YABANCI ORDULAR & SAVAŞ TAKTİKLERİ & TEÇHİZATI & YÖNTEMLERİ

LİNK
: http://www.turkererturk.com.tr/turkiyeye-karsi-hibrit-savas/ 

Hibrit Savaş’ın (Karma Savaş) asıl amacı; harp
ilan etmeden hedef ülke hükümetini devirmek, rejim değişikliği yaptırmak, hedef
ülkenin istemediği ve itiraz ettiği durumlara ve planlara yönelik olarak
mücadele gücünü ve direncini kırmak ve istenen harekât tarzına zorlamaktır. Hibrit Savaş

Hibrit Savaş, esasında 1990’lı yılların
başında Amerikalılar
tarafından ortaya atılan Dördüncü Nesil Savaş (Fourth Generation Warfare)
olarak adlandırılan savaş türünden çok farklı değildir. Buna göre; savaş ile
siyaset, asker ile sivil, barış ile çatışma, cephe ile emniyetli bölge, dost
ile düşman kavramları arasındaki hatlar bulanıktır ve belirsizdir. Bu savaşta,
devlete bağlı olmayan El Kaide, El Nusra, Müslüman Kardeşler, IŞİD,
PKK,
PYD
gibi aktörler yaygın biçimde kullanılır.

Savaşın Karakteri Değişmiştir

Savaşın
doğası aynı kalmakla birlikte; karakteri, yapılış şekli ve vasıtaları tarihi
süreç içinde hep değişmiştir. Nasıl bugünkü savaşlar dünkü savaşlara
benzemiyorsa, yarınki savaşlar da bugünküne benzemeyecektir.

Savaş,
siyasal süreçten farklı ve bağımsız bir olgu değildir. Savaş, devletlerin
uluslararası ortamda belirlediği hedeflere ulaşmak için elinde tuttuğu ve
kullandığı şiddet içeren politik bir araçtır. Kısaca söylemek gerekirse; savaş
politikanın devamıdır. Prusyalı general ve entelektüel Carl von
Clausewitz
(1780-1831), “Savaş Üzerine” adlı eserinde “Savaş
siyasetin başka araçlarla (şiddet) devamıdır”
derken, bu
gerçekliğin altını çizmiştir.

Hibrit Savaşın Vasıtaları

Geçmişte
savaş, devletlerarası ilişkilerde tüm diplomatik yollar tüketildiğinde nihai
sorun çözme yöntemi olarak görülürdü. Ama bugün, durum farklı! Diplomatik
yollar tüketilmeden de boyun eğdirecek diplomasinin önünü açmak için
kullanılabiliyor. Özellikle Soğuk Savaş’ın (1947-1991) bitmesi ve arkasından
gelen yeni dönemle birlikte; savaş ve barış kavramlarına, savaşla siyasetin iç
içeliğine ilişkin çok radikal değişiklikler gelmiştir.

Özet
olarak ifade etmek istersek; Hibrit Savaş, açık veya gizli yollardan, birden
çok savaş vasıtasının belli bir hedefe yönelik olarak kullanıldığı bir savaş
türüdür. Bu savaş türünde kullanılabilecek vasıtalar ise;

1.    
Düzenli askeri
birlikler

2.    
Özel kuvvetler

3.    
Düzensiz kuvvetler

4.    
Terör örgütleri

5.    
Yerel
karışıklıkların kışkırtılması ve desteklenmesi

6.    
Bilgi harbi ve
propaganda

7.    
Ulusal ve
uluslararası medya

8.    
Siber savaş

9.    
Ekonomik savaş

10.Diplomasi

11.Uluslararası kurumlar

12.Hedef ülkenin siyasetçilerine yönelik şantaj ve suikast gibi
yıkıcı faaliyetler

İsrail-Hizbullah Savaşı

Yukarıda
görüldüğü gibi, düzenli askeri birlikler Hibrit Savaşın vasıtalarından sadece biri. Bunun
anlamı; yalnız askeri birliklerle bu tür savaşı kazanmak imkânsızdır.

Teorisyenler
tarafından Hibrit
Savaşa
ilk örnek; 2006’daki İsrail-Hizbullah Savaşı
olarak kabul ediliyor. Hizbullah’ın kendi hedefleri ve ajandası bulunsa
da arkasında bulunan güç, İran’ın vekil gücü. 3 bin kişilik Hizbullah
Savaşçısı
, halkın içine karışarak 30 bin kişilik İsrail gücüyle
mücadele etti ve boyun eğmedi. Roketlerle, anti tank silahlarıyla,
patlayıcılarla, bubi tuzaklarıyla, tünellerde, yerleşim bölgelerinin içinde ve
yaklaşmalarında İsrail’le savaştılar. İsrail helikopteri
bile düşürdüler. Klasik savaş yöntemleriyle Hizbullah’ın, İsrail’e
karşı böyle bir başarı elde etmesi mümkün değildi!

Sadece Askerle Başarılı Olmak
İmkânsız

Evet,
bugün Türkiye’ye
karşı Suriye’de
Hibrit
Savaş
yapılıyor. Bu savaşın vekil gücü; PKK’nın
uzantısı olan PYD.
Arkadaki güç ise ABD. Zaten inkâr da etmiyor, edemiyor ve IŞİD’i
bahane olarak kullanıyor. Çünkü IŞİD, ABD’nin Suriye’ye girebilmesinin ve hala kalabilmesinin
meşruiyet bileti.

Evet,
bu Hibrit
Savaşa
karşı sadece askerle ve arazide savaşarak başarılı olmak
imkânsız. Yanlış siyasi hedefler ve ittifaklar, yapılmayan doğru işbirlikleri
savaşı bize kaybettirir. Ayrıca; iktidarın şantaja açık defosu var. Yani daha önce
Suriye’de
rejim değişikliğine yönelik ABD’nin arkasında olduğu Hibrit Savaş’ta
taşeronluk yaparak, yanlış işlerin içinde bulunmuş. İktidarın bu yanlış işleri
yüzünden de şimdi Zeytin Dalı Harekâtını yapmaya mecbur kalmışız.

En Büyük Engel İktidar

Diğer
taraftan; bu tür bir savaşta iç cephe çok önemli olduğu halde, iktidarın hala
yapmaya devam ettiği yanlışlar yüzünden, iç kamuoyu kabak gibi ortadan ikiye
ayrılmış durumda. Yine devam eden bu savaşın; her gün daha kırılgan hale gelen
ekonomik cephesi, hala süren Zarrab Davası, BM Güvenlik Konseyi’ne
Rusya
tarafından verilen iktidarın suç dosyaları, uluslararası medyada ülkemizin
iktidar üzerinden ötekileştirilmesi cepheleri de var.

Demem
o ki; çok cepheli ve çok vasıtalı olan bu savaş, sadece askerle kazanılamaz.
Hatta daha açık konuşursak; geçmişte yaptığı yaşamsal yanlışları ve hala devam
eden fahiş hataları yüzünden bu savaşı kazanmamızın önündeki en büyük engel,
iktidar iradesidir.

Prof. Dr. Necla Arat’ın Say Yayınları’ndan ikinci
baskısı çıkan “Feminizmin
ABC’si”
kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Türker Ertürk
































































E.
Amiral, Araştırmacı – Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Özel Büro İstihbarat

Ülkemize yönelik her türlü tehdit ve faaliyet hakkında web ve diğer açık kaynaklarda araştırma yapan, üyeleri ile ülkemizin hali hazırdaki milli meseleleri hakkında fikir jimnastiği yapan, çözüm arayan ve çözüm önerilerini kamuoyu ve resmi̇ güvenlik kurumları ile paylaşan yurtsever bir grubuz.

Arşivler

Kategoriler

Ocak 2021
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

©️ Özel Büro İstihbarat Grubu