SAĞLIK & TIP & HASTANELER & PSİKOLOJİ & SOSYOLOJİ & KİŞİSEL GELİŞİM & FELSEFE


Yıldız Ramazanoğlu
: Korona tarihi hızlandırdı


Bütün
dünya kendi ülkesi kadar başka ülkeleri de izliyor, deneyimler paylaşılıyor,
malzeme ve sağlık çalışanı yardımlaşması giderek çoğalacak gibi. Madrid Devlet
Hastanesinde hastaların yerlere yatırılıp solunum cihazına bağlanması hepimizin
üzüntüsü artık. İspanya’da 3500 sağlık çalışanına korona bulaşması da ortak
derdimiz.


25.03.2020



E-POSTA : yildizra@gmail.com


18 marttaki yazımda ülkemizde henüz ölüm olmadığını,
korona pozitif vaka sayısının ise 47 olduğunu yazmıştım. 23 mart itibariyle
hayatını kaybedenlerin sayısı 30 ve toplam vaka sayısı 1529.


Tarih hızlı işliyor. Geçen haftayı tereddütler içinde
geçiren dünyada ne çok şey değişti. Bir hafta içinde gelinen noktada 1.7 milyar
insan evinde izolasyon içinde. Doğal bağışıklığın oluşmasını bekliyoruz diyen
İngiltere’de virüsün kontrollü biçimde yayılmasının iyi olacağı iddia
ediliyordu.


Okullar kapatılmamış, ağır vakalar dışında kimseye
test yapılmamıştı. Günlük hayatın kısıtlanmadığı ülkede her şey kişisel iradeye
bırakılmıştı. “Sürü bağışıklığı” olarak bilinen yöntem çok açık ki güçsüzün
elenmesine neden olacaktı. Fikir değiştiren yöneticiler tam tersi bir tutumla
üç hafta sokağa çıkma yasağı ilan ettiler. Bu haftadan aklımda kalanlardan biri
ise Londralı bir sağlık çalışanının gözyaşları oldu. 24 saat süren nöbetinin
ardından markete uğrayıp sonra evine istirahata gitmek isteyen bir hemşire
sayısız market dolaşıp bir gram sebze meyve bulamayınca rafları yağmalayanlara
sesleniyordu: “sizin için bu kadar çalışıp yorulduktan sonra, yiyecek hiçbir
şey bulamadan evime gidiyorum, bunu neden yapıyorsunuz, neden hiç kimseyi
düşünmeden her şeyi tükettiniz, nasıl ayakta kalacağım, bu durumda işe nasıl
gidebilirim?”


Bugün ülkemizde iki haftadır korona tatilinde olan
öğrenciler için ders zili çaldı ve ekran başından ders izleme uygulaması
başladı. Anneler babalar gençler çocuklar online eğitime adapte olma heyecanını
yaşadı. Önceki küresel salgınlarda böyle imkanlar yoktu. Öte yandan teknoloji
bütün görkemiyle evde kalanların önüne serilmiş gibi görünse de, elektrik
kesildiği an büyük emekle varılan ilerlemenin fişi de çekilmiş oluyor.


Salgının düzeyi hakkında yeterince
bilgilendirilmediklerini düşünen halklar da var. Mesela Rusya’da muhalefet ölüm
kayıtlarının zatürre olarak yazılarak felaketin halktan gizlendiğini iddia
ediyor. Yöneticiler ise krizi çok iyi yönettik, 50 bin kişiye test yaptık,
karantina iyi işledi, Çin sınırını kapattık ve başardık diyorlar. Devlet
babaların halkları çocukları gibi görüp üzülmesin panik olmasınlar diye durumu
gizlemeleri sorumsuzluk katsayısını artıracağından daha vahim sonuçlara yol
açabilecektir. Gerçekler çoğu durumda olgunlaşma için sağlam bir zemin
oluşturur.


Bütün dünya kendi ülkesi kadar başka ülkeleri de
izliyor, deneyimler paylaşılıyor, malzeme ve sağlık çalışanı yardımlaşması
giderek çoğalacak gibi. Madrid Devlet Hastanesinde hastaların yerlere yatırılıp
solunum cihazına bağlanması hepimizin üzüntüsü artık. İspanya’da 3500 sağlık
çalışanına korona bulaşması da ortak derdimiz. Dünyaca ünlü İspanyol opera
sanatçısı Placido Domingo’nun da koronodan karantinaya alınmasını not düşelim.
NY valisi Andrew Cuomo ikazlara uymayıp sokağa çıkan gençlere Süpermen
değilsiniz size de bulaşır ve kamu sağlığını tehlikeye atıyorsunuz diyerek sert
çıktı. Açıkladığı rakamlar ürkütücü, NY’daki vaka sayısı on bini geçti ve yüzde
54’ü 18-49 yaş aralığında. Fransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner da halkın
dışarı çıkmayın uyarılarına aldırmamasından şikayetçi. Bazı kuralları
çiğneyince kendilerini modern çağ kahramanı sanıyorlar ama onlar embesil dedi.
Bir günde 793 kişinin hayatını kaybettiği İtalya’da ise Sicilya’daki Delia
Belediye Başkanı Gianfilippo Bancheri kelimenin tam manasıyla haykırıyordu
birden sokakta spor aşığı kesilenlere. Kadınlara da soruyordu saçınızı
yaptıracaksınız da ne olacak durum bu kadar vahimken, evde kalmanın hayati
önemi ortadayken diye. Bu hafta Monako kralı ve Almanya şansölyesi Angela
Merkel de coronaya yakalandı. Sağlık bakanımız Fahrettin Koca tıbbi malzemeleri
devlet satın almak istediği halde vermeyip, yurt dışına yüksek fiyatla ihracat
yapmak için saklayan fabrikaları çok sert dille uyardı, şirketlere el koyup
kamulaştırmakla tehdit etti. NY valisi Cuomo da 70 cent olan maskeyi 7 dolara
satıyorlar, biz almazsak başka ülkelere veriyorlar, tıbbî malzeme satan bütün
özel şirketlerin kamulaştırılması lazım dedi. Dünya liderleri insanın temel
ihtiyaçlarının kâr için feda edildiği, ağır eşitsizliklerin kurulduğu bir
dünyada yeni bir düzenin işaretini mi veriyorlar? Yoksulları eleyen neo liberal
politikalar, sonsuz kâr için her şeyin mübah olduğu ekonomiler, paradan para
kazanan sistemler çatırdıyor mu gerçekten.


Gezegende olumlu kıpırdanmalar da var. Pahalı arşivler
kanallar bedava erişime açılıyor, başkalarının acıları görülebiliyor, evden
bedava konserler veriliyor. İşten çıkarılanlar, günlük kazancıyla yaşayıp
karantina günlerinde parasız kalanlar, mülteciler, yaşlılar ve bütün
dezavantajlılar için örgütlenenler, kaybettik sandığımız komşuluklar,
bencilliğin sürdürülemezliğinin göstergesi.


Bu arada dünya genelinde hava temizlenmiş, yunuslar
kaçtıkları denizlere dönmeye başlamış. İnsan uğultusu yerine kuş sesleri hakim
sokaklara. Gezegen dinlenmek zehirlerinden arınmak istedi belli ki.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir