Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Akıl Sağlığınızın Yerinde Olmadığının 7 İşareti


KAYNAK : https://aklinizikesfedin.com/akil-sagliginizin-yerinde-olmadiginin-7-isareti/


Aslında, “normal” bir akla karşılık olarak
“anormal” bir akıl kıyaslaması yapamayız
. Durup bir düşünürseniz, belirli bir
yer ve zamanda ‘normal’ olarak kabul edilen bir durumun, başka bir yer ve zaman
da tıbbi açıdan sorunlu olarak kabul görmesi, ihtimal dahilindedir. Zihin ve
insan davranışı, çok çeşitli şekillerde kendini gösterebilir ve olağan dışı bir
zihin veya davranış şekli, birey ile ilgili bir problemin var olduğu anlamına
gelmez.


Buna
rağmen, zihinde zaman içerisinde sorunların baş gösterebileceği ve/veya zihinsel
rahatsızlıklar yaşanabileceğini de hatırlamak da fayda var.
 Örneğin,
birisi sistematik olarak hem kendine hem de başkalarına zarar veren fikirler
veya davranışlar geliştirir ya da gerçek ile fanteziyi birbirinden ayırmada
zorluk çekerse, yukarıda bahsettiğimiz durum meydana gelir.


“Köleliğin
zincirleri yalnızca elleri bağlar: insanı özgür ya da köle yapan zihnidir.”



Franz Grillparzer


Psikolojik problemleri olan
kişilerin yaşadığı zorluk ile ilgili sıkıntı, kişinin bu
sorunlarının genellikle farkında olmamasıdır.
Genel
olarak şu yönde ilerleyen bir ilişkidir: problemler ne kadar kötüyse, kişinin
kendisi bu problemlerin o kadar az farkına varır. Bunun nedeni, mevzu bahis
sorunun zihinde ortaya çıkması ve muhakeme yapması gerekenin de aynı zihin
olmasıdır.


Bu nedenle, semptomlara dikkat etmeniz önemlidir. Bunlar,
davranışın özellikleri, işaretleri veya karakteristikleri olarak tanımlanır.
Semptomlar kesin değildir, ancak bir çeşit zihinsel zorluğun varlığına işaret
edebilirler. Bu bu semptomlara dair yedi tanesini sizler ile paylaşacağız.


Zihindeki algı ve sorunlar


Algı,
dünyayı işitme, görme, dokunma, tat alma ve koklama duyularımız aracılığı ile idrak etme yeteneğidir. Yeterli
zihin fonksiyonlarına sahip olan bir akıl renkleri, kokuyu ve şekilleri ve
benzeri gibi durumları olduğu gibi anlar
. Tabi ki de ufak bir
farkla. Algılama sistemimiz, “hile” yapma konusunda uzmanlaşmış bir yapıdadır,
ancak bu durum aklımızda ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Böyle bir
durumun olup olmadığını anlamak için, bu ‘hilelerin’ hayatımıza ne oranda yansıdığına
bakmak gerekir: yani bu sorunlar ya da ‘hileler’ ne ölçüye kadar bizlere sorun
yaratmaktadır?


Bazen
zihnimiz, aslında gerçekte var olmayan bir şeyi algılar. Var olmayan bir şeyi
görür veya duyar
. Durum böyle olmasa bile, sanki çok gerçekmiş gibi
yaşanır. Örneğin, bu hadiseler, yalnız başınıza, eski bir evde otururken
genelde meydana gelir: bu gibi olaylarda, aklımız, kendisini etkileyen tüm uyaranların
yoğunluğunu artırır. Sorun, mükerrer bir hale geldiğinde ya da duyduğumuz
rahatsızlık herhangi bir anekdotun ötesine geçtiğinde tedirginlik artmaya
başlar.

Düşüncelerinizi organize etmek


Hepimizin, bazen dağıtmaya meylettiği anları ya
da günleri olması gayet anlaşılabilir bir durumdur
. Bir
konudan başka bir konuya, bir işten başka bir işe herhangi bir önem sıralaması
yapmadan atlarız. Stres, bu karmaşayı daha
da büyük bir kaos
haline getirebilir. Genel olarak, ortaya çıkan sonuç
sadece “daha fazla strestir”.


Bu durum süreklilik arz eden bir tutarsızlık
haline büründüğü zaman sorun ortaya çıkmaya başlıyor.
Bu tür bir
tutarsızlık hali, bir düşünceden diğerine atlayarak, birbirleri arasında
herhangi bir bağ olmadan, bir fikrin veya diyaloğun doğal seyrini takip etmede
yaşanan sorunu işaret eder.


Düşüncelerin kısıtlanması


Düşüncelerin
kısıtlanması, belirli özelliklere sahip olduğunda, sıkıntı çeken bir zihne
işaret eder. Bunların en kötüsü ise sabitlemedir. Esnek
olmayan veya yoğun duygular kendi içerisinde bir sorun teşkil edebilir
.
Fakat bunlar gerçeklikten uzaklaştırıldıkları zaman, büyük bir acı kaynağı
olabilirler.


Bu
acı, bireyin saçma sapan bir inanca saplanıp kalması ama bundan uzaklaşmayı
becerebilmesi olarak görülebilir. Yani, kendilerine yoğun, süreklilik arz eden
ve sık sık karşılaşılan sorunlara neden olmaz. Bu durumda, çekememezlikten
bahsedebiliriz. Ama eğer bu sabit inanç, büyük boyutlarda acı vermeye
başlarsa, başka bir düzeyde bir sorun hakkında konuşabiliriz.


Bilinç hali


Günlük yaşam meşgalesinin içerisinde, birçok şey
bilincimizden kaçar gider
. Bu normal bir zihin için kabul edilebilir bir
durumdur. Mesela, aklımıza yapmamız gereken bir iş gelir, onu yapmak için hareketlenirken,
tamamen unutup, başka bir işe yöneliriz.


Eğer bu bilinçsel
kaçışlar sıklaşırsa ya da bizler için önemli olayları içeriyorsa, aklımızda bir
sorun olabileceğine dair öngörüler geliştirebiliriz
. Eğer bir
insan yaptığı bir eylemin nedenini, ne zaman yaptığını ya da ne
yaptığını daha sonrasında hatırlayamaz ise, o zaman bir sorun var
demektir.

Zihin ve dikkat


Dikkat
sorunları, konsantrasyon eksikliğinde veya aşırılığında görülür. Konsantrasyon
eksikliği olduğu zaman, zihin deyim yerindeyse, bir o yana, bir bu yana doğru
oynar
. Misal, bu durumdaki bir insan, son derece basit
talimatları algılayıp, takip edemez.


Öte
yandan, aşırı oranda odaklanma durumu varsa, birey, çevresine olan dikkatini
de kaybeder
. Yani bu durum, bir şeye odaklanmışken, kendi
çevresinde olan biten ile bir bağ kuramayacağı anlamına gelir. Açıkçası, bunun
zihinsel bir sorun olması için, bu semptomun çok şiddetli olması ve teşhis
kriterlerinde öngörülen süre boyunca devam etmesi gerekir.


Hafıza ve hatırlama


Hafıza kaybı ya da hatırlayamama durumları,
birçok nedene bağlı olabilir
. Stres, yorgunluk, fazla sayıda dikkat dağıtan öge ve diğer
tetikleyiciler nezdinde ortaya çıkar. İnsan hafızası bir bilgisayar gibi
değildir. Örneğin, duygularımız gerçekleri veya olayları kaydettiğimiz
derinlikte, büyük bir etkiye sahiptir.


Bazı kişilerin
hafıza kaybı veya önemli olayların kısmen ya da tamamen unutulması olarak
adlandırdıkları sağlık durumu, bireyin aklında yolunda gitmeyen bir şeylerin
olduğunun bir göstergedir.
Sıklıkla unutmak ya da bireyin başından geçen
olayları hatırlayamaması bir sorun olduğuna işaret eden faktörlerdir.

Dil ve zihin


Dil,
düşüncenin ana taşıdır. Akıcı bir dil, akıcı bir zihnin habercisidir. Öte
yandan, zihinde bir sorun olduğunda, bu durum düzensiz ve alakasız bir dil
oluşumu olarak kendini belli eder.


Dil
alanında, ses tonu ve mimik gibi tamamen sözlü bir iletişim kanalına
dayanamayan ifade biçimleri olduğunu da hesaba katalım. Konuşurken
aşırı derece de mimik kullanan ya da hiç bir şekilde yüzünde ifade belirmeyen
insanlarda da sorun olduğu söylenebilir.
Hem yukarıda ifade
edilen durumlarda, hem de dil sorunlarında, tıbbi açıdan bir değerlendirme
yapmak adına bir profesyonelden yardım almak gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış