Baphomet okültizm tarihinde keçi başlı bir rakamdır. Batı okültizmin tarihi
boyunca gizemli Baphomet adını sık sık duyurur. Adının karşılığı tam olarak
bilinmemektedir. Baphomet için ”gizli bir ritüel bir parçası” tanımı ilk
olarak Tapınak Şövalyeleri döneminde ortaya çıktı. 

Tapınak
Şövalyeleri Baphomet’in putuna tapmaktadır. Bu put gizli dernekler ve okült
çevreler aracılığıyla, adını bin yılı aşkın bir süredir duyurmuştur.
Tapınakçılar, Baphomet adını verdikleri bu put aracılığıyla şeytana tapmakla
suçlanmışlardır. Bu da Şövalyelerin’in halkın gözünde değerini yok
etmiştir. 

Baphomet, yönlendirilmiş irade
gücünü temsil eden ve “fallus” ibadetine dayanan agnostik ayinlerin
bir sembolüydü. Keçi sakallı ve keçi ayaklı, cinsiyeti belli olmayan bu put,
eski çağların boynuzlu tanrısı Mendes keçisi ile bağıntılıydı. Bu yaratık
şeytanı temsil eder. Bu yüzden de İlluminati için büyük bir değeri vardır. Çoğu
MTV klibinde keçi kafasını temsil eden şeytani pentagram yıldızını kullanırlar.

Hacı şimdi Anton Szandor LaVey
diye bir adam 1969’da Şeytani bir incil (The Satanic Bible) yazıyor. Şeytani
İncil’de satanist öğretiler, ritüeller bulunmaktadır. San francisco’da 1969’da
kara papa lavey tarafından şeytan kilisesi kurulmuştur . 

Bu Şeytan kilisesi, Şeytani
İncil’de ifade edilen Satanizmi uygulayan dini organizasyondur. 

Koç ve keçi başı bugün
Satanizmde, okültizmde ve büyücülük çevrelerinde kullanılmaktadır. Şeytan
Kilisesi kendi ana web sayfasında Baphomet’i temsil eden keçi başı
kullanır. 

Baphomet ile ilgili başka bazı
iddialar da vardır. Bunlar;

Vaftizci Yahya’nın kafatası
olduğu,

Nicodemus’un yaptığı, HZ.
İsa’nın çarmıhta acı çekişini gösteren bir heykele ait yüz olduğu,

Temliyerler’in Mandylion
kefeninden kopyalamak suretiyle bir İsa yüzü yaptıkları ve o putun bu kefenden
kopyalanan yüz olduğudur.

Diğer bir yaklaşım ise bunun
bir cin yüzü olduğu şeklindedir. Bu cin, Süleyman mabedi yapımı sırasında 

Süleyman’a yardım ettiği
söylenen koruyucu Asmodeus adlı cindi.

Bu konuda ortaya atılan diğer
bir yaklaşım ise put yüzünün, tapınağın ilk kurucu önderi Hugues de Payens’e
ait olduğu şeklindeydi.

Baphomet

İlluminati Baphomet’e ibadet
etmektedir ve müzik endüstrisini yönettikleri için Baphomet’de bulunan satanik
sembolleri yönettikleri sanatçıların kliplerinde, albüm kapaklarında ve
konserlerinde bol miktarda kullanmaktadırlar. Günümüzde gençleri satanist rock
gruplarında toplayıp onlara şeytanı sevdirmek çok kolay bir hale geldi ve artık
bir kılıfa da gerek yok, artık şeytan denildiği zaman gençlerde bir geri
çekilme görünmüyor. Bu çok acınası.

1300 ‘lü yılların başında
Tapınak Şövalyelerinin Şeytani Ayinler yaptıkları ve Baphomet adında bir
Heykele, bir put’a veya buna benzer bir şeye taptıkları iddiasıyla Baphomet
ismi tarihteki yerini aldı. Günümüze kadar gizemini koruyan dahası gerek
tarihçilerin gerekse bu konuyla ilgilenen kişilerin dahi bu konuda hemfikir
olmadıkları barizdir.

Şöyle ki kimileri Tapınak Şövalyelerinin
Satanist olduklarını ve Baphomet’in de bir Şeytan olduğunu ,cinsiyetinin
olmadığını iddia ederken, kimileri ise bu iddiaya tümden karşı çıkmakta ve
Kilisenin baskı ve şiddet yoluyla bu ifadeyi vermeye onları zorladıklarını
iddia etmektedir.

Hatta söylemdeki benzerliğe
ithafen Tapınakçıların sonradan İsmailiye Mezhebi vasıtasıyla İslamla
tanıştıkları, İslami Ezoterizm kanalıyla İslamı benimsedikleri ve Baphomet
değil Muhammed ismine atfen kendilerinin Kilise tarafından manipülasyonla
cezalandırdığına da inanan bir kesim mevcuttur. Her zaman belirttiğim gibi
ortada tamamıyla gizemli bir yapı var ve bize ulaşan bilgileri iyi analiz
etmeli ve farklı görüşlere ve bu görüşlerin ne şekilde yorumlanabileceğine
dikkat etmeliyiz.

Üstte anlattıklarımın hepsi de
farklı görüşler ve inançlar tarafından bu olayın bize aktarılma şeklidir.
Elbette Hristiyan inancına mensup kişilerin geçmişte Kilisenin yaptığı bu
davranışı savunması normaldir, keza Satanist bir kimsenin de bu ifadeleri baskı
altında verdiklerini söylemesi de normaldir. Tapınakçıların geçmişten bugüne
Dünya Arenasındaki gücünü ve etkisini bilen ve Müslüman olduğu halde
Ezoterizm’e ilgi duyan ,güce hayran olan kesim de onları kendi safına çekmeye
çalışmaktadır.

Peki biz bu yargılardan
hangisine inanmalıyız ?

Bir önceki Makalemde anlatmış
olduğum olay bize gösteriyor ki İfrit cinler İnsanlara musallat olabilmekte ve
dahası insanları ciddi anlamda bunalıma sokabilmekte. Ebu Dücane (r.a.) İmani
açıdan Kuvvetli (ki buna Uhud Savaşında göstermiş olduğu mücadeleyi örnek
olarak verebiliriz) bir kimse ve Ashabtan birisi olduğu halde kendisine
musallat olan bu ifrite karşı ensişeli bir hal almıştır.

Cinler de tıpkı İnsanlar gibi
2 sınıftır. İman edenler ve İnkar edenler. Kuran-ı Kerim bizlere bu konuda da
rehberlik etmekte ve belki de en’am Suresi 100. Ayet-i Kerime de üst kısımda
bahsettiğimiz hususlara ışık tutulmaktadır.

“Onlar, Allah’a cinlerden de
ortak koştular…. “

Evet Kuran-ı Kerim bize burada
açık ve net olarak bildiriyor ki İnsanlardan bir kısmı Allah’a İman etmeyi
bırakacak ve Cinlere İman edecekler. Elbette bunun şartları ve koşulları var.
Nasıl ki Allah’a verilen söz ve İman belli şart ve koşullara bağlı ise Cinler
ve onlara İman edenlere de benzer şart ve koşullar söz konusudur.

Evet genel itibariyle
görmediğimiz, duymadığımız ve araştırmadığımız için anlattığımız bu hususlar
bize yabancı gelebilir. Bir İnsan niçin cinlere yada Şeytan’a tapsın ki
diyebilir fakat günümüzde Şeytan’ın Telkin ettiği din olan Dinsizlik,
İnançsızlık kökeni çok eskilere dayanan ve gitgide yaygınlaşan bir
sapkınlıktır.

Her zaman yazıyoruz.2 farklı
yol var ortada; ya İman edenlerdensin, ya İnkar edenlerden, ya iyisiler densin,
ya kötülerden, ya Meleki olanlardansın ya Şeytani olanlardan…

Niçin Şeytana tapıyorlar ? sorusunun cevabı da aslında bu yazdıklarımda
gizlidir. Yol ayrımına geldiğiniz vakit bir seçim yapmanız gerekir.

Karşımızda İnsanlar olarak 2
farklı yol var. Ya bu Dünyayı elimizin tersiyle itip Ahiret’i tercih edeceğiz,
ya bu Dünyayı tercih edip Ahiret’i elimizin tersiyle iteceğiz. İşte süren tüm
bu kavganın farklı kutuplarında bu tercihi yapanlar belirleyici rol
üstleniyorlar. Allah (c.c.) Ahireti isteyene Cenneti vadediyor, Şeytan ise
çirkini ve kötüyü süsleyip dünyaya tapanlara Dünyayı vadediyor. Karşılıklı bir
antlaşma ve Ruhunu satma hikayesi özetle…

Tüm bu anlattıklarımdan yola
çıkarak bu hususta ne düşündüğümü kısaca şöyle açıklayabilirim. Tapınak
Şövalyelerini sonrasında günümüze dek farklı isimlerle ve farklı ülkelerde
faaliyet gösteren tapınak Şövalyelerinin devamı ve uzantısı niteliğindeki Gizli
Tarikatleri değerlendirdiğimde ben bu tasvir edildiği biçimde veya buna benzer
bir İfritCin’e (Şeytan’a) taptıklarını düşünmekteyim.
























































Çünkü günümüzde de tesadüf
denilemeyecek kadar geniş çapta gerek Medya, gerek Sanat Dünyası gerekse pek
çok farklı alanda Baphomet Tasvirinin gizli yada açık bir biçimde
kullanıldığına şahitlik ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet