• ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR DOSYASI /// Rahim Er : AYŞE !!!!..
  • Yayın Tarihi : 18 Mayıs 2020 Pazartesi
  • Kategori : ÖZEL & ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR & FALSE FLAG OPERATIONS

Rahim Er : AYŞE !!!!..

E-POSTA : rahim.er@tg.com.tr

İtalya, "koronavirüs salgını"nı en kötü yaşayan memleketlerden biri. Salgın, ağır seyrediyor ama bu devletin vatandaşı rehine bir genç kızın kurtarıldığına dair Afrika’dan alınan haber, koronaya rağmen geçen hafta sonu zirveye oturdu…

25 yaşındaki Silvia Constanzo Romano, "Africa Milelel Onlus" isimli kuruluşa gönüllü olarak katıldıktan sonra "Afrikalı çocuklara yardım" diye kafile hâlinde Kenya’ya gittiler. Yapılanın hakikaten yardım mı yoksa sömürmeye devam adına keşif faaliyeti mi yahut misyonerlik mi olduğu karanlık. Çalışmalar devam ederken adı geçen genç kız, Chakama Bölgesinde iken 20 Kasım 2018 günü Eş’Şebab örgütü tarafından kaçırılarak Somali topraklarına götürüldü.

İtalya, resmî mercileri, İtalyan istihbaratı hemen devreye girseler de bir şey yapamadılar. Bunun üzerine Türkiye’den yardım talep etti. İtalya’nın talebi, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’na havale edildi. Kaçırma eylemini yapan, uzun senelerdir Somali devletinin başının derdi olan bir örgüttü. MİT, Aralık 2019’da çalışmaya başladı. Somalili ve İtalyan meslektaşlarıyla iş birliği hâlindeydi. Aylar süren titiz ve sabırlı bir gayreti takiben genç kız, 18 ay sonra hürriyetine kavuştu.

Kurtarmanın Türk Millî İstihbarat Teşkilatı tarafından gerçekleştirilmesi İtalyan basın-yayın organlarını hayli rahatsız etmişti. Tebessümle ağlamak arasındaydılar. Şunu diyorlardı:

-Kenya ve Somali gibi Afrika ülkeleri, bir zamanlar İtalya’nın kolonisi iken bugün buralar Türkiye’nin nüfuz alanında. Kurtarmayı, Türk istihbaratının desteği olmadan yapamadık!!!

Bu kızgınlık yaşanırken 10 Mayıs günü havaalanında Başbakan ve Dışişleri Bakanı tarafından karşılanan rehine kızın Müslüman olduğunu, tam tesettüre girdiğini Ayşe ismini seçtiğini bilmiyorlardı. Öğrendikleri gün, politikacısı ve basınıyla olanca taassuplarını saçıp döktüler. Ayşe ise hiçbir baskı ve cinsel istismar yaşamadığını, kendi hür iradesiyle Müslüman olduğunu, Peygamberimizin sevgili eşinin adını seçtiğini, Arapça öğrendiğini, Kur’ân okuduğunu" açıkladı.

Hem "koloni" dedikleri eski sömürge topraklarında âciz kalmış olmak ve hem de uğruna bu kadar mücadele verdikleri genci, karşılarında Müslüman olarak bulmak, çok İtalyan’ı zıvanadan çıkarmıştı:

Aşırı sağcı League Partisi lideri, Twitter’dan -burada tekrarı uzun tutacak- ağır açıklamalar yaptı. Aslında O’nun söyleyemediğini Treviso Eyaleti’nden bir başka politikacı Facebook’a "Silvia idam edilmeli" diye yazarak akla ziyan bir teklifte bulundu. Giornale gazetesi 11 Mayıs 2020 günü şu ana başlıkla çıkmıştı. "İslamî ve bahtiyar: Nankör Silvia!" Libero gazetesi de "Bilseydik kurtarmazdık!" anlamında "İslamîyi kurtardık!" demişti.

Ayşe’nin ailesi ise evladlarını hasretle bağırlarına bastılar ve Müslüman olmasını hürmetle karşıladıklarını ifade ettiler.

İşte özgür, uygar, demokrat, laik, insan haklarına saygılı Batı’nın ruh hâli. Acaba vatandaşlarını karşılamak için hava meydanına giden İtalyan Başbakanı Giuseppe Conte ve Dışişleri Bakanı Di Maio, karşılama yapar ve AA’ya "Bugün bizim için çok önemli, bu dayanışma için Türkiye’ye teşekkür ederiz!" derken Silvia’nın Ayşe olduğunu biliyorlar mıydı? Bilseler de karşılamaya giderler miydi? Yoksa onlar da idamına hükmeder veya "nankör boşa emek vermişiz!" mi derlerdi?

Bilmiyoruz; bildiğimiz bir şey var ki o da Silvia’nın ihtida ederek Ayşe olup doğru yola girmesi, Müslümanlar için ramazan hediyesi olmuştur.

Ayşe, o gün sanki bir madalya sahibesiydi. Türk istihbaratçı ağabeyleri yerinde bir tedbirle kendisine çelik yelek giydirmişlerdi. Yeleğin göğsünde Ay-yıldızımız, sanki bir şeref madalyasıydı. Evet; o, esasında bir şeref madalyasıydı. Silvia, hakikati seçtiği için yüksek bir madalyaya layık görülmüştü.

Şu ibretlik denk düşme, tevafuk ise gözden kaçmamalı:

İtalya, kiliseleri açma kararı alırken bu ülkedeki iki buçuk milyon Müslümanı yok sayarak camileri kapalı tutmaya devam ediyordu. Camileri açmadığı günse havaalanında Ayşe’yi karşılıyorlardı.

Aramıza hoş geldin Ayşe kardeşim…