SAĞLIK & TIP & HASTANELER & PSİKOLOJİ & SOSYOLOJİ & KİŞİSEL GELİŞİM & FELSEFE


TALHA AYTEKİN : Korona
Virüsü’nün Hedef Tahtası


Bir önceki Korona Virüsü makalem de Korona Virüsü’nün
dünya hegemonya savaşında nasıl kullanıldığına dikkat çekmiştim. Bugün ise
Korona’nın hedef tahtasını dikkatle inceleyip toplum üzerindeki etkisine
değinmemiz gerektiğine inanıyorum.


Bu bağlamda
Korona Virüsü’nün yayılma hızı ve etki alanın sınır tanımayıp kendisini
‘dokunulmaz’ adleden kişilere kadar ulaşıyor olmasının oldukça dikkat çekici
olduğunu gözlemliyorum. Çin’den başlayıp İran’a sıçrayan daha sonra İtalya
üzerinden Avrupa’ya sıçrayan virüs engellenemez bir hızla Amerika Kıtası’nı da
kontrolü altına almaya başladı.


Korona’nın
Türk Devletlerindeki etkisinin minimum olması ise bizleri sevindiren bir durum
olarak karşımıza çıkmaktadır. Umarız böyle devam eder. Ülkemizde de şuana kadar
aynı aileden olduğu açıklanan 5 vaka tespit edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin
Korona Virüsü’yle ilgili almış olduğu önlemler ve konuya duyalan özel ilgi de
taktire şayandır. Devletimize ve hükümete teşekkürlerimizi sunuyoruz.


Konumuza
dönecek olursak, bizler daha önce de defalarca kez çeşitli virüslerin ortaya
çıktığına şahit olduk. Bazı virüsler Korona’dan daha ölümcül de oldular. Ancak
hiçbir virüs Korona gibi hızlı haraket edip elit isimleri hedef almamıştı.
Afrika’nın seyrekleştirilmesi ve çeşitli deneyler için üretilen bir çok virüs
görevini tamamladıktan sonra ortadan kaybolmuştu. Büyük ihtimal Korona’da
görevini tamamladıktan sonra unutulup gidecektir. Peki, Korona’nın görevi
nedir?


Bazı
teorisyenler Korona Virüsü’nü “İnsan nufüsunu azaltma projesi” olarak
değerlendirmişti. Bu değerlendirmeye katılmamakla birlikte Korona’nın toplum
tarafından dokunulmaz adledilen bir çok siyasi ve elit insanı temizleme
operasyonuna dönüşme ihtimalinin olduğunu gözlemliyorum.


Korona
Virüsü’nün küreselleşme sürecine etkisi ve devletler arasındaki çekişmede nasıl
kullanıldığına değinmiştik. Korona’nın dikkat çeken en önemli özelliklerinden
bir tanesi de sanatçı, bürokrat, siyasi ve futbolculara kadar sirayet
etmesidir. Korona’ya bu perspektiften baktığımızda Korona’nın görevinin,
‘hedeflenen ve eskiyen bir çok siyasi ve elit kişinin ortadan kaybolmasını
sağlayıp yeni bir dünya düzeni için yeni yüzler mi’ getirmesi amaçlanmaktadır?
sorusu aklımızı kurcalamaya başlamıştır.


Korona aynı
zamanda bir çok doğal ve suni afetten (virüs) zarar görmeyeceği genel kabul
gören siyasi elitlerin dokunulmaz olmadığını da toplum nezdinde ortaya
koymuştur. Devletlerin Korona Virüsü karşisındaki kabulü ve çaresizliği de
ayrıca tartışılması gereken bir husustur. Ne hazindir ki, etrafında onlarca
özel görevlisi bulunan siyasetçilerin Korona Virüsü karşısında bu kadar
savunmasız kalmaları da dikkatimizi yönlendirmemizi gerektiren bir diğer
husustur. Korona Virusü geldiği aşamada kafamıza onlarca soru oluşmasını
sağlamıştır. Bu soruların cevabını da yaşanan sürecin sonunda alacağımız
aşikardir.


Bir el hem
devletlere hem de küresel sermaye sahiplerine ikazda mı bulunmaktadır?


Son yıllarda
dünya genelinde yaşanan olaylar Firavun’un Sarayı’ndaki zulmü aratır hale
gelmiştir. Bir kaç adım geri çekilip dünyayı ve Firavun’un Sarayını
karşılaştırdığımızda aynı kaderini yaşamaya başladıklarını görüyoruz.


Aklımızı
kurcalayan bu soruların cevabı için makalelerimiz devam edecek.


Kaynak: Korona Virüsü’nün Hedef Tahtası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir