Pentagon darbe merkezi nasıl deşifre edildi ?

Küresel Sorunlar
Platformu Direktörü İdris Kardaş’ın, Amerika’da Reza Zarrap ile başlayıp
Halkbank’a uzanan kumpas dava ile ilgili çarpıcı ayrıntıları içeren yazısındaki
önemli bilgileri, İran’da darbe yapmaya yönelik planlı bir istihbarat
operasyonu olarak başlatılan PENTAGON kontrol’ündeki bazı kişiler ve bir vakıf
statüsündeki kurum ile birlikte değerlendirdiğimizde çarpıcı gerçeğe
ulaşıyoruz. Reza Zarrap kumpası, Türkiye ve İran’da darbe faaliyetlerini
yürüten aynı vakfa?

Önce İdris Kardaş’ın
konu ile ilgili yazısındaki önemli bölümlere kısaca bir göz atalım. ’’Abu Dabi
Prensi Bin Zayed, danışmanı Muhammed Dahlan ve Washington Büyükelçisi Uteybe
ile birlikte bölgeyi KAOS, darbe politika ve stratejileriyle Dizayn etmeye
çalışırken, Uteybe ayrıca Veliahd Selman’ın Suudi Arabistan Kral koltuğuna
oturtulmasında bölgede ve ABD’de yıldızını parlatmak için tüm imkanlarını
seferber eden biri. Büyükelçi Uteybe, Washington DC’deki en etkili büyükelçi
olarak tanımlanıyor. ABD yönetimi ve düşünce kuruluşları ile çok iyi ilişkileri
var. Özellikle PENTAGON ile. Ayrıca Trump’ın damadı Kushner ile telefonda
konuşacak kadar da yakın. Yani Veliahd Selman’ın kral koltuğuna oturması
sürecinde bin Zayed adına Uteybe, Trump adına da Kushner’in  birlikte hareket ettiğini görüyoruz.

FDD DEMOKRASİYİ
SAVUNMA VAKFI MI PENTAGON DARBE MERKEZİ Mİ?

Uteybe, Kushner
aracılığıyla Trump’a, diğer ilişkileriyle Pentagon’a ve medyaya ulaşarak bu
süreci yürütüyordu. Bu güçleri ikna mı ediyordu ya da onların stratejilerini mi
hayata geçiriyordu orası çok net değil ama sonuç değişmiyordu. Uteybe bu
değişimlerin tam merkezinde duruyordu. Arkasında da FDD (Demokrasiyi Savunma
Vakfı) isminin ve düşünce kuruluşunun maske olarak kullanıldığı PENTAGON darbe
merkezi bulunuyordu. Uteybe’nin bir süre önce sızan e-maillerinde bu kuruluşun
yöneticileri ile Mısır, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye konularında nasıl
birlikte hareket ettiklerini çok açık görüyoruz.

Washington
merkezli  FDD’nin finansmanı, İsrail
Başbakanı Netanyahu’nun sıkı dostu ve Trump’ın seçim kampanyasının en büyük
destekçilerinden milyarder Sheldon Adelson tarafından sağlanıyor. Başkanı ve
yardımcısı ise ABD’de devam eden Sarraf kumpasının hakimi Berman tarafından
atanan bilirkişiler; Mark Dubowitz ile Jonathan Schanzer. Bu iki isim BAE
Büyükelçisi Uteybe ile Ortadoğu ve özellikle 
Körfez ülkelerinde çok yakın çalışıyorlar. Bunun dışında ucu Sarraf
davasına çıkan diğer FDD çalışanı ise bir Türk. Türkiye’den ABD’deki Zarrab
kumpasına sahte delil ve belge götürdüğü iddiasıyla hakkında yakalama kararı
çıkarılan eski CHP Milletvekili Aykan Erdemir de FDD içinde yer alıyor. Resim
tamamlanıyor böylece.  Sarraf kumpasında
bilirkişi olarak atanan FDD yetkilisi bu isimlerin, Mısır’daki darbeye, 15
Temmuz’daki işgal ve darbe girişimine, Katar’daki ablukaya, Suriye’deki savaşa
ve diğer tüm bölgesel meselelere dahli olduğu, fikirsel katkı sunduğu, strateji
belirleyenlerden olduğu çok açık.

İRAN’A YÖNELİK DARBE
SENARYOSU DA FDD’DE HAZIRLANDI

28 Aralık’ta İran’da
ekonomik taleplerle başlayan kısa zamanda birçok ile sıçrayan sokak terörü kısa
sürede rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Ortadoğu’da Tahran’ı tehdit olarak
gören ABD Başkan’ı Trump vakit kaybetmeden göstericilere destek çağrısı yaptı.
Zaten ABD’nin İran’da darbe planlandığına yönelik güçlü ipuçları ABD’li diplomatların
ve Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın iki ay önce “Çatışma bize
gelmeden biz çatışmayı İran’a taşıyacağız, bunun için kartlarımız var”
açıklamasından anlaşılıyordu. FDD Başkanı Mark Dubowiz tarafından hazırlanan 7
sayfalık darbe raporu maskelenerek ‘Özgür ve demokratik İran için atılacak
adımları içeren Tahran raporu’’ adıyla Trump’a sunulmuştu. Rapor’da Rejim
karşıtları Halkın Mücahitleri (MEK) örgütü ve eski İran Şahı Muhammed Rıza
Pehlevi’nin oğlu Reza Pehlevi ile yani Rejim karşıtı muhalif gruplarla temas ve
rejimi devirmek için silah ve para yardımı başta olmak üzere her türlü açık ve
örtülü istihbarat desteğin verilmesi isteniyordu. Her iki muhalif grupla
Senatör John McCain görüşmüştü. Rapor gereği İran içindeki farklı  etnik kimlikler (Arap, Azeri ve Beluşlar) ile
İslam Cumhuriyeti arasındaki gerilimlerin kaşınma işi de istihbarat
birimlerinin psikolojik harp metotlarıyla sağlanması öngörülmüştü.






























İran’da bu darbe
teşebbüsünün başarılı olmaması en büyük temennimiz. Zira 15 Temmuz Türkiye’yi
işgal ve iç savaş çıkarmaya yönelik darbe teşebbüsü de bu merkez ve merkezle
ilişkili kişi ve devletlerce planlanmış. Kanaatimce İran’da bu saldırıyı
atlatır. En büyük tesellimiz PENTAGON’un darbe merkezi  FDD  ve
darbeci ülkelerin deşifre olması sanırım.