Mehmet Oğuzhan TULUN : 2019 İSTANBUL ERMENİ
PATRİĞİ SEÇİMİ




Analiz No : 2019 / 36


7 Aralık’ta
başlayan, 11 Aralık’ta İstanbul Ermeni Patrikhanesinde (Türkiye Ermenileri
Patrikliği) düzenlenen oylama ile son bulan iki aşamalı patrik seçimi sonucunda
açık ara farkla Episkopos Sahak Maşalyan, 85. İstanbul Ermeni Patriği olarak
seçilmiştir.[1] Maşalyan patrik seçilmesiyle beraber II.
Sahak unvanını almıştır. Böylece müteveffa Patrik II. Mesrop Mutafyan’ın 2008
yılında görev yapamaz hale gelmesinden sonra 8 Mart 2019 tarihinde vefatı
üzerine başlayan yeni patrik seçme süreci sonuçlanmıştır.


Bu süre
zarfında patrik seçimi Türkiye Ermenileri arasında bazı tartışmalara yol açmış,
patrik seçiminin idari boyutlarıyla ilgili olarak resmi makamlarla temaslar
yapılmış ve Türkiye dışından patrik seçim sürecine müdahale etmeye çalışan
çeşitli aktörler olmuştur.[2] Bu çalkantılı süreçte resmi makamlarla
kavga etmeye çalışan ve patrik kaymakamı olduğunu iddia edenler,[3] kim patrik seçilirse seçilsin onu patrik
saymayacağını söyleyenler[4] ve hatta patrik seçimi sürecine karşı
dava açanlar da olmuştur.[5] Ancak bütün engelleme çabalarına rağmen,
patrik makamına; kendisi hakkında yazılanlara bakılacak olursa; çok iyi
eğitimli, hitap ve önderlik yeteneği kuvvetli ve sorumluluklarının bilincinde
olan bir şahıs seçilmiştir.[6]


Patrik II.
Sahak görevine başlar başlamaz öncelik vereceği konuların başında Türkiye
Ermenilerinin bir toplum olarak tekrar yapılanması olduğuna vurgu yapmıştır.
Türkiye Ermeni toplumunun kanaat önderleri esasen yıllardır bunun önemini
belirtmektedirler. Bu konuda II. Sahak şu açıklamalarda bulunmuştur:


“[…] Kendi
örgütlenmemizi sağlayamazsak boğuluruz. Yılda 12 doğuma karşı 26 ölüm
gerçekleşiyor. Cemaatimizin sayısı gittikçe azalıyor. Bundan sonra cemaatimizi
daha derli toplu hale getirecek bir üst çatının yasal çerçevesi için
çalışacağız. Biz bu ülke için değerli bir azınlığız. Devlet katında her zaman
değerli olduğumuz söyleniyor. Bu ülkenin sadık vatandaşları olarak Türkiye’ye
katkı sunmaya devam edeceğiz. Ancak sorunlarımız varken yok diyemeyiz.


Öncelikle insan
kaynakları birimi oluşturmak istiyoruz. Seçimlere girdik ancak kaç insanımız
hayatta, kaç seçmenimiz var bilmiyoruz. Öldüğü halde seçmen listelerinden
çıkartılmayanları tespit ettik. Türkiye’deki tüm azınlıkların toplam sayısı 80
bini geçmez. Gerekli ihtimam gösterilmezse bu ülkenin rengi olarak
fakirleşeceğiz.


İslam
coğrafyasında en az Hıristiyan barındıran ülke Türkiye. Kültürel, dilsel
zenginliği kaybetmek de fakirleşmedir. […]”[7]


Bir açıklaması
ise şu şekilde olmuştur:


“[…]
 Ruhunu kaybetmeyen hiçbir halkı yok edemezsiniz. Dolayısıyla patriklik ve
patrikler bizim manevi dünyamızı düzenleyen insanlar. Dolayısıyla patriklik
olarak yapmamız gererken ilk şey yeni bir heyecan, yeni bir ruh, yeni bir ufuk
açmak halkımızın önüne. Onu gerçekleştirdiğimizde öteki şeyler zaten yavaş
yavaş yoluna girer. Halk ve patriği kucaklaştı ve şimdi heyecanla yeni
atılımlar yapmak, cemaatin önüne birikmiş sorunları çözmek istiyorlar. Tabii ki
bunlar değişik alanlarda uzun uzun açıklamayı gerekiyor ama çözmemiz gereken
ilk konu, bizim örgütlenme eksikliğimizi tamamlamak.”[8]


Patrik II.
Sahak’ı seçimde elde ettiği başarıdan dolayı tebrik ediyor ve kendisine yeni
görevinde başarılar diliyoruz. Bununla beraber şu iki hususu yeni Patriğin
dikkatine getirmenin önemli olduğunu düşünüyoruz:


1) Osmanlı
döneminin sonlarına doğru maalesef bazı Ermeni patrikleri, devleti ve temsil
ettikleri halkın çıkarlarını göz ardı ederek Osmanlı İmparatorluğunu
zayıflatmaya, hatta çökertmeye çalışan yabancı güçlerle iş birliği yapmıştır.
Bu davranış, kökleri 1460’lara dayanan İstanbul Ermeni Patrikhanesinin
itibarına hem devlet hem de halk nezdinde zarar vermiştir. Türkiye
Cumhuriyeti’nin kurulması ile yeni bir döneme girilmiş, İstanbul Ermeni
Patrikhanesi Türkiye’nin önemli kurumlarından bir tanesi haline gelmiş ve
Patrikhane, Osmanlı döneminde yapılan hataların tekrarlanmamasına özen
göstermiştir.


II. Sahak, bu
meselenin öneminin ve etkilerinin farkında olduğunu belirtircesine şu
açıklamayı yapmıştır: “[…] İslamofobinin yanlışlığını konuştuğumuz gibi,
Hristiyan fobisini de konuşmamız lazım. 100 yıl önce olanlar olmuş bitmiş.
Gayrimüslimler artık beşinci kol değil, her zaman olduğu gibi sadık
vatandaşlar.”[9] Patrik bu sözlerle geçmişin geçmişte
bırakılması gerektiğini ve geleceğe karşılıklı güvenle ilerlenmesi gerektiğini
vurgulamıştır. Patriğin vurgu yaptığı, Türkiye Ermeni toplumunun tekrar
yapılanmasının, karşılıklı güvenin kuvvetlendirilmesine ve kültürel renkliliğin
canlandırılmasına önemli katkı sağlayacağı beklenir.


Buradan da
görüleceği üzere, patriklerin dini bir kimliği olduğu kadar doğal olarak siyasi
bir etkinliği de vardır. Bu konuda geçmiş bir yazımızda şu tespiti yapmıştık:


“Unutulmamalıdır
ki, Ermeni Apostolik Kilisesi’nin en üst düzey dört yetkilisinden birisi olan
İstanbul Ermeni Patrikleri Osmanlı İmparatorluğu döneminde sadece bir dini
önder olmakla kalmamış, Ermeni topluluğunun en önde gelen kanaat önderlerinden
birisi olmuşlardır. Bu çerçevede de İstanbul Ermeni Patrikleri kanaat
önderlikleri üzerinden, dini yetkilerinin ötesinde siyasi güç de elde
etmişlerdir (bu olgu, Ermeni yazarlar tarafından da kabul görmektedir). Bu
bağlamda yeni seçilecek İstanbul Ermeni Patriğinin bu gelenek doğrultusunda,
ancak laik cumhuriyet ilkeleri çerçevesinde, bir yandan Ermeni topluluğunun
dini ihtiyaçlarını karşılayabilen, dini önderlik yapabilen, diğer yandan da
devlet yetkilileri ile uyumlu bir şekilde çalışabilen sağduyulu ve yapıcı
tutuma sahip bir kişi olması gerekmektedir.”[10]


2) Nikol
Paşinyan’ın Ermenistan’da 2018 yılında iktidara gelmesiyle beraber Ermenistan,
Pan-Ermenizmi bir dış politika aracı olarak benimsemiştir.[11] Ermenistan, kendisinin tüm dünyadaki
Ermeniler için bir merkez olduğunu iddia etmeye başlamış, tüm dünyadaki
Ermenileri Ermenistan’a daha fazla yatırım yapma ve Ermenista’la ilgilenme
çağrısı yapmaktadır. Bu çerçevede, kendine has tarihi ve geleneksel bir
yapısı olan ve Türkiye’nin temel unsurlarından birisi olan Türkiye Ermeni
toplumunu, sanki Ermenistan’ın bir diasporasıymış gibi yansıtmaya çalışan
aktörler ortaya çıkmıştır. Bu aktörler ayrıca Türkiye Ermenilerine,
Ermenistan’ın ve Diaspora Ermenilerinin kavgacı zihniyetini ve Türkiye karşıtı
söylemlerini dayatmaya çalışmaktadır.[12]


İstanbul Ermeni
Patrikhanesi, bu zamana kadar kendisini bu tür girişimlerden hep uzak
tutmuştur. Bu bağlamda II. Sahak, Ermenistan’ın ve Diaspora Ermeni gruplarının
yoğun olarak desteklediği ve yaymaya çalıştığı soykırım iddialarını yabancı
parlamentolar nezdinde ele alınmasını eleştirerek ilkeli bir duruş
sergilemiştir:


“Bazı şeyler
önemsenmemeli. Parlamentolarda sürekli bir şeyler geçiyor. Bizi ilgilendiren ve
doğrudan müdahil olmamızı gerektiren bir şey yok. Türkiye’deki Ermeniler olarak
100 yıl önce bu topraklarda yaşanan acıların başka ülkelerin parlamentolarında
stratejik, ekonomik, politik baskı unsuru olarak kullanılmasını bizi üzüyor.
Ecdadımıza yöneltilmiş uygunsuz bir durum olarak görüyoruz.


Biz isterdik ki
bu topraklarda yaşanan sorun, bu topraklarda yaşayan insanlar tarafından
konuşulsun. Özellikle Türkiye ve Ermenistan ilişkileri düzelsin, taraflar
konuşabilsin. Taraflar konuşamadığı için üçüncü, dördüncü taraflara, okyanus
ötelerine söz söylemek hakkı doğuyor. Keşke Ermenistan-Türkiye protokolleri
hayata geçirilebilseydi, Viyana buluşmaları gerçekleşebilseydi, ortak tarih
komisyonları kurulsaydı. Bütün bunlar bizim halletmemiz gereken durumlar.
Bunlar ertelendiği için Türkiye’yi sıkıştırabilmek için bir koz olarak
kullanıyor. Türkiye’yi sıkıştırmak için ortaya konulan bir ‘Ermeni tezi’
kullanılmış duygusu yaratıyor. Bunun da çok ahlaki olduğunu düşünmüyorum.


İşin siyasi bir
boyutu var. Ben bir siyaset adamı değilim. Bunu yorumlamak siyasetçilere düşer.
Biz Ermeni toplumu olarak Türkiye’ye entegre olmuş insanlarız. Kader birliği
yaptık bu ülkeyle. Bu ülkenin bütün unsurlarıyla uyum içinde bir yaşam kurduk.
Biz 100 yıl önce yaşananları hatırlayarak unuttuk. Unutarak hatırlıyoruz. Bu
İstanbul Ermeni toplumunun bir seçimi. Biz bu ülkede yaşamayı seçtik. Bu bizi
diasporadan ve Ermenistan Ermenilerden ayıran bir durum. Biz 1915 travmasını
yaşadık ve bir şekilde bu ülkede kalarak tedavi ettik. Türkiye Ermenileri’nin
dışında gelişen politik olaylar ister istemez bizi de etkiliyor. Bu şeylerin
Türkiye’de kışkırtılması nefret söylemini de artırıyor.”[13]


II. Sahak’ın bu
ilkeli duruşuna Diaspora çevrelerinden kısa sürede tepki gelmiştir. Diasporanın
en aşırı görüşlü yazarlarından biri olan Harut Sassounian, yazısında II.
Sahak’ı Türkiye’nin propagandasını yapmakla suçlamış ve Türkiye Ermenilerinin
“temel insan haklarından mahrum edilen tutsaklar” olduğuna dair gülünç ve cahilce
bir iddia ortaya atmıştır.[14] Türkiye’yi ve toplumunu biraz bile
tanıyan herhangi birisi, Sassounian ve onun gibi aşırı görüşlere sahip
kişilerin Türkiye ile ilgili tespitlerinin gerçeklerden ne kadar uzak olduğunu
anlayacaktır.


Sassounian’ın
yazısı, Türkiye Ermenileri ile Diaspora Ermenileri arasındaki bazı temel
farkları gözler önüne sermektedir. Türkiye Ermenileri ülkeyle bütünleşmiş ve
ona her ne olursa olsun sahip çıkan vatandaşlar iken, Diaspora Ermenilerinin
maalesef pek çoğu; Türkiye’ye karşı cahil görüşleri olan, Türklere karşı
nefreti bir kimlik olarak benimseyen, geçmiş acı olayları olduğu gibi
irdelemeye cesareti olmayan ve uzlaşmaktan ziyade ilkel bir intikam alma
peşinde koşan insanlardır. Bu hususla bağlantılı olarak II. Sahak’ın daha
patrik olmadan önce yaptığı bir tespite burada yer vermek uygun olacaktır:


“[…] Biz
İstanbullu Ermenilerin makus talihi diğer dünya Ermenileri tarafından
anlaşılamamak olmuştur. Hep uzaklardan bize nasıl Ermeni olmamız gerektiğini
telkin ededururlar. […] İstedikleri olmayınca da bize dersimizi vermeye kalkar,
onur, korkaklık ve mertlik nutukları atarlar. Şimdi ise nasıl din adamı olmamız
gerektiğini bize öğretmeye kalkıyorlar. Onlardan bizi anlamalarını
beklemiyoruz. Bizi biz anlayalım, bu yeter.”[15]


Yeni İstanbul
Ermeni Patriği II. Sahak Maşalyan göreve gelişinin başında, patrikliğin
getirdiği görev bilinciyle, Türkiye’yi ve Türkiye Ermeni toplumunu yakından
ilgilendiren konularda önemli açıklamalarda bulunmuş ve İstanbul Ermeni
Patrikhanesini hak ettiği ciddiyetle yöneteceğinin işaretini vermiştir. Tarihi
boyunca egemen ve bağımsız bir işleve sahip olan İstanbul Ermeni
Patrikhanesinin, bu bilinç içinde ve 85’inci Patrik II. Sahak Maşalyan
önderliğinde, ülkemizin ve vatandaşlarının çıkarlarına hizmet edeceğine
inanıyor ve tekrar başarılar diliyoruz. 


*Fotoğraf: DHA







[1] “85. İstanbul Ermeni Patriği Sahak Maşalyan oldu,” NTV, 11 Aralık 2019, https://www.ntv.com.tr/turkiye/85-istanbul-ermeni-patrigi-sahak-masalyan-oldu,49XhE3mJyku1AGLUr_fYwA


[2] Mehmet Oğuzhan Tulun, “2019 İstanbul Ermeni Patriği
Seçimi Talimatnamesi Ve İlgili Tartışmalar,” Avrasya
İncelemeleri Merkezi (AVİM)
, Analiz No: 2019/27, https://avim.org.tr/tr/Analiz/2019-ISTANBUL-ERMENI-PATRIGI-SECIMI-TALIMATNAMESI-VE-ILGILI-TARTISMALAR


[3] Mehmet Oğuzhan Tulun, “Türkiye Ermenileri Patriği
Seçim Sürecinde Başa Dönüldü,” Avrasya
İncelemeleri Merkezi (AVİM)
, Analiz No: 2018/10, 2 Mayıs 2018, https://avim.org.tr/tr/Analiz/TURKIYE-ERMENILERI-PATRIGI-SECIM-SURECINDE-BASA-DONULDU


[4] “HDP’li Paylan: Seçilen kişiyi patriğim
saymayacağım,” The
Independent Türkçe
, 7 Aralık 2019, https://www.independentturkish.com/node/100966/haber/hdpli-paylan-se%C3%A7ilen-ki%C5%9Fiyi-patri%C4%9Fim-saymayaca%C4%9F%C4%B1m


[5] “Patrik seçimi sürecine karşı yeni bir dava,” Agos, 12 Aralık 2019, http://www.agos.com.tr/tr/yazi/23193/patrik-secimi-surecine-karsi-yeni-bir-dava


[6] Mert İnan, “Bayrampaşalı Şahin’den Patrik Sahak
Maşalyan’a,” Milliyet,
14 Aralık 2019, http://www.milliyet.com.tr/gundem/bayrampasali-sahinden-patrik-sahak-masalyana-6100538
; “85. İstanbul Ermeni Patriği Episkos Maşalyan’dan ilk röportaj!” Sözcü, 14 Aralık 2019, https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/85-istanbul-ermeni-patrigi-episkos-masalyan-ilk-roportaj-5509879/


[7] İnan, “Bayrampaşalı Şahin’den Patrik Sahak
Maşalyan’a.”


[8] “85. İstanbul Ermeni Patriği Episkos Maşalyan’dan ilk
röportaj!”


[9] İnan, “Bayrampaşalı Şahin’den Patrik Sahak
Maşalyan’a.”


[10] Tulun, “Türkiye Ermenileri Patriği Seçim Sürecinde
Başa Dönüldü.”


[11] Alev Kılıç, “Olaylar ve Yorumlar,” Ermeni Araştırmaları, Sayı
64 (2019), s. 18, https://avim.org.tr/images/uploads/Yayin/EA-64.pdf


[12] Mehmet Oğuzhan Tulun, “Türkiye Ermenilerini
Diasporalaştırma Çabaları – III,” Avrasya
İncelemeleri Merkezi (AVİM)
, Yorum No: 2019/43, https://avim.org.tr/tr/Yorum/TURKIYE-ERMENILERINI-DIASPORALASTIRMA-CABALARI-III


[13] Uğur Yıldırım, “Patrik Maşalyan Sabah’a Konuştu! Ermeni
Tezi Türkiye’yi Sıkıştırmak İçin Kullanılıyor,” Sabah, 14 Aralık 2019, https://www.sabah.com.tr/gundem/2019/12/14/patrik-masalyan-biz-kader-birligi-yaptik


[14] Harut Sassounian, “Senate Recognition of Armenian
Genocide: Reactions, Next Steps to be Taken,” Asbarez, December 17, 2019, http://asbarez.com/189560/senate-recognition-of-armenian-genocide-reactions-next-steps-to-be-taken/


[15] Sahak Mashalian, “Değabah Sahak Srpazan Maşalyan İle
Gündem Üzerine…,” Facebook paylaşımı, 23 Ekim 2019, https://www.facebook.com/sahak.mashalian/posts/10157228509172012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet