SAVAŞ DOSYASI : Rusya ve İsrail Olası Bir Türk-Yunan Savaşına Dâhil Olabilir mi ????


Rusya ve İsrail Olası Bir Türk-Yunan Savaşına Dâhil Olabilir mi ????
09 Temmuz 2020
Kimseye İhtiyaç Yok!
Rusya ve İsrail Olası Bir Türk-Yunan Savaşına Dâhil Olabilir mi?
Türkiye olarak, Silahlı Kuvvetler olarak Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki, Kıbrıs’taki bütün sorunlarımızı uluslararası hukuka uygun şekilde çözmek istiyoruz. Uluslararası hukuk ne diyorsa, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde, karşılıklı iyi niyete dayalı, saygıyla, sevgiyle karşılıklı nezaket çerçevesinde, hiçbir şekilde kimseyi tahrik etmeden, kimse kimsenin hakkına tecavüz etmeden barışçıl yöntemleri kullanmak suretiyle bütün sorunları çözelim. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar
Bulgarian Military, 8 Haziran 2020
Çeviren: Ercan Caner, Sun Savunma Net, 9 Temmuz 2020

Kaynak: Youtube
MOSKOVA- Rus askeri uzmanları, Yunanistan ve Türkiye arasında askeri bir çatışma çıkması durumunda ilginç bir hipotez ortaya attılar. BulgaristanMilitary adlı internet sitesinin Vzglyad (Rusya) ve 9tv (İsrail) haber ajanslarından edindiği bilgiye göre; Rus uzmanlar, İsrail’in iki Balkan ülkesi arasındaki mevcut ilişkileri dikkatli bir şekilde takip ettiğini ileri sürmektedir.
Rus askeri uzmanlarına göre; İsrailli yetkililer, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin ciddi şekilde bozulduğuna tanıklık etmekte ve Rusya’nın Atina’yı desteklemesi durumunda, İsrail’in kesinlikle olası askeri çatışmaya dâhil olacağına ve Türkiye’ye mümkün olan her türlü desteği sağlayacağına inanmaktadırlar.
Rus uzmanların değerlendirmelerine göre; Türkiye ile bir savaş durumunda Atina da Rusya’nın desteğine güvenebilir. Vzglyad adlı online gazetenin Rusça versiyonunda yayımlanan makalenin verdiği mesaj budur, makalede Türk-Yunan petrol savaşının olası sonuçları analiz edilmektedir.

Münhasır ekonomik bölge, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında su ve rüzgâr enerjisi de dâhil olmak üzere özel haklara sahip olduğu deniz bölgeleridir. Genel olarak Münhasır Ekonomik Bölge, ülke kıyılarından 200 mile kadar uzanmaktadır. Bu kural, iki ekonomik bölge çakıştığında uygulanmaz. Çakışma olduğunda sınırın belirlenmesi ülkelere bırakılmıştır. Çakışma olan bölgelerdeki herhangi bir nokta kural olarak en yakın olan ülkeye aittir.
İki ülke arasında sorunsuz bir biçimde sürmekte olan ilişkiler Ankara’nın Doğu Akdeniz’de, Girit, Kerpe ve Rodos adaları yakınlarında petrol ve doğal gaz arama niyetleri sonrasında hızla gerginleşmiştir. Ankara, adaların kıta sahanlığı olmadığından söz konusu alanlarda petrol ve doğal gaz arama hakkına sahip olduğunu ifade etmektedir.
Atina ise, bir devlete ait adaları çevreleyen suların o ülkenin münhasır ekonomik bölgesi olarak değerlendirilmesini söyleyen uluslararası deniz hukukuna tabi olduğu konusunda ısrar etmektedir.
İsrail 9tv haber ajansında yer alan bir habere göre; Türk-Yunan anlaşmazlığı, Türkiye’nin EastMed boru hattının Kıbrıs’ın Türk kesimine döşenmesiyle ilgili ısrarı nedeniyle İsrail’in çıkarlarını da olumsuz etkilemektedir.
Uzmanların; İsrail hava kuvvetlerine ait savaş uçaklarının Suriye’nin Halep eyaletindeki askeri mevzileri birkaç kez vurmasına dayanarak, Suriye’de sürmekte olan istikrarsızlığın Türkiye ile İsrail arasında dile getirilmeyen bazı anlaşmalarla direkt bağlantılı olduğu yönündeki bazı varsayımlarının aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir.
Diğer bir ifadeyle bu durum İsrail çıkarlarını tehdit etmemekte, fakat Suriye’de ağır silahların görülmesi de Suriye ordusunun Türk militanların mevzilerine büyük çaplı saldırı başlatma kabiliyetlerini etkilemektedir.
Şam ülkenin kuzeybatısının kontrolünü ele geçirme ve Türk istilacıları ülkeden sürüp atma imkân ve kabiliyetine sahip değildir.

Yunanistan Savunma Bakanı Nikolaos Panayotopoulos, 04 Haziran 2020 tarihinde, Türkiye’nin Yunan adaları yakınlarında hidrokarbon arama planları üzerine gelişen durum hakkında katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada; ”Yunanistan, askeri çatışma dâhil bütün olası senaryolar için hazırdır” ifadelerini kullanmıştır.
Savunma Bakanı Nikolaos Panayotopoulos konuyla ilgili yaptığı açıklamada; ”Egemenlik haklarımızı korumak için gerekeni sonuna kadar yapacağız. Akıllı olanlar ne demek istediğimiz anlar” ifadelerini kullanmıştır.
Bu arada, Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise, 07 Haziran 2020 tarihinde sınır hattındaki birlik komutanlarına hitaben yaptığı bir konuşmada; Türkiye Cumhuriyetinin Ege Denizi ve Akdeniz’de çıkar ve haklarını korumak için gereken güce sahip olduğunu ifade etmiştir.

Ege Denizi ve Akdeniz’deki sorunlarla ilgili barışçıl mesajlar veren Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar. Kaynak: BİRGÜN NET
Savunma Bakanı Akar açıklamasında; ”Türkiye olarak, Silahlı Kuvvetler olarak Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki, Kıbrıs’taki bütün sorunlarımızı uluslararası hukuka uygun şekilde çözmek istiyoruz. Uluslararası hukuk ne diyorsa, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde, karşılıklı iyi niyete dayalı, saygıyla, sevgiyle karşılıklı nezaket çerçevesinde, hiçbir şekilde kimseyi tahrik etmeden, kimse kimsenin hakkına tecavüz etmeden barışçıl yöntemleri kullanmak suretiyle bütün sorunları çözelim. Bunun için bize düşen neyse bugüne kadar yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Fakat diğer taraftan 83 milyonluk halkımızın, asil milletimizin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hak, alaka ve menfaatlerini korumak ve kollamakta da son derece azimli, kararlıyız ve buna da muktediriz” ifadelerini kullanmıştır.
Çevirenin Notları: Rus askeri uzmanların değerlendirme ve diğer iddiaları içeren yazı aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. Yazının çevrilerek paylaşılması ifade edilen düşünceler ve ileri sürülen iddiaların Sun Savunma Net Sitesi ve çeviren tarafından paylaşıldığı anlamına gelmemektedir.
36 yıl üniforma giymiş bir asker olarak Sayın Akar’ın açıklamalarına katılıyorum ve olur da Yunanistan tarafı hata yapar ise kimseye ihtiyaç olmadığının da altını çiziyorum.
Yazar Profili

Ercan Caner
Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında doktora tez çalışmalarını sürdüren Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 36 yılı kapsayan TSK, BM ve NATO deneyimlerine sahiptir.