Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Siber istihbarat ve teknoloji şirketleri


ERSİN
ÇAHMUTOĞLU – SİBER GÜVENLİK UZMANI


Günümüz devletlerinde istihbarat üretim süreci
geleneksel yöntemlerden ziyade teknik yöntemlere doğru evrilmektedir. Burada
eski yöntemlerin ortadan kalkması söz konusu değil, bazen kolay olanı tercih
etme, bazen de eski yöntemlerle entegre şekilde uygulanması olarak
düşünülebilir. Sinyal istihbarat, elektronik istihbarat ve iletişim
istihbaratından sonra yeni dönemde siber istihbarat kavramını sıkça duymaktayız
ve duymaya da devam edeceğiz.


Siber uzayın istihbarat amaçlı kullanımı anlamına
gelen siber istihbarat, diğer tüm istihbarat yöntemlerinden daha pratik, hızlı
ve düşük maliyetli olduğundan, söz konusu alanda uzman devletler bu yöntemi
kullanmayı tercih etmektedir. ABD’de NSA, İngiltere’de GCHQ, Kanada’da CSE,
Rusya’da GRU gibi modern (teknolojik) istihbarat teşkilatlarının uzun süredir
bu yönde çalışmalar yaptıklarını çok defa duyduk, okuduk. Peki, “Bu tür
istihbarat faaliyetleri nasıl yürütülmektedir? Devlet dışı aktörlerin bu konuda
tutumu nedir?” gibi soruların cevabını bulmak, siber dünyanın karmaşık
yapısından dolayı zor olabilir ama imkansız değildir.


CEMAL
KAŞIKÇI CİNAYETİ ÖRNEĞİ


Ekim ayının başından bu yana dünya gündemini meşgul
eden Cemal Kaşıkçı’nın kaybolduğu ilk günlerden bu yana vahşice öldürüldüğüne
yönelik yorumlar yapılıyor. Zaten gazetecilikten başka bir mesleği olmayan
(bilindiği kadarıyla) birinin “alt edilebilmesi” için 15 kişilik “özel ekip”
neden gönderilsin? Üstelik bunların Türkiye’ye geliş-gidiş süreçlerinden kimlik
verilerine kadar elde edilen bilgiler akıllarda soru işaretleri bırakıyor.


REKLAM







Bugün birçok kişinin Kaşıkçı’nın katledilip, cesedinin parçalara ayrıldığını ve
muhtemelen İstanbul civarı bir yere (ormanlık alan, su kuyusu, kanalizasyon
vb.) atıldığı yönünde tahminleri var. Zira söz konusu 15 kişilik ekipteki adli
tıp uzmanı ve infaz timi olarak nitelendirilen isimlerin varlığının başka bir
açıklaması olamayacağı aşikar. Hepsinden öte, bu yazının da konusu olan esas
isim var ki sanırım bu cinayet soruşturmasında önemli veriler elde edebilmek
için hakkında birkaç araştırma yapmaya değer biridir. O isim Maher Mutreb’den
başkası değildir. Suudi Prens Muhammed bin Selman’ın yakın koruması olan,
dolayısıyla yanından hiç ayrılmadığı bilinen Maher Mutreb, kendisiyle birlikte
Türkiye’ye gelen cinayet timini koordine eden kişi olarak basında yer aldı.
Fakat esas çarpıcı olay, Mutreb’in siber istihbarat amaçlı casus yazılımlar
üreten Hacking Team firmasının eğitimlerine katılmasına dair çıkan belgelerin
ifşasıdır.


Hatırlayacak olursak, 2011 yılında WikiLeaks
tarafından dünyada siber istihbarat amaçlı casus yazılım üreten birkaç
şirketten biri olan Hacking Team hakkında belgeler yayınlanmıştı. Cemal
Kaşıkçı’nın kaybolması hadisesi patlak verince de, elindeki geçmiş belgeleri
yeniden tarayan WikiLeaks, cinayet sonrası şüpheleri üzerine çeken Suudi
yönetimini zora sokacak bir belgeyi Twitter’dan yayınladı. Söz konusu belgeye
göre, Hacking Team firmasından bir yetkili ile yapılan e-posta yazışmalarından
elde edilen isimler arasında Prens Selman’ın sağ kolu Mutreb de var. Söz konusu
e-postaya göre Mutreb, listedeki diğer birkaç isim ile birlikte casus
yazılımlar üzerine eğitim aldı.


REKLAM







E-posta içeriği incelendiğinde, Waleed Albwardi adındaki kişinin Hacking Team
şirketinden Marco adındaki kişi ile Remote Mobile Infection adında (muhtemelen
uzaktan cep telefonlarına sızmaya yarayan yazılımın adı) casus yazılımın satın
alınması konusunda konuşulduğu, ayrıca eğitim alan kişilerin isimlerin arasında
Mutreb’in de olduğunu görebiliriz. Buradan çıkarılabilecek sonuçlar farklı
yorumlanabilir ancak Suudi yönetiminin siber istihbarat araçlarını kullanmakta
beis görmediğini, ayrıca Cemal Kaşıkçı’nın Apple telefonuna ya da telefonuna
bağlı olan kolundaki Apple Watch’a bir şekilde sızdığını söylemek sanırım
yanlış olmayacaktır. Bu durum, Kaşıkçı’nın her anının takip ve dinleme
yöntemiyle Suudilere veri olarak döneceğini gösterir. Bu konunun cinayetle
ilişkisi de elbette güvenlik güçlerinin ve savcılığın çalışmasıyla ortaya
çıkabilecek bir durumdur.


İSTİHBARAT OPERASYONLARI


Hacking Team, uzun süredir tartışma konusu olan
İtalyan merkezli bir yazılım şirketidir. Ancak yaptığı işlerin tümünü “yazılım
konusunda çözümler üreten firma” olarak tanımladığı söyleniyor. Tıpkı Blue Coat
(ABD), Amesys (Fransa), Trovicor (Almanya) ve Gamma Group (İngiltere)
şirketleri gibi aslında kendisinin de siber istihbarat amaçlı casus yazılımlar
ürettiği birçok uzman tarafından kabul edilmektedir. Hacking Team ayrıca
Türkiye’de çok iyi bilinmektedir zira 2011 yılında FETÖ’cü bir emniyet
müdürünün imzasıyla Türk gazetecileri ve bazı iş adamlarını teknik takip için 1
milyon dolar ödeme koşuluyla bir casus yazılım satın alındığına dair ortaya
çıkan haberleri unutmadık. WikiLeaks bu konuda da belge yayınlamıştı.


REKLAM







Devletlerin istihbarat teşkilatları, elbette son teknoloji istihbarat
tekniklerini kullanır ancak bunları kimi zaman teknoloji şirketleri ile ortak
yapmayı tercih edebilirler. Bu gayet makuldür zira bir tespit durumunda “kötü
çocuk” olarak ilgili teknoloji şirketi gösterilebilir ve işin içinden
temizlenerek çıkılabilir. ABD ve İngiltere’deki NSA ve GCHQ teşkilatlarının
genellikle kendi teknolojik birikimlerini kullanarak iç ve dış operasyonlarını
gerçekleştirdikleri bilinse de esasında birçok firmayla da işbirliği yaptıkları
ve o firmalara devletin kendi çıkarları doğrultusunda çalışma şartı öne
sürüldüğü de söyleniyor. Örneğin ABD’nin az bilinen teknoloji devi In-Q-Tel
firmasının NSA için çalıştığı söylenmektedir. Zaten kendi internet sitelerinde
ABD hükümet ajanslarının çıkarlarına katkı sağladıklarını açıkça belirtiyorlar.


Buradan hareketle, uluslararası ilişkilerde devlet
dışı aktörler olarak kabul edilebilen teknoloji şirketlerinin de küresel
istihbarat operasyonları yürütebileceğini, bu operasyonları da tabi olduğu
devletler ile ortaklık kurarak ya da bağımsız şekilde yapabileceğini
söyleyebiliriz. Lakin özellikle ABD, İngiltere, Rusya ve Çin gibi teknolojik
ürünlere yoğun önem veren ve istihbarat üretiminde çığır açan devlerin bu
“bağımsız çalışabilme” durumuna ne derece göz yumacağı da ayrı bir tartışma
konusudur.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış