Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Değerli
Yurtseverler,

Sanıyorum gündemi
takip ediyorsunuzdur. Son zamanlarda
HALK ÖZEL HAREKAT (HÖH) isminde bir oluşum gündemi meşgul ediyor. Web sitesinde başvuru
formu var ve oradan bu oluşuma üye olunuyor. Ancak basında bu oluşum hakkında
çok olumsuz
– ki haklılar – ifadeler yer alıyor. Bize göre niyet iyi olmasına rağmen son
derece suistimale açık bir durum meydana gelmiş. Elbette hiç kimse seçilmiş bir
hükümete karşı
DARBE’yi istemez ve onaylamaz. Buna ancak faşist bakış açısı olanlar
katılabilir ve onaylar. Seçilmiş bir hükümeti –
eğer çok olağanüstü bir durum yoksa – sadece seçim
sandığında devirebilirsiniz. Bunun yeri orasıdır.
(Hangi olağanüstü durumlar olduğunu ileride ayrıca
tartışacağız)

Cumhurbaşkanı Tayyip
Erdoğan,
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ’nde halkı sokaklara çağırmıştı hatırlarsanız – ki bize göre
tartışılır bir durum –
buna uyan taraftarlar da sokağa akın etmişlerdi. Neden
tartışılır diyoruz ? Şundan.

Sokağa inen halk
silahsızdı. Belki aralarında 3-5 kişi de çakaralmaz tabir edilen tabanca
olabilirse de çoğunluğunun çakısı dahi yoktu. Siz bu güruhu tam teçhizatlı ve
hatta F-16 ve tankı olan eğitimli askerlerin karşısına müdahale etmeye
yolladınız. Darbe esnasında eğer çok zayiat olsaydı
– ki darbecilerin
çoğunluğu ateş etme tasarrufunu kullanmadı ve polise teslim oldu –
bunun sorumlusu
açıkçası
Tayyip Erdoğan olurdu ve hesabını veremezdi. Biz darbecileri savunmak maksadıyla
söylemiyoruz yanlış anlaşılmasın. Sadece tam teçhizatlı askeri birliklerin
karşısına silahsız halkı çıkarmanın yanlışlığına vurgu yapıyoruz. Çünkü ülkenin
resmi güvenlik kurumları var ve darbe gibi bir durum karşısında
ilk görev ve
müdahale onlara düşüyor, halka değil.

Darbeciler psikopatça
davranıp önlerine geleni indirselerdi sivil zayiatı bugün yüzlerle değil on
binlerle ifade ederdik. Şimdi aynı mantık devam ediyor. Kendilerine görev
addeden bazı aklı evveller Tayyip Erdoğan’ın darbe gecesi söylediklerinden yola
çıkarak
ÖZEL HAREKAT BİRLİKLERİ oluşturmaya başlamışlar. Bu oluşum her şeyden önce varlığıyla
devletin askerine, polisine hakaret ediyor. Diyorlar ki madem darbe tehlikesi
var, o zaman askerin, polisin başaramadığı müdahaleyi
BEN YAPARIM.

Açıkça demeseler de
kurdukları oluşumla aslında bunu ima ediyorlar. Çünkü onlara göre demek ki
olası bir darbe girişiminde askerimiz, polisimiz başarılı olamayacak ki
kendilerine ihtiyaç duyuluyor. Hadi diyelim ki bunda bir sakınca yok
– ki daha bunun hukuksal geçerliliğine, kanun ve yasalar
karşısında ki iğreti durumuna değinmedik bile –
ve böyle bir oluşum
kurdunuz. Başkanı olan zatı muhterem diyor ki bu oluşum silahsızdır. E be
kardeşim diyelim ki yarın bir darbe girişimi olacak, sen silahsız adamlarını mı
süreceksin silahlı, eğitimli birliklerin üzerine ? O kadar mı cengaver senin
silahsız adamların ? MP5 mermilerine kafa mı atacak senin adamların ? Yada
karate yaparak mı durduracaklar darbecileri ? Bu ne kadar saçma bir
açıklamadır. Madem böyle bir girişime kalkıştınız bari ekibinizi silahlandırın
ki işe yarasın. Yoksa karınca yuvasına ayağını basan aslanın ezdiği gibi telef
olur adamlarınız. Bizden söylemesi.

Biz Genelkurmay
Başkanının, MİT MÜSTEŞARI’nın ve Emniyet Genel Müdürü’nün yerinde olsak dakika
olmadan bu oluşumun liderlerini göz altına alıp yargı önüne çıkartır, bu
oluşumu da bir daha açılmayacak şekilde kapatırdık. Demokratik bir ülkeye
yakışan budur. Devletin ister silahlı ister silahsız kuvvetleri kanun ve
nizamla belirlenir, yönetmelikleri, nizamnameleri, komutanları, astları,
üstleri, ödenekleri, kullandığı silah ve malzemeler hepsi T.C. kanunlarına göre
oluşturulur. Hepsi denetime tabidir. Görevleri, yetkileri, sınırları bellidir.
Devletin başka bir sivil oluşuma ihtiyacı olursa bunu da yine devletin kendisi
yapar
– ki zaten SEFERBERLİK TETKİK KURULU’na bağlı BEYAZ
KUVVETLER denilen oluşum bunun kendisidir -.

Bu oluşum ALENEN devlete hakarettir. Devlet beceremiyor biz
beceririz demenin fiili durumudur ve kabul edilemez.

Kaldı ki bir de işin
hukuksal boyutu var. Böyle bir oluşumun dayanağı olan kanun ve hukuk maddeleri
nedir ? Bu oluşum hangi ihtiyaca binaen oluşturulmuştur ? Yetkileri nedir ? Görevleri
nedir ? Bütçesi nedir ? Denetimli midir ?

Kısacası ilk bakışta
iyi niyetli bir girişim olarak görünse de diyelim ki lider kadrosunu
FETÖCÜLER veya başka bir
illegal grup ele geçirdi. Bu durum karşısında ne olacak ? Böyle bir tehlike her
zaman var. Kaldı ki bugün en gizli çalışan MİT’e bile yüzlerce FETÖCÜ sızmadı
mı ?

Bu tosuncuklara bir önerimiz var.  

Eğer devleti koruma
kollama gibi bir hevesiniz varsa böyle çakma
KONTRGERİLLA artığı grupları kurmayın, maskara olursunuz. Bizatihi
devletin resmi güvenlik kurumlarına başvurun. Eğer dediğiniz kadar cengaverseniz
zaten sizi mutlaka değerlendirirler merak etmeyin. Orada rahat rahat vuruşursunuz.
Ayrıca, resmi ünvanınız, beylik tabancanız, maaşınız da olur. Ayrıca emekli de
olabilirsiniz. Ama HÖH gibi oluşumlarda bir tarafınızı yırtsanız size
AFERİN’den başka bir ödül
çıkmaz. Tabi siyasi rüzgar değişip te sizi de
ERGENEKON, BALYOZ gibi dandirik davaların tiyatro figüranı yapmaları
da büyük olasılık. İçerdeyken bunu da bol bol düşünürsünüz. Demedi demeyin.

Size okumanız için
bu oluşum hakkında birkaç haberi aşağıda sunuyoruz. Lütfen bu haberleri de
mutlaka okuyun.

Zaman ayırdığınız
için teşekkür ederim.

Erkut Ersoy

İstihbarat Uzmanı
































ÖZEL BÜRO GRUBU

Web sitesi : https://halkozelharekati.org.tr

15 Temmuz’un
ardından AKP tarafından paramiliter güçlerin oluşturulduğu, AKP’lilerin
bireysel silahlanmaya gittiği pek çok kez gündeme gelmişti.

Ankara Kızılay’ın göbeğinde bir binada bulunan “Halk Özel
Harekatı” tabelası bu tartışmayı yeniden gündem taşıdı. Peki kim bu “Halk Özel
Harekatı?”

‘RESMİYET’TE DERNEK

 

İleri Haber’den Tuğba Özer’in haberine göre; Halk
Özel Harekatı, Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın internet sitesinde kaydı bulunan
resmi” bir dernek olarak görülüyor. Derneğin
faaliyet alanı ‘düşünce temelli dernekler’,
detaylı faaliyet alanı ise ‘sosyo politik alanda faaliyet
gösterenler’
 olarak
tanımlanıyor. Derneğin Trabzon merkezli bir dernek olduğu belirtiliyor.

 

15 Temmuz darbe girişimi sonrası kurulduğu
belirtilen Halk Özel Harekatı Derneği’nin (HÖH) resmi internet sitesinde (https://halkozelharekati.org.tr)
hakkında bölümünde yalnızca şu ifadelere yer veriliyor:


“Milli birlik ve beraberliğin buluşma noktası olan yerli STK
Halk Özel Harekatı milletimizin gür sesi olmaya ve toplum içerisindeki
vatanseverlerin bir çatı altında toplanması için öncülük eden milli bir
oluşumdur.”
















Sitede dernek ve faaliyetleri hakkında başka bir bilgi
bulunmuyor.

(Erdoğan ve HÖH’ün
başkanı Fatih Kaya aynı karede)

22 İLDE AKTİF






HÖH’ün Facebook hesabından yapılan bir duyuruda derneğin Türkiye
geneli ve yurt dışında 22 İl ve birçok ilçede kurulumunu tamamladığı ifade
ediliyor. Derneğe ait sosyal medya hesaplarından Türkiye’nin birçok ilinde
derneğin şubelerinin açıldığı da görülüyor.

SURİYE’DE SAVAŞAN BAŞKAN

 

Derneğin kurucusu ve başkanının Fatih Kaya isimli bir kişi
olduğu görülüyor.

trabzonhabercisi.com isimli
haber sitesinde Kaya için “Türkmen Dağındaki Kayı (IYI)
Tim Komutanı ve HÖH’ün kurucusu”
 olarak
bahsediliyor.

 

15 Temmuz Darbe girişiminin ardından başlatılan ‘demokrasi nöbetlerine’ katıldığını belirten Kaya haber
sitesine verdiği röportajda şunları söylüyor:














“Bunun bir cihad olduğunu insanların bilmesi gerekiyor. Baş
komutan Recep Tayyip Erdoğan bizlere meydanlarımızı terk etmememizi söyledi.
İster 1 hafta ister 1 sene ister hiç fark etmez normal yaşantımıza da devam
ederek buradaki tüm arkadaşlarımızla birlikte nöbetimize devam ediyoruz. Allah
ömür verdiği sürece de devam edeceğiz. Keşke herkes bunun bilincine varabilse.
Cihad kolay kolay ilan edilmez.

‘ERDOĞAN CİHAD İLAN ETTİ’

 

Devletimizin başı, başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan bizlere
cihad ilan etti. Bizler bunun farkındayız Rabbime şükürler olsun. Şunu da o
gafiller, o hainler şunu iyi bellesin; bize sadece sokaklara inin denildi,
bizlere sokaklara inin de sokakları onlardan temizleyin denmeseydi biz şu an
sizinle Afrika’da röportaj yapıyor olurduk. Bunun bilincine varmaları
lazım. Bizler Elhamdülillah Osmanlı’nın torunlarıyız.”






Kaya Facebook hesabında ise sokaklara çıkanları HÖH üzerinden
tehdit ediyor.

HÖH YAZILI ARAÇLAR




15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından ‘HÖH-Halk Özel
Harekat’ yazan bir araç İstanbul sokaklarında dolaşmaya başlamıştı.

Daha önce de
İstanbul Ataşehir’de H.Ö.H yazısı ile birlikte bir Osmanlı amblemi ve Türk
bayrağı logosunun yer aldığı ticari tipteki bir araç görülmüştü.

CHP’Li BAKAN, SOYLU’YA SORDU

 

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan söz konusu derneği meclis
gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

Bakan’ın Soylu’ya yönelttiği sorular şöyle:

1 – Halkın Özel Harekatı (HÖH) adlı derneğin başkanı ve
yönetim kurulu kimlerden oluşmaktadır?

2 – Halkın Özel Harekatı Derneği (HÖH) hangi illerde
faaliyet göstermektedir? Derneğin kaç üyesi vardır?

3 – Halkın Özel Harekatı Derneği (HÖH) kurucusu ve genel
başkanı olduğu ifade edilen Fatih Kaya adlı vatandaşın, Türkmen Dağında TİM
Komutanı olduğu doğru mudur?

4 – Halk Özel Harekatı Derneği’nin internet sitesinde
yer alan dernek tüzüğünde “Dernek, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan ihanet
girişiminden sonra ortaya çıkan milli diriliş ruhunu canlı tutmak, milli ve
manevi değerlerimize sahip çıkmak adına özellikle sosyal medyada aktif
faaliyette bulunmak, Milli birlik ve beraberliğimize karşı oluşturulan her
türlü faaliyetin karşısında basın ve yayın organlarını kullanarak Yenikapı
Ruhu’nu canlı tutmak, Halkın milli şuurunun bilinçlendirilmesi yönünde kamu
yararına faaliyetler yapmak ve sosyal projeler üretmek, Şehit ve gazi
yakınlarının sorunlarına maddi ve manevi çözümler üretmek amacı ile
kurulmuştur” yazılmıştır. Ancak derneğin kurucusu ve genel başkanı olduğu ifade
edilen Fatih Kaya basına verdiği demeçte “Cihad kolay kolay ilan edilmez.
Devletimizin başı, başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan bizlere cihad ilan etti.
Bizler bunun farkındayız Rabbime şükürler olsun. Şunu da o gafirler, o hainler
şunu iyi bellesin; bize sadece sokaklara inin denildi, bizlere sokaklara inin
de sokakları onlardan temizleyin denseydi biz şu an sizinle Afrika’da röportaj
yapıyor olurduk. Biz HÖH (Halk Özel Harekat) olarak devletimizin bize verdiği
bütün görevleri yerine getirmeye hazırız” ifadelerini kullanmıştır. Genel
başkanı tarafından yapılan, derneğin kuruluş ve faaliyet alanını aşan ve savaş
yetkisine sahip olduklarını ima eden bu açıklama hangi yetkiye dayanarak
yapılmıştır? Dernek başkanına bu militarist söylem yetkisini kim vermiştir?
Paramiliter bir güç, oluşum olduklarını ima eden bu açıklamalar hakkında ne
düşünüyorsunuz?

5 – Türk Silahlı Kuvvetleri bugün Suriye’de Cerablus’ta
El-Bab’ta cihatçı teröristlerle mücadele ederken, bu teröristlerin
askerlerimizi yakma görüntüleri hala hafızalarımızdayken, cihatçı olduğunu
ifade eden ve Suriye’de neyin kimin tim komutanı olduğu belli olmayan bir
şahsın ülkemizde yasal bir dernek kurması nasıl mümkün olmuştur? Bu şahıs
hakkında bir güvenlik soruşturması yapılmış mıdır?

6 – Halk Özel Harekatı Derneği’nin faaliyetleri hakkında
hukuka aykırılık bakımından inceleme/soruşturma başlatılmış mıdır? Henüz
başlatılmadıysa ne zaman başlatılacaktır?




















Odatv.com

Her şey ile birlikte Türkiye de kendine göre
değişiyor. 


Türkiye’de değişimin bugünkü adı Fatih Kaya

Fatih Kaya Halk Özel Harekâtı’nın (HÖH) genel başkanı.
Harekât 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ertesi günü ilk çadırını Trabzon’da
kurmuş. 30 Kasım 2016’da dernekleşen oluşum kısa sürede 7 binin üzerinde üyeye
ulaşmış, 22 ilde şube açmış. 


Kamu görevlisi olan ve izin alarak Suriye’ye geçip orada
Türkmenlere silah elde yardım ettiğini söyleyen Fatih Kaya, HÖH’ün amacının kendilerine
her ihtiyaç duyulduğunda, darbeye karşı millete yardım etmeye hazır olmak
olduğunu söylüyor. 
“Gezi benzeri olaylarda sokağa
çıkmayız, devletin askeri-polisi var” 
diyen
Fatih Kaya ekliyor: 


– 15 Temmuz gibi, devletin EMİRİ MÜMİNİ talimat vermediği
sürece sokağa çıkmayız. 


Fatih Kaya’nın HÖH’ün amaçlarını açıklamasıyla 696 sayılı
KHK’deki ifadeler ne kadar örtüşüyor değil mi?

***

HÖH ile ilgili soru işaretleri var: 

Fatih Bey HÖH’ün silahsız olduğunu söylüyor. 

Ama ihtiyaç duyulduğunda darbeye karşı sokağa inerek millete
yardım etmek amacına silahsız nasıl hizmet edilebilir? 


EMİRİ MÜMİN talimat vermedikçe, hareket etmeyeceklerini
söylüyor Fatih Kaya. 


Bu Emiri Mümin denen kişi veya kişiler kimlerdir, Emiri Mümin
seçimle mi, olunur atamayla mı? Seçimle ise Emiri Mümin’i ya da müminleri
kimler seçer veya atarlar? 


Emiri Mümin nasıl bir kurumdur? 

İhtiyaç duyulduğunda darbeye karşı millete yardım etme
amacında olan HÖH’e sızmalar nasıl engellenir? Darbeciler HÖH’e sızarlarsa,
kuruluşun istemeden de olsa, sokağa indiğinde darbenin amaçlarına hizmet etme
tehlikesi yok mudur? Ya da Emiri Mümin’lik makamı darbecilerin eline geçerse ne
olur? 


Ve nihayet, bir aşiret devletinde yer alması çok doğal olan HÖH
ve benzeri kuruluşları bir hukuk devletinde nereye yerleştirebilmek mümkün
olacak? 


696 sayılı KHK ile ilgili kaygıların ne kadar ciddi ve
gerçekçi olduğu HÖH oluşumu ve Genel Başkanı Fatih Kaya’nın açıklamalarıyla
ortaya çıkmıştır. 


Ortada HÖH ile ilgili yanıtlanmayan bir sürü soru, kesin
olmayan birçok şey var. Kesin olan tek şey ise Türkiye’nin de değiştiğidir.
Geçmişte, suikastların, cinayetlerin, darbelerin, iç çatışmaların, katliamların
ardında parmağı olan eski Özel Harp Dairesi veya Seferberlik Tetkik Kurulu’nun,
başka deyişle üniformalı kontrgerillanın yerini artık cüppeli HÖH almıştır,
tıpkı üniformalı vesayetin yerini cüppeli vesayetin almış olması gibi…

***

Silivri’ye mektup, 

Cumhuriyet okuru olsun, olmasın, özgürlük ve demokrasiden
yana olan herkesin 2017’nin bu son gününde bütün yılı hapiste geçirmiş olan
gazetemiz mensubu arkadaşlarımız 
Akın Atalay, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ı düşündüklerine
eminim. 


Ben de 2017’nin bu son gününde onlara seslenmek
istiyorum: 


Dostlar, 

Silivri mapushanesindeki özgürlük nöbetiniz bir yılı aştı. Bu
nöbeti hepimiz adına onurla sürdürdüğünüzün bilinciyle sizleri anıyoruz
hep. 


Şair dostum Ahmet Kadri Ergin’in yeni yıl vesilesiyle
gönderdiği 
“Ne Yapayım” adlı şiirini
okurken yine sizleri anımsadım. Hep beraber Kaf Dağı’nı aşmak dileğiyle,
iletiyorum:

“Ne Yapayım

Bir rüyaya yatarım 

şeytanlar bir
yanda
 

zorbalar bir
yanda
 

gizlidir
mührü vururlar hemen
 

rüyalar da
yasak

bir yola çıkarım 

yanımda
defterlerim kalemlerim
 

çobanların
yıldızların kuşların
 

eşitliğini
özgürlüğünü yazarım
 

yasaklarlar
kitaplarımı
 

fikirler de
yasak

sevdiğimin gözlerini
ararım
 

dönüşlerimde 

ne kadar
kalabalık olursa olsun
 

iskeleler
duraklar
 

bütün
rüzgârlar yanıma gelir
 

sevinçle 

tam
sarılacağım
 

binbir türlü
karanlıkla
 

girerler
aramıza
 

sevdalar da
yasak



















belirsiz deniz
sabahları gibi
 

yaklaşıyor
yeni yıl
 

ne yapayım
diye sordum
 

ustalarıma 

zor oldu
biraz ama
 

Kaf Dağı’nı
aşıverdik hep


beraber
 

her yer umut 

her yer özgürlük…”

***

Ertuğrul Özkök’ten Halk Özel Harekât Genel Başkanı’na:
Bir gün sana kontrgerilla diyecekler…




“Bu
sözlerimi bir büyüğünün samimi duyguları olarak okursan…”

CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu
‘nun ‘milis güç’ olarak adlandırdığı Halk Özel
Harekât (HÖH) Genel Başkanı Fatih Kaya,  22 ilde 7 bin üyeye ulaştıklarını
söyledi. Hürriyet yazarı Ertuğrul
Özkök, “
Sen idealist biri olabilirsin, ama ben sana bir
gün neler deneceğini şimdiden anlatayım” diyerek, “Bir gün sana
kontrgerilla diyecekler” ifaesini kullandı.


“Sonunda kendini bir ‘çete reisi’ olarak adaletin
karşısında bulacaksın” diyen Özkök’ün  “Bir gün sana
kontrgerilla diyecekler” başlığıyla (30 Aralık 2017) yayımlanan yazısının
ilgili bölümü şöyle:


Fotoğrafına bakıyorum…


Belli ki rol modelleri var…


Duruş, hal, eda…


Boyundaki atkı…


Biraz, hatta birazdan da fazla “Kurtlar Vadisi” esintisi
sanki…


*


“Bir yılda 7 bin kişiye ulaştık” diye övündüğüne
bakarsanız, idealleri, büyük, hedefi ondan da yüce…


“Devletine yardımcı” bir teşkilat yaratmak istiyor…


*


Fotoğrafa bakıyorum ve soruyorum kendi kendime “Yok mudur
bu genç insana akıl fikir verecek bir büyüğü…”


Görmüş geçirmiş, ülkesinin son 30-40 yılını bilen bir yakını…


*


Mesela ona şunu diyecek…


“Bak evladım, bak aslanım…


Sen idealist biri olabilirsin, ama ben sana bir gün neler
deneceğini şimdiden anlatayım.


Anlatayım da kararını kendin ver…”


*


Devamını ben getireyim…


Önce “derin devlet” laflarını falan okumaya
başlayacaksın…


Biliyorum, içinde “devlet” kelimesi olduğu için hoşuna
gidecek…


*


Sonra ona bir kelime daha ekleyecekler…


Diyecekler ki “paralel devlet”…


Huylanacaksın…


Ama asıl dalga bir sonrasında gelecek…


“Kontrgerilla” diyecekler sana…


*


Sonunda kendini bir “çete reisi” olarak adaletin
karşısında bulacaksın…


*


Belki bugün değil, yarın da değil…


Ama bu ülkeden olağanüstü hallerin kalktığı günden sonra bir
gün…


Ama mutlaka…


*


Genç adam…


Bugün bu laflarımı, muhalif bir kafa tarafından söylenmiş söz
olarak görebilir, okuyabilirsin…


Ama bil ki böyle olacak….


Ve o gün geldiğinde, bugün sırtını okşayanlardan, bugün sana
yürü diyenlerden birini bile yanında bulamayacaksın…


Öyle tek başına kalacaksın hâkimin, savcının önünde…


*


Bu sözlerimi bir büyüğünün samimi duyguları olarak okursan, hem
kendine, hem ülkene büyük yararı olur…


***


15 Temmuz darbe girişiminin ardından bireysel
silahlanmaya gittikleri, AK Parti’nin talimatıyla hareket ettikleri iddiası
Meclis’e taşınan Halk Özel Harekât’ın (HÖH) genel başkanı Fatih Kaya, bir yılda
22 ilde 7 bin üyeye ulaşan örgütlenmeye ilişkin konuştu.


 


Hürriyet’ten Fevzi
Kızılkoyun’un haberine göre, HÖH Genel Başkanı Fatih Kaya tartışma yaratan ve
Meclis’e taşınan örgütlenmeye ilişkin dikkat çeken detayları anlattı. Fatih
Kaya’nın açıklamaları şöyle:


‘BAŞI AÇIĞI DA VAR KARA ÇARŞAFLISI DA’

“Hain darbe
girişimine karşın bir talimatla milletimizle birlikte meydanlara indik. HÖH
çadırını 16 Temmuz’da ilk Trabzon’da kurduk. 30 Kasım 2016’da derneğimizi
kurduk. İçinde çocuklar var, teyzeler var, öğretmenler, işadamları, esnaf var.

Başı açığı da, kara
çarşaflısı da var.”

‘FETÖCÜLER İÇİMİZE SIZMAK İSTİYOR’

 

“İstanbul,
Ankara başta olmak üzere 22 ilde şubemiz açıldı. 7 binin üzerinde üyemiz var.
İçimize sızmak isteyen çok FETÖ’cü var.”














‘1 LİRA AİDAT TOPLUYORUZ’

“İlk girişte 10
lira, aylık olarak ise sembolik bir lira alıyoruz. Beş ay öncesine kadar 121
şubemiz vardı. Maddi sıkıntılardan dolayı kapattık. Devletten yardım almıyoruz.”

‘BİZE İHTİYAÇ DUYULDUĞUNDA…’

“Devletimiz,
askerimiz, polisimiz her şeye hâkim. Zamanı geldiğinde, 80 milyonluk millet
olarak bize ihtiyaç duyulduğunda her zaman hazırız.”

CUMHURBAŞKANI İLE FOTOĞRAF

“Cumhurbaşkanı
ile fotoğraf çektirmeyi herkes ister, ben de bu ülkenin evladı olarak
çektirdim. Cumhurbaşkanımıza ‘biz böyle bir oluşumdayız’ demeye, anlatmaya
gittim. Milletin seçtiği biriyle fotoğraf çektirmek niye rahatsız eder?”



‘SURİYE’YE
GİDİP TÜRKMENLERE YARDIM ETTİM’

“Kamu
görevlisiyim. 6 ay ücretsiz izne ayrılıp Suriye’ye gittim. Türkmenlere yardım
ettim. Oraya giden o atmosferde hücum yeleğiyle öyle poz verir.”

‘HÖH ARABALARININ BİZİMLE İLGİSİ YOK, SİLAHLI DEĞİLİZ’


























“Her tarafta
HÖH yazan arabalar var. Bunların bizimle ilgisi yok. Davalar açtık.”

“Üye
olacaklara, dededen kalma tüfekle dahi resmin varsa üye olamazsınız diyoruz.
Silahlanmaya gerek görmeyiz çünkü devletimiz her şeye vakıftır.”

‘GEZİ BENZERİ BİR OLAYDA SOKAĞA ÇIKMAYIZ’

“Gezi benzeri
olayı basmak için sokağa çıkmayız, devletin askeri-polisi var. 15 Temmuz gibi
devletin emiri mümini talimat vermediği sürece sokağa çıkmayız. Meclis’i niye
benimle meşgul ediyorlar?”

‘BU TÜR MİLİS GÜÇLERE İHTİYAÇ YOK’














Meclis’e daha önce
Halk Özel Harekât ve bu amblemi taşıyan araçlarla ilgili soru önergesi de veren
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, şunları söyledi:

“Soru önergesi
verdik, cevabını bekliyoruz. Devlet içinde gücü kullanacak olanlar ya
jandarmadır ya da polistir. Kanunda tanımı olmayanların kendilerine vazife
çıkarması hukuk devletine aykırıdır. Eğer bu olmazsa aşiret devleti olur.
Vatandaşın devlete olan güveni sarsılır. İçerden ve dışardan gelecek tehditlere
karşı vatandaşı koruyan devletin şemsiyesidir. Bu tür illegal yapıların
olmaması gerekir. Nasıl cemaat 15 Temmuz hain darbe girişimi yaptıysa, ileride
de bu yapılar başka bir şey yapar. Devlet, cemaatlerle, bu tür yapılarla
yaşamaz. Cihadın hukuk devletinde yeri yok. Devletin bekasını da devletin
güvenlik güçleri korur. Zaten devletin bekası tehlikeye girerse her vatandaşın
nefsi müdafaa hakkı var. Bu tür milis güçlere ihtiyaç yoktur, bunlar milis kuvvettir.”

‘DERHAL KAPATILMALI’








Türkiye Barolar
Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ‘Halk Özel Harekât’la ilgili “Baştan
söyleyeyim ki derhal kapatılmalıdır, sadece Facebook sayfalarına bakılırsa bile
kapatılmalıdır” diyerek şöyle devam etti:

“Dernekler
Kanunu’na aykırıdır. KHK ile yüzlerce dernek kapatıldı, devletin güç kullanma
tekeline ortak çıkmaya çalışan bu dernekle ilgili bildiğimiz kadarıyla bir
soruşturma bile yok. Ayrıca sosyal medyadan Cumhurbaşkanı’na hakaret edildi
diye yüzlerce polis ve savcı bunları takip ediyor. Bunun 10’da birini
silahlarıyla sosyal medyada zorbalık gösterisinde bulunan kişi ve gruplara
yönelik yapmıyorlar. Zaten son KHK ile çıkarılan malum hükümle ilgili ciddi
endişeye sevk eden bu hoşgörüdür. Son KHK’da yanlışlık olursa yargı gereğini
yapar demek topu taca atmak demektir. Çünkü sivillere geleceğe yönelik cezai
sorumsuzluk getiren düzenleme, yargıdan önce sivil vatandaşları muhatap alan
bir düzenleme. Malum dernekler, silahlarıyla poz veren zorbalar, bu maddeyi bir
cezasızlık maddesi olarak anlayıp, 15 Temmuz’un devamı niteliğinde eylem diye
yorumladıkları, istedikleri her eyleme müdahale hakkını kendilerinde
görecekler. Yargı sonradan cezalandırsa ne olur cezalandırmasa ne olur…”

YANIT BEKLEYEN SORULAR

CHP İstanbul
Milletvekili Mahmut Tanal ile CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın İçişleri
Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis Başkanlığı’na
verdiği 2 ayrı soru önergesinde özetle şu soruların yanıtları istenmişti:

·        
Halk Özel Harekât
yazısı ile birlikte bir Osmanlı amblemi ve Türk Bayrağı logosunun yer aldığı
ticari tipteki araç resmi midir? Resmi ise ‘Halk Özel Harekât’ nereye bağlıdır?

·        
Söz konusu şahıslar
ve araçlar hakkında bir işlem yapılmamışsa nedeni nedir? Resmi birimlere bağlı
olmadan sokaklarda tur atarak halkı tedirgin eden bu araçlar ve şahıslar,
devletin asli görevlerinden olan milli güvenliğin sağlanması durumunu tehdit
eden bir unsur değil midir?














·        
Halk Özel Harekât’ın
genel başkanı olduğu ifade edilen Fatih Kaya’nın, Türkmen Dağı’nda tim komutanı
olduğu doğru mudur?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış