Yeni bir PKK mı ?

Ünal Atabay tarafından yazıldı.

·        
 

ABD’nin; Barzani ve Öcalan’ı, Mensupları Nezdinde
İtibarsızlaştırması

 

ABD ve küresel güç odakları, Ortadoğu bölgesinde (Türkiye-Irak-İran-Suriye) kurulmasını
düşündükleri / uğraştıkları sözde Kürt devleti için; bu görevi kimlerle, ne
zaman ve nasıl paylaşacakları, rolü kime / kimlere biçecekleri konusunda son
dönemde kafalarının karışık olduğu mütalaa edilmektedir.

 

Söz konusu ortamda; bir taraftan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi
(IKBY) ile yakın ilişkileri devam ederken, çıkarları gereği yüz üstü bırakabilmekte,
bir taraftan terör örgütü PKK’yı açıkça desteklerken zaman zaman karşı tavır
koymaktalar, buna mukabil PKK’nın Suriye kolu olan Demokratik Birlik Partisi
(PYD)–Halk Koruma Birlikleri (YPG)[[i]] ile içli dışlı
ilişkilerde bulunabilmekteler.  

 

ABD’nin bu
ilişkilerinin esas gayesi; kendi çıkarları doğrultusunda bölgede kontrol
edilebilir sözde bir Kürdistan kurmaktır. Egemen derin akıllar, bu kadar büyük
bir coğrafyadaki enerji havzasının idaresinin akıllı bir yönetim yerine, feodal
düzene dayalı aşiret kültürlü bir devlet üzerinden yürütülmesinin
peşindedirler. Kısacası, sömürücü güçlere biat edenlerle birlikte yola devam
etmek istemektedirler.

Söz konusu duruma en uygun yönetimin IKBY’nin olabileceği
söylenebilirse de, Barzani Kürtleri’nin; bölgesel Kürt hareketinin motor rolünü
oynayabilecek, diğer üç bölgedeki (Türkiye, İran, Suriye) Kürtler
üzerinde birliktelik tesis edebilecek bir güce sahip olmadıkları, feodal
siyasetin dışında yeni dünya düzeni ile uyumlu bölgesel denklemleri aidiyetine
taşıyamadıkları gibi bir çok nedenlerle, son referandum sonrasında küresel
güçlerin kartlarından şimdilik düşürüldükleri değerlendirilmektedir.[[ii]]      

 

Nitekim, Barzani’nin referandum sonrasında; ABD
başta olmak üzere küresel odaklar tarafından yüz üstü bırakılması, bölge
ülkelerinin baskısı sonucu emrivaki davranışlardan geri adım atması ve Irak
Ordusu’nun harekâtı sonucunda kendi bölgesi dışında yasa dışı olarak kontrol
altında tuttuğu topraklardan çekilmek zorunda kalması gibi ortaya çıkan sonuçlar, Barzani
yönetimini hiç şüphesiz itibarsızlaştırmıştır.
 Artık
bundan sonra IKBY’nin; bölgesindeki Kürt varlığının temsilciliğini, meşru
olarak elinde bulundurma şansının kalmadığı noktasına getirmiştir.  

 

Barzani’ye mukabil, PKK Terör Örgütü; 2005
yılına kadar savunduğu etnik temele dayalı ulus-devlet eksenli fikirleri terk
ederek; “demokratik cumhuriyet, demokratik ülke ve demokratik ulus” gibisöylemlerle
hem reel sosyalizm savunucusu tabanlarını ikna etmişler, hem de yeni dünyanın
küresel sistemine entegre olacak ve ABD’yi mutlu edecek özerk /
federatif yönetim modelini benimseyerek 
“Büyük
Ortadoğu Projesi” 
ne kökten hizmet eden bir
anlayışta birleşmişlerdir.[[iii]]
     

Tüm bu gelişmeler yaşanmışken, diğer taraftan Türkiye’nin ABD
Büyükelçiliği’nce; … PKK,
yabancı terör örgütleri listesinde yer alan bir örgüttür ve Öcalan, PKK ile
bağlantılı terörizm faaliyetleri yüzünden Türkiye’de hapiste bulunmaktadır.
Saygı görmeye değer bir şahsiyet değildir.“[[iv]]şeklinde yapılan
açıklamasıyla örgüt mensuplarına ve yandaşlarına; “Terörist
başı Öcalan ve Kandil yönetiminde ki kemikleşmiş kadro ile birlikteliklerini
sürdürmek istemedikleri ve liderinizi örgütün başından sildik” 
mesajını
vermişlerdir.

 

Gelinen noktada
özetle, ABD tarafından; Barzani ve Öcalan’ın, örgüt mensupları ve yandaşları
nezdinde küçük düşürülmesinin ve itibarsızlaştırılmasının hamlesi yapılırken,
ABD’nin, bir taraftan da; PKK’nınSuriye’deki  kolu olan PYD-YPG ile iş
birliği halinde yoluna devam ettiği müşahede edilmektedir.
          

Netice itibariyle;
Barzani peşmergeleri ile PKK’nın konjonktürel olarak yıprandığı, bu nedenle
ABD’nin bu yapıları, yeni bir yüz ve yeni bir organizasyonla yeniden
düzenleyerek bir imaj değişikliğine götüreceği gözlemlenmektedir.

 Bu gelişmeler
çerçevesinde, ABD’nin sözde Kürdistan devletini hangi güçlerle ve hangi iş
birliği sayesinde kuracağı sorusunu akla getirmektedir.

İşte bu olabilecek
değişikliğin cevabının, ABD’nin ve küresel odakların PKK/PYD-YPGörgütü
üzerindeki ilişkilerinde aramak gerektiği düşünülmektedir.

ABD’nin, PYD-YPG ile Stratejik Ortaklığı

 

Suriye iç savaşının
yarattığı ortam, PYD-YPG gücünün 2011 yılından itibaren bölgede en önemli aktör
olarak ortaya çıkmasına neden olmuştur. Suriye’deki kaostan istifade ederek,
başlangıçta Esat rejimiyle olan ilişkileri sonucu, bölgede yürüttükleri
siyasi-askeri angajmanları sayesinde Kuzey Suriye’de otorite tesisi imkanı
bulmuştur.

Bilahare, ABD ile yakın iş birliği içerisinde bulunması ve bu
kapsamda DAİŞ ile mücadele maskesi altında ABD  tarafından silahlandırılması,[[v]] eğitilmesi, yeniden
reorganize edilmesi ve bu fırsatlardan istifade ile küresel güç odakları ile
yakın temas imkanlarına kavuşması, silahlı hareketinin yanı sıra siyasi olarak
da bölgede etkin konuma itilmesi, örgütü şüphesiz bölgedeki
stratejik planın bir parçası ve ortağı konumuna getirmiştir.

 

ABD ve AB ülkelerinde; PYD-YPG’nin teörör örgütü PKK’nın Suriye
kolu olarak tanımlanmasına, PKK’nın da terör örgütleri listelerinde bulunmasına
ve terör örgütü olarak kabul ettikleri beyan edilmesine rağmen, söz konusu
ülkeler PYD ile siyasi ve askeri angajmana girebilmek adına bu gerçeği
görmezden gelmeyi tercih etmişlerdir.[[vi]]           

 

PYD-YPG’nin; gerek
Kuzey Suriye’de gösterdiği etkinliği, gerekse PKK’nın silahlı gücü olan HPG ile
birlikte Suriye-Irak hattında oluşturdukları organik güç birliği, Barzani’nin
koşullarına ve kazanımlarına mukabil ABD’nin iştahını kabartmıştır.

ABD başta olmak üzere bölgedeki Kürtlerin hamiliğine soyunan
küresel güçler, PYD-YPG’ye bölgede alan açarak iş
birlikçi bir Kürt özerk bölgesi yaratma arzusunda oldukları artık gün yüzüne
çıkmıştır.

 

Nitekim tüm bu
koşulların oluştuğu bir dönemde, Barzani’nin referandum ve bağımsızlık
söylemlerine karşı, başta ABD olmak üzere batılı güçlerin duyarsız kalmasının
arka planında; PKK/PYD-YPG’nin ulaştığı gücün ve bu örgütün söz konusu
ülkelerle olan siyasi-askeri angajmanlarının yattığını söylemek yerinde
olacaktır.

PKK’nın, Suriye Kolu PYD-YPG Üzerinden Devşirilmesi

 

PKK Terör Örgütü’nün Türkiye’deki silahlı kanadı olan HPG’nin %
22-25’nin Suriyeli ve yine PYD-YPG’nin de Suriyeli teröristlerden oluştuğunu
birlikte mütalaa edersek, müstakbel bir Kürt devletinin başlangıç
noktasının Kuzey Suriye’den başlatılmasının
 ABD’nin
hesaplarına uygun düştüğü değerlendirilmektedir.

 

ABD ile YPG-PYD’nin
iş birliği, bölgenin şekillendirilmesinde askeri anlamda önemli bir ittifak
olmakla birlikte, örgütün ideolojisinin-felsefesinin Ortadoğu’da küresel
güçlerin yapmak istedikleri ile uyumlu hale getirilmesi de bir zorunluluk
olarak önlerinde bulunmaktadır. ABD’nin örgütle son dönemdeki sıkı ilişkilerine
bakıldığında bu durumun aşılması yönünde önemli temaslara gidildiği
kıymetlendirilmektedir.

ABD’nin bölgede arzu ettiği idari ve siyasi yapılanma, kanton
tipi şehir devletçikleridir. ABD, yeni dünya düzeninde küreselleşmenin şehir
devletçikleri ile gerçekleşebileceğini düşünmektedirler.[[vii]]  Nitekim, terör
örgütünün Kuzey Suriye’de 30 Ocak 2014’de ilan ettiği kanton yapılanması[[viii]] ABD’nin beklentisi ile örtüşmektedir.

 

Böyle bir düzene
geçiş; etnik, mezhepsel, dinsel, ekonomik gruplar, sermaye grupları gibi diğer
küçük modelli yerel idarelerle olabilecektir. Bu tarz modeller, büyük sermaye
gruplarının doğrudan kontrolü altına girebilecek yönetim modelleri olduğundan
yeni dünya düzeni için arzu edilen bir sistem olmaktadır.

Küçük parçalara
siyasi-ekonomik olarak ayrılan toplumlar, birlik ve beraberlik gibi cephe
oluşturup topyekûn bir güç mücadelesi oluşturamayacaklarından ve başkaldırı
tarzı tepkisel hareketleri gösteremez hale geleceklerinden, bu durumda
sömürgeci güçlerin önünde bir engel kalmayacak ve dolayısıyla arzu edilen
sömürü düzeni tam kontrollü kurulmuş olacaktır. Diğer bir husus; terör örgütü
üst yöneticilerinin kemikleşmiş sosyalist dünya görüşleri, liderlerinin
değişmez mücadele alışkanlıkları, esnek olmayan örgütün hiyerarşik düzeni gibi
sebeplerle, ABD’nin örgüt üzerindeki hakimiyetini bu güne kadar arzu ettikleri
seviyede derinleştiremediği değerlendirilmektedir. 

İşte bu noktada, PKK terör örgütüne; Suriye kolu üzerinden
yapılacak müdahale ile gelişen koşullara uyarlanması ve ABD ile daha yakın bir
evlilik oluşturması kapsamında düğmeye basıldığı, bu çerçevede ABD’nin örgüte
binlerce silah yardımı yaptığı (bugüne kadar 3500 TIR dolusu
silah ve mühimmat)
[[ix]] ve birlikte
çalıştıkları gözlenmektedir. Kısacası, PKK’nın Suriye kolu üzerinden
yeni bir isim altında ve yeni bir düzenlemeyle
 ABD’nin tam
kontrolüne girmesi yönünde çalıştıkları mütalaa edilmektedir.

 

Yukarıda ortaya konulan değerlendirmeler ışığında; mevcut
PKK’nın Suriye kolu üzerinden revize edilerek ve devşirilerek oluşturulacak
yeni bir PKK’nın kapıda olduğunu söylemek mümkündür.

 

Nitekim bu endişeyi, PKK’nın terörist başlarından Rıza Altun’da; “…uluslararası
koalisyonun ilişkileri aracılığıyla PYD’yi sosyalist kimliğinden uzaklaştırarak
emperyalist bir kimlik kazandırmak istediğini,…ABD’nin; PYD’nin özgürlük
çizgisinden rahatsız olduğunu, devlet yerine öz güçlerine dayanan özerk bir
yönetimi kabul etmeyeceği,…ve ABD’nin nihai hedefinin PYD’yi dönüştürmek
olduğu…”
[[x]] şeklinde bir
beyanla dile getirmiştir.

 

Sonuç Olarak;

 

ABD’nin muhtemelen
Kandil’de ki örgüt üst düzey yöneticilerini, Türkiye’den bağımsız olarak
etkisiz hale getirmek isteyeceği veya başka bir yöntemle tasfiye edeceği,
bunların yerine kendileri ile daha yakın iş birliği yapabilecek yeni bir yönetimle
/ liderlerle yola devam etmek isteyecekleri,

Son zamanlarda
örgütün Türkiye’de yediği ağır darbeyi de dikkate alarak; gerek teröristlerin
imhadan kurtarılması, gerekse yeniden teşkilatlandırılması ve eğitilmesi
çerçevesinde, Türkiye’de bulunan terör örgütü unsurlarının geçiçi olarak ve
uzun bir süre Kuzey Irak’a çekileceği ve bilahare Suriye Kuzeyi’ni buradan
takviye edecekleri,

Yine Kuzey Irak’a
çekilen bu unsurların bir kısmı ile de, İran bölgesinde PKK’nın kolu olan ve
uykuda bekletilen PJAK unsurları ile birlikte İran’a karşı kullanmaya
başlayacakları,

Son aşamada ise, PKK
terör örgütünü IKBY güçleri üzerine sürmek suretiyle Türkiye’nin güneyinde
hilal şeklinde bir Kürt kuşağı oluşturmayı düşündükleri kıymetlendirilmektedir.
Elbette, bu noktada bilahare sıranın Türkiye’ye gelebileceği gerçeğini
söylemeden geçmek mümkün değildir.

O halde; ABD başta olmak üzere küresel güç odaklarınca örgütün
dönüştürülmesine ve uzun soluklu yeni bir tehdit yaratılmasına fırsat vermeden,
PKK ele başlarına yönelik olarak İran-Irak’la da iş birliği yaparak, artık
Türkiye’nin kesin sonuçlu bir harekât yapmasının zamanı geldiği
değerlendirilmektedir.  

 

 [[i]]PYD-YPG Terör Örgütü; 2003 yılında kurulmakla birlikte,
tarihçesi PKK’nın Suriye’de faaliyetlerine başladığı 1980’lerin ilk yıllarına
kadar uzanmaktadır.

[[ii]]Ünal Atabay, “Şeytan Üçgeninde Kürtler Üzerinden Oyunlar”,
21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, www.21yyt.org/,
05.11.2017.

[[iii]]Ünal Atabay, “Ayrılıkçı Kürtlerin Musalla Taşı PKK”, Alibi Yay.,
Ankara, Nisan 2017, s.192,193.

[[iv]]“Türkiye’deki Diplomatik Misyonu Tarafından Yapılan Açıklama”,
ABD Büyükelçiliği resmi yazısı, www.odatv.com/,
21.10.2017.

[[v]]YPG’nin 2014 yılında DAİŞ’in yoğun saldırılarıyla yüz yüze
kalması üzerine, ABD ve DAİŞ ile mücadele eden uluslararası koalisyon
güçlerinden silah yardımı talebinde bulunmasıyla birlikte, YPG’nin ABD ile
temasında önemli bir dönüm noktası olmuştur. ABD bu yardım çağrısına cevap
vererek derhal silah yardımına başlamış ve Suriye’de ABD’nin adeta kara gücünü
oluşturmuştur.

[[vi]] Can Acun, Bünyamin Keskin, “PKK’nın Kuzey Suriye Örgütlenmesi,
PYD-YPG”, SETA Yay., İstanbul, 2016, s.8, (d.n:2).

[[vii]]Ünal Atabay, a.g.e., s.119.

[[viii]] Can Acun, Bünyamin Keskin, a.g.e., s.16.

[[ix]] “3500 TIR Dolusu Silah Gönderdiler”, www.sozcu.com.tr,
19.10.2017.



































































































































[[x]]Terörist başlarından Rıza Altun, “ABD’nin Hedefi PYD’yi
Dönüştürmek”, www.krdnews.net., 12.11.2017.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet