XVIII. yüzyılda Çarlık Rusya’sının asırlardır Türklerin tarihî yurtlarından biri olan Altay bölgesini ele geçirmesiyle beraber burada yaşayan gayrı Rus topluluklar sistematik bir şekilde Ruslaştırma ve Hıristiyanlaştırma politikasına maruz kalmıştır. Altay Dini Misyonu bu asimilasyon siyasetini kurumsal bir yapıya dönüştürmek amacıyla 1830 yılında Makari Gluharev’in başkanlığında Ulala’da kurulmuştur. Misyonun nihai hedefi Rus dil, kültür ve inancını bu topraklarda kalıcı hale getirerek çarlık sınırları içerisinde tek tip millet oluşturma gayretinden başka bir şey değildir. Vaftiz edilen Altaylılar yaşam tarzlarını, sosyal ilişkilerini ve ekonomik faaliyetlerini Rus kültür hayatına uygun bir şekilde yaşamaya başlamıştır. Bölgede gerçekleştirilen misyonerlik faaliyetlerinin en etkin yolu da eğitim kurumlarından geçmekteydi. Altaylılar küçük yaştan itibaren bu eğitim kurumlarında kendi dil, kültür ve inançlarından yoksun bir şekilde yetiştirilerek Ruslaşmış gelecek neslin temelini oluşturacaklardır. Nitekim asimilasyon, başlarda bölge lehçelerine hâkim misyonerlerin yerel dilde verdikleri eğitimle başlamış, sonraları ise yerelden devşirilen misyonerlerle devam etmiştir. Misyonun kurulduğu ilk yıllarda zayıf kalan eğitim faaliyetleri her geçen yıl etki alanını genişleterek binlerce Altaylının vaftizi ile sonuçlanmıştır. Kurulduğu 1830 yılında tek okul ve yirmi öğrenciyle başlayan eğitim faaliyetleri zamanla onlarca okul ve binlerce öğrenciye ulaşmıştır. Bu çalışmada, 1830 yılında kurulan Altay Dini Misyonu’nun genel yapısı ortaya konulduktan sonra, misyon başkanlarının faaliyetleri üzerinden Altay bölgesi halklarının Ruslaştırılması ve Hıristiyanlaştırılmasında eğitim kurumlarının ne derece önemli olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır.

DOKUMANI BURADAN <1drv.ms/b/s!As9d0zxhjzjlgW_WeY4pQuZq6w0M?e=d4LcYT> İNDİREBİLİRSİNİZ.