SİBER
ORDULAR


Bu yazılarımdan
temel ve genel amacım; toplumda farkındalık yaratmak, teknolojinin önemini,
gereğini anlatmak, son treni de kaçırmakta olduğumuza dikat çekmektir.


Savaşlar halen top,
tüfek, uçak vb silahlar kullanılarak yapılıyor gibi görünse de bir taraftan da
sanal ortamda, görünmez, duyulmaz biçimde sürmektedir.

Bu savaş hiç durmaksızın devam etmektedir. 

Klasik silahlarla yapılan savaşlardan çok daha fazla etkili ve tehlikelidir.


Etrafa, medya
araçlarına, gazetelere, internete, sosyal medyadaki reklamlara bakarsanız şimdi
de akıllı evler modası hızlanmaya başladı. 

Doğal olarak, bu modanın beraberinde yabancı firmalar da ülkemize gelmeye
başladılar. 

Şunu hiç akıldan çıkarmamak gerekir ki; bugünün dünyasında artık bir çıkarı
olmadan kimse kimseye selam bile vermemektedir. 

O zaman yabancıların bu aşkı nereden gelmektedir. 

Doğal olarak yaptıkları işlerden para kazanacaklardır. 

Ancak, hem geçerli hem tek neden bu mudur? 

Bunu bir yere not edelim.


Bütün beyaz
eşyalarımıza, arabamıza vb bir dikkat edelim. 

Hepsi ya daha fazla enerji tasarrufu ya daha fazla kolaylık ya da başka
herhangi bir nedenle 

daha iyi olduklarını iddia ederek satmaya uğraşıyorlar ve genelde de bunu
başarıyorlar. 

Taksit falan dediğinizde de çoğu insan yenileme modasına uyup borç harç almaya
çalışıyor.


Hele de günümüzün
modası ne? 

Bunları özellikle bir bilgisayara bağlamak. 

Bunu yaparsanız çok daha fazla olanaklara, özelliklere sahip olacağınız, enerji
tasarrufu yapacağınız, kaçırdığınız teve programlarını canınız istediği zaman
seyredebileceğiniz vb kazanımlarınız olacağı belirtilerek özellikle elektronik
donanımlarda, aygıtlarda farkında olun ya da olmayın büyük bir değişim
yaşanıyor. Daha doğrusu yaşatılıyor.


Değişimin gelişim
olup olmadığı ayrı bir tartışma konusuyken, değişimin bizlere ne getirip ne
götürdüğüne de bakalım. 

Bu yeniliklere ya da olanaklara sahip olabilmek için ne yapacağız? 

Temel olarak o ya da bu yöntemle yaptığımız şey büyük oranda yenisini almaktır.


Buraya kadar iyi hoş
da ülkemizde, Anadolu’muzda bir karış karda plastik terlikle okula giden,
silgisi kalemi bitince okulu bırakan, aç bilaç okula giden, doğru dürüst gıda
bile alamayan çocuklarımız, insanlarımız varken lüks eşya, ev, araba vb
alanlara da yüce Allah’tan akıl fikir, niyaz ediyorum. Bilinçsizce, görgüsüzce,
kendi insanlarını umursamadan, yokluğunu, açlığını dikkate almadan insanlık
dışı davranışlarla hesapsızca para harcayarak bir şekilde kendini tatmin
edenlere diyeceğim şudur: “Yanlış yoldasınız.”


Yeni aldığınız her
donanım, aygıt, mutfak, teve, akıllı ev vb ne varsa, hepsinde artık bir
“akıllı”tanıma parçası var. Aksi durumda, sayfıyedeyken cep telefonunuzla
ya da bilgisayarınızla evinize bağlanıp istediğiniz şeyleri yapamazsınız. 

Bir başka anlatımla artık giderek hemen her şeyin bir IP numarası (internet
adresiniz) var. 

Veeeeee isteyen kişi bu adrese bir şekilde bağlanarak istediği şeyleri yapabilir. 

(Siz onu anladınız.) Yok daha neler falan demeyin sakın…

Hemen şimdi savunma yapacaklardır. “güvenlik var” diyerek.


Bunlara yalnızca çok
gülüyorum…

Çünkü “güvenliğin bütün sırları elinde olanlara karşı ne yapabilirsiniz
ki! Başkalarının geliştirdiği şeyleri kullanarak onlarla savaşabileceğinizi,
kendinizi güvenceye alabileceğinizi mi düşünüyorsunuz??????”


Bizim
geliştirdiğimiz güvenlik sistemleri yok denecek kadar azdır. 

Büyük çoğunlukla dış alım yoluyla sağlanmakta, tedarik edilmektedir.


Bu arada bazı
atasözlerimizi de anımsamakta fayda görüyorum.

Bunu da bir yere not edelim.


Bu konular çok
kapsamlı, geniş ve ayrıntılıdır. 

Bu konularda onlarca kitap yazılabilir. 

Çünkü hemen hepsinde birbirine bağlı yüzlerce konu vardır.

Daha kısa anlatabilmenin bir yolu, bugüne dek bu konuda yazılanların da çok az
(neredeyse hiç yok) olması nedeniyle neredeyse yoktur.


Şimdi gelelim,
konunun asıl bölümüne.


Dünyada silahlı
kuvvetlerin yanında artık başka kuvvetler, ordularda savaşıyor. 

Bunlara genel anlamda SİBER ORDULAR diyoruz. 

Dünyada belli ve çok az sayıda ülkede var. 

Örnek olarak, ABD, RUSYA, İRAN, ÇİN, KORE gibi üç beş ülkede var. 

Bizde henüz yok.

Genelde binlerce insan ve bilgisayardan oluşuyorlar.

Çok şeyde geç kaldığımız gibi bunda da geç kalıyoruz hatta kaldık. 

Diğer ülkelerde neden olmadığı ayrı bir inceleme ya da tartışma konusudur.


Bir çok açıdan bizim
gibi kritik konumu olan ülkelerin mutlaka sahip olması gereken bir ordudur. Bu işlerin
artık hiç ama hiç vakit geçirilmeden (on yıl önce de bu cümleyi kurmuştum)
yapılması gereklidir.


Bir kaç örnek
vererek, senaryo oluşturarak konunun önemini anlatalım.


ÖRNEK- 1 : Varsayın
ki, kötü niyetli birileri bir avm nin, gökdelenin, plazanın, fabrikanın vb nin
sistemine ya da aygıtlarına, donanımlarına uzaktan bağlandılar.


Bu yerdeki
iklimlendirme donanımlarının sıcaklık ayarlarını yalnızca 5 derece
arttırdıklarını varsayalım. Ne kadar enerjiyi boşa harcatarak ne kadar büyük
zarar verilebileceğini, faturalardaki bedellerin ne kadar artabileceğini ya da
ne kadar büyük sıkıntıya neden olunacağını tahmin edebilir misiniz? Bunun büyük
bir fabrika ya da benzeri bir kuruluş olduğunu düşünürseniz işin boyutları çok
daha fazla büyüyecektir


Ya da evinizdeki
aygıtlara bağlandınız. 

Işıkları açık gördüğünüzü düşünerek ışıkları kapattınız. 

Ya da evi çok soğuk gördüğünüz için siz eve gidene kadar ısınmasını istediniz.

Oluşabilecek maliyeti ve diğer zararları tahmin edebiliyor musunuz?


Son örneğimizi de
siber orduları olanlardan verelim.

Bildiğiniz gibi ABD, komşumuz İran’a yıllardır çok sıkı ambargo uyguluyordu.

İran sahip olduğu kaynakları satıp ülkesine girdi sağlayamıyordu. 

Dolayısıyla da ekonomik anlamda da çok ciddi sıkıntıları vardı. 

İran uzun yıllar boyu tüm bu sıkıntılara katlanarak yatırımlarına, yeni
teknolojik tesisler kurmaya, uzun menzilli güdümlü füzeler ve teknoloji
geliştirmeye devam ediyordu. 

Onca sıkıntıya rağmen, Abd’ye gene de taviz vermiyordu. 

Ayrıca nükleer enerji konularına girmiş, santraller ve benzeri tesislerden
kurmuş ve oldukça fazla ilerleme kaydetmişti.


Abd ekonomik yönden
İran’ı pes ettiremeyince; Siber Ordusunu kullandı.

Nükleer tesislerdeki bütün göstergeleri etkilediler ve yanlış göstermelerini
sağladılar.

Göstergelerin yanlış göstermeye başlamasıyla ortaya çıkan kaosu ve kabusu
düşünebiliyor musunuz? 

Örnek olarak nükleer santralde soğutmanız gereken yeri ısıtıcaksınız, ısıtmanız
gereken yeri soğutacaksınız….. 

Sonuç: korkunç ve zararlarının giderilmesi çok zor bir facia… olacaktı.


İran çaresiz kaldı
ve Abd’nin bütün koşullarını kabul ederek anlaşmayı imzaladı…




Başka söze gerek var
mı?


Bir de kendimize
şunları sormalıyız. “Biz ne yapıyoruz, neredeyiz, ne haldeyiz?”


Kalın sağlıcakla


Gazi
GÜDER

Bil. Yük. Müh.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet