81mert@gmail.com

Muhterem Büyüğüm.

Malumları toplumda her
manada ciddi bir erozyon, ahlaksızlık, sosyal yozlaşma ve değer kaybı söz
konusudur.

Medya’nın yaptığı
tahribat ortadadır.

15 Temmuz İhanet
Kalkışması’ndan özellikle kamu kurumlarının yeterli dersi almadığını
düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız tabiri caiz ise, mücadeleyi birkaç iyi adam ile
yürütmeye çalışıyor. Böyle söyleyince birileri “KRİPTO FETÖCÜ” olabileceğimizi
iddia edip çirkinleşiyorlar. Çünkü ellerinde menfaatlerinden başka hiçbir
şeyleri yok. Tabii bir de statüleri… Her şey eskisi gibi mi gitsin? Birilerinin
geçmişte olduğu gibi Devletin ve Milletin çivisini çıkartmalarını seyir mi
edelim? Yine birileri siyaseti, güzel dinimizi ya da toplumun değer verdiği
kurum ve kişileri kullanmaya devam mı etsin?

Bu gün FETÖ kurumlarını
devralan müesseselere bakın. Ne ağır bir mes’uliyet değil mi? Peki, burada dahi
şu siyaset, bu cemaat vs. diye kadrolaşmaya gitmek büyük bir vebal değil midir?
Söylemeyelim mi? Binaları devralanlar, boşalan alanı Milletimiz ve Devletimiz
adına doldurup yeni bir ruh ve ivmeyle bu toprakların çağdaş alperenleri,
akıncıları, mücahid ve velileri gibi davranmaya çalışıyorlar mı? Bunların
faaliyetlerini, görevlendirmelerini denetleyen birileri var mı?

“FETÖ nasıl başardı?

Devlet neden kurumsal
irtibatları oluşturamıyor? Neden ORTAK AKIL oluşmaz? Neden DEVLET AKLI ve
HAFIZASI hala yok?” denildiğinde sorumlu sadece hepimizin çok sevdiği fedakâr
ve yürekli bir insan olan Cumhurbaşkanımız mıdır?

Yerel yöneticiler, parti
görevlileri halkın birebir temas ettiği insanlardır. Bunların durumlarını kim
düzeltecek? Genel Merkezden sahaya durum tespiti için gelen milletvekili parti
teşkilatları ile birlikte sahada araştırma yaparsa doğruları ona kim söyler?
Sahadan gerçek sorunlar ve sonuçlar genel merkeze, yani Cumhurbaşkanımıza gider
mi? Gitmez!.. Kim peki aldatılan bu durumda? Günah…

Söyleyeni eleştirmek çok
kolay. Çözüm söyle!.. Yok…

Cemaat vd. yapılarda
herkes başındaki sağ ya da vefat etmiş Cemaat veya tarikat Liderini
Peygamberler gibi günahsız, hatta hatasız yani peygamberlerden daha büyük
görüyor. Bunu söyleyince kötü oluyorsak kim düzeltecek?

Bakın şimdi FETÖ eksenli
birileri Almanya’da kilisede cami yaptılar. Kadının biri örtünmeden imamlık da
yapıyor. FETÖ’yü bu günlere maalesef Müslüman Milletimizin sunduğu imkânlar,
destekler ve istismarlar getirmiştir. Size göre her şeyin suçlusu Haçlılar… İyi
de “Biz ne yaptık?” diyen olmaz ise nasıl düzeleceğiz?

Bakıldığında en üst
seviyeden, en alttaki fertlere kadar ORTAK AMAÇ, İDEAL, HEDEF oluşturulması
gerekmez mi? Buna iktidar, muhalefet, tüm kamu, özel kişilikler dâhildir.
Millet ve Devletin geri dönülmez kabulleri vardır. Bu kabuller, toplumun
değerlerinin rafine edilip yoğunlaştırılmış özetidir. Topluma dayatılan beşeri
ve köksüz hele de Millet değerleriyle kavgalı ideolojiler zulmün taa
kendisidir. Sonuçları itibari ile de yozlaşma, değer kaybı ve köksüzlüğün
kaynağı olur. Doğrusu; Milletin değerleri, imanı ve kabullerini gelecek
nesillere geliştirerek, modern bilimin gerekleri ve üretim gücünü artıracak
şekilde vermek ve yaşatmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti,
eğitim kurumları ile nasıl bir fert hedefliyor? Nasıl bir aile yapısı
hedefliyor? Nasıl bir toplum, nasıl bir devlet örgütü hedefliyor?

Devlet yapılanırken,
LİYAKAT, EHLİYET ve SADAKAT farz… Peki, herkes bunu söylüyor da bu Mazlum
Millete acıyarak en iyilerin istihdamına kim destek oluyor?

Ülkemizde, siyaset,
cemaat, STK vb. fert eğitiminin bir yerinde olan kurumlar kime adam
yetiştiriyor? Kendilerine mi, topluma faydalı kişiler mi? Hâsılı her türlü
unsuriyet, fırka, cemaat, tarikat, siyasi gurup, zümre “Yetiştirdiğimiz ya da
kendimize kazandığımız kişiler cemiyete ne kadar faydalı?” diye sorguluyorlar
mı? Buradaki değerlendirmelerim şu ya da bunu töhmet altında bırakmak değildir.
Herkes ve zümreler kendi durumlarını sorgulamalıdırlar.

Çanakkale’de ETTEN DUVAR
ören çarıklı ecdadın yerine bizim eğitimlileri koysak acaba halimiz nice olur?
İlgililer tüm bunların hesabını yarın Mahkeme-i Kübra’da “Tüyü bitmemiş
yetimlere” ve Allah (CC)’a vermeye hazırlansınlar. Burada sadece tepe kadroları
sorumlu olarak görmeyin.

Günün en az yirmi saatini
çalışarak geçiren Cumhurbaşkanımız’ın gayretlerini sadece oy devşirip menfaatleri
için kullanan adamlardan daha zalim kim olabilir?

Dağlarda dolaşan İçişleri
Bakanı ve diğer güvenlik kuvvetlerinin verdiği mücadeleye bakıp ders almaksızın
polis alımlarında becerikli ve liyakatli adamları almak yerine kendi gurubunun
insanlarını tercih edenden zalim kim olabilir?

Tüm ümmeti tehdit eden
Selefi akımlar ve terör tehdidi bir yanda, Diyalogcu ve sözde ılımlı
sapkınlıklar diğer yanda. Evlatlarımızı yetiştirirken MEB, Diyanet, TSK ne
kadar koordineli? Yani KIŞLA-CAMİ-MEKTEP… Hepsinin senkronize edilemeyen
gayretlerini sürekli hale getirilemediğinden sadece medya manipülasyonları ile
mahvetmiyor mu birileri?

ORTAK AMAÇ ve BİLİNÇ için
neler yapılmalı?

Toplum dönüştürülmeli.

Nasıl!..

Dayatmadan, zorlamadan,
Peygamberlerin Nebevi Metodları ile… Buna günümüzde ne diyoruz? Psikolojik
Harp/Harekat..

Türkiye neresinde?

Amacı, Milletimizin duygu
ve hedef birliğini sağlamak için yapılacak çalışmaları ve koordinasyonu
sağlamak olan bir kuruluşa sizce de ihtiyaç yok mu?

Maalesef Psikolojik
Harp/Harekât, Medeniyet değerlerimizin ihya ve inkişafı, Terörle mücadele,
Diaspora, Sivil savunma, Liderlik ve Kriz Yönetimi vb. Stratejik konuları
akademik ve sosyal disiplinle çalışan ne bir üniversite ne de enstitü yoktur.

Takdir edersiniz ki bu
tarz çalışmalar uzun soluklu ve ORTAK AKIL ile ortaya konur. Çalışmalar itimat
edilecek akademisyen, asker ve emniyet personeli arkadaşlar ile STK temsilcisi
kişilerle koordine ederek yapılmalıdır.

Devlet ve Milletimize
faydalı olmak isteyen her bir yurttaş konum, statü ve makamına bakmaksızın
Psikolojik Harp/Harekât kapsamında çalışmalıdır. Bu alanda yapılacak her türlü
çalışma, ülkemizde büyük bir açığı kapatmaya matuf olacaktır.

En büyük tahribat, Medya
etkin bir şekilde kullanılarak Psikolojik Harp yöntemleri ile yapılmıyor mu?
Ama birileri de bize bu alandan hep uzak durmamızı algı operasyonları ile kötü
olduğu mesajlarını vermiyorlar mı?

Muhterem
Büyüğüm.

Öleceğiz.
Şahidinin de kendisi olan bir hâkim yargılayacak bizi Mahkeme-i Kübra’da. Her
birimiz hesabını buna göre yapsın.

Biz hayra
motor olup, omuz vereceğiz. Kötüye ve şerre de firen olacağız engel olacağız.

Kör ise
gözleri ve niyeti bozuksa,

Uğraşma O adamla,
havale et Allah’a..

Sen
doğrunun peşinden git,

Tut kaldır
Hakkı!..

Ne diyor
Gazali Merhum?

“Tartışma
aptalla, ben hiç yenemedim”

Adam kör
ise;

Ne kuyruk
fildir ne de kulak!..

Hakk’ı adil
adamlar kaldırır ancak…

Hâsılı “Psikolojik
Harp/Harekât” sünnettir. En güzel uygulamalarını da Peygamberler yapmıştır. Bu
önemli uygulama bize “yok derin devlet, yok katil devlet” vs. sözleri ile kötü
gösterildi. Biz bunu Gülümüz (SAV)’i örnek alarak, Allah’ın ahkâmına uygun
olarak ve ecdadın uygulamalarını geliştirerek becereceğiz. Takılmayacağız,
durmayacağız, birilerinin menfaatperestliğine alet olmayacağız.

Biz toplumumuzun
direkleri olan Dinimizi, Devletimizi, Milletimizi, Vatanımızı kimseye
yedirmeyeceğiz. Bu değerlerden birini sözde ideal yapıp diğer değerlerimizi
birilerinin aşağılayıp kafa karıştırmasına müsaade etmeyeceğiz.


















































































































































Allah’a emanet olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet