Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

İLKER BELEK /// AŞI
KARŞITLIĞI SÜLÜK HACAMAT DÜŞKÜNLÜĞÜ : TIP ÜZERİNDEN ANTİMODERNLİĞİN İNŞASI

Aşı karşıtlığı yükseliyor. Giderek artan sayıda aile
çocuğunu aşılatmak istemediğini bunun özgürlükleri olduğunu ileri sürüyor. Bir
de üzerine dava açıp Anayasa Mahkemesi’nden “evet öyledir” diye karar
çıkartıyorlar. Sağlık Bakanlığı bütün bunlara seyirci kalmakla yetiniyor.

Hükümetin “alternatif tıp” diyerek başlattığı saldırı ise
başlı başına incelenmeli. “Milattan önceden” kalma 15 uygulama “Çin tıbbıdır”
denilerek “denedim bana iyi geldi” buyuranlar referans kabul edilerek tıp
ortamına dahil ediliyor hastanelerde poliklinikleri açılıp eğitim
programlarının içine sokuluyor.

Son olarak Canan Karatay grip aşısında alüminyum olduğunu
iddia edip son derece vahim bir yanlışa imza atmış olsa da bu yazının amacı
bilim dışı safsataları mesleki teknik açıklamalar getirerek çürütmek değil. Onu
sürekli olarak ayrıca yapıyoruz zaten.

Söz konusu olan modernliğe topyekun bir saldırıdır ve bu
bakımdan tıp alanı özel olarak seçilmiştir.

Sağlık ortamı ve halkın sağlığı çok uzun dönemdir ta 12
Eylül sonrasından beri ve Kemal Derviş’li günlerde belirginleşmiş olan piyasacı
bir operasyona tabiydi. Bu iş AKP eliyle nihayete erdirildi kamucu sağlık
sistemi tamamen çökertilerek gözleri paradan başka bir şey görmeyen şirketlere
devredildi.

Ama tıp ortamı AKP’nin ustalık dönemi içinde gerici bir
ideolojik saldırının etki alanına da girmiş bulunuyor.

Modernlik Rönesans’ın sonucudur. Temelinde sanayileşme
vardır. Aydınlanmayla ilişkilidir. Aklı bilimi sekülerleşmeyi savunan bir dünya
görüşünü ifade eder. Modernliğe zemin sağlayan sanayi devrimi ve kapitalist
üretim ilişkileriyse de ve sonrasında kapitalizm modernliği kirletmişse de
modernizm kapitalizmle eş anlamlı değildir. Kapitalizm modernliğin özünü
değiştiremez.

Bilimin etkisinin en fazla derece hissedildiği alanların
başında en başından beri tıp geliyor. Tıp ayrıca modernliğin kendisini halka
hissettirdiği halkla temasa geçtiği yaşam alanıdır.

Mikroorganizmaların saptanması bulaşıcı hastalıkların
nedenlerinin ortaya çıkarılması aşıların ve antibiyotiklerin keşfi
sterilizasyonun ilkelerinin geliştirilmesi salgınların kontrol altına alınması
bütün bu bilimsel ilerlemelerin başta hekimler olmak üzere sağlıkçılar
tarafından yaygın biçimde halka ulaştırılması; sağlıkla ilgili düşünce tutum ve
uygulamaların dinin etkisinden arındırılmasını sağlık alanının
sekülerleştirilmesini sağlamıştı. Artık o noktadan sonra halkın kilisenin
caminin din adamlarının üfürdüğü hurafelere inanması söz konusu olamazdı.

Mesleki bir alandaki bu gelişmeler dini düşüncenin ve din
iktidarının altını oyuyordu. Bilimin hayatın akışı içerisinde halka taşındığı
en önemli kanallardan birisi olan sağlık hizmeti modernliğin yaşam tarzı
biçimine dönüşmesini sağlamak üzere devreye giriyordu.

Bugün AKP’nin gerici iktidarını sağlamlaştırmak için tıp
ortamına ve hekimlere saldırmasının nedenini bu bağlam içinde aramak gerekir.

Dönemin başbakanı Erdoğan’ın “doktor iğne yapmaktan
acizdir delik deşer eder sizi hâlâ damarı bulamaz” (2003) şeklindeki açıklaması
yine aynı bağlam içinde anlam kazanır. Bir devlet başkanı neden bir meslek
grubunu özel olarak hedef alır? Aslında hedef alınan hekimler değil
modernlikti. Modernliğin iğneyle kuyu kazar misali yaratmış bulunduğu seküler
toplumsal dayanakların yok edilmesi için yaptığı işle modernliği halkla
buluşturmakta olan ve tabi ki halkı da modernleştirmekte olan hekimlerin
onların şahsında tıbbın yıpratılması tıbba bilim dışı uygulamaların sokulması
gerekiyordu.

Aynen laikliği yok etmek için türbanı bir özgürlük simgesi
olarak kabul ettirmeye çalışmalarında olduğu gibi; modernliği yok etmek için de
hekimleri ve tıbbı özel olarak hedefe yerleştirdiler tıbbı gericileştirmek gibi
özel bir hedef belirlediler.

Nasıl ki türbanı laikliğe karşı gerici saldırılarının koç
başı olarak kullandılar; hekimlere ve tıp ortamına da modernliği ve sekülerizmi
yıkmak için özel olarak saldırdılar.

Aşı karşıtı söylem ve “alternatif tıp” alanı işte bu
amaçla itinayla geliştirildiler. Sağlık hakkını gündem dışına düşürebilmek için
o alanın içinde en kabul görmüş unsurlardan birisi olan aşıyı “bireysel
özgürlük” diye tercih konusu halinde yeniden anlamlandırdılar ve akıl dışı
uygulamaları da “alternatif” diye tıbba dahil ettiler. Hakkı da tıbbı da yok
edecek gelişmeleri tetiklediler. Anlaşıldığı üzere saldırı esasında tıp
üzerinden bütün toplumsal kazanımlara ve bilime yönelikti.

Tıbbın giderek ilaç ve teknoloji tekellerinin hakimiyeti
altına girmiş bulunması hekimliğin muayenehanecilik ortamındaki kirlenmişliği
gerici saldırının güç alacağı zemini oluşturdular. Tıp ve sağlık ortamı AKP’nin
antimodern yaşam kurgusunun kurucu öğeleri olarak yeni baştan inşa edildiler.

Tam bu noktada kimi “sol” çevreler türbana özgürlük diyen
“solcu”ların yaptığına çok benzer şekilde tıp ortamının kapitalize edilmiş
olmasını moderniteyle eş anlamlı bir kulvara yerleştirdiler. Bu gerici
saldırganların arayıp da bulamadığı bir destek oldu.

Oysa tıbbın kapitalize edilmiş olmasıyla modernliğin
hiçbir şekilde alakası yoktu. Kapitalizmin modernliği kendi tekelci çıkarları
için kullanıyor olması modernliğin hatası değil; tekellere karşı sağlık hakkı
mücadelesinin örgütlenemiyor olmasının sonucuydu.

Bir dünya görüşü olarak Marksizm’in ayaklarını bastığı
entelektüel zemin modernite ve modernliği tıbbı sağlığı bu gerici kuşatmadan
kurtaracak olan da Marksizm’in siyasal karşılığı olarak sosyalist düzendir.








































LİNK : http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ilker-belek/asi-karsitligi-suluk-hacamat-duskunlugu-tip-uzerinden-antimodernligin-insasi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış