MUSTAFA ÖNSEL : Kovid19’un
hatırlattığı tarihteki büyük salgınlar ve sonuçları…


01 Mayıs 2020


Yazan: Mustafa Önsel, VeryansınTv


Dünya, toplu
ölümlere sebep olan yeni bir salgınla boğuşuyor. Adı Kovid19.


İnsanoğlu epey
zamandır unutmuştu bu tür salgınları. Ama 21. yüzyılda küresel ölçekli böylesi
bir felaketle yüz yüze geldi. Hâlbuki daha düne kadar bizzat kendi ürettiği
kitle imha silahlarıyla toplu ölümlere sebep oluyordu.


Güçlüler,
zenginler, ezenler rahat ve mutlu hayatlarına devam ederken; zayıflar,
yoksullar, ezilenler, ama konvansiyonel ama kitle imha silahlarıyla ama
açlıktan can veriyordu.


Kovid19 en
azından can almada güçlü, zayıf; zengin, yoksul tanımıyor. Görülen bu anlamda
adil davranıyor olduğudur. Asıl konuya gelelim…


Bu salgın
yakın tarihte gerçekleşen, tüm dünyaya yayılımı kısıtlı salgınlara (SARS vb)
benzemiyor. Yayılma hızı tam çağımıza uygun biçimde inanılmaz süratli.


Şu anda
dünyada kutuplar hariç, girmediği, tehdit etmediği bir coğrafya yok!


Ülkelerin
halkları perişan. Devletler çaresiz. Özellikle gelişmişliğin kibrini yaşayan
batılı ülkelerin hiç de öyle organize olmadıkları görüldü. On binlerce insan
hayatını kaybetti. Bu bela, bu satırlar kaleme alınırken can almaya devam
ediyordu. Belli ki daha da devam edecek.


Şu an
ölümlerin vahim boyutlara ulaştığı ülkelerden biri de dünyanın bir numaralı
süper gücü ABD.


Bu salgın
mutlaka bir süre sonra bitecek. Ancak yüz binlerce insanı hayattan koparttıktan
sonra. Bunun ötesinde, insanlık olarak yeni bir dünyaya uyanacağımız da kesin.


Hem küresel,
hem yerel, hem bireysel ölçekte çok şeyin değişeceği çok açık.


Kovid-19
kâbusundan uyandığımızda bireyler ve toplumlar ekonomik, sosyal, siyasi ve
kültürel alanlarda pek çok şeyi sorgulayacaklar. Ve görülen o ki mevcut
düzenler derinden sarsılacak…


Salgınlar
geçmişte de insanlığa çok acılar yaşatmış. İnsanlar savaşlarda kaybettiği
canlardan çok daha fazlasını kaybetmişler bu salgınlarda.


Örnek vermek
gerekirse 1853-1856 Kırım Savaşında çatışmada ölenlerin sayısı 20 bin, salgın
hastalıktan ölenlerin sayısı ise 75 bindir. 1. Dünya Savaşında 8,5 milyon insan
can verirken, aynı yıllara denk gelen İspanyol gribinden 50 milyondan fazla
insan öldü.


Çok büyük
acılar yaşanmış. Bu acılar sonrası da büyük değişimler gerçekleşmiş.


***


Bu anlamda
Kovid-19 sonrası ne gibi değişimlerin olabileceği şimdiden tartışılmaya
başlandı bile… Söz konusu salgın her geçen gün etkisini artırsa da insanlar,
salgın geçtikten sonra bizi nasıl bir dünyanın beklediğini düşünmeye başladı.


Şu an
tartışılan ezber, Kovid-19 sonrası şekillenecek dünyada küreselcilerin mi yoksa
içine kapanmacıların mı borusu ötecek sorusudur.


Olay böylesine
basit mi seyredecek? Sadece bu iki seçenek dışında başka yol yok mu? İrdelemek
gerekir. Hemen ifade edeyim olayın böylesine siyah ve beyaz olarak seyretmesi
doğal değil.


İrdeleyeceğiz
ama önce geçmişteki salgınlardan sonra yaşananlara bakalım. Tarihteki salgınlar
ve sonrasında neler olmuş kısaca değinmeye çalışalım.


***


MÖ. 430’da
Atina’da görülen, Atina Vebası olarak tarihe geçen salgında Atina halkının
%30’u,


1161’de, Roma
merkezli olup Afrika, Batı Asya ve Avrupa’da etkisini gösteren ve 20 yıl süren
veba salgınında o zamanki nüfusun %30’u,


541’de
Avrupa’da ortaya çıkan ve 1 yıl süren veba salgınında nüfusun %40’ı,


1347’de yine
Avrupa’da ortaya çıkan, yaklaşık 10 yıl devam eden, bugüne kadar ki salgınların
en ürkütücüsü ve ağır sonuçları olan veba salgınında Avrupa kıtasında
yaşayanların %50’si yani 100 milyon civarında insan,


15.yüzyılda
Amerika’da başta çiçek hastalığı olmak üzere çıkan çeşitli salgınlar sonucu
Amerika yerli nüfusunun çok büyük bir kısmı,


1852-1860
yılları arasında Rusya’daki kolera salgınında 1 milyon,


1889’da tüm
dünyada ortaya çıkan ve 1 yıl süren grip salgını yüzünden toplam 1 milyon,


1918-1920
yılları arasında ortaya çıkan ve tüm dünyada etkin olan İspanyol gribi 50
milyonu aşkın,


1957-1958
yılları arasında ortaya çıkan ve tüm dünyada etkili olan Asya gribi 2 milyon,


1968-1969
yılları arasında ortaya çıkan ve tüm dünyada etkili olan Hong Kong gribi 1
milyon,


1970 yılı
sonrası ortaya çıkan günümüze kadar gelen, bulaşması özel şartlara bağlı AİDS
sonucu 32 milyon civarında insan hayatını kaybetmiştir.


2000’li
yıllarda zaman zaman görülen kuş gribi, domuz gribi vb daha çok hayvanlarda
görülen, ancak insanları da etkileyen ve kısmen ölümlere sebebiyet veren
salgınlar görülmüştür.


Bu salgınlar
insanları göreceli etkilemiş, ancak salgının yayıldığı bölgelerde milyonlarca
hayvanın ölümüne ve bulaşıklığın önüne geçmek maksatlı, itlafına sebep
olmuştur.


Gelelim
sonuçları itibarıyla önem arz eden salgınlara…


***


MS.161’de
Roma’da başlayan ve MS.180 yılına kadar devam eden veba salgını, yaklaşık 20
yıl içinde nüfusun üçte birinin ölmesine sebep olmuştur.


Böylesi büyük
bir can kaybı Roma’nın çöküşünü tetiklemiştir.


***


MS 164 yılında
Çin’de ortaya çıkan salgın, çok büyük kayıplara sebep oldu.


Bazı
bölgelerde nüfusun yarısı can verdi. Kıtlık baş gösterdi. Ülkede büyük bir
karmaşa ortaya çıktı.


Çin’in başında
bulunan hanedanlık tepkileri göğüsleyemedi. Yaklaşık 300 yıldır yönettiği
Çin’de iktidarı kaybetti.


Yerine Ging
Hanedanlığı geçti.


***


1347 yılında
Avrupa’yı vuran ve 10 yıl devam eden, nüfusun %50’si yani 100 milyon gibi çok
büyük sayıda insanın ölümüne sebep olan, tarihin en yıkıcı salgını olarak
bilinen veba sonrası, Avrupa’da bilindik sistemlerde büyük
değişiklikler oldu.


Bu veba salgını
sonrası Kilise hâkimiyetini kaybetti.


Kilisenin yanı
sıra Avrupa’da bir başka güç odağı büyük toprak sahipleriydi. Bunlar geniş
arazilerinde çok sayıda insandan ucuz iş gücü olarak yararlanıyor ve elde
ettikleri gelirle büyük güç oluşturuyorlardı.


Veba salgını
en fazla, bu geniş arazilerde çok zor şartlarda çalışan köylüleri vurdu. Bu da
yaşama tutunanların, geniş toprak sahiplerinin karşısında pazarlık yapabilme
olanağını elde etmelerini sağladı. İnsanları çalıştırmak çok pahalıya gelmeye
başladı. Böylece feodal sistem de eski gücünü kaybetti.


Bu, Avrupa’yı
başka sistem arayışına itti. Çalışan sayısını azaltan, iş gücü tasarrufu
sağlayan arayışlar başladı. Bu anlamda teknoloji öne çıktı. İnsan gücünün
kullanılmasını minimize eden makinaların ortaya çıkışı bu süreçten sonradır.


Dolayısıyla
sanayileşmenin önü bu salgının tetiklemesiyle açılmıştır.


Makineleşmenin
artması ve gelişmesi, denizlerde uzun süre kalabilecek gemilerin ortaya
çıkmasını sağlamıştır. Böylece deniz aşırı coğrafyalara gitme olanağı yakalanmış,
bu da keşifleri beraberinde getirmiştir.


Yeni
keşfedilen yerlerde bulunan yerli halka, sahip olunan teknolojinin ürünü ateşli
silahlarla kolaylıkla üstünlük sağlanmış ve yeni coğrafyalardaki el değmemiş
zenginliklere sahip olunarak sömürgecilik evrensel boyut kazanmıştır.


Sömürgeciliğin
yayılmasıyla Avrupa kıtası, bugünlere kadar yansıyan bir zenginliğin sahibi
olmuştur…


***


Amerika kıtası
Avrupalılar tarafından 15. yüzyılda keşfedilerek sömürgeleştirilmiştir.


Kıt’a
keşfedildiğinde o zaman için azımsanmayacak yerli bir nüfus barındırıyordu.
Çeşitli kaynaklar bu nüfusun 60 milyon civarında olduğunu ifade ediyorlar.


Avrupalıların
Kıta’ya ayak basar basmaz kendileriyle birlikte getirdikleri, o zamana kadar
söz konusu Kıta’da bilinmeyen, görülmeyen salgınlar yüzünden yerliler kitleler
halinde ölmeye başladı. Çünkü bu tür virüslere karşı bağışıklık sistemleri
güçlü değildi.


Veba, sıtma,
koleranın yanı sıra özellikle çiçek hastalığı kitlesel ölümleri artırdı. Bazı
bulaşıcı hastalıkları Avrupalıların bilinçli yaydıklarıyla ilgili de ciddi
iddialar bulunmaktadır.


Bu salgınların
sonucu yerli nüfusun %90’a yakın can vermiştir ki Kıta’da yerli nüfus toplamı
10 milyonun çok altına düşmüştür.


Koskoca
Kıta’da nüfusun böylesine azalması sonucu araziler boş kaldı. İnsan elinin
değmediği bölgeler çoğaldı. İşlenemeyen arazilerde bitki örtüsü inanılmaz
ölçülere ulaştı. Bu da karbondioksit seviyesinde düşmeye sebep oldu.
Dolayısıyla ısı miktarında ciddi kayıplar yaşanmaya başladı. Isı düşüşleri
sadece Amerika değil bütün dünyada hissedildi. En çok da bütün bunlara sebep
olan Avrupalıların Kıta’sında.


Avrupa’da buna
bağlı yaşanan ısı düşüşleri tarımı olumsuz etkiledi. Bu nedenle Avrupa’da
kıtlıklar yaşandı.


Görüldüğü gibi
yeryüzünde garip bir döngü var. Doğal ve doğru olmayan şeyler yaptığınızda
sağladığınız avantajlar, bazen sizin aleyhinize durumlara sebep olabiliyor.


***


19. yüzyılın
hemen başında Fransa, Haiti’yi işgal etti. 60 bin civarında askeri Haiti’ye
çıkardı. Ancak askerler bağışıklık sistemlerinin henüz tanımadığı sarıhumma
hastalığına yakalandı. Fransa, 50 bine yakın askerini kaybetti.


Sarıhumma
Fransız ordusunu yerle yeksan etmiş, bozguna uğratmıştı. Fransızlar geri kalan
askerlerini apar topar geri çektiler. Dönebilen sayı, gidenlerin %20’si bile
değildi.


Sonra ne oldu?
O zaman imparator olan Napolyon, sadece Haiti’den değil Kuzey Amerika’daki
hedeflerinden de vazgeçmek zorunda kalmış, burada elinde tuttuğu büyük
arazileri ABD yönetimine satarak o coğrafyadan tamamen çıkmıştır.


Bu olay
sonucu, topraklarını yaklaşık 2 milyon kilometrekare büyüten ABD, daha da
güçlenmiş oldu.


***


19. yüzyılının
sonuna doğru Afrika Kıta’sında sığır vebası ortaya çıktı. Hastalık bulaşıp
insanları direkt etkilemese de dolaylı olarak çok etkiledi.  Bu salgında
Afrika halkı, büyükbaş hayvanlarının küçük bir kısmı hariç hepsini kaybetti. Bu
Kıt’a halkı için çok büyük bir yıkımdı.


Bölgede bu
kadar hayvanın ölümü et açısından büyük sorun yaşanmasına sebep olmasının yanı
sıra tarımı da vurdu. Çünkü büyükbaş hayvanlar toprakların sürülmesinde
kullanıldığı için bu alanda da büyük kayıplar ortaya çıktı.


Kıtlık
başladı. Bunun sonucu bölgeden yoğun göçler başladı. Bölge insansızlaştı.


Bu da
Avrupalıların 19. yüzyılın sonlarında bölgeyi rahatlıkla sömürgeleştirmelerini
kolaylaştırdı.


Evet,
salgınların dünyanın gidişatını direkt etkilediği iddia edilen salgınlar
bunlar.


Peki, bu
zamana kadar görülen salgınlar arasında sürat açısından ilk sıraya yerleşen,
kısa sürede dünyanın tamamına yayılan, öldürücülüğü geçmişteki bir kısım salgından
daha az olsa da bulaşıcılığı açısından da bir numara olan, şu an için dünyanın
tamamının tek derdi haline gelen ve dünyayı kocaman bir cezaevine çeviren
Koronavirüs diğer adıyla Kovid19 sonrasında neler olabilir, gelin onu
irdelemeyi de başka yazılara bırakalım…


Devam edecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet