Milli
Güvenlik Akademisi Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Talat
Enveroviç Çetin’le yeni dönemi konuştuk.


Talat
Enveroviç Çetin, Rusya Milli Güvenlik Akademisi”nde Uluslararası
İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı aynı zamanda Türk Akımı’nın isim babası.
Türk – Rus ilişkilerinde çok önemli bir isim. İki devlet nazarında ilişkilerin
üst düzeye çıkması için gecesini gündüze katıyor. Türkiye’ye geldiği kısa
sürede kendisiyle bir röportaj gerçekleştirdik. Özellikle tarihi Erdoğan
Putin
görüşmesini, 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimini, Putin’in ve Rus halkının
tutumlarını sordum. 


“RUSYA’DA BÜYÜK SEVİNÇLE KARŞILANDI”


Türkiye’yi de Rusya’yı da çok iyi bilen isimlerden birisiniz.
Öncelikle şunu söyleyeceğim.  Tarihi buluşma gerçekleşti. Bu gerçekleşme
Rusya kanadında nasıl karşılandı? Bu görüşmeyi Putin nezdinde ileriye dönük
nasıl görüyorsunuz?


Kanal
7’de katıldığım bir programda Eylül ayındaki görüşmenin çok geç olduğunu,
mutlaka bunun öne alınması gerektiğini ve öne alınacağını söylemiştim. Aslında
planlanan Temmuz sonuydu fakat Türkiye’deki hain darbe girişiminden sonra 9
Ağustos’a alındı. Rusya açısından bakıldığında, bu fevkalade büyük sevinçle ve
memnuniyetle karşılandı. Bugün Avrupa’dan ve Türkiye’den baktığımız çerçevede
de Türkiye, Rusya’da hatta ‘Türkiye’ demiyor ‘Türkiye ve Erdoğan Rusya’da güç
gösterisinde bulundu’ gibi bir tepkiyle karşılandı.


TÜRK – RUS İLİŞKİLERİ ÜST DÜZEYE ÇIKARILMALI


Uçak krizinden önceki ortak düzeydeki stratejik, ekonomik ve
siyasi birlikteliği devam ettirecekleri Putin ve Erdoğan’ın söylediği ortak ana
fikirdi. Bu görünürde böyle fakat Türkiye’nin yüzünü Avrasya’ya
dönmesini istemeyen Batı ve ABD’nin tutumunu nasıl karşılıyorsunuz? Bunun
getirisi hem Rusya’ya hem de Türkiye’ye nasıl olur?


Son
15 yıldır en yüksek seviyeye çıkan Rus – Türk ilişkilerinde en önemli ilişki
kolu ekonomikti. İlişkilerin 40 milyarlara doğru yükselmesi bunun da 2023’lere
her iki devlet başkanının da isteğiyle ve hedefiyle 100 milyar dolarlara hedeflenmesi
çok normaldi ve bu olabilir bir rakamdı. Tam bu hedefe hızla yürürken birden
Batı’nın ve ABD’nin önce Ukrayna’dan başlayıp karışıklık çıkarması sonra
Kırım’ın bağlanmasını bahane edip ambargolar koyması ama dost Türkiye’nin bu
ambargolara karışmayıp ki bu bir nevi Batı’yı karşısına almaktı Türkiye için bu
bir riskti. Bu riski göze alıp dostluğunu gösterdi. Bu 100 milyara doğru emin
adımlarla yürürken üçüncü planı ortaya koyup uçağı düşürdüler. Türkiye kendi
iradesiyle düşürmedi uçağı. Eskiden Rus Türk ilişkisi ekonomikti bu bir
hataydı. Şimdi yeni kurulan ilişkide ekonomik, stratejik, askeri ve en önemlisi
terörle mücadele işbirliği ilişkisidir.


“BU DURUM BATI’YI ÜRKÜTTÜ”


Türkiye’nin Şanghay’da gözlemci statüsüne yükselmesi ilerde böyle
bir koridor açılmasıyla beraber bu grup dünya nüfusunun %40’nı barındıran bir
topluluk olacak, bu Batı ve ABD cephelerini keskinleştirir mi? Batı’yı ürkütmez
mi?


Batı’yı
ürkütmelidir. Batı bunu yeterince sezmiş ve korkmuştur. Özellikle Sayın
Erdoğan’ın Moskova ziyaretlerinde ‘bizi de Şanghay işbirliği örgütüne alın’
talebiyle onların heyecanlanmasını sağlamıştır. Kazakistan’ın değerli Devlet
Başkanı Nazarbayev’de Şanghay işbirliği örgütünün önemli isimlerindendir.
Türkiye’nin Şanghay işbirliği örgütünde olması gerektiğini söylemiştir. 


RUS HALKI TÜRK MİLLETİNİ KENDİNDEN GÖRÜYOR


Türkiye’de bu görüşme sevinçle karşılandı. Rus halkı bu görüşmeyi
nasıl karşıladı?


Rus
halkı da Türkiye gibi sevinçle karşıladı. Rus halkı bu iki ülkenin küskünlüğünü
ve kırgınlığını anlayamamıştı. Bu işin içinde başka bir iş olduğunu, Türklerin
böyle bir millet olmadığını, Rus halkının nüfusunun büyük çoğunluğu Türk
milletini tanıyor.  Türkiye’ye gidip gelişler yabancı ülkeye gidip
gelmeler gibi değil, misafirliğe, dost ülkeye geliyor gibidir. Dolayısıyla
tanığı ülkenin insanları bunu yapmazdı. Kimse bunu ciddiye almamıştı ve
gerçeğin ortaya çıkacağını söylemişlerdi. Oyun bozuldu. Liderler halkının
istediklerini yapmış oldu.


ERDOĞAN HAVALİMANINA İNDİĞİNDE RUS HALKI COŞKUYLA
KARŞILADI


Rusya’da darbe nasıl karşılandı? Türk milletinin sokağa çıkması
devlet ve halk nezdinde nasıl vuku buldu?


Bu
haberler
geldiğinde Rusya’daki yakın dostlarım aradı “Neler oluyor biz bunları
duyduk ne kadar doğru?” dediler. Cumhurbaşkanını telefonla bağlandığının
halkı sokaklara darbeye karşı direnmeye davet ettiğini söyledim. Rus televizyon
haber kanalları da beni aradı. Onlara ‘Türkler tankın üstünde’ dedim. O gece
Kremlin uyumadı, sabaha kadar Türkiye’yi takip etti. İlk saatlerde de kadim
dost Putin, kadim dost Erdoğan’a destek telefonu açtı. Bu tarihi andı. İlk
desteği o verdi ve darbeye karşı olduğunu söyledi. Rus halkı Erdoğan’ı
havalimanında görünce büyük heyecan ve sevinçle karşıladı. Rus halkı Türk halkı
gibi kahramanları sever. Sayın Erdoğan, Kahraman Türk Başkomutanı olarak Rus
halkının gönlünü fethetti.


YENİ DÜNYA DÜZENİ KURULUYOR


Yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Putin – Erdoğan bunun miladı
diyebilir miyiz?


Tarihi
zirve asıl büyük zirvelerin başlangıcıydı. Olacak olan görüşmelerin ön
görüşmesiydi. Bundan sonra yeni dünya düzeni bekliyoruz. Artık dünyada hiçbir
şey eskisi gibi olmayacaktır.


Bunun kırılması 15 Temmuz diyebilir miyiz?


Kesinlikle
diyebiliriz. Bizim yoğun çabalarımızla Batı’nın Amerika’nın iki ülkeyi
birbirine düşürme planı suya düşmüştür. Bunun hemen ardından Sovyetler Birliği
vatandaşlarına yaptırılan hain havalimanı saldırısı olmuştur. Bu olayda dahi bu
kadar ağır kayıplar verilmesine rağmen Putin, ‘Türkiye güvenli ülkedir,
Türkiye’ye gidebilirsiniz’ demiştir ve Türkiye’ye destek vermiştir.