Mehmet Oğuzhan TULUN : 2019 İSTANBUL ERMENİ
PATRİĞİ SEÇİMİ TALİMATNAMESİ VE İLGİLİ TARTIŞMALAR
 

Analiz No : 2019 / 27


İstanbul Ermeni
Patriği (Türkiye Ermenileri Patriği) II. Mesrob Mutafyan’ın 8 Mart 2019’da
vefatı sonrasında ilan edilen yas döneminin bitmesiyle beraber Türkiye
Ermenileri yeni patriklerini seçme süreci içerisine girmişlerdir. Bu çerçevede
4 Temmuz’da, yeni patrik seçim sürecini yönetmekle yükümlü olan Değebah (kayyum –
geleneksel adıyla Patrik Kaymakamı) seçimi yapılmış ve bu göreve Episkopos
Sahak Maşalyan getirilmiştir.[1] Müteveffa Patrik II. Mesrob’un hastalığı
boyunca Patrik Vekilliği görevini üstlenmiş olan Başepiskopos Aram Ateşyan ise
bu görevini bırakarak Patrikhanenin Ruhani Kurul Başkanı olmuştur. Bu gelişmeler
sonrasında ise devlet yetkilileri ile yapılan istişareleri takiben 11 Aralık
2019 patrik seçim günü olarak belirlenmiştir. En güncel resmi gelişme ise 23
Eylül’de İçişleri Bakanlığı tarafından Patrikhaneye gönderilen Patrik Seçimi
Talimatnamesi olmuştur.[2]


II. Mesrob’un
vefatına kadar geçen sürede Patrikhanenin idaresi ve patrik seçimi hakkında
Türkiye Ermenileri arasında çeşitli tartışmalar çıkmış ve bu konulara yurt
dışından müdahale girişimleri olmuştu.[3] Aynı o dönemde olduğu gibi Talimatnamenin
yayınlanması sonrasındaki dönem de çeşitli tartışmalara sahne olmaktadır.
Tartışmaların merkezinde, Talimatnamenin Madde 25.C’de yer alan “İstanbul
Ermeni Patrikhanesine mahsus episkoposlar sınıfına dahil olmak,” ifadesi
olmuştur. Bu ifadenin, Türkiye Cumhuriyeti döneminde önceki patrik seçimleri
için yayınlanmış talimatnamelerde olmayan bir ifade olduğu belirtilmektedir.
Söz konusu ifadenin tam olarak ne anlama geldiği ve patrik adaylarını nasıl
etkileyeceği ise devam eden bir tartışma konusudur. Ancak baskın görüş, bu
ifadeyle bir şahsın patrik adayı olabilmesi için İstanbul Ermeni Patrikhanesi
ruhanisi olması ve fiilen Türkiye’de görev yapıyor olmasının kastedilmesidir.
Bu kıstaslar çerçevesinde 11 Aralık patrik seçiminde aday olabilecek iki kişi
bulunmaktadır: Başepiskopos Aram Ateşyan ve Episkopos Sahak Maşalyan.


Talimatnamenin
mevcut şekline karşı çıkanlar, bahsi geçen ifade sebebiyle doğal olarak patrik
adayı olabilecek yaklaşık on kişinin önünün kesildiğini ve patrik aday listenin
fazlasıyla kısıtlandığını iddia etmektedir. Ayrıca bu talimatnamenin gelecek
için sorunlu bir teamül oluşturacağı iddia edilmektedir, zira İstanbul Ermeni
Patrikhanesi’nin yeni nesil ruhaniler yetiştiren bir manastırı (ruhban okulu)
bulunmadığı, episkoposluk unvanı almak isteyen ruhanilerin Ermenistan’da
bulunan Eçmiadzin Ermeni Katolikosluğu’na müracaat etmek durumunda kaldıkları
ve geçmişte İstanbul Ermeni Patriği olarak göreve başlayan ruhanilerin öncesinde
yurtdışında görev yapmış olduğu belirtilmektedir. Bu çerçevede ilerleyen
yıllarda Türkiye Ermenilerinin yeni patrik adayı belirlemekte zorluk yaşayacağı
endişesi dile getirilmektedir. Tüm bu anlatılanlardan yola çıkarak,
talimatnameyi eleştirenler şu olasılıklar üzerinde durmaktadır: 1) Talimatname
konusunda İçişleri Bakanlığına itirazda bulunarak düzeltme yaptırtmak, 2)
Talimatnameyi yargıya taşımak (yani İçişleri Bakanlığını dava etmek) ve 3)
İstanbul Ermeni Patrikhanesi nezdinde bir takım idari “kurnazlıklar” yaparak,
mevcut talimatname çerçevesinde patrik adayı olamayacak şahısları Madde 25.C’ye
uygun hale getirmek.[4]


Bir yandan da
geçmişte adı patrik adayı olarak geçen bazı isimlerden kışkırtıcı çıkışlar
olmuştur. Bu isimlerden bir tanesi Başepiskopos Karekin Bekçiyan’dır. Bekçiyan;
Almanya’daki Ermenilerin ruhani önderliği görevini yaptığı sırada Mart 2017’de
İstanbul Ermeni Patrikhanesinde oldubittiye getirilmek istenerek düzenlenen bir
seçimde değabah
seçilmiş, Diaspora eksenli kavgacı bir zihniyetle Devlete karşı iktidar
mücadelesine girmeye çalışmış, bir yandan da o dönem patrik adayı olduğunu
açıklamıştı. Bekçiyan 2019 Seçim Talimatnamesinin Madde 25.C’ye göre aday
olması mümkün olmasa da bu seçimde aslında aday olduğunu, ancak hakkının
yendiğini iddia ettiği diğer doğal patrik adaylarıyla dayanışma adına
adaylıktan çekildiğini açıklamıştır. Bekçiyan ayrıca kalan iki adayın da aynı
şekilde çekilmesi çağrısında bulunmuştur.


Geçmişte patrik
adayı olarak ismi geçen Ermenistan’ın Gugark bölgesi ruhani önderi Başepiskopos
Sebuh Çulciyan da şu beyanatı yapmıştır: “Beni engellemek için yurt dışındaki
ruhanilerin seçime katılmaları engelleniyor, ben diğer ruhani biraderlerimin
haklarını savunmak üzere patriklik adaylığımı geri alıyorum.”[5] Ancak Çulciyan’ın açıklamasının
yersizliği, geçmiş bir yazımızda kendisiyle ilgili yaptığımız şu tespitten
anlaşılacaktır:


“Seçilmesi en zor aday ise Başepiskopos Çulciyan’dır,
zira kendisi Türkiye’de diğer aday isimler gibi tanınmamaktadır. Bunun
ötesinde, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde uzun yıllardır devam eden gerginlik
sebebiyle, Çulciyan’ı Türkiye’nin köklü bir kurumu olan İstanbul Ermeni
Patrikhanesi’nin başına getirmek isteyecek fazla seçmen olması pek muhtemel
değildir.”[6]


Patrik seçim
sürecini Değabah Episkopos Maşalyan ile yürütmekle yükümlü olan Müteşebbis
Heyet, Türkiye Ermenilerinin vakıflarının yöneticileri ve Patrikhane ruhanileri
ile 2019 Seçim Talimatnamesi konusunda 3 Ekim’de bir danışma toplantısı
düzenlemiştir. Sonuç olarak, yapılan tüm karşı açıklamalara ve yersiz çıkışlara
rağmen, Müteşebbis Heyet Talimatnamenin geçerli olduğunu onaylamış ve bu
çerçevede resmi makamlara itirazda bulunmamaya karar vermiştir. Bekleneceği
üzere bu karar, Agos gazetesi gibi Türkiye karşıtı Diaspora Ermenisi
zihniyetine sahip bazı çevrelerin yoğun eleştirisine maruz kalmıştır. Ancak
Müteşebbis Heyetin aldığı karar basına yansıyanlardan anlaşıldığı kadarıyla
nihaidir ve patrik seçimine iki adayla gidilecektir. Bu çerçevede Başepiskopos
Ateşyan ve Episkopos Maşalyan seçim kampanyalarına başlamıştır.


Değabah
Episkopos Maşalyan seçim talimatnamesinin bazı yönlerini kusurlu bulmasına
rağmen, seçime mevcut talimatname ile gidilmesine yönelik eleştirilere cevaben
kişisel Facebook profilinden açıklamalar ve hatırlatmalarda bulunmuştur.[7] Bu açıklamalar ve hatırlatmalar mevcut
durumun anlaşılması açısından önem arz etmektedir:


“[…] [Talimatnameyle ilgili] Tartışma; “itiraz edilsin
mi, edilmesin mi, hangisinin sonuçları daha yararlı olur”, tartışmasıydı. Tek
tezli bir tartışma olmaz. En az iki görüş olmalı. […] İkinci görüş ise; itiraz
edilirse seçim öngörülemez bir şekilde uzayabilir şeklinde. Bu durumda yıllar
boyu seçim yapmamız mümkün olmayabilir. Patriksizliğe artık halkımızın ve
sistemin tahammülü kalmadı. Talimatnamenin öngördüğü üç [Maşalyan ilginç bir
şekilde Karekin Bekçiyan’ı da dahil etmiştir] mümkün adayla seçime gidilmeli ve
cemaat olarak önümüzü görmeli; biriken ve devleşen sorunlarımızı vakit
kaybetmeden çözmeye başlamalıyız. Cumhuriyet döneminde iki adaydan fazlasıyla
patrik seçimi yapılmamış, hatta tek adayla olduğu durumlar bile mevcuttur.
Talimatnameler her seçime özel bir kereliğine, zamanın ihtiyaçları göz önünde
tutularak veriliyor. Gelecekteki talimatnamelerde de geçmiş örneklerde olduğu
gibi kolaylık sağlanacaktır. […]


[…] Resmi merciler Müteşebbis Heyetle, özellikle Heyet
başkanıyla talimatnamenin yazılmasının her aşamasında çok olumlu ve yapıcı bir
diyalog içindeydiler. […] 1863 Nizamnamesinin patrik seçilme şartlarından
“İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne mahsus episkoposlar sınıfına dahil olmak”
şartının ruhanilerimiz ve halkımız tarafından sorun yaratacağı ve buna mutlaka
itirazlar yükseleceğinden, mümkünse bunun önceki talimatnamelerin ruhuna uygun
düzeltilmesi gerektiği tarafımızdan ısrarla belirtildi. Kendilerinin kesin
cevabı bu kuralın bilinçli koyulduğu ve devletin en üst mercilerinin iradesi
olduğu ve tartışmaya açık olmadığıydı. Talimatname geldikten sonra da
yetkililere, yapılacak bir itirazın kendileri tarafından nasıl karşılanacağı
soruldu. Alınan yanıt olumsuzun ötesinde oldukça sertti. Bize başka bir talimatnamenin
gelmesinin mümkün olmadığı açıkça belirtildi.


[…] [Talimatnameye] İtiraz o denli basit bir olay
değildi. Yazılı olarak yapılmalıydı. İtiraz dilekçesiyle birlikte seçim süreci
donacak ve yanıt gelene kadar askıya alınacaktı. 60 gün yanıt gelmediğinde,
belki bir 60 gün daha beklenecek, yine yanıt gelmezse hukuksal süreçler
başlatılacaktı. Yani mahkeme açılacaktı. İçişleri bakanlığı mahkemeye
verilecekti. Böyle mahkemelerin yanıtlanma süresiyle ilgili bir tecrübemiz
oldu. En az sekiz yıl!


[…] Hakikat şu ki, seçime eski talimatnamelerdeki gibi
“babadan Türk” olma şartıyla katılmak mümkün olsaydı, patrikliğimiz dışından
sadece bir Episkopos katılacaktı. Bu işin pratik gerçeği. Ama içimizden
yükselen bazı sesler, teorinin büyüsüne kapılmış, abartılmış aday hakları
taleplerini, birkaç yıl daha Patriksiz kalma bedeliyle ödetmek istiyorlar.
Muhtemel adayların dokuzu, aklının ucundan bile geçirmiyor patrik olmayı. Hiç
geçirmediler. Daha önceki seçimlerde de olaya dahil olmadılar. Böyle bir
niyetleri var idiyse ara sıra burada olurlardı bir şekilde. Aslında dürüst
olalım, bize hizmet etmek gibi bir sorumlulukları da yok. Çoğu yaş olarak uygun
değil ve emekli. […]


[…] bilerek ya da bilmeyerek Karekin [Bekçiyan] ve Sebuh
[Çulciyan] Srpazanlar [din görevlileri] çözümsüzlüğü bize bir çözüm olarak
sunuyor. Yıllarca sürecek ve sonucun ne olacağı meçhul bir kaos ve bekleme
süresini göze alamayız. Ucu açık soyut bir “hak arama” adına, somut olarak 11
Aralık’ta Patrik seçme hakkımızdan vazgeçemeyiz […] Bu seçimi, elini taşın
altına koymuş insanların sağduyusuyla gerçekleştireceğiz. Biz İstanbullu
Ermenilerin makus talihi diğer dünya Ermenileri tarafından anlaşılamamak
olmuştur. Hep uzaklardan bize nasıl Ermeni olmamız gerektiğini telkin
ededururlar. […] İstedikleri olmayınca da bize dersimizi vermeye kalkar, onur,
korkaklık ve mertlik nutukları atarlar. Şimdi ise nasıl din adamı olmamız
gerektiğini bize öğretmeye kalkıyorlar. Onlardan bizi anlamalarını
beklemiyoruz. Bizi biz anlayalım, bu yeter.”


Anlaşılacağı
üzere 11 Aralık 2019 Ermeni Patriği seçimine iki adayla gidilecektir. Bu seçim
süreci, geçmişte de olduğu gibi İstanbul Ermeni Patrikhanesi yetkilileri ve
resmi makamlar arasında istişareler yapılarak tamamlanacaktır. Değabah
Episkopos Maşalyan ifadelerinden de anlaşılacağı üzere 2019 Seçim
Talimatnamesinde tartışma yaratan Madde 25.C, Devletin hassasiyetleri
doğrultusunda, bilinçli bir şekilde eklenmiştir. Müteveffa Patrik II. Mesrob’un
hastalığı boyunca yaşanan olaylar ve çıkan tartışmalar irdelenecek olursa; resmi
makamlar Madde 25.C’yi Talimatnameye ekleyerek baştan önlem alarak Devletle
yıpratıcı bir kavgaya girişebilecek isimlerin patrik adayı dahi olmasını
istememiştir. Bu konuyla ilgili daha önceki bir yazımızdaki tespiti burada
paylaşmak uygun olacaktır:


“Unutulmamalıdır ki, Ermeni Apostolik Kilisesi’nin en üst
düzey dört yetkilisinden birisi olan İstanbul Ermeni Patrikleri hiçbir zaman
sadece bir dini önder olmakla kalmamış, Ermeni topluluğunun en önde gelen
kanaat önderlerinden birisi olmuşlardır. Bu çerçevede de İstanbul Ermeni
Patrikleri kanaat önderlikleri üzerinden, dini yetkilerinin ötesinde siyasi güç
de elde etmişlerdir (bu olgu, Ermeni yazarlar tarafından da kabul görmektedir).
Bu bağlamda yeni seçilecek İstanbul Ermeni Patriğinin bir yandan Ermeni topluluğunun
dini ihtiyaçlarını karşılayabilen, dini önderlik yapabilen, diğer yandan da
devlet yetkilileri ile uyumlu bir şekilde çalışabilen sağduyulu ve yapıcı
tutuma sahip bir kişi olması gerekmektedir.”[8]


Ayrıca 2019
Seçim Talimatnamesine Madde 25.C’nin eklenmiş olmasının, gelecek yıllardaki
talimatnamelere benzer bir maddenin eklenmesini zorunlu kılmadığının akıllarda
tutulması gerekmektedir. Cumhuriyet tarihi boyunca patrik seçimi
talimatnameleri sadece mevcut patrik seçimi için, Türkiye’nin mevcut
hassasiyetleri ve ihtiyaçları doğrultusunda bir defaya mahsus olarak
çıkarılmıştır.


Son olarak,
İstanbul Ermeni Patriği seçimi süreci ve ilgili tartışmalar göz önünde
bulundurulursa, bu Aralık ayında yeni bir patriğin seçilmesin ardından
yapılması faydalı olabilecek iki çalışma öngörüldüğü anlaşılmaktadır:


1) Her patrik
seçim dönemi yayınlanan geçici talimatnameler Türkiye Ermeni toplumu içinde
tartışma yarattığı için; Patrikhane ve Ermeni vakıfları yetkilileri, toplumun kanaat
önderleri ve resmi makamların bir araya gelerek ilgili tarafları olabildiğince
tatmin edecek kalıcı bir Patrik Seçim Düzenlemesi oluşturulmaları.[9] Patrikhanenin tüzel kişiliği olmadığı
için böyle bir düzenlemenin idari hukuk açısından niteliği araştırılması
gereken bir konudur.


2) İstanbul
Ermeni Patrikhanesinin din görevlisi ihtiyacını karşılamak ve Patrikhaneyi
yurtdışı kaynaklı müdahalelere karşı daha dirençli kılmak için Türkiye’de bir
ruhban okulu (manastır) kurulması. Böylece örnek olarak episkoposluk unvanı
almak isteyen Türkiye Ermenisi din görevlileri Ermenistan’a gitmek zorunda
kalmayacak, patrik adayları listesi ise Türkiye eğitimli ve Türkiye’de görev
yapan din görevlilerinden daha rahat bir şekilde oluşturulabilecektir.


*Fotoğraf: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 13 Mayıs’ta
İstanbul Ermeni Patrikhanesi ziyareti sırasında Patrikhane yetkilileri ile
çektirdiği hatıra fotoğrafı


[1] Abdurrahman Tufan Kaya, “Türkiye Ermenileri Patrik
Seçim Süreci,” ,” Avrasya
İncelemeleri Merkezi (AVİM)
, Blog No: 2019/44, 8 Temmuz 2019, https://avim.org.tr/Blog/TURKIYE-ERMENILERI-PATRIK-SECIM-SURECI-08-07-2019


[2] Talimatnamenin tam metnini incelemek için bakınız:
“İstanbul Ermeni Patrikliği Patrik Seçim Talimatnamesi (Tam Metin),” HyeTert.org, 23 Eylül
2019, https://hyetert.org/2019/09/23/istanbul-ermeni-patrikligi-patrik-secim-talimatnamesi-tam-metin/


[3] AVİM, “İstanbul Ermeni Patriği Mutafyan’ın Vefatı Ve
Yeni Patrik Seçimi Süreci,” Avrasya
İncelemeleri Merkezi (AVİM)
, Yorum No: 2019/30, 13 Mart 2019, https://avim.org.tr/tr/Yorum/ISTANBUL-ERMENI-PATRIGI-MUTAFYAN-IN-VEFATI-VE-YENI-PATRIK-SECIMI-SURECI


[4] Örnek olarak bakınız: Ohannes Kılıçdağı, “Mahsusluk
ve mahsusçuktan seçim,” Agos,
4 Ekim 2019, s. 5.


[5] “Başepiskopos Çulciyan: ‘Sorun Bensem adaylığımı geri
alıyorum’,” Agos,
25 Ekim 2019, s. 3.


[6] Mehmet Oğuzhan Tulun, “Türkiye Ermenileri Patriği
Seçim Sürecinde Başa Dönüldü,” Avrasya
İncelemeleri Merkezi (AVİM)
, Analiz No: 2018/10, 2 Mayıs 2018, https://avim.org.tr/tr/Analiz/TURKIYE-ERMENILERI-PATRIGI-SECIM-SURECINDE-BASA-DONULDU


[7] Sahak Mashalian, “DEĞABAH SAHAK SRPAZAN MAŞALYAN İLE
GÜNDEM ÜZERİNE…,” Facebook paylaşımı, 23 Ekim 2019, https://www.facebook.com/sahak.mashalian/posts/10157228509172012


[8] Tulun, “Türkiye Ermenileri Patriği Seçim Sürecinde
Başa Dönüldü.”


[9] Bu konuda Türkiye Ermeni toplumu içinde pek çok yazı
yazılmıştır. Örnek olarak bakınız: Sarkis Adam, “Patrik seçimi sürecine yararlı
olabilecek öneriler,” Luys,
Sayı 99, 15 Temmuz 2017, s. 15.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet