ÖZEL HARP DAİRESİ & PSİKOLOJİK HARP

Suriye sınırındaki PKK teröristlerine ve destekçilerine yönelik
Zeytin Dalı Operasyonu başarı ile devam ediyor. Hedefte, Fırat’ın doğu ve
batısında Türkiye’ye 30 km. lik güvenlik koridoru oluşturmak var. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) PKK ve
destekçilerine çatışma alanlarında unutamayacakları ve tarihe geçecek dersler
veriyor.
 Kazanılan mevzilerde bir ucu Türkiye’ye ulaşan
PKK inleri olarak Alman ve Fransız mühendisler tarafından yapıldığı ifade
edilen 90 santim kalınlığında, 1,5 metre genişliğinde, 2 metre yüksekliğinde
kilometrelerce uzunlukda beton mevziler ve tüneller bulundu. Bunları yapanlar
DEAŞ bahanesi ile PKK’ya her türlü silahı ücretsiz veren öncelikle NATO’daki
müttetiklerimiz bölgede teröristlerin yaptığı ortaya çıkan
ve çıkacak insanlık dışı katliamlardan sorumludurlar.
 Bütün
dünyaya insanlık dersi vermeye kalkan bu yüzsüz devletler Çanakkale’de
vatanımıza saldıranları bizlere hatırlatıyorlar. Milli İman
şairimiz Mehmet Akif Ersoy
 Çanakkale
şiirinde
 “Maske
yırtılmasa hala bize afetti o yüz… Medeniyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.”
 dizeleri
ile onları tarif etmiyor mu? Bu yüzsüzlere karşı Mehmetçiğimizin mücadele
ruhunu Mehmet Akif “Şuheda
gövdesi bir baksana dağlar, taşlar… O rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna Ya Rab, ne
güneşler batıyor!”
 dizeleri ile dile getirmiyor mu?

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade
ettiği gibi “Bıçak kemiğe dayandığı için biz Zeytin Dalı Harekâtı’nın yapmak
zorunda kaldık.”
 Biz biliyoruz ki “Mecbur
kalmadıkça harp bir cinayettir.”
  Yapılan saldırılara
karşı sonuna kadar sabreden Türkiye’nin neler yapabileceğini bize dost ve
düşman olanlar Zeytin Dalı Harekâtı ile bir kez daha görüyor ve görecek…
Emperyal devletlerin desteklediği PKK+DEAŞ+Emperyal
teröristler= SDG (Suriye Dışı Güçler) denkleminde
 yer
alanlara karşı ordumuzun her cephede zaferler kazanacağından kimsenin şüphesi
olmasın. Haklı mücadelemizde korkuya yer yok. Bölgede ABD’nin iki bin askerinin
olduğu söyleniyor. ABD bu paralı askerlerini bölgeden çekmez de ordumuzun
karşısına çıkma cesaretini gösterebilir mi? Terörist mevzilere atılan
bombaların bir kısmı yanlışlıkla (!) ABD askerlerinin üzerine düşse ve iki yüz
ABD askeri ölse ne olur? Böyle bir durumda ABD’ nin Trump’lı hükümeti düşmez
mi? Kaybeden kim olur? Bizden söylemesi… Türkiye yedi
düvelle de savaşmak mecburiyetinde kalsa İstiklal Savaşında olduğu gibi zafere
ulaşacaktır.




Türkiye’nin haklı mücadelesinde içte ve dışta kimin nerede
olduğunun test edildiği bir dönemi yaşadığımızı unutmayalım. Zeytin Dalı
Operasyonu’nun Türkiye ve dünya kamuoyunda yankıları devam ediyor. Türk milleti tarihteki ordu-millet niteliği ile ayağa kalkmış tam
bir birlik içinde ordusunun yanında.
 Yurdun dört bucağında
Mehmetçiğimizi desteklemek için herkes elinden gelenin fazlasını yapmaya
çalışıyor. Askerlik şubelerine cephelerde görev almak için kadın ve erkeği
ile başvurular yapılıyor.
 Fedakâr milletimizin insanları
bir araya gelerek cepheye yiyecek ve giyecek gönderiliyorlar. Yurt içi ve yurt dışındaki camilerde Fetih Suresi ve hatimler
yapılarak dualar ediliyor. Daha nice nice faaliyetlerle milletimiz ordusuna
‘Biz senin her zaman yanındayız’ mesajını veriyor.
Milletimizin
bu tutum ve davranışları ordumuz ve devletimizin karar vericileri için önemli
ve anlamlıdır. Bu toplumsal tutum ve davranışlar dostlara güven verirken
düşmanlara da korku salar. Psikolojik harpte tam anlamıyla budur. Hedef veya hedeflere ulaşmak için dost kuvvetlerde moral gücünü
yükselterek hareket kabiliyetini artırmaya, düşman kuvvetlerde ise moral
çöküntüsünü oluşturarak hareket kabiliyetini en aza indirmeye psikolojik harp
denir.
 Milletimiz ordu-millet olmanın gereğini yaparak
psikolojik harbin anlamlı örneklerini vererek ordusunun sürekli yanında
olduğunu göstermektedir. Ancak içimizde bizden görünüpte Zeytin Dalı Harekâtına
karşı çıkamayıp teröristlere ve onların destekçilerine adeta arka çıkacak kadar
eylem ve söylem içinde olanlar var. Bunlar ‘Savaşa hayır’ , ‘ÖSO terör
örgütüdür.’ , ‘Asker sivilleri öldürüyor.’ , ‘Osmanlının son dönemini
yaşıyoruz. Bütün silahlarımız ithal’ gibi söylemlerle Türkiye ve dünya kamuoyuna, teröristlere ve terörist sevicilerine nasıl bir imaj
verdiklerinin farkındalar mı?
 Önce’Mehmetçiğimizin
yanındayız’ söylemiyle Zeytin Dalı Operasyonunu desteklediğinizi ifade ederek
cephede ben de varım diyeceksiniz sonra da bu ifadeleri kullanacaksınız. Bu
hareketiniz cephede beyaz bayrak çekmek değil mi?  Aykırı söylem sahiplerinin cephede beyaz bayrak çekmenin, anlamını
öğrenmeleri gerekir.
Cephede beyaz bayrak çekmek, kısaca teslim
olmak anlamına gelir ki bu da cephede mücadele verenlere ihanettir… Ülkemizdeki bu çatlak seslere 19 Mayıs 1919 tarihinden 9 Eylül 1922 tarihine kadar o dönemin
güçlü devletlerine karşı İstiklalimiz için savaşlar yapmış Gazi Mustafa Kemal
Atatürk ‘Gaflet, Delalet hatta hiyanet içinde olabilirler’ diye sesleniyor.
 Kendini
Atatürkçü zanneden bu grupların Atatürk’ü ve şanlı tarihimizi tekrar tekrar
okuyup anlamaya ihtiyaçları var. Karşısında kim olursa olsun tarihinde
Malazgirt, Çanakkale, Sakarya gibi zaferler bulunan milletimiz nice zaferler
kazanma azim ve kararlığındadır. Dünya bilir
ki ‘Savaşta en tehlikeli silah, ölümü göze alan askerdir.’ Kaldı ki Türkiye bu
harekâtı silah sanayisinde geliştirdiği silahlarla yapmaktadır. Ordumuza, 15
Temmuz’da olduğu gibi ordu-millet bilinciyle hareket eden değerli insanlarımıza
selam olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir