ÖZEL HARP DAİRESİ & PSİKOLOJİK HARP

Ahmet Ünver

ahmetunver69@gmail.com

Yaşamakta olduğumuz; Psikolojik bir Harptir ! 

Türkiye
Cumhuriyeti Devleti kurulduğu tarihten itibaren, tüm yönetim kadrolarına
söylenen ve sufle olarak verilen şey, dünyada bir daha tekrardan ve yeniden bir
güç ve hâkim konumda olmaması gerektiği inandırılmaya çalışılmıştır. Neden? Bir
milletin asalet ve hakkaniyet kodları nasıl değiştirilebilir veya yok
edilebilir ki? Dünya üzerinde sayılarını unuttuğumuz oranda devlet kurmuş ve
dünyadaki tüm mazlum milletlerine de adaletin timsali olarak hamisi olmuş bir
milletin evlatlarına, küresel güçler ve işbirlikçiler,  artık siz yoksunuz
ve sizlerin bu kodlarınızı da sildik, demeye çalışmışlardır. Nasıl olabilirdi?
Mümkün müdür böyle bir şey?   Yüz yıllardır bu hesap ve planlar
çerçevesinde bu asil milletin moral değerleri ve psikolojisi üzerinde
laboratuarlarda hesap yapanlar, 15 Temmuz karanlık gece bu deneylerinin de
sonucuna erişmek istemişler ve bunu taçlandırmayı da planlamışlardı! 
Tabii hesap edemedikleri şey! Bu asil milletin iki bin yıllık devlet ve
bağımsızlıklarına olan ölümüne aşk derecesindeki kodlarını hesap edemediler!
Laboratuarda, bu asil millet üzerindeki deney tüpleri ellerinde patlamış ve ne
yapacaklarını da şaşırmışlardır! Cumhuriyetin kurulması ve akabinde ki tüm bu
deneyler çerçevesindeki yaşadıklarımıza bir iletişimci zaviyesinden bakmaya
çalışalım!

Propaganda nedir? Bir topluluk veya milletin düşüncelerini,
duygularını, davranışlarını, tavır ve hareketlerini etki altında tutmak ve
onları değiştirmek amacıyla yayınlanan bilgi, belge, her türlü yayın ve
görüşlerdir. Propagandanın amacı, propagandayı yapana doğrudan veya dolaylı
fayda sağlamasıdır. Propagandanın cephanesi söz ve kelimelerdir! Propagandanın
farklı türleri vardır; Beyaz propaganda, Gri propaganda, Siyah propaganda,
Silahlı propaganda,  Karşı propaganda, şeklindedir.  Beyaz propaganda;
Açık biçimde yapılan bir propagandadır; kaynağı bellidir ve kendisini tanıtmak
ister, Açık ve şeffaftır. Beyaz propaganda da doğruluğa önem
verilir. Yalan kullanılırsa geri teper, güveni sarsar. Kazanımı, en güçlü
tarafı, karşı tarafın fikirlerini çürütür, taraftarlarını azaltır. Doğru, açık
ve şeffaf propaganda kitlelerde güven uyandırır.   Gri propaganda;
Psikolojik savaşın önemli propaganda unsurlarından birisi ve bulanık olanıdır.
Burada kaynak belli değildir, doğruluğu kanıtlanamaz. Yalan veya iftira olduğu
da kesin değildir. Gri propagandanın ana malzemesi rivayetlerdir. Çalışma
tarzı açık propaganda gibi sınırlı değildir.  Gri propagandanın
amacı, kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli göstermek
olabilir veya tam, yeterli ve açık olan bir şeyi şüpheli göstererek
gölgelendirmek, değerden düşürmek amaçlanır. Her türlü çelişki bu yöntemde
ustaca kullanılır. Çelişki yoksa bile, varmış gibi
davranılır. Böylece karşı taraftaki zihinlerde istenen soru
işareti uyandırılır.

Peki, Psikolojik Harekât nedir ve günümüzde ne ilgisi vardır?
Psikolojik Harekâtın tanımını yapmadan önce, psikolojinin tanımını yapmamız
gerekir. Psikoloji, Bir grubu ve bir bireyi belirleyen,  hareket etme,
düşünme ve duygulanma biçimlerinin bütünüdür. İnsan zihninin, algılar
konusundaki tutumu da göz önüne alındığında ortaya söyle bir sonuç; Algıyı
kontrol etmek, zihni, bireyleri, toplumu ve bir milleti de kontrol etmenin ilk
adımıdır. Savaşlar sadece cephede gerçekleşmez; Nükleer savaş, biyolojik savaş,
teknolojik savaş ve hava savaşı olduğu gibi bir de psikolojik savaş
türü bulunmaktadır. Psikolojik savaş: Düşmanların düşünceleri, harekât
tarzları, hisleri, gelenekleri ve inançları üzerinde genel olarak tesir
yapılarak, psikolojik gücünün kırılmasıyla amacına ulaşan bir savaş türüdür.
Böylelikle karşı tarafından psikolojik ve manevi gücü zayıflatılmış ve
kendilerinin psikolojik durumu kuvvetlenmiş olur. Tüm bu amaca hizmet eden
faaliyetlerin tümüne psikolojik savaş adı verilir.  İkinci Dünya Savaşı
sırasında; Afganistan, Küba, Vietnam, Lübnan, İsrail ve Mısır savaşlarında
psikolojik savaşın çok çeşitli olarak kullanıldığı bilinmektedir. Psikolojik
savaşın kullanıldığı ve en büyük etkisinin olduğu bilinen diğer en yakın
tarihli olanı ise Körfez Savaşı ve ABD tarafından işgal edilen Afganistan ve
Irak savaşlarıdır.














Bugün yaşamakta olduklarımız aslında psikolojik bir savaş mıdır?
Bölgemizde en az yüz yıllık hesabı olan küresel güçler ve bölgemizdeki
işbirlikçileri, Suriye’de ne gibi bir psikolojik harp tekniklerini uygulamaktadır?
Türk askeri; Devletimizin bekası, sınırlarımızın güvenliği ve bölgemizde
kurulmaya çalışılan kukla – koridor devletçiklere karşı,  Afrin’den
girmeye başlayınca tüm Dünya neden bağırmaktadır? Fırat Kalkanı harekâtında bu
kadar sesleri çıkmayan tüm güçler ve işbirlikçiler bugün neyin peşindedir?
Türkiye tarihsel kodlarını ve gönül bağı olan hinterlandı hatırlamaya ve
buralarla da her türlü ticari ve yatırım ilişkileri geliştirmeye başladıkça,
saldırıların türü ve yöntemi de değişmektedir. Neden? Bu soruların elbette ki
bir cevabı vardır?  Afrin harekâtında geçtiğimiz günlerde son modern
silahlarla ve kalabalık bir şekilde terör örgütlerini askerimizin üzerinde
salanlara ne demelidir? Bu milletin her bir askeri, bu vatan uğrunda Ölmek ve
Şehit olmak adına ne demiş; Çatışma mesafemiz beş metreye düşmüş, uçaklarımız
buraları bombalasın, bizler ŞEHİT olalım fakat terör örgütleri de HELAK
olsunlar! Allah bu Vatan uğrundaki tüm Şehitlerimize Rahmet eylesin! Bu asil
milletin her bir ferdi, cephedeki tüm askeri ve seksen milyon tek bir vücut
halinde bu durumda ve bu inançta iken mi yenebileceksiniz, buralarda kukla,
koridor ve kontrolünüz altındaki devletçikleri de  kurabileceksiniz?
Başaramayacaksınız! Bu devleti ve milleti de parçalayamayacaksınız! Kukla ve koridor
devletçiklerinizi sınırlarımızda de kuramayacaksınız! Vefalı, Adaletli,
Hakkaniyetli ve mazlum milletlerin de Hamisi olan TÜRK geliyor! Türkiye
Cumhuriyeti Devleti tarihsel KODLARINA dönmektedir! Bu KODLARI hiçbir şekilde
değiştiremeyeceksiniz!  İstemeseniz de tüm bu gelişmelere; Engel
olamayacaksınız! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir