Alzheimer Hastalığı Nedir?..

Alzheimer Hastalığı, yaşın ilerlemesi ile
karşılaşılması olası hastalıklardan bir tanesi olarak günümüzün sağlık
sorunlarından önde geleni olmuştur.   Özellikle
80 ve yukarı yaştakileri hedef alan nörolojik tablodur.   Maalesef halen oluşmasını kesinlikle önlemek
olanağı olmadığı gibi tedavisi konusunda da yeterli tıbbi donanımlara sahip
olamadığımız bir hastalıktır.  Kaldı ki,
tablonun adım adım gelişesinin de 10-15 yıllık bir ön periyoda gereksinim
duyduğunu da biliyoruz.

Nerede ise 70 li yaşlara ermiş insanlardan bir
tanesi ya Alzheimer Hastası ve diğeri de ailesinde Alzheimer Hastası olan bir
kişiye bakan refakatçi konumundadır dersek, biraz abartmış olsak bile sıklığı
hakkında bir fikir verebilmiş oluruz.  
Ülkemizin bu hastalıktan etkilenenlerin sayısını bilmesek dahi, ABD de
yaşayan asgari 35 milyon Alzheimer hastası olduğunu ve 2030 yılında bu sayının
70 milyonu bulabileceğini söylememiz olasıdır.

Alzheimer Hastalığı, beyinde yer alan ve
trilyonlarca sayısı olan ‘sinapsis’ denilen sinir ucu elemanlarında ortaya
çıkmaktadır.  Sinapsis denen yapılar,
beyin sinir ağının bağlantı yerleridir ve sinyal iletişimi buralardan
sağlanır.  Sinapsislerin iletişimi
sağlamak için kullandıkları protein kökenli bir madde vardır ve bunlara
‘amiloid beta molekülleri’ denmektedir.  
Sinyal iletişimi bir sinir ucundan diğer sinire bu madde aracılığı ile
temin edilebilmektedir.  Bu maddelerin
kullanımı sonrası ortamdan temizlenmesini ise sağlamaktan ‘mikroglia’ olarak
bir başka madde sorumludur.   Amiloid
beta maddesinin ya fazla salgılanması ya da mikroglia denenler tarafından
yeterince temizlenememesi sonucu, sinapsislerde amiloid beta molekülleri
yapışkan ve gittikçe sertleşen plaklar oluştururlar.  İşte bu plaklar sinaptik iletişimi aksatarak
Alzheimer Hastalığını yaratır.

Alzheimer Hastalığının en karakteristik
işaretleri dil ve hafıza kaybı ile kavrama bozukluklarıdır. 

Sorun amiloid plakların oluşması önlemek ise
maalesef elimizde koruyucu ve önleyici bir tıbbi çözüm henüz yoktur.  Ancak hastalık riskini ırsi etkenlerden yani
aileden alabilen bizler de, bazı bireylerin gene aileden geçen kalıtsal mirasla
amiloid beta kümelenmesini önleyici bazı DNA koruyucu düzeni alabildiklerini ve
bu nedenle hastalık dışı kalabildiklerini anlıyoruz.   Bu koruyucu mutasyon elemanlarının şifresi
ise halen tanımlanamıyor.

Alzheimer Hastalığı konusunda risk yaratan bazı
nedenleri bilebilmekteyiz.  Ailevi
kalıtsal riski zaten kayda almıştık.  
İkinci sıkıntılı sevimsiz haber, hasta adaylarının derin ve uzun uyku
uyuyamamasıdır.  Çünkü iyi bir uyku
devresinin amiloid beta moleküllerini temizleyen mikroglia yapısındaki
maddelere yardımcı olabildiğini saptamış durumdayız.   Keza kalp hastaları riskli gruplardır ve
Alzheimer hastalarının % 80’i kalp sorunları yaşayanlardan oluşur.  İyi kontrol edilmeyen yüksek tansiyon,
diyabet hastalığı ve egzersizlerden uzak yaşanan bir yaşantı Alzheimer için
risk yaratmaktadır.

Alzheimer oluşmaması için adına Akdeniz diyeti
dediğimiz sebze ve meyve ağırlıklı bir yemek rejimi ve kilolu olmamak
önemlidir.  Keza uygun şeklide fiziki
aktivite ve egzersiz programı uygulamak yararlı görülmektedir. 

Alzheimer Hastalığı koruyucusu olarak sık duyulan
bir öneride bulmaca çözmek iyidir söylentileridir.   Yabana atılmaması doğru sayılsa bile amaç
beyin sinapsislerinin randımanlı çalışması ise doğru olan yeni bilgiler edinmek
için çabalamaktır.  Bilinen şeyleri
bulmaca yöntemi ile yinelemek yeterli ve koruyucu sayılmaz.  Örneğin; yeni bir lisan öğrenmeye çalışmak
tavsiye edilmektedir.  Böylece yeniden
kazanılan bilişsel ağ yapılanmaları ve rezervler, sinapsların yeni yollar
yaratmasına katkı sağlamaktadır.  Yeni
şeyler öğrenmek çabası gerçek bir beyin jimnastiği rolünü üstlenmekte ve
sinaptik yollar açık tutulabilmektedir.  
Bazı kadınların el örgüsü meraklarının olmasının Alzheimer için yararlı
bir koruyuculuk yapabildiğine işaret sayılmaktadır.

Alzheimer Hastalığı tanısı konması, yarın ölecek
olmak anlamına gelmiyor.   Yukarıda söz
ettiğimiz yöntemlerle sağlıklı yılları uzatmak olasıdır.  Özellikle yaşamın sevgi ve duygulu motiflerle
beslenmekte oluşu çok yararlı görülmektedir.

AK-ŞAKA olarak, annesi ve teyzesinde, yani her
iki merhume aile bireyinde Alzheimer Hastalığı tablosu ile yakın durmuş birisi
olarak ve gene bu konuda riskli olduğunu kabul eden bu kalemşor size küçük
dokunuşlarla bir hastalık tablosunu anımsattı.  
Kentimizde yeni kurulan ve Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Aynur Özge Hanım tarafından temeli atılmış olan Alzheimer Derneği ve bu amaçla
yaratılmış olan Yaşam Merkezi artık siz Mersinlilerin hem hizmetindedir ve hem
de bu kurumun yaşatılması için katkılarınıza kapısını açmış bulunmaktadır.  İlgi duyanlarınız adresine ve telefonuna ulaşabilir
ve bu dernek ile tanışabilir.  Kaldı ki,
kurban bayramı için bağışta bulunursanız, hayır diyeceklerini de
sanmıyorum.   Hele bir deneyin bakalım!..    












































Erdal Akalın (21.08.2017)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet