• DUYURU : DİDİM'DE (AYDIN İLİ) DARP EDİLEN TURİST ÇİFTİN YARDIM İSTEDİĞİ POLİSLER --- İNGİLİZCE BİLMİYORUZ --- DİYEREK YARDIM ETMEDİ /// İŞTE HABER !!!!!
  • Kategori : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU SOSYAL YARDIMLARI

DAĞITIM :

1.     T.C. DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI

2.     İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI

3.     EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

4.     ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU 

Sayın Bakanım, Değerli Genel Müdürüm,

Her sene daha fazla turist gelmesi için biliyorsunuz Turizm Bakanlığımızın hummalı bir çalışması var. Diğer bakanlıklarımız da bu çalışmaya destek veriyor. Tek amaç daha çok turist, daha çok döviz. Buradan gelen döviz girdisi cari açığımızın kapanmasına da büyük faydası oluyor. Ama diğer taraftan, ülkemiz dış mihraklar tarafından hep kötüleniyor ve üzerimize yapıştırılmaya çalışılan bir imaj var. Bu mihraklar dışarıda Türkiye’ye gelmek isteyenlere kara propaganda yapıyor, “Türkiye terör bölgesi, gitmeyin can riski var” diyor. Bu doğru değil ama bilirsiniz bir yalan birden fazla söylendiğinde inandırıcılığı da artıyor. Turizm konusunda halen çok eksiğimiz var. Ama en önemlisi devlet eli ile yapılan ciddi hata ve kusurlar.

Sayın Bakanım, Değerli Genel Müdürüm, 

Aşağıdaki haberi lütfen dikkatlice okuyun. 3 Ağustos 2019 tarihinde Hürriyet Gazetesinde yayınlandı.

Haberin kaynağı şu : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/didimde-irlandali-cift-komsulari-tarafindan-feci-sekilde-dovuldu-41292259

Şimdi bu haberi okuduğunuzda adi bir asayiş haberi olarak görebilirsiniz – ki öyle görürseniz de haklısınız – ancak bu haberde dikkat çekmek istediğimiz konu haber içeriğinde adı geçen Emniyet personelinin durumudur.

Çünkü koskoca Didim ilçesinde (Turizmin merkezi Aydın ilindeki Didim) görevli Emniyet personeli sadece İngilizce bilmediği için dayak yiyen turistlere gerekli yardımı götürememişler. Bu nasıl bir aymazlıktır, nasıl bir vurdumduymazlıktır anlamak mümkün değil. Bu cevap şimdi bir bahane midir ? İngilizce bilmiyor olmaları ayrı bir felaket, bunu bahane olarak görüp yardımcı olmamaları ayrı bir felaket. 

Sayın Bakanım, Değerli Genel Müdürüm,

Bir turizm merkezinde, milyon turistin olduğu bir bölgede ki Emniyet birimlerinde neden İngilizce bilen personel bulundurulmaz ? Lütfen bize ve kamuoyuna bu konuda tatminkar bir açıklama yapar mısınız ?

Lise talebelerinin bile en az orta seviyede yabancı dil konuştuğu bir ülkede, bu coğrafyada görevlendirilecek yabancı dil bilen Polis bulunamıyor mu ?

Hadi diyelim bulamıyoruz. Peki o Polis arkadaşlar yanlarına bir tercüman alıp ta darp edilen turistlere neden yardıma gitmiyor ?

Bu soruları daha çok sorarız. Ancak amacımız teşkilatımızı sorularımızla bunaltmak değil, sadece bu tarz polislik yapanların bu ülkeye vereceği zararı ifade etmektir. Allahtan turistlere daha sonra vatandaşlarımız kucak açmış onlar da bu ülkeye olan sevgileri nedeniyle konuyu yurtdışına taşımamış. Ama emin olun bu şans her zaman yüzümüze gülmez. Gün gelir başka bir “MIDNIGHT EXPRESS” faciası daha yaşarız. Çünkü bu kafa ile ne turizm’de çağ atlarız, ne de turiste güvenli bir barınma olanağı sunabiliriz.

Bizim naçizane tavsiyemiz kısaca şudur.

1.  Acil olarak turizm bölgelerine iyi derecede yabancı dil bilen personel temin edilmesi,

2.  Meslek içi eğitimlerin daha sık tekrarlanması,

3.  Polislik mesleğinin uluslararası standartlarda PROFESYONEL düzeye getirilmesi.

Polis mesleğinin sadece emekli olunabilecek, parası güzel ve güvenli bir meslek olmaktan başka, aynı zamanda ülkeyi temsil yetkisi olan kutsal bir görev olduğu bilincinin de tüm personele öğretilmesi gerekiyor.

Saygılarımla arz ederim.

Erkut Ersoy

İstihbarat Uzmanı

ÖZEL BÜRO GRUBU

www.ozelburoistihbarat.com

3 Ağustos 2019 tarihinde Hürriyet Gazetesinde yayınlanan haber :


Didim'de İrlandalı çift komşuları tarafından feci şekilde dövüldü.

AYDIN'ın Didim ilçesinde İrlandalı Robert (64) ve felçli eşi Angela Black (52), 13 yıldır yaşadıkları sitede komşular olan 3'ü kadın, 5 kişi tarafından tekme, yumruk ve sopalarla dövüldü. Hastanedeki tedavilerinin ardından taburcu edilen Black çifti, ölümle tehdit edildikleri iddiasıyla evlerini terk edip, Marmaris'teki bir apart otele yerleşti. Türkiye aşığı Black çiftinin şikayetçi olduğu 5 komşusu, polisteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

İrlandalı grafiker Angela Black, ülkesinde 2004 yılında silahlı saldırıya uğradı. Saldırının ardından sağ tarafı felçli kalan Angela Black, emekli matbaa ustası olan eşi Robert Black'e, tedavisine her yıl yaz tatillerini geçirdikleri için çok iyi bildikleri Türkiye'de devam etmek istediğini söyledi. Bunun üzerine geldikleri Türkiye'de İzmir Ege Üniversitesi ve Ankara Gazi Üniversitesi'nde tedavi gören Angela Black, yakın ilgi ve Türk misafirperverliğine hayran kaldı. Black çifti, bundan sonra ülkelerine dönmeyip, Türkiye'de yaşama kararı aldı. Oturma izni alan çift, 13 yıl önce Aydın'ın Didim ilçesi Hisar Mahallesi'ndeki bir siteden dubleks villa satın aldı. Black çifti, kısa sürede komşuları ile sıcak ilişkiler kurdu. 13 yıl boyunca komşularıyla mutlu bir yaşam süren Black çiftinin huzuru, Robert Black'in komşuları arasında geçen Temmuz ayı başında çıkan bir kavgayı ayırmak için araya girip, müdahale etmesi nedeniyle bozuldu. Akif N. eşi Süreyya N., Ayşen T., Serkan Y. ve eşi Hatice Y., kavgayı ayıran Robert Black'e iddiaya göre, bu olaydan sonra husumet beslemeye başladı. Bu 5 komşusunun kendisine ve eşine her gördükleri yerde küfür edip, hakaretlerde bulunduğunu ileri süren Robert Black, daha sonra yaşananları şöyle aktardı:
"20 Temmuz'da eşimle alışverişten dönüyordum. Bu 5 komşumuz, bize önce sözlü, ardından fiziki saldırıda bulundu. Yumruk, tekme ve sopalarla saldırdılar. 'Eşim felçli, vurmayın' dememe rağmen dinlemediler. Başımıza ve vücudumuzun çeşitli yerlerine aldığımız darbelerle öldüresiye dövülüp, yaralandık. Diğer komşularımız olmasaydı, linç edilecektik. Komşularımız yardıma gelip, bizi kurtardı. Ambulansla hastaneye kaldırıldık, gerekli tedavimizin ardından taburcu edildik. Taburcu olmamızdan sonra bize saldıran 5 kişiden ölüm tehditleri almaya başladık. Bunun üzerine korkup, evimizi eşyalarımızı bile almadan terk edip, Marmaris'e gelerek buradaki bir apart otele yerleştik. Burada dostlarımız ve sıcak insanlarla moral buluyoruz" dedi.