ÜLKELER BAZINDA ANALİZLER & ÜLKELER DOSYASI

Rusya Tedirgin

İki
şey Rusya’yı şu an çok tedirgin ediyor. Trump’ın Türkiye’ye yönelik sıcak tavrı
Türkiye’nin Amerika’ya yaklaşması sonucunu doğurabilir. Ayrıca Türkiye El-Bab’ı
aldıktan sonra Rusya’ya ihtiyacı kalmıyor.

Rus uçağının
Türk askerlerinin bulunduğu koordinatları vurması sonucu üç askerimiz şehit
düştü. Rusya tarafından olayın bir kaza sonucu olduğu dile getirildi. Türk
tarafı ise kaza olmama ihtimalinin daha yüksek olduğunu ima ediyor. Bana
sorarsanız da kaza değil. Rusya çok tedirgin ve aklı sıra
Türkiye’yi uyarıyor. Fakat yanlış yapıyor.

Amerika ile
anlaşmasından korktuğu Türkiye’yi tehdit ediyor.

Böylelikle
Ankara’yı Amerika’ya doğru ittiğini görmüyor. Endişeli hareket ettiği için
rasyonel davranmak yerine tehditkar davranıyor.

Fırat Kalkanı
Harekatı’nın ne anlama geldiğini artık çoğumuz biliyoruz. Bu harekât DEAŞ’a
karşı taarruz, PYD’ye karşı savunma kalkanı olarak planlandı. Türkiye’nin
Suriye’de kendi bölgesini oluşturmak ve Suriye’nin kuzeyinde bir PYD oldu
bittisini önlemek için yapıldı. DEAŞ sınırımızdan atıldı.

El-Bab operasyonu
tamamlanınca sıra PYD’ye gelecek. Fırat Kalkanı Fırat mızrağına
dönüşecek. İlk günden beri siyasi planlama buydu. Operasyon da buna
uygun olarak ilerledi. El-Bab kuşatıldı. ÖSO birlikleri şehrin
yarısını kontrol altına almış gibi. El-Bab ele geçrilince Türkiye’nin
yeni planları olacak.

Bu durumu Ruslar da
biliyor. Zaten Fırat Kalkanı operasyonu Ruslarla irtibatlı ve Amerika’ya rağmen
başlamıştı.

Amerika Türkiye’nin
böylesi bir operasyon yapmasını engellemek için elinden geleni yapmış ve PYD
bölgesini adım adım genişletmişti. Buna karşılık Rusya ile sorun yaşayan
Türkiye yalnız kalmıştı. 15 Temmuz sonrası Erdoğan ilk ziyaretini Rusya’ya
yaparak Moskova ile aradaki gerginliği bitirmişti. O günlerde varılan uzlaşı
sonucu Türkiye’nin El-Bab’a kadar olan bölgeyi kontrol etmesi Rusya tarafından
olumlu bulunmuştu.

Fakat iki şey
Rusya’yı şu an çok tedirgin ediyor. Trump’ın Türkiye’ye yönelik sıcak tavrı
Türkiye’nin Amerika’ya yaklaşması sonucunu doğurabilir.
Ayrıca Türkiye El-Bab’ı aldıktan sonra Rusya’ya ihtiyacı
kalmıyor. Bunun yerine PYD ile mücadelede Amerika ile anlaşma zamanı
geliyor.

Obama döneminde bu
durum Rusya için çok sorun olmayabilirdi. Zira Obama Türkiye yerine PYD’yi
tercih ediyordu ve bu nedenle de Türkiye Rusya’ya yaklaşıyordu. Fakat şimdi
bunların hepsi altüst olabilir. Trump PYD’ye olan desteği kesecek gibi
görünüyor. İran ile bir kavga başlatması an meselesi. Son olarak Rakka’ya
yönelik bir operasyon da gündeme gelebilir. Bütün bunlar bir araya geldiğinde,
Trump’ın Ankara ile çalışmak istemesi hiç de şaşırtıcı olmaz.

Zaten Erdoğan ile
Trump arasında yapılan telefon görüşmesi bunun sinyallerini verdi.

Suriye’nin
kuzeyinde PYD etkinliğinin son bulmasını isteyen Türkiye bunun için cesur
adımlar atabilir. Rakka operasyonu da bunların başında geliyor. Türkiye
Rakka’nın temizlenmesi için işbirliğine hazır olduğuna dair bir plan bile
verdi.

Belki Türkiye
hiçbir zaman Rakka’ya gitmeyecek fakat PYD’yi temizlemek için Rakka teklifi
yapılabilir. Böylece Türkiye Amerika arası bir uzlaşma doğar. Bu plan
çerçevesinde ve benzeri durumlarda Rusya Suriye masasında yalnız kalmaktan
korkuyor. Suriye’de yaptıklarının boşa gitmesini istemiyor. Astana merkez
olmaktan çıkıp Cenevre’ye doğru evrilebilir. Rusya bunlardan rahatsız.

Eğer gerçekten
böyleyse Rusya’nın Türkiye’ye iyi davranması ve kendine yakın tutması gerekir.
Fakat Ruslar öylesine endişeli ki Türkiye’yi teşvik etmek yerine
tehdit etmeyi seçiyor.

Eğer Rusya ile
birlikte hareket etmezseniz Cerablus Azez hattında güvende olmazsınız
demek istiyor.

Bu tehditkar tavır
bize yanlış gelebilir.


































Ama bunun Rus
diplomasisinde bir yeri vardır. Ve Rus diplomasi geleneği genelde
teşvikler üzerinden değil tehditler üzerinden gitmeye alışkındır. Bu
geleneğe dair hiçbir örnek bilmiyorsanız İkinci Dünya Savaşı sonrasına bakın.
Rusya Türkiye’den toprak talebinde bulunmuş ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni
değiştirmek istemişti. Gereksiz ve küstah taleplerde bulunduğu için Türkiye
Amerikan tarafına yaklaşmıştı. Benzer bir hatayı yetmiş yıl sonra
tekrar yapar mı? Tabii ki yapar. Aynı oyun, tarihte
defalarca oynandı. Ve Rusya aynı hatayı yapmaktan vazgeçmedi. Yine
korku ve endişeyle aynı hatayı yapması kimseyi şaşırtmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir