Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Eski Bakan Ramazan
Mirzaoğlu : Fener Rum Patriği Ekümeniklik Yolunda

Devlet Eski Bakanı Prof.Dr. Ramazan
Mirzaoğlu yaptığı açıklamada Fener Rum Patriği Bartholomeos’un,Türkiye’de
Vatikan benzeri devlet kurma yolunda ilerlediğini iddia etti.


57.Hükumet Devlet Bakanı ve Kırşehir eski
milletvekili Prof.Dr. Ramazan Mirzaoğlu yaptığı yazılı açıklamada  Fener
Rum Patriğinin Lozan Antlaşması’na göre sadece İstanbul’un ilçelerine
Metropolit atama hakkına sahipken İzmir,Bursa dahil 5 İlimizde Metropolit
atamasına tepki gösterdi.


Mirzaoğlu
yazılı açıklamasında şunları söyledi:


“Fener Rum Patriği Lozan Antlaşması’na
göre sadece İstanbul’un 6 ilçesine atanabileceği hükmüne rağmen iktidar, Bursa,
Kütahya, Isparta, İzmir ve son olarak da Tekirdağ’a metropolit (başpapaz)
atadı.


Bundan bir süre önce de hatırlanacağı
üzere Ukrayna Başpiskoposunun atanmasını tasdik etmişti. Lozan’da Türkiye’nin
ısrarlı çabasına rağmen Türkiye dışına çıkartılamamıştı.


Emperyalist Devletler’in özellikle
İngiltere’nin, gayreti ile Türkiye’de Eyüp Kaymakamlığı’na bağlı olarak
kalmıştı.Şimdi tam gaz Ekümeniklik yolunda yani Vatikan benzeri bütün
Ortodokslar’ı temsilen devlet olma yolunda ilerliyor.


Osmanlı Dönemin’de tam bir fesat
yuvasıydı;Yunanistan’ın 1821 de 198 sene önce kurulmasında mühim rol
oynamıştı.Yine Balkanlardaki ihaneti hazırlamıştı.Bu yüzden de 2.Mahmut
Dönemi’nde Patrik idam edilmişti.Hain Patrik’in asıldığı kapının halen kapalı
olduğunu unutmayalım.Türkiye’nin Tapu Senedi olan Lozan Antlaşması’nı tenkit
edenleri bu açık ihaneti görmeye davet ediyorum.Ayrıca Ege Denizi’de İşgal
edilen 18 Adamız’ı da hatırlatmada fayda vardır.”ifadelerini kullandı.


“PATRİKHANE TÜRK ORDUSU ALEYHİNE ÇALIŞTI”


Konuyla ilgili haber merkezimize
açıklamada bulunan Cumhuriyet tarihçisi ve Medya Siyaset tarih danışmanı Ekin Topcuoğlu
ise “Milli mücadelenin en zorlu safhalarında patrikhanenin Türk ordusu aleyhine
çalıştığını belirtti.


Topcuoğlu açıklamasında şunları söyledi:


“Mustafa Kemal Paşa, daha 1922 yılında
Fener Rum Patrikhanesi için Le Journal gazetesi muhabiri Paul Heriot’a verdiği
beyanatta şunları söylüyordu:

“Bir fesat ve
hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlıklar
yaratan, Hristiyan hemşehrilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluğa ve
felakete sebep olan Rum Patrikhanesi’ni artık topraklarımız üzerinde
bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek
için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir? Türkiye’nin Rum Patrikhanesi
için arazi üzerinde bir sığınılacak yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesad
ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir? Büyük Millet Meclisi tarafından
idare edilmekte olan yeni Türkiye, Bab-ı Âli’nin taht-ı idaresindeki eski
Osmanlı İmparatorluğu değildir. Yeni Türkiye; şeref ve haysiyet, kudret ve
kuvvetini müdrik ve hukukunu muhafaza için mevcudiyetini tehlikeye atmaya hazır
ve amadedir.”




Milli mücadelenin en zorlu safhalarında Türk ordusu aleyhine çalışan
patrikhane, Lozan görüşmeleri sırasında bütünüyle Türkiye’den çıkartılmak
istenecek, başta İngiltere ve Yunanistan olmak üzere tüm devletlerin ısrarı
sonucu siyasi hakları elinden alınmış, dini bir kurum olarak Türkiye’de
kalabilecekti.


Lozan Antlaşmasının patrikhaneyi
ilgilendiren maddelerinden bazılarına baktığımızda, patrikhaneye sadece dini
görevleri yerine getirme, diğer ülkelerdeki Müslüman azınlığın sahip olduğu
haklara sahip olma hakkı verilmiş, siyasi faaliyetlerden el çektirilmişti.


Madde
40-
Müslüman olmayan
azınlıklara mensup Türk vatandaşları hukuken ve fiilen diğer Türk
vatandaşlarına uygulanan aynı muamele ve güvenceden yararlanacaklar ve
özellikle, masrafları kendilerine ait olmak üzere her türlü hayrî, dinî ve
içtimai kurumlar, her türlü okul ve diğer eğitim ve yetiştirme kurumu kurmak, yönetmek
ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dini
törenlerini serbestçe yürütmek hususlarında eşit haklara sahip olacaklardır.”


Madde
42-
Türkiye Hükümeti söz
konusu azınlıklara ait kiliselere, havralara, mezarlıklara ve diğer dinsel
kurumlara her türlü korunmayı sağlamayı yükümlenir. Aynı azınlıkların bugünkü
durumda Türkiye’de mevcut olan vakıflarına dini ve hayrî kurumlarına her türlü
kolaylık ve müsaade gösterilecek ve Türkiye hükümeti yeni din ve hayır
kurumlarının kurulması için bu gibi özel kurumlara sağlanmış olan gerekli
kolaylıklardan hiçbirini esirgemeyecektir.


Madde
45-
İşbu kesim hükümleri ile
Türkiye’nin Müslüman olmayan azınlıkları halkına tanınan haklar, Yunanistan
tarafından da kendi topraklarında bulunan Müslüman azınlıklar halkına da
tanınmıştır.”


İstanbul Valiliği’nce hazırlanan 06 Aralık
1923 tarihli tezkereye göre, St. Synode meclisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
olup, makamları Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan metropolitler
arasından seçtiği, patrik adayları listesini İstanbul Valiliği’ne sunar.
İstanbul Valiliği, gerekçe göstermeden seçilmesini istemediği adayları listeden
çıkarabilir. Valilik tarafından uygun bulunan listedeki adaylar, St. Synode’da
oylanır ve onlardan biri patrik olarak seçilir.


Fener patrikleri, Türkiye Cumhuriyeti
yasaları çerçevesinde, idarî açıdan Eyüp Kaymakamlığı’na, Fatih Savcılığı’na ve
İstanbul Valiliği’ne bağlıdırlar. Çoğu cemaatsiz 18 metropolit tarafından
yapılan seçimin onayını İstanbul Valiliği verir. Buna göre patriğin Türkiye
Cumhuriyeti Devleti içindeki en yüksek dereceli muhatabı İstanbul Valisi’dir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış