KAYNAK : BURADAN KAYNAK SİTEYE ULAŞABİLİRSİNİZ. 

Psikolojik Harp
Saldırılarının En Tehlikelilerinden Biri : Dezenformasyon

Psikoloji bilimi, gelişen teknolojiyle de
birleşerek artık nükleer silahlardan çok daha tehlikeli silahlar üretmeye
başlamıştır. Bunlardan biri de dezenformasyon.

şimdi
size adım adım dezenformasyon nasıl yapılır tarif ediyorum;

birinci adım:
hedef belirleme

öncelikle
psikolojik saldırı yapılacak kişi veya insan grubu belirlenerek hedefe alınır.
bu hedef hakkında meta data denilen her tür bilgi ve veri özel bilgisayar
programları tarafından çeşitli veri tabanları ve açık kaynaklar kullanılarak
elde edilir.

hedefin
sosyal medya paylaşımlarından, eczaneden aldığı ilaçlara kadar pek çok bilgi
tek bir analiz dosyası altında birleştirilir. örneğin hedefiniz tek bir kişiyse
onun tam psikolojik profili çıkartılır ve tüm zaafları program tarafından
ortaya konur. hedefiniz bir insan grubuysa onlarında manipüle edebileceğiniz ve
duygusal duruma sokarak eylemlere yönlendirebileceğiniz psikolojik açıkları
elde edilir. kısacası bilgi güçtür. hakkınızdaki en önemsiz görünen bilgi bile
sizin aleyhinize kullanılabilecek bir zaafa dönüştürülebilir. örneğin sosyal
medyada sildiğiniz kendi yorumlarınız bile sizin korkularınız ve değerleriniz
hakkında büyük ipuçları verir. (evet, bilgisayar ortamına koyduğunuz hiçbir şey
silinmez siz sadece sildim zannedersiniz, on yıl önce kullandığınız bir
bilgisayarda sildiğiniz ufacık bir resim bile eğer zamanında bir kere bile
internete bağlanmışsanız bulunabilir)

ikinci adım:
yalanın hazırlanması

hedef
belirlendikten sonra tüm bilgiler bu iş için üretilmiş özel yazılımlara
yüklenir. bu robot yazılımlar hedefi etkileyecek görsel ve yazılı materyalleri
üretmeye başlarlar. örneğin hedeflediğiniz kişi şu an milletvekili aday adayı
ve adaylığı kesinleşirse kazanma ihtimali yüksek. yalan üretim robotları bu
kişinin otuz sene önce çalıştığı işyerinde yan masasında oturmuş bir iş
arkadaşının sonraki yıllarda yasa dışı ilişkiler içine girdiğini veri
karşılaştırmasıyla tespit eder. daha sonra bu kişi hakkında “ x partisinin
milletvekili adayı y’nin ünlü uyuşturucu tüccarı z ile arkadaş olduğunu biliyor
muydunuz ?” türü vurucu bir yalan üretir. otomatik program o kadar çok detay
verir ki bu kişinin en yakınları bile hazırlanan habere inanabilir. insanlar
her zaman çok detaylı bilgilerin doğru olduğunu düşünürler.

üçüncü adım:
yalan haberlerin pozisyonlanması

yalan
haber mermileri hazırlandıktan sonra sıra onları ateş etmek için namluya
sürmeye gelir. bu iş için hazırlanmış özel mini programlar yazılı veya görsel
yalan haberleri ınternet ortamına sürmeye başlarlar. sosyal medyada gerçek
görünümlü ama aslında “bot” denilen ve bilgisayar programları tarafından
yönlendirilen bir ton sahte profil vardır. örneğin sizin tweetlerini heyecanla
takip ettiğiniz bir profil aslında gerçek insan olmayıp bir bilgisayar programı
olabilir. bu tip milyonlarca sahte hesap ınternet ortamında yerleşik haldedir.
hatta “troll” adı verilen saldırgan sosyal medya hesaplarının da bir kısmı
aslında “insan” değil “bot” programlarıdır. bunun dışında aynı anda on binlerce
siteyi yayına sürebilecek botlarda vardır. örneğin kışkırtılmak istenilen bir
grubun tepki göstereceği bir yalan haber birkaç gün içinde kurulan yüzlerce
“haber sitesi” görünümlü araçla o gruba ulaştırılabilir.

dördüncü adım:
dezenformasyonun ilgili hedeflere gönderilmesi

özel
programlar tarafından belirlenen hedef kitlelere tam da onların dikkatini
çekecek şekilde hazırlanmış veriler gönderilmeye başlanır. örneğin dini bir
azınlık grubunu kışkırtmak istiyorsanız onların en kutsal bildiği yerin
saldırıya uğradığı yalan haberi bir anda bu grubun milyonlarca üyesinin sosyal
medya hesaplarında gözükmeye başlar. aynı anda whatsapp grupları üzerinden de
yalan haberin konduğu video ve site linkleri paylaşılmaya başlanır.
kışkırtılmak istenen insanlar birkaç saat içinde dünyanın neresinde olurlarsa
olsunlar bu yalana maruz bırakılırlar. bunu yapmak günümüzün teknolojik
imkânlarıyla çok kolaydır. bugün siz google’dan bir şey arattığınız veya
facebook’unuza baktığınız zaman bile sistem sadece sizin ilginizi çekecek
şeyleri gösterir. tabi dağıtılan yalan paylaşımlara tıklanma ve paylaşma sayısı
arttıkça haber daha da büyük kitlelerle ulaşır. bundan yirmi yıl önce 24 saat
televizyon yayını yapsanız ulaşamayacağınız insan sayısına bugün birkaç saat
içinde internet ve sosyal medya üzerinden ulaşmanız mümkündür. o telefonları
elimize tutuşturan ve içine bedava kullanacağımız sosyal medya aplikasyonlarını
koyanlar bunu tabii ki boşuna yapmamıştır.

beşinci adım:
istenilen eylemin yaptırılması, sürecin bitirilerek sonuçların test edilmesi

yalan
haberlerle hedef altına alınan kişi birkaç saat içinde köşeye sıkışmıştır çünkü
kendini savunabilecek ve işin gerçeğini anlatabilecek imkânları yoktur. daha da
kötüsü zaten kendisine yapılan operasyonun da farkında değildir ve kendini
nasıl savunabileceği konusunda bir bilgisi de yoktur. hedeflenen gruplardaysa
iş daha korkunçtur. çünkü insan grupları belli bir aşamadan sonra akıllarını
kaybeder ve mantıklı birey görünümünden çıkarak vahşi bir güruha dönüşürler.
yalan haberlerle kışkırttığınız bir insan grubunu her türlü şiddet eylemine
yönlendirmeniz tek bir kişiyi yönlendirmenizden daha kolaydır. operasyon bitip
istenilen sonuç alındıktan sonra bu işi yapan on binlerce “bot” sosyal medya
profili ve açılan “sahte haber siteleri” birkaç saatte ortadan kaybolurlar.

şimdi
çok basitçe birkaç sayfada anlatmaya çalıştığım operasyonların kabaca şekli
budur. tabi burada kullanılacak özel psikolojik telkin teknikleri, sosyal
medyaya sürülen paylaşımlarda kullanılacak grafikler, renkler ve sesler gibi
birçok incelik daha vardır ama işin özü budur.

peki, şimdi durum
buyken sizce bu konularda insanlarımız bilinçli mi ve yeterli önlemler
alınmakta mıdır? 

bu
konularda televizyonlarımızda bilgilendirici programlar var mı? devletimizin
güvenlikle ilgili kurumları ve bu kurumlarda çalışanlar psikolojik
operasyonlara karşı koyma konusunda ne kadar eğitim almışlardır? medyamızda bu
konularda insanları bilgilendiren köşe yazarlarımız nerede? şu anda seçimlerde
devletin yönetiminde söz sahibi olacağım diyen bir çok milletvekili adayımızın
bu konularda bir bilgisi var mıdır? seçim çalışmalarına yüzbinlerce lira
harcayan ve günlerini gecelerini ayıran adaylarımız en azından bu konuda bir
günlük eğitim almak için neden zaman ve para ayırmazlar? bu kadar büyük
tehlikeye rağmen insanlarımızdaki bu sahte güven nereden gelmektedir?

kısacası
tüm yaşamları ve planları birkaç yüz bilgisayarın birkaç tuşuna basılarak
yapılacak ufak bir psikolojik harp saldırısıyla harap olabilecek kurumlar,
şirketler, siyasetçiler, iş adamları olası bir tehlikeye karşı hangi önlemleri
almaktadırlar ? buna cevap vereyim tabii ki almıyorlar. çünkü umurlarında bile
değil çünkü kendilerine “çoook güveniyorlar”.








































güven çok iyidir ancak altınızda
at ve elinizde kılıçla bir tankın üstüne hücum edip onu yenebileceğinizi
düşünüyorsanız bu yaşadığınız ruh haline “kendine güven” değil sadece “kendini
kandırma” denir. insan en büyük zararı kendini kandırmaktan görür.