SAĞLIK & PSİKOLOJİ & SOSYOLOJİ

AHMET MARANKİ’YE ‘İNTİHAL’ (AŞIRMA) CEZASI
VE SOSYAL MEDYADA ELEŞTİRİLER

Kendisini ‘Bitkilerin efendisi’ olarak tanıtan Ahmet
Maranki, intihal suçlaması ile hakkında açılan davayı kaybetti. Mahkeme,
Maranki’nin kitabında kullandığı bitki fotoğraflarının yazar İbrahim Gökçek’in
kitabından alındığını tespit etti. Maranki’yi tazminat ödemeye mahkûm eden
mahkeme, dava konusu fotoğrafların yer aldığı kitap için de toplatma kararı
verdi. Yargıtay’dan da karara onama geldi.

LİNK : http://www.hurriyet.com.tr/ahmet-marankiye-intihal-cezasi-29316853

Türkiye’de bitkisel ilaçlar alanında faaliyet gösteren
iki önemli isim intihal (aşırma) iddiası ile davalık oldu. Davayı açan taraf 3
ciltlik ‘Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp’ isimli kitabın yazarı İbrahim
Gökçek oldu. Gökçek, iddiaya görekendisinin bulduğu ve kitabında kullandığı 11
bitkiye ait fotoğrafların, Ahmet-Elmas Maranki çiftinin imzası ile çıkan
‘Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler’ kitabında kaynak gösterilmeden
kullanıldığını tespit etti.

‘O KİTAP TOPLATILSIN’

Gökçek, avukatı M. Mustafa Özkul aracılığı ile Bakırköy
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde Maranki çifti ve kitabın basımını
yapan Mozaik Yayınlarına (Hayat Yayıncılık İletişim Eğitim Hizmetleri) karşı
dava açtı. Haziran 2009’da açılan davada bin TL maddi, 30 bin TL de manevi
tazminat talebinde bulunuldu. Dava dilekçesinde, Gökçek’in kitabına aldığı
bitkiler üzerinde uzun süren bilimsel çalışmalar yaptığı, tespit ettiği
bitkilerin özel olarak fotoğraf çekimlerini yaptırdığına da vurgu yapıldı.
Dilekçede, davaya konu kitabın çoğaltılmasının önüne geçilmesi, basımı
yapılanların ise toplatılması istendi.

‘FOTOĞRAFLAR GÖKÇEK’İN DEĞİL’

Davalı taraf avukatları ise mahkemeye sundukları
savunmada, davanın reddini istedi. Savunmada, dava konusu yapılan bitki
fotoğraflarının ‘eser’ olmadığına vurgu yapılarak ‘Söz konusu fotoğraflar
davacıya ait değil. Kaldı ki bu bitkiler binlerce senedir var. Fotolar
Google’dan alınıp kitaba konuldu’ denilerek telif hakkının da bulunmadığına
işaret edildi.

MAHKEMEDEN TOPLATMA KARARI

Mahkeme tarafların savunma ve delillerini aldıktan sonra
dosyayı bilirkişi heyetine teslim etti. Alınan bilirkişi raporunda özetle ‘11
fotoğraf için ihlal var. Bu durum haksız rekabete yol açar’ denildi. Mahkeme 15
Kasım 2012’de gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Maranki’nin kullandığı 11
fotoğrafın kitaptan çıkarılmasına, basımı yapılan kitapların ise toplatılması
istendi. Kararda ayrıca bin TL maddi tazminat ödenmesine hükmedilirken manevi
tazminat talebi geri çevrildi. İbrahim Gökçek’in avukatı kararı temyiz etti.

YARGITAY: BİLİMSEL KİŞİLİĞİ ZEDELENDİ

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, manevi tazminat da ödenmesi
gerektiğine hükmederek Bakırköy Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin
kararını bozdu. Yargıtay kararında, Maranki’nin kitabında kullandığı
fotoğrafların Gökçek’in bilimsel kişiliğini zedelediğine işaret edildi. Yerel
mahkeme bozma kararına uyarak Gökçek’e 8 bin TL’lik manevi tazminatın da yasal
faizi ile ödenmesine hükmetti. Bu kez de Maranki’nin avukatları kararı temyiz
etti. Ancak sonuç değişmedi. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı onadı.

Dinçer GÖKÇE19

Haziran 2015

dgokce@hurriyet.com.tr

https://goo.gl/00Nt95

AHMET MARANKİ İLE İLGİLİ SOSYAL MEDYADA
MESAJLAR

İsmail Hakkı Açıkgöz :

Ben Prof Dr.Dr Ahmet Hamdi TURGUT masaj kursundan 2007
yılında mezun oldum ve o zamanlar bile Margarita hanımın kitaplarının Ahmet
Maranki tarafından çalındığı kursta konuşuluyordu…Ve çok yakın arkadaşlarım
bu konuya yakından şahit,hiç bir abartı yok…İnsan sağlığı sayfası kardeşim
sonuna kadar haklısın…Allah yolunu açık eylesin..Keşke Osmanlı da olduğu gibi
davalar hemen kadının önüne çıkınca bitse bu soytarıların hiç biri bu hayatta
tutunamaz..Ama ne yazık ki;bizim adaletimiz çok yavaş işliyor… 

LİNK : https://www.facebook.com/ismailhakkiacikgoz

Mustafa Özuyanık :

Bizim Margarita nın
bir sürü emekle yıllarının birikiminide çaldı. Margarita sofyadan 2000 li
yıllarda geldi Türkiyeye ve o dönemde merhum Prof Dr Dr Ahmet Hamdi turgutun
vakifinda eğitimlere katiliyordu hocalık yapıyordu ve marankiyle tanıştı
Maranki margarita nın birikimini görünce ver bunları bana sana kitap
bastirtayim dedi ve dediginide yaptı kitap bastırdı ama tabiki kendi adına
ginede margaritaya kitabında katkıların kitabında katkılarından dolayı teşekkür
etmeyi de ihmal etmiyor kadincagizi kandirdi.margarita bitki (Fitoterapi) ve
akupunktur uzmani ALLAH böyle insanların cezasını bir şekilde verir bilgi
hırsızı. 

LİNK : https://www.facebook.com/mustafa.ozuyanik

AHMET MARANKİ’NİN KİTABINDA Kİ BİLGİLER
ÖLÜME SEBEP OLABİLİR, İŞTE BİR KAÇ ÖRNEK

152. Sayfa da Kara Ardıç’ın yan etkilerinden bahsederken
‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi olmamasına rağmen, fazla tüketilmemelidir.’’
Buyurmuş zati ali hazretleri, oysa Almanya da bu bitkinin D4 aşağı dozajdaki
tentür yasaktır, çünkü çok zehirlidir.D4 demek bir gram Kara Ardıç yaprak ve
dalı 1000 ml etlil alkolle tentür haline getirildikten sonra kullanabilir. Oysa
bu kişi kullanabilirsiniz problem yok diyor, gerçekten verse neyse.

85. Sayfa da Ak asma’nın yan tesirleri hakkında
‘’’Önerilen biçimde kullanıldığında hiçbir yan etkisi yoktur.Meyveleri sağlığa
zararlıdır.’’diyor.Peki gerçekten öylemi tabii ki hayır.Çok zehirli olması
nedeniyle asla çayı içilmemelidir.Almanya da D4 ‘den aşağı tentürlerinin
kullanılması yasaktır.

87. Sayfada Alfa alfa (medicago sativa) isimli bitkiden
bahsetmekte ve bu bitkinin bağışıklık sitemini güçlendirdiğini idea etmektedir,
fakat bu bitki bildiğimiz yonca dan başka bir şey değil, bitki ile ilgili
herhangi bir klinik araştırma yapılmamıştır ve bağışıklık sistemini
güçlendirmesi nasıl oluyor.Bu açıklaması gerekir, ha şifalı kokulu yonca
(Melilotus officinalis)dese o bu bitki de kılcal kan dolaşımı ile ilgili bir
bitkidir.Alfa alfa olarak bilinen yonca türünün hiçbir özeliği yok.

89. Sayfa da Altınbaş otu diyor, bitkinin simi altınbaş
değil, Altın başak oyudur, dururp dururken kendine göre isim uydurmuş.Şimdi
bitkinin ismi Altın baş diyeli o zamn bu bitkinin resmi birinci derecede şifalı
bitki olan Altınbaşak otu değil, Kanada altın başak otudur.İkinci yanlış ise
bitkinin Latince ismi yanlıştır.Doğrusu ise ‘’Solidago virgaurea’’ dır. Sayın
Prof biraz ilim gerekmez mi? Bir diğer hatta ise doktor konturolün de
kullanılmalıdır diyor. Neden aceba bunu da analmadık?

Çünkü yan tesi yok varsa açıklasın bitki hakkından benim
kitaba bakın.

92. Sayfa da Ardıç hakkında ‘’’Uzun süre kullanılımlar da
yüksek miktarda tüketilmesi böbreklere tahriş yapabilir’’diyor.Yani maşallah bu
konuda da sıfır bilgiye sahip olduğu anaşılıyor ve Berlin Chareti
Üniversitesinin bu bitki hakkında yaptığı çok kapsamalı klinik araştırmadan
haberi olmadığı anaşılmaktadır.Bilmiyorsan bu işi bir bilene sorun sayın Prof.
Dr. Ahmet Maranki

94. Sayfa da Arnika’nın yan etkileri hakkında ‘’’Bilinen
ciddi bir yan etkisi yoktur.’’Diyor sanki denemiş gibi, Arnika hafif
zehirlidir, çayı içilmez içilse de sade olarak içilmez 100 gramlık çay
harmanına 5 gram katılabilir.Almanya da tentürü yapılır, fakat D1 dahi
sakıncalıdır.dikkat!!!

100. Sayfa da Atkuyruğu otu hakkında ‘’’Otun belirtilen
miktarın üzerinde kullanılmaması gerekir.’’diyor.neden aceba sayın Prof. Dr.
Ahmet Maranki, açıklıyamadığına göre bilgin yok demektir.Ban göre problem değil
istenilen miktarda içilebilir, fakat nasıl içilmesi gerektiğini benim kitapta
yazıyor oradan isteyen okuyabilir.

112. Sayfa da Civanperçemi otu hakkında hiçbir yan etkisi
yok diyor, alerjiye sebep olabilir, çünkü birleşiminde alfa-metilen-8-lacton
bulunur.

120. Sayfada Çörek otu hakkında yan etkilerinden
bahsederken ‘’’Çok fazla ve hastalık olmadan kullanmanın zararlı olduğu iddia
edenler olduğu için, uzman kontrolünde kullanılması gerekir.’’ Demektedir ve
peki doğru mu? Değil, neden doğru değil, çünkü hemen altında kendi üreteceği
ürünün reklamı var.Çörek otu dan elde edilen ürününün reklamını yapabilmek için
çörek otunu karalıyor.Peki bu doğru mu yanlış?Bu adam sırf kendi menfati için
doğruları çarpıtıyor.Yazık bunuda ilim adamı gömeleği ile yapıyor.Bu kitabı
okuyan vatandaş ne düşünecek ha çörek otu da şüpheli diye düşünecek çok ayıp
çok ayıp, mefaatiniz için doğruları çarpıtmayın. 

121. Sayfada Çuha çiçeğinden bahseden kişi Işıldak otunun
resmini yayınlamış.Bu kitaba aldanarak yanlış bitkiyi kullanmayın. 

136. Sayfada Gilaboru’nun yan tesirleri hakkında
‘’’Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.’diyor.Yani zehirsizmiş, bitki karı
görmeden toplanırsa zehirlenmeye sebep olur. Biliyormu bu vatandaş bunu
bilmiyor.Peki neden eksik bilgi veriyorsunuz.

146. Sayfada Isırgan hakkında ki ilk ve tek ve de en
saçma yorumu burada .Bu yorumu Sarı cizmeli Mehmet ağa bile yapmaz utanır.Peki
bu prof neden insanları yanıltacak böyle bir yoruma neden baş vuruyor.Sadece ve
sadece üreteceği ürünün reklamını yapabilmek için çok ayıp ilim adına konuşan
kişinin bu kadar seviyesizliği çok ayıp.Lafa bak nasıl tuzak bir yorumla
kurulmuş.’’’Kanser olmadan bir kişinin ısırganı kullanması gerekir.Bitki hormon
ihtiva etmesi sebebiyle, kanser hücrelerini besler, yayılmayı
çoğaltabilir.’’buna ne denir allahını seven söylesin.Yuh be bu kadar saçma ve
cin fikirlilik olur mu?Dünyada Isırgan kansere sebep olur diyen tek insan bu
Sayın Prof. Dr. Ahmet Maranki çok ayıp.Neden böyle yazmış, çünkü kendi
üreteceği ürünün reklamını yapmak istiyor.Kendi ürünün reklamını yaapcaksan yap
fakat böyle ilmi verileri çarpıtmak niye?Evet sadece kendi bencil egosu için
ilmi katletmek ve yalan ve maksatlı yayın.

152.Sayfada Kapari’nin cinsel güçü artırdığından
bahsediyor, kapari hakkında dünyada herhangi bir Üniversitenin kliniğinde her
hangi bir araştıma yapılmamıştır.Homeopati uzmanları veya aromaterapeutisler
tarafından da klinik araştırmalar yapılmamıştır.Bizim zatı zevatın klinik
araştırması varda biz mi bilmiyoruz?

154. Sayfada Keten tohumu’nun bilinen herhangi bir yan
tesiri yoktur.Fakat sayın bay ‘’’Fazla kullanılması sakıncalıdır.’’diyor.Peki
neden çünkü bey efendi kendi ürününün reklamını yapıyor.Reklamını güçlendirmek
ve insanları beli bir noktaya yönlendirmek için ketenin sakıncalı olduğunu
söylüyor.Çok ayıp Sayın Prof. Dr. Ahmet Maranki.

146. Sayfa da Itır’dan bahsederken yanlışlıkla leyek
otu’nun resmini koymuş, aslında ona göre doğru, çünkü bilgisi ancak bu kadar.

146 Sayfa da Köpek Dilin’den bahsederken akçiğer otunun
bir alt türervi’nin resmi konmuştur.






















































































































































198.Sayfada Sarı Kantaron otu veya diğer adı
ile Kılıç otundan bahsedilmekte ve aynen şöyle diyor.’’İntihar riski olan
kronik depresyon durumlarında kullanılmamalıdır.diyor.’’Bu şahsın dünyadaki en
meşhur Üniversitelerin kliniklerin de binlerce hasta üzerinde yüzlerce klinik
araştırması yapıldığından haberi yok mu?Bana göre var, fakat peki o zaman neden
intihar riski olan kronik depresif hastalar kullanmamalıdır diyor, çünkü kendi
firması yakında SARI KANTARON HAPI ÜRETECEK ONUN REKLAMINI YAPAMASI GEREKİR.Bu
bir ilim adamına yakışır mı doğruları çarpıtmak, sadece ve sadece kendi
menfatiniz için ilmi değerlerle oynamak.Kılıç otu ve hapı depresyona karşı en
etkili bir bitkidir.Bu bitki hakkında doğru bilgiler benim sitede ve kitabımda
mevcuttur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir