PKK’nın Korkusu; SİHA ve İHA’lar

Ünal Atabay tarafından yazıldı.

·        
 

Silahlı / silahsız
insansız hava araçlarının (SİHA / İHA) Türk Silahlı Kuvvetleri’nde
kullanılmasına ve envanterine girmesiyle birlikte, muharebe imkân ve
kabiliyetinde kuvvet çarpanı etkisiyle kendisini göstermeye başlamıştır. Bu
vasıtalar, modern orduların günümüz harp sahasındaki ayrılmaz önemli muharebe
sistemleridir.

Dünya tarihinde ilk İHA, ABD’li mucit Elder Speryy tarafından
Curtis N-9 ismiyle Mart 1918’de uçurulmuştur.[i] Terörle
mücadele kapsamında ilk SİHA saldırısı, 14 Kasım 2001 tarihinde Afganistan’da
Taliban’a karşı gerçekleştirilmiştir.[ii] Bu
sistemler, söz konusu tarihlerden beri harp sahalarında ve terörle mücadele
alanlarında etkin olarak kullanılmaktadır. Her geçen gün kazandırılan
teknolojik yeteneklerle, terör örgütlerinin asimetrik mücadele üstünlüğü önemli
ölçüde ortadan kaldırılmaktadır.

 

İHA sistemlerinin
etkili gözetleme yeteneği ve SİHA sistemlerinin ise etkili nokta atışları;
terör örgütlerinin arazide bırakınız büyük gruplar halinde dolaşmasını küçük
gruplar halinde dahi dolaşmalarını ve arazi yapısının sağladığı gizlenme
avantajlarını önemli oranda ortadan kaldırmaktadır.

Türkiye, İHA  sistemlerine sahip olabilmek için 1980’li
yılların sonlarında çalışmalara başlamış, ilk prototip 1990 yılında TUSAŞ
tarafından geliştirilmiştir.[iii] Diğer
taraftan, 1994-1998 yılları arasında yurt dışından tedarik edilen İHA’larla
terörle mücadeleye destek verilmesine gayret edilmiştir. İlk yerli üretim 1995
yılında TUSAŞ tarafından gerçekleştirilmiş[iv] ve
yine 2000 yılı başında da gelişen ihtiyaçlara göre TUSAŞ tarafından yeni bir
prototip İHA geliştirilmiştir.[v]

 

2004 yılına gelindiğinde, tekrar artan PKK/KCK Terör Örgütü
faaliyetleri ve dünyadaki gelişmeler çerçevesinde İHA ihtiyacı üzerinde
geliştirici çalışmalara yeniden devam edilmiş ve 2007 yılından itibaren yerli
İHA sistemleri, 2015 yılından itibaren ise yerli SİHA sistemlerinin
kullanılmasına başlanmıştır.[vi],[vii] Diğer
taraftan, dönem içerisinde ABD ve İsrail üzerinden gerek alım isteği gerekse
kiralama yöntemleri, ülkemizi oyalama taktikleri ile uzunca bir süre
uğraştırmıştır.

 

Söz konusu
sistemler, özellikle ülkemizin terörle mücadele bölgesinde etkin
kullanılmasıyla birlikte; PKK/KCK Terör Örgütü üzerinde psikolojik baskı başta
olmak üzere teröristlerin alandaki hareket kabiliyetlerini sınırlandırmış,
anlık tespitleri kolaylaştırmış ve anında ateş altına alınması imkanını
doğurmuştur. Dolayısıyla örgütün eylem etkileri de doğal olarak azalmaktadır.

Terörist başlarından Murat Karayılan SİHA / İHA’lara ilişkin
olarak; “…son yıllarda bu silahlı kanatlar çıktı, gündüz olduğu gibi
gece de termal gözlerin üstünlüğü ile sadece eylem etkimizi azaltmadı, hareket
kabiliyetimizi de yok etti,…bu alet yerdeki karıncayı bile görüyor,…hayalet
olun, yerin altından gidin,…onlarca, yüzlerce, hatta binleri geçen eleman tek
kurşun atmadan imha oldu.”[viii]
 şeklinde örgüt elemanlarına verdiği talimatta örgütün
durumunu açıkca ortaya koymaktadır.

SİHA ve İHA’lar, her
ne kadar bir sistem manzumesi içerisinde kullanılsa da, icra edilen harekât
alanının karmaşık yapısı nedeniyle riskleri de beraberinde taşımaktadır.
Hedeflerin tespitinde/imhasında hata yapılmasa dahi, bazı hedeflerin özelliği
üzerinden maksatlı kamuoyu odaklarınca sustimal edilmeye açık hale
gelebilmektedir.

Nitekim, son olarak;

Hakkari şehir
merkezine 20 Km. mesafedeki Oğulköy kırsalında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin
terörle mücadele görevi esnasında, 31 Ağustos 2017 tarihinde SİHA vasıtasıyla
terörist olarak belirlenen kişilere yönelik yapılan ateş sonucunda hayatını
kaybedenlerin terörist-vatandaş tartışması yaşanmaktadır.

Benzer tartışma; 28
Aralık 2011 tarihinde Şırnak/Uludere’de 34 vatandaşın hayatını kaybettiği
olayda da İHA’ların yanlış tespiti sonucu hava harekâtının yapıldığı şeklindeki
bir iddia ile yaşanmıştı.

Diğer taraftan, 19 Haziran 2010 tarihinde Hakkari/Şemdinli
İlçesi sınır bölgesinde bulunan Gedik T.’ye ve yine 20 Temmuz 2010 tarihinde
Hakkari/Çukurca İlçesi HanT.’deki üs bölgesine yapılan terörist saldırılarında
da “İHA görüntüleri olmasına rağmen zamanında
müdahale edilmediği”
şeklinde o dönemde asılsız suçlamalarla TSK’nın
yıpratılmasına çalışılmış ve kamuoyunda TSK’nın zan altında bırakılmasına
gayret edilmiştir.

 

Güvenlik güçlerince
bölgede yürütülen mücadelenin hukuk kuralları içerisinde ve terörist-vatandaş
ayırımını hassas bir şekilde yaparak ciddi kısıtlamalarla yerine getirmeye
çalışması mücadelenin zorluğunu ortaya
koymaktadır.          

Konuya ilişkin olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu; “İHA’larla
çok terörist görüyoruz, kısıtlamalarımız vardır, özellikle terörist olarak
nitelendirmediğimiz veya vatandaşı bir şekilde teröristle yan yana gördüğümüz
hiçbir noktada müdahale ortaya koymadık,…”
[ix] şeklinde
ki ifadesi de yukarıda belirtilen zorluğu teyit eder mahiyettedir.

 

ABD’nin Afganistan’daki terörle mücadelesinde sivil kayıpların
toplam kayıplar içerisindeki oranı % 30’lar civarındadır.[x] Ülkemizde
ise bu oran yok denilecek seviyededir.      
      

 

Öncelikle, SİHA ve
İHA’ların kullanılmasında bilinmesi gereken önemli hususlardan birisi de;
İHA’lardan alınan görüntülerin tek başına bir anlamının olmadığını, diğer
vasıtalardan alınan bilgilerle desteklendiğinde alınan görüntülerin anlamlı
hale gelebileceğini kabul etmek gerekir.

İHA’ların arazide
hareket eden insanları; terörist mi, kaçakçı mı, çoban mı, yaylacı mı, arıcı
mı, çiftçi mi, avcı mı, korucu mu olduğunu net olarak ayırt etmesi mümkün
değildir. Bu nedenle, İHA’dan her görülene ateş etmek mantığı ile
yaklaşılmadığı bilinmektedir. Aksi ise her zaman hata riskiniz var demektir.

SİHA / İHA
operasyonlarında; operasyon öncesinde esas mesele, tüm haber toplama
kaynaklarının zamanında ve doğru olarak hedefe yönlendirilmesi ile bunlar
arasında koordinasyon sağlanarak doğru istihbaratın oluşturulmasıdır.

Hakkari Valiliğinin yazılı açıklamasında da belirtildiği gibi,
vurulanları; “bölgedeki teröristlerle toplantı halindeki iş birlikçiler”[xi] olarak nitelemesi, hedefe yönelik istihbari çalışmanın
İHA’lar dışında diğer haber toplama vasıtalarıyla da yapıldığını ve kesin
tespit sonrasında ateş altına alındığı gerçeğini ortaya koymaktadır.

 

Tüm ayrıntılı
tedbirlere rağmen bu risk durumu sadece SİHA ve İHA’lar için geçerli olmayıp,
tüm silah sistemleri için de geçerlidir ve hata yapma riski her zaman vardır.
Bu durum askeri literatürde dost ateşinden etkilenme/zarar görme şeklinde
adlandırılmaktadır. Dünya harp tarihinde ve terörle mücadele alanlarındaki
çatışmalarda bu tür hataların yaşandığı örneklerle doludur. Ancak, TSK’nın
terörle mücadeledeki 40 yıla yakın tecrübesi hata yapma riskini hemen hemen
ortadan kaldırmaktadır.

Tüm bunlara rağmen, dost ateşi kapsamında yakın dönemde, 09
Şubat 2017 tarihinde; Suriye’de Türk askerlerinin bulunduğu bir binaya Rusya
tarafından bir koordinasyon eksikliği sonucunda yanlışlıkla füze fırlatılmış ve
3 askerimiz şehit olmuştur.[xii] Yine,
13 Mayıs 2017 tarihinde; Hatay/Hassa İlçesi kırsalında Jandarma ve Polis Özel
Harekât unsurlarınca yapılan müşterek bir operasyonda yanlış ateş sonucu 1
astsubay şehit olmuş ve 1 polis yaralanmıştır.[xiii]   

 

Güvenlik güçleri,
olabilecek hata riskinin minimize edilebilmesi veya ortadan kaldırılabilmesi
için planlamalarını en ince ayrıntılarına kadar iyi bir koordinasyonla ve ortak
akla dayalı komuta-kontrol sistemi içerisinde yaptıkları muhakkaktır.

Terörle mücadele
sahasında hareket eden bir grubun / unsurun terörist-vatandaş ayırımının daha
sağlıklı yapılabilmesi için aşağıda belirtilen örnek verilerin ihtiyaca göre
bir kısmının veya tamamının bir bütün olarak ele alınması ve analizi ile mümkün
olabileceği söylenebilir.

     –   SİHA / İHA’lardan alınan
görüntüler,

     –   Keşif uçaklarınca varsa o bölge
için yapılan hava keşif raporları,

     –   Hedef analiz birimince yapılan kıymetlendirmeler,

   –  O an gözetlenen şahısların kullandığı arazinin;
öteden beri kimler tarafından ve ne sıklıkla kullanıldığına ilişkin eldeki
mevcut bilgiler,

  – Gözetlenen hedefin; arazide hareket etme karakteristiğinin
bilinen belirgin özellikleri, alışkanlıkları ve kullandığı vasıtalar, yollar,

     –  Telsiz kestirmelerinden ve
dinlemelerinden alınan bilgiler,

     –  Lider konumundaki telsizlerin yer
değiştirme hareketleri ve son bulunma noktaları,

     –  Eğer arazi Irak Kuzeyinde ise, o
bölgeden gönderilen istihbarat raporları, 

     – MİT, Jandarma ve Emniyet teşkilatından gelen
haber ve değerlendirmeler,

     – Teröristlerin son zamanlarda o bölgedeki
ve/veya yakın bölge arazisindeki hareketlerinin bir seri analizi,

     –  Varsa yakın zamanda ele geçen veya
teslim olan teröristlerin konuya ilişkin ifadeleri,

     –  Geçmiş yıllarda teröristlerin o bölgede
yaptığı eylemler,

     –  Diğer haber kaynaklarından alınan
duyumlar.                 

Yukarıda belirtilen
kaynakları çoğaltmak mümkündür. Buradaki haber kaynakları değerlendirildiğinde,
istihbaratın analizinin bir muharebe sahası istihbaratı tekniğine göre
yapılmasını, hal böyle olunca da, teröristle mücadeleye ilişkin istihbarat
havuzunda hangi kademelerde hangi unsurların bir arada olması ve bunların yan
yana müşterek çalışması gerektiğinin önemini ortaya
koymaktadır.    

İHA görüntülerinin hedef analizini yapan birim; arazide hareket
eden unsurların, örneğin; “insan olduğu, katırlarla
intikal ettikleri, sayıları, aralarındaki mesafe, yürüyüş profili, hareket ediş
şekilleri, arazide özellik arz eden hareketleri, eğer analiz edebilirse silah
durumu, zamanlaması, dikkat çeken davranışları”
 gibi hususları
belirterek sadece hedefi tarif ederler.

 

Bu hedef analizi tek
başına bir şey ifade etmez, esas olan yukarıda belirtildiği gibi tüm verilerin
girdiği istihbarat çarkından / havuzundan çıkan sonuca göre hedefin net olarak
tanımlanmasıdır.

Hedefin tanımını,
elinde istihbarat havuzunu bulunduran her seviyedeki makam yapabilir. Bu da
yetmez, hedefin tanımından sonra tehdit belirlenir, bilahare, tehdide karşı
müdahale edilecek yer ve zaman ile müdahale edecek vasıta / vasıtalar tayin
edilir. Tüm bunlar, eş zamanlı ve anlık yapılarak verilecek kararla birlikte
hedef ateş altına alınabilir.

Yukarıda bahsedilen
faaliyetlerinin terörle mücadelenin karakteristiği gereği çok süratli pratik
usullerle uygulanacağı bir gerçektir. Asla gecikmelerin olmayacağı, 40 yıla
yakın terörle mücadelenin karargahlara ve komutanlara bu tecrübeyi kazandırdığı
gerçeğini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu konuda dünyada eşsiz olduğu yönünde
hakkını teslim etmek lazımdır.

Teröristler, SİHA /
İHA’lardan kaçınmak maksadıyla;

     –     Küçük gruplar halinde, zayıf
görüş koşullarında/geceleyin veya hava şartları nedeniyle uçuş yapılamadığı
zamanlarda hareket etmeyi tercih ederler

     –       Tehlikeli
güzergâhlarda uzun süre yürümezler.    

     –        Hele
hele gözetlenmeye müsait bir arazide ise saatlerce hiç oturmaz ve yürümezler.

   –    Eylem yapacakları yer ve zamanda
tertiplenmek üzere, sözde savaşçı tabir ettikleri gruplarını ve lojistik
unsurlarını küçük gruplar halinde ayrı yollardan hareket ettirirler.

Sonuç olarak;

Terörle mücadelede
“Alan Hakimiyeti” olmazsa olmaz temel kurallardandır. Halen geçerliliğini
korumaktadır. SİHA ve İHA sistemleri; terörle mücadele harekât alanının karadan
olduğu kadar havadan da tam kontrolünün sağlanmasına fırsat vermektedir.
Bununla birlikte,söz konususistemler gelecekte asimetrik çatışma alanının
genişlemesi sonucunu da doğuracaktır.

Araziyi teknolojik
imkanlarla gözetlemek, dinlemek ve elde edilen anlık istihbarat sayesinde
istenilen yer ve zamanda yeterli kuvvet bulundurma imkanı yarattığından alan
hakimiyeti/kontrolü için birlik sayısından önemli ölçüde tasarruf edilecek ve
göreve hazır zinde birliklerin bulundurulmasını kolaylaştıracaktır. Bu
kapsamda, birliklerin bölgedeki konuş yerlerinin yeniden analizinin yapılması
ihtiyacını doğurmaktadır.

Farklı kuvvet yapıları içinde benzer veya farklı silah ve
sistemlere sahip olmak, bu silah ve sistemlerini koordineli ve etkin şekilde
kullanmayı da zorunlu kılmaktadır. TSK’nın müşterek harekât ve sistemlerin
ortak kullanımı konusunda dikkatli tasarlanmış koordinatör teşkilat ve yapılara
olan ihtiyacı ve bunların önemini artırmaktadır.[xiv]

Önümüzdeki dönemde;

Terör örgütünün de
söz konusu sistemlerden sivil tiplerini temin etme gayreti olabileceği ve bu
nedenle kamikaze tarzı olabilecek kullanma yöntemlerine karşı tedbirler
üzerinde çalışılmalıdır.

Başta SİHA / İHA
gibi teknolojik gelişmeler, terör örgütün kırsal kesimdeki hareket kabiliyetini
ciddi manada etkileyeceğinden, zamanla örgütün önemli bir kısmının da meskûn
mahallerde barınmaya zorlanacağı göz ardı edilmemelidir.

Terör örgütünün Irak
Kuzeyi’ndeki lider kadrolarına yönelik, SİHA sistemlerinin etkili
kullanılmasına vakit geçirilmeden başlanmalıdır. ABD ve Irak tarafından Kandil
bölgesi hava sahasına olabilecek kısıtlamaları da dikkate alarak gerektiğinde
İran hava sahasından etkili olunacak şekilde İran ile iş birliğine
gidilmelidir.

Hava Kuvvetleri
muharip uçaklarının bazı yapacağı görevleri, SİHA’ların üstlenmesiyle birlikte
daha düşük maliyetlerle benzer görevler yapılabileceğinden, mücadele
konseptinde maliyet-müessiriyet mukayesesi daha da önem kazanacaktır. Bu durum
dikkate alınarak, iç güvenlik konseptinde Hava Kuvvetlerinin kullanılması ve
hava sahasının SİHA / İHA’lar kapsamında hava trafik yönetiminin
sistemleştirilmesi yönünde şimdiden planlama yapılması önem arz
etmektedir. 

[i] Aytekin Terkan, Terörizmle Mücadele Kapsamında İHA’ların
Rolü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2015, s.48.

[ii] a.g.e., s.52.

[iii] Cengiz Karaağaç, “Geleceğin Harekât Ortamında İHA
Sistemleri, III. Ulusal Havacılıkta İleri Teknolojiler Konferansı,İstanbul,
2014.

[iv] a.g.e.

[v] “TAI’nin İHA Teknolojilerindeki Konumu ve Özgün İHA
Çözümleri”, Savunma ve Havacılık, XXVIII, 2014, s.163,  

[vi] Aytekin Terkan, a.g.e., s.92,93,94.

[vii] SETA.org./files/Pdf., Gelişen Teknolojilerle Birlikte
Türkiye’nin İHA Yol Haritası…-SETA, 29 Aralık 2015.

[viii] Silahlı Kanatlar Kandil’in Kabusu, www.takvim.com.tr/guncel/, 13 Eylül 2017.

[ix] Silahlı İHA Tartışması, www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye, Hatice Kamer,
Diyarbakır, 09 Eylül 2017.

[x]BİLGESAM Rapor Nu:53, Ankara, Aralık 2012, s.41.

[xi] Hakkari Valiliğinin 2017/285 sayılı basın açıklaması, 01
Eylül 2017.

[xii]“El Bab’daki Dost Ateşi”,  www.cnnturk.com/…/el-babdaki-dost-ateşi, Murat
Yetkin, 11 Şubat 2017.

[xiii] J. İle Polis Çatıştı…Dost Ateşiyle Şehit Oldu, www.mynet.com/haber,
13 Mayıs 2017.



































































































































































[xiv] BİLGESAM Rapor Nu:53, Ankara, Aralık 2012, s.48.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet