SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

SAĞLIK & TIP & HASTANELER & PSİKOLOJİ & SOSYOLOJİ & KİŞİSEL GELİŞİM & FELSEFE

PSİKOLOJİ DOSYASI : İnsanların Gerçeği Görmelerini Engelleyen Dokuz Perde

SAĞLIK & TIP & HASTANELER & PSİKOLOJİ & SOSYOLOJİ & KİŞİSEL GELİŞİM & FELSEFE
Bu haber 19 Mart 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş

İnsanların
Gerçeği Görmelerini Engelleyen Dokuz Perde


Aşağıda okuyacağınız bu önemli yazı Lora Ateş tarafından
çevrilmiştir ve değerli dostum Kıvılcım Türkay tarafından paylaşılmıştır.
Keyifli okumalar!




—–


Kendini
gerçeği bulmaya adamış olan herhangi biri özellikle fraktal geometride yer alan
1 ila 9 sayılarının matematiksel yapıları ve inanılmaz simetrileriyle
karşılaşınca önünde sonunda şaşırmaya başlar. En temel bir örnek verecek
olursak şu aşağıda yer alan dokuz eşitliğe bir bakın:


(1
x 8) + 1= 9

(12 x 8) + 2 = 98

(123 x 8) + 3 = 987

(1234 x 8) + 4 = 9876

(12345 x 8) + 5 = 98765

(123456 x 8) + 6 = 987654

(1234567 x 8) + 7 = 9876543

(12345678 x 8) + 8 = 98765432

(123456789 x 8) + 9 = 987654321


Şaşırtıcı
değil mi? Bundan başka tarihteki Archimedes, Copernicus, Socrates ve DaVinci
gibi tüm büyük filozofların aynı zamanda matematikçi olmalarını da oldukça
ilginç bulurum.


Dev
bir sudoku tahtasına benzer şekilde yaşam denilen insan deneyimi oldukça
belirgin şekillerde 1 ila 9 sayıları arasında döner durur. Sistemde her şeyin
bir yeri vardır ve her şey zaman ve uzayın sonsuz ağı içerisinde düzenli ve
kusursuz bir şekilde yer alır. Gerçeğin açıklamalarından biri olan bu gizli
bilgi mantık denilen matematiksel ağla tamamen uyumludur. Yeshua (Nasıralı
İsa), kendi takipçilerine şunu söylemiştir: “Gerçeği bilmelisiniz ve Gerçek
sizi özgürleştirecektir.”


İNSANLAR
GERÇEĞİ NEDEN GÖREMEZLER?


Bu
soru Don Harkins’in 2001’de yazmış olduğu şu sözlerle yanıtlanmıştır:


“Geçtiğimiz
yıllarda insanların gerçeği neden göremediklerine dair – bu gerçek tokat gibi
yüzlerine çarpsa da – pek çok teori geliştirip sonra da bu teorilerden
vazgeçtim. “Komploları” görebilen bizler oldukça iyi bir şekilde belgelenmiş
olan kolektif kölelik ve istismar sürecini anlatan konuları bile insanların
neden idrak edemediklerine dair kendi kendimizle sayısız konuşmalara
girişmişizdir. Bunun için en çok yapılan açıklama çoğu insanın gerçekte ne olup
bittiğini sadece “görmek istemediklerine” dair yapılan açıklamadır.

Dünyanın güç elitlerini oluşturan oldukça kötü kadın ve erkekler yemyeşil bir
sanal ortamı öyle zeki bir şekilde tasarlamışlardır ki kulaklarına zımbalanmış
parlak etiketlerin farkına varıp otladıkları yerden sıkılıp otladıkları yerin
ötesini görmeye çalışan çok az insan bulunmaktadır.


Bu
otlaktaki köleliklerini göremeyen insanların çiftliğin ve feodal beyin
şatosunun ötesini görebilenleri çılgın “komplo teorisyenleri” olarak görmeye
eğilimleri vardır.

Sonuç olarak bunun neden böyle olduğunu anlıyorum.


Bunun
nedeni bu insanların kendi özgürlüklerinin güç elitlerinin liderliğinde yok
olup gittiğini görmek istememeleri değil de basitçe görüşlerini bloke eden
delinmemiş perdelerin varlığıdır.


İnsana
ait tüm çabalar filtrasyon sürecidir. Spor buna en iyi örnektir. Spesifik
sporları oyun sahasından atılana kadar oynamaya devam ederiz. Büyük paralar
vererek izlediğimiz büyük atletler bu sahalardan hiç atılmazlar. Küçük liglerde
oynayan milyonlarca çocuk ise Dünya Karşılaşmalarına gidecek en fazla 50 kişi
kalana kadar süzgeçten geçmeye devam ederler.


Birinci
perdenin arkasında:


Gezegende
8 milyarın üzerinde insan vardır. Bu insanların çoğu sadece yaşamlarını
sürdürmeye yetecek kadar kafa yorarlar. İnsanlığın % 90’ı birinci perdeyi
delemeden yaşayıp ölürler.


Doğrusu
bu 8 milyar insanın sadece % 1’inin bu 9 perdeyi delebildiği söylenebilir. Bu
“sanal ortam”ın yeşilliğinin sürdürebilmesi için global elit diğer pek çok
perdeyi delmiş olanlara pek çok alanda doğruyu araştıranları yanlış
yönlendirmeleri için rüşvet vermektedirler. Buna ben basitçe entelektüel kötüye
kullanım diyorum – değersiz bir şey için Evrensel Gerçeğin doğum hakkını satmak
– Yaldızla kaplanmış gösterişli zenginlik, ün ve toplumda yer edinme, yükselme
gibi etiketler pek çok yetenekli entelektüeli baştan çıkarmıştır.


Don
Harkins’e teşekkür ederek şimdi bu yeni güncellenen “Dokuz Perde”yi sunuyorum:


Birinci
perde:


İnsanlığın
% 10’u birinci perdeyi delip politika dünyasını keşfedecektir. Oy vereceğiz,
aktifleşeceğiz ve bir fikir geliştireceğiz. Fikirlerimiz çevremizdeki dünya
tarafından şekillenecek; toplum tarafından eğitilmeye başladığımız ilk
günlerden itibaren hükümet yetkililerinin, medyadaki kişiliklerin ve diğer
“uzman”ların otoritenin en önemli sesleri olarak görmeye koşullandırılacağız.
Bu gruptaki insanların % 90’ı üçüncü perdeyi delemeden yaşayıp öleceklerdir.


İkinci
perde:


İnsanların
% 10’u ikinciyi perdeyi de delip tarihin dünyasını, birey ve hükümet arasındaki
ilişkiyi, kurumsal yasalar ve toplum yasaları aracılığı ile öz-yönetimin
anlamını keşfedecektir.


Üçüncü
perde:


İkinci
perdeyi delenlerin % 10’u üçüncü perdeyi de delip insanlar da dahil olmak üzere
dünyanın tüm kaynaklarının – modern haraca kesme yöntemleriyle tüm dünya
ekonomisini borçlandırma temelinde bir kurumsal yapı oluşturarak – oldukça
zengin ve güçlü aileler tarafından kontrol edildiğini fark edeceklerdir. Üçüncü
perdeyi delenlerin % 90’ı dördüncü perdeyi delemeden yaşayıp öleceklerdir.


Dördüncü
perde:


İnsanlığın
% 10’u dördüncü perdeyi delip İllüminati, Farmasonluk ve diğer gizli örgütlerin
varlığını keşfedecektir. Bu örgütler soydan soya aktarılan kadim bilgilerin
sürdürülmesi için semboller kullanıp seremoniler düzenlemektedirler. Böylelikle
de sıradan insanları politik, ekonomik ve ruhsal olarak dünyadaki en eski kan
bağı olan bu ailelere bağlı kılmaktadırlar. Bu gruptakilerin % 90’ı beşinci
perdeyi delemeden yaşayıp öleceklerdir.


Beşinci
perde:


%
10’luk grup beşinci perdeyi delip gizli örgütlerin teknolojik olarak çok ileride
olup zamanda yolculuk ve yıldızlarası iletişim gibi olayları herhangi bir sınır
olmadan gerçekleştirmekte oldularını ve insanların tüm düşüncelerini ve
eylemlerini kontrol altında tuttuklarını öğreneceklerdir. Nuh zamanındaki
günlerdeki gibi bu teknoloji ile sentetik yaşam formları yaratabildiklerini
öğreneceklerdir. Bu gruptakilerin % 90’ı altıncı perdeyi delemeden yaşayıp
öleceklerdir.


Altıncı
perde:


%
10’luk grup altıncı perdeyi delip çocukluk çağı literatüründe kurgusal
canavarlar oldukları düşünülen ejderhaların, sürüngenimsilerin ve uzaylıların
gerçekten var olduklarını ve gizli örgütlerin arkasındaki asıl kontrolcü
güçlerin bu varlıklar olduklarını öğreneceklerdir.


Yedinci
perde:


İnsanların
% 10’u yedinci perdeyi delip fraktal geometriyi ve sayılarda yer alan evrensel
kuralları anlayacaklardır. Tüm evrenin yaratıcı gücünün formül ve sekansların
nümerik kodlarıyla bağlantılı olduğunu ve zaman, uzay, paralel evrenlerin
yapısı ve bu yerlere giriş gibi “gizemleri” burada farkedeceklerdir.
Entelektüel seviyeleri bu yedinci perdeyi delmelerini sağlayanlar yönetici
elitlerin sundukları zenginlik ve parıltılı hayat sözlerine kanıp yenik
düşeceklerdir.


Sekizinci
perde:


Sekizinci
perde delindiğinde yaşayan tüm canlılardaki saf yaşam gücü olan, SEVGİ olarak
bilinen saf enerji formunun ve Tanrının farkına varılacaktır. Bu perdenin
delinmesi için derin bir alçakgönüllülük gerekmektedir.


Dokuzuncu
perde:


Dokuzuncu
perdeyi delmenin anlamı sevgi olarak bilinen saf enerji formuyla bütünleşmek ve
Tanrı ve onun tüm formülasyonlarıyla bir haline gelmektir. Bu saf enerji ile
bütünleşen kişi tüm iyilikle kucaklaşır ve kurban olma, ölüm ve kurtulma ile
ilgili tüm evrensel planların tam bir idrakına ulaşır; bundan sonra yaşamın
kendisi bütünlenmiş hale gelir ve kişi çevresindeki dünyaya masum bir çocuğun
gözleriyle ve saf SEVGİden doğmuş olan derin bir bilgelikle bakmaya başlar.

Bu teorinin doğru olduğunu varsayarsak burada inanılmaz bir ironinin yer
aldığını göreceğiz. Birinci ila beşinci perdelerin arasında sıkışıp kalmış
olanlar daha yukarıdaki perdeleri delmiş olanları tehlikeli deli olarak
göreceklerdir.


Bu
yazının amacı kitlelerin gerçeği neden göremediklerine dair bir anlayış sunmak,
perdelerin arkasındaki insanlara yaşamanın, nefes almanın ve düşünmenin sadece
başlangıç olduğunu anlamalarına yardım etmek ve insanlara yaşamdaki en büyük
maceranın bir sonraki perdenin arkasında olduğunu göstermektir.

Kendimiz ve Tanrı arasında sadece bir perde bulunmaktadır.


Çeviren:
Lora Ateş


Kaynak:
Kaynak: https://atrueott.wordpress.com/…/understanding-the-nine-ve…/

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER