‘Halefime tavsiye edeceğim yegane
şey Generallere sırf asker oldukları için güvenlik konularında
güvenmemesidir”


Bu
söz öldürülmesinden kısa süre evvel Amerika Birleşik Devletleri Başkanı J.F.
Kennedy tarafından sarf edilmişti. Çünkü son zamanlarda Pentagon ile arasında
muazzam bir çekişme mevcuttu. Kurulduğu günden bu yana politik, askeri, dini ve
ekonomik hususlarda Amerikan siyaseti kendine özgü bir sistem oluşturdu.
Protestanlığın bir kolu olarak doğan Katolizmden mutlak ayrılığı, yeniden
doğuş, seçilmiş millet ve tebliğ esaslarını imanı kaide belirleyen prütenlerin
1622 yasasıyla İngiltere Angalikan kilisesinden çıkarılmaları Abd New England
eyaletine göç etmelerine sebebiyet verdi. Kendi inançlarını burada sürdüren
prütenlik bir süre sonra Evanjelizmi doğurdu ve bugün Abd’de 100 milyon insanın
mensup olduğu mezhepleşme yolundaki bir inanç Amerikan siyasetine hakim olmaya
başladı. Kurucularının tamamı mason ve ekseriyeti asker olan Abd’de bugüne
değin bunun iz düşümü olarak Dış İşleri Bakanlarının tamamı mason Başkan ve
senatörlerin çoğu gizli örgütlerin üyeleri olurken, asker korkusu yoğun bir
sivil denetim tesis etti buna karşın askeri bürokrasi ağırlığını siyasetin
içerisinde hissettirmeye devam etti. Bugün Amerikan siyasetinde üniformalı
generaller hergün muhtıra vermezler hatta kuvvet komutanları halk tarafından
tanınmayabilir. Lakin özellikle bütçe görüşmelerinde istediklerini kopartan
Pentagon yetkilileri dış politikada etkin kimi zaman ise Kennedy ve yakın
zamanında üs kullanım yasasıyla alakalı Colin Powel döneminde olduğu gibi
başkanlarla çatışma halinde bulunabilirler.


Kısa süre evvel Demokratların ve
Cumhuriyetçilerin yeniden çekiştiği başkanlık seçimlerinde Hillary Clinton
favori adaydı ve kimilerine göre mutlaka başkan seçilecekti. Bunun temel
sebepleri;


A) Finans, silah, ilaç yani yerleşik müesses nizamın desteğini
almıştı


B) Politik tecrübesi mevcuttu


C) Eşi Amerikan eski başkanıydı

 

D) Dünyada bir kadın rüzgarı esiyordu.
İmani olarak Meryem Ana’yı öne çıkartan bir takım lobiler siyasettede
kadınların önünü açmıştı. Almanya ve İngiltere’nin Başbakanları kadın, Imf ve
Fed başkanı yine kadınken, Abd’de 100 etkin Ceo’nun 50’si kadındı.


 Bütün bunlara rağmen Bayan
Clinton başarısız oldu. Demokrat olmasına rağmen şahin dış politik mesajlar
veren Üst Akılın temsilcisi Clinton’a bilerek veya bilmeyerek esas Üst Aklın
kendileri olduğunu Amerikan halkı gösterdi. Ya da durum böyle miydi ?


1) İki isimde lobilerin temsilcisiydi. Bu yüzden seçilenin
önemi yoktu.


2) Hillary Clinton’un özel hayatıyla ilgili şaibeler ve sağlık
sorunları diğer adayın devreye sokulmasını sağlamıştı.


3) Donald Trump gerçektende bir başkaldırının adıydı. Lobiler
ve Pentagona halk desteğinide alarak çeki düzen verecekti.


Hangi teori kabul edilirse edilsin
bir takım pazarlıkların döndüğü açıktı. Şahsi elektronik posta adresi üzerinden
ulusal güvenlikle alakalı mektupları paylaştığı için hakkında Fbı (Ulusal Polis
Teşkilatı) tarafından soruşturma yürütülen Clinton hakkında seçimlerden
yalnızca iki gün evvel herhangi bir şaibe olmadığı yine Fbı tarafından
açıklandı . Fbı Amerikan bürokratik çekişmesinde ulusal devletten taraf olan
yapıyı temsil etmektedir. Fetö liderine oturma izni verdirmeyen Fbı’a karşı Cıa
devreye girerek bu izni aldırmıştı. Yine aynı yapının okullarına operasyon
düzenleyen Fbı’a karşı Cıa dosyaları kapattırıyordu. Bu çekişme son Amerikan
başkanlık yarışlarında da yaşandı. Fakat son anda Fbı Hillary Clinton’u
aklayarak adeta başkan olamayacağının sinyalini vermiş oldu.


Politik geçmişi bulunmayan, Rusya
ile işbirliğinden yana, Çin’i kuşatma projesini savunan, Türkiye’deki 15 Temmuz
darbe girişimini şiddetle kınayan ve güçlü liderlerden hoşlanan Trump neden
seçildi? Herşeyden evvel zaten çok zengin olduğu için lobilere değil servetine
güvendi. Popülerdi ve istihdam ile alakalı mesajlar veriyordu. Alman kökenli bu
liderin pekaz bilinen yönü ise geçmişte askeri akademide okumuş olmasıydı. Yani
Abd’nin yeni başkanı asker kökenli biri oldu. Bu da yetmedi emekli Korgeneral
Michael Flynn’ı kendisine danışman yaptı. Deniz Kuvvetlerinden Robert Magnus,
Tümgeneral Bert Mizusawa, Tümgeneral Grey Harrel, Korgeneral Joseph Keit,
Tuğgeneral Charles Cubic Trump’ın ekibindeki en önemli çalışma arkadaşları
oldu. Bu kadar asker amerikan siyasetinde son zamanlarda görüldü mü? Bu bir
tedbir amaçlı seçenek miydi? Öyle ya da böyle Trump dengeleri değiştirdi. Buna
en ideal örnek daha başkanlık koltuğuna oturmamasına rağmen Pentagon’un
tavrıdır. Pentagon son açıklamasıyla Avrupa’daki kuvvetlerini arttıracağını ve
bir tugay daha takviyede bulunacağını belirtti. Yani Rusya’ya karşı ılıman mesajlar
veren Trump’a karşı Rusya’nın tehdit olarak en azından Pentagon nezdinde
görüldüğünü açıklamış oldu. Dünya’nın en demokrat ülkelerinden gösterilmesine
karşın Amerikan siyaseti askeri darbe tehdidini en yakın Kennedy zamanında
yaşadı. Öyle ki bu dönemi Türkçeye de çevrilen “Mayısta Yedi Gün”
adlı roman kısmen anlatır. 1979’da ise Federal Acil Durum Yönetimi Kurulu FEMA
kuruldu. Amacı özellikle doğal afet ve olağan üstü durumlarda devreye girmek
olan birim Kamu Güvenliğine bağlı olarak görev yapar ve Vali ile Başkanın
davetiyle devreye girer. Fakat özellikle  emekli askerlerin 1995 Oklahama
bombalı saldırısını gerçekleştirmesi üzerine kendiliğinden meseleye el koymuş
ve bugün ise devlet içinde devlet olan konuma ulaşmıştır. Evanjelis ekolün
hakim olduğu Amerikan siyaseti için Ortadoğu olmazsa olmazdır. Çünkü kıyamet
savaşı Armageddon bu coğrafyada yaşanacak İsa Peygamber ise Tanrı Krallığını
burada kuracaktır. Bir taraftan dinler arası dialog ile diğer inançların ana
akidelerinden saptırılması tasarlandı çünkü itikati insanlar Armagedon’a
direnecek grubu oluşturuyorlardı. Hal böyleyken Trump ekibinin dialogçu Fetö’yü
eleştirmesi Cıa’da da tedirginlik yarattı.



Hillary Clinton’un seçim yalnızca sandık değildir beyanatı ve seçim
sonuçlarından sonra Trump’un eşinin nü fotoğraflarının servis edilmesi amerikan
siyasetinde önümüzdeki günlerde kaset, dosya ve yolsuzluk savaşlarının
yükseleceğini gösteriyor. Amerikan merkezli küresel sermayeye baş kaldırı
Avrupa’yı da kapsayan bir geleneğin doğmasına yol açarsa Armageddon’dan önce
Üst Akıl Ulusal Devlet çatışması yaşanacaktır. Bu durum aslında bazı çevrelerin
iddia ettiği gibi ulus devletlerin modasının hiçte geçmediğini ispatlarken
Trump Pentagon çizgisine çekilmeye çalışılacak bu da olmazsa tasfiye yöntemi
seçilecektir. Tasfiye; dosya ve suikastlar üzerinden gelmezse Pentagon’un olaya
müdahil olması şu anda ütopik olsada sıfır sonuçlu bir olasılık değildir.
Unutulmasın ki Zombi istilasında ne yapılmalı? konusunda rapor üreten bir
yapının(Pentagon), ülkesiyle alakalı tanımladığı güvenliği koruyabilmesi
maksatlı darbe seçenekleri de dosyalar halinde mevcuttur .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet