ŞARLATAN DOKTORLARIN 10 ÖZELLİĞİ NE ??? İSTANBUL
TABİP ODASI SIRALADI…
 

16 Ocak 2019




Kendi ifadeleriyle şarlatan doktorlar hakkında
bir basın bildirisi yayınlayan İstanbul Tabip Odası mesleği itibarsızlaştıran
doktorların 10 ortak özelliğini sıraladı…


Açıklamada özellikle medyatik; “ezber bozan
tabu yıkan” beyanlarıyla öne çıkan doktorlar hedef alındı. Çok sert bir
eleştiri niteliğinde kabul edilebilecek basın bildirisinde şarlatan doktorların
10 ortak özelliği de sıralandı.


İstanbul Tabip Odası bu açıklamayla halk
sağlığı olarak gördüğü bir sorunun üzerinde gitmeyi halkı şarlatan doktorlara
karşı bilinçlendirmeyi amaçlıyor.


İstanbul Tabip Odası (İTO) bazı tıp
doktorlarının basın-yayın organlarında ‘ezber bozan’ ‘tabu yıkan’ ‘şoke eden’
şeklinde verilen açıklamalarına tepki gösterdi. İTO ‘şarlatan’ olarak
tanımladığı doktorların 10 özelliğini sıraladı.


İşte İstanbul Tabip Odası’nın şarlatan
doktorlar hakkındaki basın açıklaması…


Modern Tıbba Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği
ve Tıbbın Şarlatanlarının 10 Ortak Özelliği


SAKIN KANMAYIN SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN!


Basın yayın organlarında sosyal medyada sık sık
bazı tıp doktorlarının “ezber bozan” “tabu yıkan” “şoke eden” açıklamaları yer
alıyor. İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu olarak 6023 sayılı Türk
Tabipleri Birliği Kanunu ve ilgili mevzuatın verdiği görev yetki ve
sorumluluklar çerçevesinde bunların bazıları için gelen şikayetler üzerine ya
da resen soruşturma açılıyor ve İTO Onur Kurulu’na sevk ediliyor ve kusurlu
bulundukları takdirde cezalandırılıyorlar.


İTO Onur Kurulu doğrudan hekimler tarafından
seçilir ve çalışmalarını İTO Yönetim Kurulu’ndan bağımsız ve tamamen tarafsız
olarak yürütür.


Bununla birlikte İTO Yönetim Kurulu olarak
yargılama süreçlerine gölge düşürmemek için azami çabayı gösteriyoruz ve
soruşturmaya konu olan olay ne kadar bariz ve vahim olsa da soruşturma sürecinin
bütün aşamaları tamamlanmadığı sürece zaman zaman meslektaşlarımızın ve
kamuoyunun tepkisini çeksek de konu hakkında görüş belirtmiyoruz.


Gittikçe daha büyük bir halk sağlığı sorunu
haline geliyor


Ancak girişte bahsettiğimiz meselenin giderek
daha büyük bir halk sağlığı sorunu olduğunu gözlüyoruz ve bu nedenle tekil
bireylere değinmeden konuyla ilgili görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmak
istiyoruz. Öncelikle belirtelim ki; modern tıp dogma değil bilimsel bir
disiplindir ve felsefesinden pratik uygulamasına kadar modern tıbba dair her
konunun tartışılması gayet doğal ve de sağlıklıdır. Keza sağlık sadece
hekimlerin/sağlık profesyonellerinin üzerinde söz söyleyebileceği bir konu
değildir. Bu tartışmaların bilimsellikten şaşmamak kaydıyla toplumun önünde toplumun
katılımıyla yapılmasında da hiçbir sakınca yoktur. Tersine tıbbi konuların
bütün toplumun anlayabileceği popüler bir dille anlatılması toplum sağlığı
açısından son derece önemli ve değerlidir.


Ancak ne yazık ki bazı tıp mensupları ısrarla
ve inatla toplumun sağlık eğitimi konusundaki eksikliğini istismar etmeyi
mesleki bir kariyer haline getirmektedir.


Aslında olay sadece günümüze ve ülkemize özgü
değildir; çağlar boyunca her zaman tıpla birlikte tıbbın itibarından
yararlanarak tıbbı ve hastaları istismar ederek var olmuştur ve Türk Dil Kurumu
Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü’nde şöyle tanımlanmaktadır.


Şarlatan: Bilim vicdan etik ve deontoloji vb.
her türlü değer sistemini yok sayarak kısa zamanda ün ve varlığa ulaşmak için
her türlü yola başvurarak hekimlik pratiği yapan kişi. Uzmanlık ve ilgi
alanları tarzları üslupları farklı olsa da açıklamalarıyla sık sık “kamuoyunun
gündemine oturan” tıbbın şarlatanlarının bazı ortak özellikleri şunlardır:


Şarlatan doktorların 10 özelliği ne?


1. Her ne kadar modern tıbbı
yerden yere vursalar da; bunu yaparken modern tıp eğitimi sonucu kazandıkları
“doktor” unvanlarını ve akademik kariyerlerini kullanmaya özen gösterirler.
Özel muayenehanelerinde kliniklerinde hasta bakmaya ilaç yazmaya devam ederler.


2. Hemen her açıklamalarında
bilimsel/tıbbi gerçekler/doğrularla bilim dışı yalanları/yanlışları birlikte
harmanlayarak sunar böylece yalanları/yanlışlarını gerçeklerin/doğruların
arasında gizlemeye çalışırlar.


3. İleri sürdükleri “ezber bozan”
“tabu yıkan” “şoke eden” iddiaların hiçbir bilimsel ispatı yoktur. Kendilerine
soracak olursanız iddialarını ispatlamaları için bilimsel dayanağa ihtiyaç
yoktur kendilerinin söylemiş olmaları yeterlidir.


4. Ortaya attıkları iddiaların
çürütülmesinde kendileri açısından hiçbir sıkıntı duymazlar; hemen yeni konular
yeni iddialar bulurlar. Hemen hepsinin kendince “her derde deva” bir meyvesi
sebzesi insan yaşamını en az 30 yıl uzatacak bir diyet/tedavi kürü vardır.


5. Yaşam düsturları “Bir gün
herkes -15 dakikalığına- ünlü olacak!” taktikleri “Reklamın iyisi kötüsü
olmaz!”dır. Bilimsel başarılarıyla değil medyatik söylemleriyle kamuoyunun
dikkatini çekmeye çalışırlar.


6. Kendilerine uzatılan her
mikrofona yöneltilen her soruya uzmanlık alanları olup olmadığına bakmaksızın
mutlaka verilecek bir cevapları vardır. Bazıları daha da ileri gidip fırsatını
yakalamışken derin sosyolojik tahlillerde bulunurlar.


7. Bugün zaten birçok doktorun ve
tabip odalarının “aşırı teşhis”ten aşırı teknoloji ve ilaç kullanımına tanı/tedavi
süreçlerine tıbbi teknoloji/ilaç tekellerinin müdahalesinden kapitalist tıbba
kadar bir dizi uygulamayı son derece radikal eleştiriler yönelttiğini
bilmezden/görmezden gelirler; kendilerini biricik kahraman ilan ederler.


8. Zihin dünyaları “komplo
teorileri”yle doludur; kanserin çaresi bulunmuştur ama ilaç firmaları
gizliyordur şekerin zararı kendileri ifşa edene kadar toplumdan saklanmıştır
aşıların içinde alüminyum vardır ve otizme yol açıyordur vb. ve de bütün bu
komploların farkına varan biricik akıl sadece kendilerinde mevcuttur.


9. Açıklamalarında soyut bir
“tıbbi endüstri” “sistem” eleştirisi varsa da hiçbir zaman mevcut sağlık
politikalarını ve o politikaların sahibi siyasi iktidarı eleştirmezler iktidar
partisi AKP’nin adını dahi ağızlarına almazlar; sonunda da faturayı doktorlara
keserler.


10. Her ne kadar bütün bu
faaliyetlerini kendileri için hiçbir karşılık beklemeden toplum için/toplum
yararına “uhrevi” amaçlarla yaptıklarını iddia etseler de çabalarının
meyvelerini daha çok tanınırlık/bilinirlik/kabul görme hasta sayısı/kitap
satışlarında artış gibi “dünyevi” nimetler olarak toplamaktan kaçınmazlar.


11. Modern tıbba saldırmanın
dayanılmaz hafifliği


“Modern tıbba saldırmanın dayanılmaz hafifliği”
ile sanatlarını icra eden bu şarlatanlar çağlar boyunca olduğu gibi bugün de
sadece hekimlere ve hekimliğe zarar vermekle kalmamakta; kişisel çıkarları için
insanların modern tıbba güvenini zedeleyerek ve onları bazen ölümle
sonuçlanacak kadar yanlış yönlendirerek aslında ve esasen toplum sağlığı için
ciddi bir tehdit oluşturmaktadırlar.


Nitekim biz hekimler acillerde polikliniklerde
yoğun bakım servislerinde ne yazık ki her geçen gün daha fazla sayıda bu
şarlatanların yanlış yönlendirmelerine kanıp sağlığından ve hayatından olan
hastalarla karşılaşmaktayız.


Bu nedenle tabip odaları bu şarlatanları
soruşturmakta cezalandırmakta; meslektaşları kendi içlerine dahi almayarak
tepkilerini göstermektedirler. Ancak biliyoruz ki bu şarlatanlara verilecek en
büyük ceza toplum tarafından dikkate alınmamaları yok sayılmaları
dışlanmalarıdır.


Bu nedenle öncelikle değerli basın yayın
kuruluşlarından rica ediyoruz:


Lütfen bu menfaatperest şarlatanların bilim
dışı bilgilerle toplumu yanlış yönlendirmesine ve insanların sağlığını
tehlikeye atmasına aracı olmayınız. Ve de bütün toplumu bu şarlatanlara karşı
uyarıyoruz:


Sakın Kanmayın Sağlığınızdan Olmayın! 

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ İSTANBUL TABİP ODASI




LİNK : https://www.gidahatti.com/sarlatan-doktorlarin-10-ozelligi-ne-istanbul-tabip-odasi-siraladi-139435/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet