ÖZEL HARP DAİRESİ & PSİKOLOJİK HARP

NAZİ PROPAGANDASI VE JOSEPH GOEBBELS

Dr. Joseph Goebbels (1897-1945) Hitler’in “Halkı
Aydınlatma ve Propaganda Bakanı’dır. “Hitler’in en yakın
arkadaşlarındandır. Coşkulu ve enerjik hitabet yeteneği vardı. Sert anti
semitik (*) görüşleri ile kitlesel propagandanın Büyük Yalan olarak bilinen
tekniğini kullanmakta ustaydı. Alman filolojisi (**) tarih ve antik filoloji
okudu. Gönüllü gazetecilik, banka memurluğu, borsacılık yaptı. Roman ve oyun
yazdı ama yayınevleri tarafından beğenilmedi.

1925’de Nazi partisine girdi ve hızla yükseldi.
Partinin gazetesinde görev yaptı ve propaganda sorumluluğunu üstlendi. 1933’de
Nazilerin iktidara gelmesiyle Propaganda Bakanı oldu. Son ana kadar Hitler’in
yanında kaldı.

Goebbels’in aslında görevi Alman halkını kandırmaktı.
Halkı Hitler’in peşinden savaşa sürüklemek için elinden gelen her şeyi yaptı.
“Bize sömürge lazım, mallarımıza pazar gerek, para babaları savaşmamızı
istiyor” söylemi olsaydı, halk ikna edilemezdi.

Hitlerin davranışlarında, söylemlerinde,
politikalarında Goebbels’in etkisi vardır. Hitler tüm Hristiyanları kendi
önderliği altında birleştirerek Tek Dünya Devleti kurmayı amaçladığını söylüyor
ve bunu Nazi toplantılarında çeşitli simgeler kullanarak kitlelerin beynine
kazıyordu. Komünist tanrıtanımaz Rusya ve Yahudiler düşman ilan edilmişti.
Katolik ve Protestan din adamları Nazi toplantılarında buluşuyordu.

Nazi parti önderleri üniformalarına ve şapkalarına
ırkçılığı simgeleyen Gamalı Haçı ve Hristiyanlığı simgeleyen Demir Haçı
takıyordu. Böylece ari ırkçılıkla Hristiyan dini Nazi potasında kaynaşıyordu.

Nazi partisi, doğum yapan her Alman kadınına Ari ırka
bir kişi daha kazandırdığı için madalya veriyordu. Madalya Hristiyan haçının
göbeğine yerleştirilmiş bir gamalı haçtan oluşuyordu.

Goebbels’in liderliğindeki propaganda bakanlığı;
gazete, dergi, kitap, halk mitingi ve toplantısı, sanat, müzik, sinema, radyo
gibi kitle iletişim araçlarının kontrolünü eline geçirdi. Nazi karşıtları
sansüre uğradı. Ya da medyadan kaldırıldı. Nazi ırkçılık fikirleri medyaya
sokuldu. Radyo etkin olarak kullanıldı. Radyoda akşama kadar, sabaha kadar
Hitler vardı.

Goebbels’in ilk işi kitap yakmak oldu. 1933 baharında
Nazi öğrenci örgütleri, öğretim üyeleri, kütüphaneciler okunmaması gereken
kitapların listesini yaptılar. 10 Mayısta kitapçılar ve kütüphaneler basıldı.
Kitaplar toplandı, açık havada büyük ateşlere (25 binden fazla) atıldı. Marşlar
söylenerek yakıldı. Goebbels bunu “Alman Ruhunun Temizlenmesi”
hareketi olarak ilan etti. Ünlü yazar Helen Keller’inde (kendisi hem kör hem
sağırdır) kitapları yakılmıştı. Kitap yakma olayı kendisine anlatıldığında
Keller şöyle demişti : “Tiranlık, fikirlerin gücünü bozguna
uğratamaz.”

Propagandacılar yeni bir Avrupa savaşından endişelenen
halkı korkutmak istemiyorlardı. 1nci Dünya Savaşının korkunçluğu ve o savaşta 2
milyon Alman askerinin ölümü unutulmamıştı. Hitler  1nci Dünya
Savaşının sonunda yapılan Versay Anlaşmasıyla, Almanya’nın köleleştirildiğini
ve kaderinin elinden alınarak mağdur bir ulus oluştuğunu halka anlattı.

Goebbels ve Hitler, simgelerin, söylemlerin ve imajın
gücünü anlamış, kitlelere ulaşmak için basit, somut ve duygusal olarak çekici
gelen parti sloganları tespit etmişti.

Propagandacılar askeri güç kullanımını ahlaki olarak
savunulabilir ve gerekli bir eylem olarak halka göstermeye çalıştılar. Savaş
esnasında Almanya barışçıl, işgaller ise nefsi müdafaa eylemi olarak
gösterildi. 31 Ağustos 1939’da Polonya askeri üniforması giymiş SS görevlileri
bir Alman radyo istasyonuna saldırdı. Bunun üzerine Hitler Polonya’ya birlik
gönderme kararı aldığını halkına ve dünyaya duyurdu. Ertesi gün 1 Eylül’de
Alman birlikleri Polonya’ya girdi. Basın bültenlerinde savaş kelimesi
kullanılmadı. Polonya saldırısı geri püskürtüldü ifadesiyle, savaş sorumluluğu
Fransa ve İngiltere’ye bırakılacaktı.

Savaşla birlikte haber filmleri; Goebbels’in,
kamuoyunu şekillendirmede ve yönlendirmek için kullandığı ana unsurdu.
Profesyonel fotoğrafçılar tarafından çekilen 12-18 saatlik filmler Berlin’e
gönderiliyor, inceleme ayıklama sonucu 20-40 dakikaya indiriliyordu. Mobil
sinema kamyonları 2000 kopyayı Almanya’nın kırsalına dağıtıyordu.

Sovyetlere saldıran Almanlar Şubat 1943’de
Stalingrad’da feci bir şekilde yenildiler. Nazi propagandacıları için savaş
konusunda halk desteğini korumanın zorluğu çok fazla arttı. Alman halkı resmi
haberleri gerçeklerle karşılaştıramıyorlardı. Çoğu kişi doğru bilgi elde
edebilmek için yabancı radyo yayınlarını dinliyordu. Sinemaya gidenler haber
filmlerini reddetmeye başladılar. Hatta Goebbels haftalık haberlerin
verilmesinden önce sinema kapılarının kilitlenmesini emrediyordu. İzleyiciler
uzun metrajlı filmi seyretmek istiyorsa bu yalan propagandayı izlemek
zorundaydı.

Goebbels son ana kadar Hitler’in yanında kaldı. Son
saatlerinde altı çocuğunu zehirleyerek öldürdü. Daha sonra önce karısını sonra
kendisini vurdu. Vasiyeti üzerine cesetler yakıldı.

Goebbels’in tuttuğu notlar Associated Press savaş
muhabirleri tarafından keşfedilmiş ve Sovyet askerinden gizlenerek Amerikan
işgal bölgesine kaçırılmıştı. Notlar daha sonra kitaplaşmış ve oldukça ilgi
çekmiştir. Notlarda problemleri çözme yöntemleri var. Entrikalar, çekişmeler,
ihanetler, yalanlar, gerçekler, blöfler, karşı hamleler…

Goebbels’in bazı sözleri :

“İnsanlar
gerçek olaylar ve durumlar hakkında açık seçik bir malumata sahip olsalardı, bu
haberleri okuyarak git gide gevşeyip çökebilirlerdi. Alman halkının bütün
bunları öğrenmemesi ne iyi. Sahip olacağı kanaat hazır önüne konuyor.”

“Söylediğiniz
yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur. İnsanların yalana inanması o
kadar kolaylaşır.”

“Bir şeyi ne
kadar uzun süre tekrarlarsanız insanlar ona o kadar fazla inanırlar.
Hıristiyanlığın bu kadar etkili olmasının sebebi 2000 yıldır aynı şeyi
tekrarlıyor olmasıdır.”

“Büyük
yalancılar büyük sihirbazlardır.”

Arabadan inince
arabada saatlerce dinlediğimiz şarkıyı mırıldanmak gibi.

Alman halkı ölüm
kamplarını, gaz odalarını, insan yakan fırınları savaştan sonra öğrendiler.

Goebbels sınırlı kitle iletişim araçlarıyla Almanları
ikna etmiştir. Günümüzde yaşasaydı işini çok daha kolay yapardı. Günümüzdeki
medya Goebbels’e gerek kalmadan toplumu istediği gibi yönlendiriyor. Medya
kelimesinin Medyumdan geldiğini de unutmamak gerekir.

 (*) Semitizm;
yahudi seven, yahudi sempatizanı.

 (**) Filoloji;
dillerin yapısını tarihsel gelişimini ve birbirleriyle ilişkilerini inceleyen
bilim dalı.

Cengizhan CENGİZ






















































zabitan.net@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir