O
isimden çarpıcı sözler !!!!!

KAYNAK : http://www.samanyoluhaber.com/o-isimden-carpici-sozler-haberi/1343721/“Türkiye,
sınırlarını rahatça kullanabilmesi ve kendisine verdiği maddi destek
karşılığında IŞİD’den ses getirecek intihar eylemlerini gerçekleştirmesini
istiyordu. Yakaladığımız IŞİD üyelerini sorguladığımızda Türk istihbaratı ile
aralarında doğrudan iletişimde olduklarını fark ettik. Buna dair delillerimiz
de var. Bunu itiraf eden adamları elimizde.” Bu çarpıcı sözler Suriye
Demokratik Güçleri’nin (SDG) lideri Mazlum Kobani’ye ait.







Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) lideri Mazlum Kobani, Adalet ve Kalkınma
Partisi (AKP) lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın terör örgüte
IŞİD’e destek verdiğini söyledi. 




IŞİD’e katılmak için bölgeye açılan tek
kapının Türkiye sınırları olduğuna işaret eden Kobani, Erdoğan rejiminin
himayesinde farklı ülkelerden gelen binlerce IŞİD elemanının Suriye ve Irak’ta
örgüt saflarında katliam yaptığının altını çizdi. 




MAZLUM KOBANİ: MİT İLE IŞİD ARASINDA İRTİBAT
VAR




Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’nden
hakkında kırmızı bülten çıkarmasını talep ettiği SDG’nin lideri Mazlum Kobani,
Mısır’da TEN TV’den Neşet el-Dihi’ye mülakat verdi. 




Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile IŞİD
arasındaki irtibata dikkati çeken Kobani, Erdoğan’ın IŞİD’den ses getirecek
intihar saldırıları gerçekleştirmesini istediğini iddia etti.




Kobani’nin sorulara verdiği cevaplar:




IŞİD’den size kendilerine katılmanız
ile alakalı bir talep geldi mi?




Bunu basında ilk defa burada sizinle
paylaşıyorum.




IŞİD bize aracılarlarla (orada bulunan
tanıdıklar var) mektup gönderdi. Başkalarına da gönderdikleri mektubun
aynısı. 




Bize dediler ki: Biz Kobani’ye girmek
istiyoruz. Siz halifeye biat edin. Kara bayrağı dikin Kobani’ye. Kürtler olarak
tüm haklarınız mahfuz olacak. Biz, Kürdistanı işgal eden hükümete benzemeyiz.




Kültürel haklarınız, siyasi haklarınız olacak.
Sizden tek isteğimiz İslam hilafetine biat etmeniz, bayrağımızı dikip Ebu Bekir
Bağdadi’ye biat etmeniz. Tüm haklarınızdan istifade edeceksiniz. 




Tabi biz bunu düşünmeksizin reddettik.




Başka önemli bir konu da şu. 




Türkiye, IŞİD’i destekliyordu. Türk güvenlik
kuvvetleri IŞİD ile karşı karşıya gelmeyi kabul etmedi, savaşmak istemedi.
Amerikan askerleri Kuveyt üzerinden gelerek Suriye ordusuna IŞİD’e karşı
yardımcı oldu.




Türkiye, IŞİD ile savaşmak için
“NATO üyesi” olmasına rağmen uluslararası koalisyon güçlerine destek
vermeyi reddetti ve Kuveyt üzerinden destek sağlandı. Bu iddia doğru mu?




Aynen dediğiniz gibi oldu. Türk istihbarat
kaynakları bize şu an IŞİD’e karşı bir mücadele içinde olmak istemediklerini ve
kendileri ile olan savaşta bir destek sağlayamayacaklarını iletti. 




Yani Türkiye, IŞİD ile savaşmak
istemedi ve size IŞİD’e karşı bir şey yapamayacağını iletti. O zaman Türkiye,
YPG’yi mi ortadan kaldırmak istedi?




Zaten asıl hedefi de o Türkiye’nin. IŞİD’in
Kobani’ye saldırmasını destekleyen de Türkiye oldu. 




Türkiye, IŞİD’e maddi ve manevi desteklemek ve
sınırlarını kullanmasına izin vermek şartıyla Kobani’ye, Fırat bölgesine
saldırmasına teşvikte bulundu.




Bütün yabancı IŞİD mensupları Türkiye
üzerinden bölgeye geçiş sağlıyordu. Gelen yabancı IŞİD militanları gerek
İstanbul havalimanına gerekse Türkiye’nin diğer havalimanlarına inip oradan da
sınır kapılarından bölgeye geçişleri sağlanıyor.



Erdoğan’ın Amerika’dan iadesini
istediği SDG’nin lideri Mazlum Kobani, Mısır’da TEN TV’den Neşet el-Dihi’ye
mülakat verdi. 




Tarihi açıdan önemine binaen bir daha
sormak istiyorum. Yani IŞİD içinde savaşan yabancı bütün örgüt elemanları
bölgeye geçişlerinin Türkiye üzerinden mi sağlıyorlar?




İstisnasız olarak hepsi bu şekilde geçişlerini
sağlıyorlar. Türk topraklarını bu bölgeye geçiş için kullanıyorlar. Binlerce
yabancı örgüt elemanı var savaşan.

Bölgeye geçmek için bu yolu kullanıyorlar.
Aklınıza hangi ülke gelirse gelsin hatta Amerikalılar bile Türkiye üzerinden
bölgeye geçiyorlar.




O zaman Türkiye’nin, bölgede IŞİD’in
yerleşmesine ve büyümesine katkı sağladığını söyleyebilir miyiz?




Aynı dediğiniz şekilde oldu. Kimsenin, hatta
Türkiye’nin bile bunu inkâr edeceğini de sanmıyorum. Bizim IŞİD’e karşı çok
mücadelemiz oldu. Suriye ordusu da IŞİD ile ciddi mücadelede bulundu.
 

Birçok ülke IŞİD ile savaştı. Ancak Türkiye,
IŞİD’in hep ayakta kalmasını sağladı ve bu yönde destekledi. 2016 yılında
bölgedeki IŞİD ile mücadelemiz arttıkça sınırlar da IŞİD’den temizlendi.




“TÜRKİYE İKİ ŞEKİLDE IŞİD’İ
KULLANDI”
 

Ras el ayn gibi, Münbiç’te de başarılı
olduğumuz ve bu konuda ısrarımızı gören Türkiye’nin sınırlarının IŞİD ile
alakası kesildi. Türkiye, IŞİD’in askeri olarak da zayıfladığının farkına
vardı.

2016 yılının yaz aylarında Suriye’ye saldırma
kararı aldı. Sebep olarak da IŞİD ile mücadeleyi bahane etti. 




Türkiye iki şekilde IŞİD’i kullanmış oldu.
Birincisinde YPG’yi ortadan kaldırmak isterken IŞİD’i kullandı. İkincisinde ise
Suriye topraklarına saldırmak için IŞİD’i bahane etti.

Birçok Suriye toprağını bu şekilde ele
geçirdi.




O zaman Türkiye kendi çıkarları için
yani YPG’yi ortadan kaldırmak ve Suriye topraklarına saldırmak için IŞİD’i
kullanmış oldu. IŞİD, Türkiye’nin hedeflerine ulaşması için kullandığı başka
argümanlardan biri.
 

Gerçekten de öyle oldu. DAEŞ’in gelişmesinde
Türkiye’nin desteği oldu. 




Türkiye ve Bağdadi yönetimi arasında
veya IŞİD ve Türk istihbaratı arasında direkt bir bağ var mıydı? Yoksa
aralarındaki alaka sadece bilgi paylaşımından mı ibaretti?
 

Elimizde yakalamış olduğumuz IŞİD üyelerini
sorguladığımızda Türk istihbaratı ile aralarında doğrudan iletişimde
olduklarını fark ettik. Sınırdaki Türk görevlileriyle IŞİD’liler anlaşma
yapmışlardı.




Örgüte katılmak isteyen herkes sınırdaki Türk
görevliler tarafından sınırı geçmelerine izin veriliyordu.

Türklerin yönetimde olan sınır boyu bütün
kapılardan IŞİD’e katılmak isteyenlere kolaylık sağlanmaktaydı.

ÇARPICI İDDİA: TÜRKİYE, IŞİD’DEN SES GETİRECEK
İNTİHAR EYLEMLERİ İSTEDİ




Örnek verecek olursak Suriye’nin doğusunda
IŞİD yenilgiye uğradıktan sonra bize istihbarat kaynaklarımızdan bilgi ulaştı.
Bunu ikisi arasındaki alakanın ve irtibatın ne kadar ileri seviyede olduğunu
göstermek için anlatıyorum.
 

Burada Bağuz’da IŞİD’in yenilgiye uğramadan
iki ay öncesiydi ve daha sonra da bu şekilde devam etti.

Türkiye, sınırlarını rahatça kullanabilmesi ve
kendisine verdiği maddi destek karşılığında IŞİD’den bölgede ses getirecek
intihar eylemlerini gerçekleştirmesini istiyordu. 




Burada çok önemli ve tehlikeli bir
nokta söz konusu. Siz bu bölgeye girerek Türkiye ve IŞİD arasındaki bağı da
kesmiş oldunuz. Aralarındaki ilişkiyi ortaya çıkardınız. Yani Türk istihbaratı
IŞİD’den belli yerlerde ve belli bölgelerde intihar saldırıları düzenlemesini
mi istiyordu?




Evet, buna dair delillerimiz de var. Bunu
itiraf eden adamları elimizde. Biz bunu uluslararası arenada da paylaştık.
Ancak her ülkenin kendine göre çıkarları olduğu için istenilen şekilde ses
çıkaran olmadı.
 

Yani dünyanın kendisine savaş açtığı
IŞİD’den Türk istihbaratı intihar saldırıları düzenlemesini istiyor! Bu aynı
zamanda da savaş suçu sayılır!




IŞİD zaman zaman ufak da olsa az ses getirecek
intihar saldırıları gerçekleştiriyordu. Ancak Türkiye bundan memnun kalmıyor,
aksine daha çok ses getirecek devasa saldırılar istiyordu.

2015’te onlarca kişinin öldüğü Kamışlı
saldırısında Türk istihbaratı IŞİD’den bu tür saldırıların sayısını artırmasını
istedi.




“SALDIRIYA YARDIMCI OLANLAR İTİRAF ETTİ,
DÜNYA ORALI OLMADI”
 

Türk yetkililerle örgüt arasındaki irtibat
Bağuz düştükten sonra da devam etti. Örnek olarak yaklaşık bundan bir sene önce
2018’in sonuna doğru Münbiç’te intihar saldırı meydana gelmişti.




Bu olayı gerçekleştirenleri yakaladık. Bizzat
yardımcı olanları ele geçirdik. Bunu herkes biliyor normalde. Soruşturma
esnasında bir çok ülkeden Amerika’dan yetkililer vardı.
 

Şunu gördük ki patlamanın hazırlığı
Türkiye’nin elindeki El Bab’da gerçekleşmiş. Patlamayı gerçekleştiren teörist
ve IŞİD’den sorumlu kişi oradan Münbiç’e gelmiş. 




Terörist patlamayı gerçekleştirdikten sonra
IŞİD üyesi aynı geldiği yerden dönüş yapmış. Yani tekrar El Bab’a dönmüş.
Operasyona katılan herkes de bunu itiraf etti. Bu anlattığımı da çoğu devlet
bilmekte.

Herkesin kendi çıkarı olduğu için
gerektiği şekilde tepki verilmiyor.




Maalesef! 

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri
Recep Tayyip Erdoğan ne istiyor?




Erdoğan, İhvan’ın resmi olmasa da fiili
temsilcisi. Resmi temsilcileri başka tabi ki. Pratikte bu işi kendi üstlenmiş
durumda. Kendini İhvan’ın bütün yapılanmasından sorumlu kişi olarak görüyor.
 

Sadece fikri olarak da değil. Bunu bölgeyi
kendi kontrolü altına alarak yapmak istiyor. Bunu Mısır’da denedi başarısız
oldu, Suriye’de denedi ve başaramadı. Şimdi de Libya’da deniyor. Dini
kullanarak bunu gerçekleştirmeye çalışıyor.




“ERDOĞAN KENDİ PROJESİ ADINA HER ÖRGÜTÜ
KULLANIYOR”
 

Bunun içinde IŞİD gibi Nusra gibi bir çok
argümanları kullanıyor. Kendi projesini gerçekleştirme adına bu bölgede her
şeyi kullanıyor. 




Maalesef uluslararası arenanın Erdoğan’ın bu
girişimlerine, saldırılarına sessiz kalması kendisinin daha rahat hareket
etmesini sağlıyor.
 

İhvanı da kullanarak tekrar Osmanlı’yı geri
getirmeye çalışıyor. Bu amaçla bazen Kürtleri kullanıyor, bazen de Libya’da
olduğu gibi kendi çıkarına ne uygunsa onu kullanıyor.




Malesef eğer Erdoğan’ın Libya’yı işgaline ses
çıkartılmazsa bu sefer de kendine başka hedefler koyup başka ülkelerin
içişlerine karışacaktır.

Bundan dolayı Erdoğan’ın düşünce ve fikirleri
bölge adına tehlike oluşturmakta. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet