krize sebep oldu.
Şansölye Merkel, NSA’nın dinleme faaliyetlerini Doğu Alman istihbarat örgütü
Stasi’nin geçmişte kullandığı yöntemlere benzetti.

– Sabotaj: İran’ın nükleer
programına “Stuxnet” darbesi

Günümüzde sanayi makinelerinin,
uyduların, savunma sistemlerinin ve ulaştırma, haberleşme, enerji gibi
milyonlarca insanın hayatını etkileyen altyapı donanımlarının bilgisayar ağları
aracılığıyla işletiliyor olması, siber saldırıların etkisini sanal ortamdan
fiziki dünyaya taşıyor.

Siber güvenlik uzmanları 2010’da
“Stuxnet” adlı kötü amaçlı bir yazılımın dünya üzerinde binlerce
fabrika bilgisayarlarına bulaştığını keşfetti. Microsoft işletim sistemlerini
ve Siemens yazılımlarını kullanan fabrikalardaki makine kontrol sistemlerine
bulaşan kötü amaçlı yazılım, makinelerin çalışmasını durdurarak üretimi sekteye
uğratmak amacıyla tasarlanmıştı.

Her ne kadar taraflardan hiçbiri
resmen kabul etmese de, kötü amaçlı yazılımın ABD ve İsrail tarafından, İran’ın
nükleer programını hedef almak için üretildiği ortaya çıktı.

Fabrikalardaki montaj hatları,
robot kolları ve santrifüj gibi donanımları kontrol eden aygıtlara bulaşan
Stuxnet’in, İran’daki nükleer tesislerde radyoaktif madde ayrıştırmakta
kullanılan santrifüjlerin kapasitelerinin üzerinde dönerek bozulmasına yol
açtığı iddia edildi.

“New York Times”
gazetesi, olayı “modern ekonomilerin temelini oluşturan kritik sanayi
altyapısına yönelik ilk siber saldırı” diye duyurdu. Stuxnet saldırısıyla
ilk kez siber saldırıların fiziksel dünyada derin etki yaratabileceği
kanıtlanmış oldu. Saldırının yol açtığı tahribatın İran’ın nükleer programını
en az 2 yıl geriye götürdüğü ileri sürüldü.

– Propaganda ve manipülasyon: ABD
başkanlık seçiminde Rus parmağı

Siber saldırıların propaganda ve
manipülasyon için kullanılması da son dönemde sıkça gündeme gelen bir konu.

Özellikle son yıllarda sosyal
medya kullanımının giderek yaygınlaşması, interneti yurttaşların siyasi
kanaatlerinin ve tepkilerinin şekillenmesinde önemli bir mecra haline
getiriyor.

Son dönemde bazı Avrupa ülkeleri
ve ABD ile Rusya arasında yaşanan tartışmalar buna örnek gösterilebilir.

Batılı ülkeler, son dönemde
Moskova yönetimini seçim ve referandum gibi kritik süreçlerde kamuoyunu belirli
bir yönde biçimlendirmek üzere siber casusluk imkanlarını kullanmak ve kara
propaganda faaliyeti yürütmekle suçladı.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü
(ODNI), Ocak 2017’de yaptığı değerlendirmede, Rus hükümetini 2016’nın kasım
ayında yapılan ABD başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti başkan adayı Hilary
Clinton’ın seçim kampanyasını baltalayarak rakibi Cumhuriyetçi Parti adayı
Donald Trump’ın seçilmesine yardım ettiğini iddia etti.

Rus askeri istihbarat örgütü
GRU’ya bağlı bilgisayar korsanlarının Demokratik Ulusal Komitesinin (DNC) ağ
sunucularına sızarak Clinton’ın kampanya yöneticisi John Podesta’nın email
hesabını ele geçirdiği ve içeriğini Wikileaks sitesine sızdırdığına dikkat
çekildi.

Rus ajanlar ayrıca sosyal medyada
açtıkları sahte hesaplarla Amerikalı sosyal medya kullanıcılarını kendi
kurdukları sahte haber sitelerine yönlendirerek eski Başkan Barack Obama ve
başkan adayı Clinton hakkında uydurma haberler yaydıklarına işaret edildi.

Öte yandan Rusya’nın Avrupa
Birliğinden ayrılma (Brexit) referandumu sırasında İngiltere’de ve seçimlerde
Fransa ve Almanya’da benzer girişimlerde bulunduğu ileri sürüldü.






















































Kaynak: Grafikli – Küresel Güç
Mücadelesinin Yeni Aracı Siber Savaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir