Mehmet Öğütçü : Amerika’da ipler yeniden
Pentagon’un elinde

Dışişleri Bakanı Tillerson kendi konuşuyor kendi dinliyor. Önemli dış
politika ziyaretlerine, görüşmelerine bile alınmıyor. Trump’un sürekli
vurguladığı sert güç menfaatleri Dışişleri’nin yumuşak güç kültürü ile çatışma
halinde. Dışişleri, bu yuzden yetkilerini surekli Pentagon ve Ulusal Güvenlik
Konseyi’ne kaybediyor. Ne yaparsa yapsin Tillerson’ın elinden bir şey gelmiyor.
Kendi ekibini bile seçip tayin etmesine imkan verilmediği için onun cephesinde
zaten bıçak kemiğe dayanmış görünüyor. Yakında istifa ederse kimse
şaşırmayacak.

Sadece Dışişleri değil, Beyaz Saray da onemli olcude etkisiz hale
getirilmiş durumda. Trump, aklına estiği gibi tweet’ler gönderiyor her sabah
yataktan kalkıp gece yatana kadar. Onları da kimse artık ciddiye almaz oldu.
Birçok üst düzey kamu yöneticisi hala tayin edilemedi haklarındaki güvenlik
soruşturmaları, onayları tamamlanmadığı için. Is gorulmuyor.

Trump’ın Terörle Mücadele Danışmanı Sebastion Gorka Trump yönetimine
veda eden beşinci kilit isim oldu. Gorka’nın görevini bırakması ya da el
çektirilmesi, Trump’ın Baş Stratejisti Steve Bannon ile yollarını ayırmasının
ardından beklenen bir gelişmeydi.

Gorka’nın ayrılmasında, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürlüğü’nü üstlenen
John Kelly’nin önemli rol oynadığı anlasiliyor. Kelly’nin göreve başlamasının
ardından Beyaz Saray’da yaşanan büyük kadro değişikliğiyle görevinden istifa
edilen veya kovulan isimler arasında Özel Kalem Müdürü Rience Priebus, Basın
Sözcüsü Sean Spicer ve İletişim Direktörü Anthony Scaramucci de var.

Meydan, Pentagon’a kalmış gibi görünüyor. Doğru ya da yanlış ama ne
yaptığını bilen en ciddi Amerikan güvenlik ve strateji kurumu orası.

İşbaşında bulunduğu süre boyunca Trump daha önce kendi elinde olan bazı
savaş ve çatışmaya girme yetkilerini Beyaz Saray’dan Pentagon’a ve ABD askeri
kampanyalarını yöneten sahadaki komutanlara devretti. Başlangıçta yetki devri
İŞİD ve al Qaida bağlantılı terorist gruplara karşı savaşın şiddetinin ve
hızının arttırılması olarak görüldü ama aradan geçen süre zarfında Trump bu
alanda hem kontrolü, hem de itibarını ciddi şekilde kaybetmeye başladı.

En son Savunma Bakanı James Mattis’e Afganistan’daki askeri kuvvet
düzeylerini belirleme yetkisi verildi. Artık başkan’ın imzası olmadan ilave
binlerce kişilik kuvvet gönderebilecek gerekli gordugu yerlere. Yemen ve
Somali’da kuvvet komutanlarına da Beyaz Saray onayı olmadan saldırı başlatma,
hava gücüyle vurma konusunda daha geniş yetkiler tanındı.

Irak ve Suriye’de kuvvet düzeylerini arttırma konusunda Beyaz Saray’dan
Pentagon’a yetki devri gerçekleşti. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi de
Obama dönemine kıyasla gücünden çok şey kaybetti. CIA ayni sekilde şüpheli
teröroistlere silahlı insansız hava araçlarıyla saldırı gerçekleştirme
yetkisini geri aldı. Mattis, başkan’ın bu güvenine teşekkür ediyor her
firsatta.

Askeri kararların jeopolitik ve siyasi yansımaları çoğu zaman
Pentagon’un kafasını pek yormuyor. Karar alma sürecinin hızlanması, dolayısıyla
askeri hamlelerin başarıyla sonuçlanması bakımından olumlu değişikliklerde
tabii ki siyasi sorumluluk hala Trump’ın omuzunda.

Trump da aslında fazla çalışma, mikro yönetim peşinde bir lider profili
sergilemiyor. Rusya-gate skandali nedeniyle nasil ayakta kalacaginin derdinde.
Obama’nın aşırı kontrolünden Trump’ın lakaytliğina geçmiş gibi görünüyor.

Askerler, kendilerine sarih talimat verildiğinde hedefleri etkisiz hale
getirmekte ustadırlar ama halkin iradesini yansitacak stratejik siyasi kararlar
almak onların işi değil. Zira yanlış kararın insanı ve maddi bedeli çok ağır
oluyor. Tek bir jetin $100 milyon’dan fazla maliyetinin olduğu, savaş uçağı
gemisinin $13 milyar’a patladığı, yanlis hedefler vurularak ya da gruplar
desteklenerek binlerce insanin hayatinin riske atildigi bir dönemde yapılacak
hatalar ucuza gelmeyecek.

Amerika’ya meydan okuyan Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore gibi ulkelere
yonelik yanlış bir askeri adım sadece Amerikan silahlı kuvvetlerini değil dış
politikayı, ülkenin güvenliğini ve ekonomisini de yakından ilgilendirecektir.

Onun için Churchil demiş ya: “Savaş askerlere bırakılmayacak kadar ciddidir”.


























Neden tüm bunları anlattım şimdi?

Şayet ABD’nin Suriye, Irak, Rusya, Doğu Akdeniz ve Karadeniz politikaları, FETO
ve PKK’ya yonelik destekleri askeri kanat ve istihbarattan geliyorsa, Trump’in
bunlar uzerindeki etkisi giderek azaliyorsa aşıyorsa ve ipler Pentagon (ve
CIA)’nin elindeyse işimiz gerçekten çok zor.

Onumuzdeki donemde Amerikan generalleri ile çalışmak ya da çatışmak zorunda
kalabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet