YAVUZ SELİM DEMİRAL : SADAT BAŞKANI E. TUĞG. ADNAN
TANRIVERDİ’NİN AKILLARA ZİYAN ASKERLİK MACERALARI




Yıl 1993 ve 1994 Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi
Kartal-Maltepe’de Zırhlı Tugay’da komutandır. Sert-otoriter kimliği ile tanınan
Tanrıverdi yanında bir onbaşı, bir çavuş ile eğitim alanından incelemeye (!)
çıkmış. Onbaşının elinde bir ağaç parçası “lunnn” diye gözleri kapalı
yavaş yavaş yürüyor. Arkasında çavuş ile general…
 

Bölük başçavuşu, genç-idealist bölük komutanı
üsteğmene tugay komutanının bölük sınırlarına geldiğini söyleyince karşılamaya
çıkarlar. Tanrıverdi işaret parmağını dudaklarına götürüp “susun”
işareti yapar. Üsteğmen bir gariplik olduğunu fark eder.. Elinde ağaç parçası
olan onbaşı “lunnn… Ihınnn…” inlemesiyle gözleri kapalı yürümeye
devam edince üsteğmen ortada bir palyaçoluk olduğunu anlar ve bu işin askerlik
kurallarına aykırı olduğunu hatırlatmak için:


– “Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz!”
diye çıkışır. Tuğgeneral sert üslupla genç üsteğmeni azarlayarak: “Sen
karışma! Buralarda yatır var… Yatırı arıyoruz” cevabını verir.


Ağaç parçası ile su kaynağı hatta maden
arandığını duyan üsteğmen, yatır arandığını öğrenince öfkelenir.


– “Böyle aptalca şey mi olur? Burası benim
bölüğümün sınırlarında ve benim sorumluluğumda, böylesi salaklığa izin vermem.
Derhal burayı terk edin!” diye çıkışır. Tanrıverdi şaşırır. Ne de olsa
kendi general, kovan kişi genç bir üsteğmen…. Karizma çizilmiştir.


– “Bunun hesabını sorarım” tehditi ile
çıkar gider.




Terörle mücadelede 3 yıl geçirip İstanbul’a
tayin edilen yeni evli üsteğmen derhal tutanak hazırlar ve tanıklara
“yatır arama” işini imzalatır. Ertesi gün tugay içtimasında
Tanrıverdi esip-gürlemekte ekmek arabasında nöbetçi astsubayın bulunmayışını
bahane edip binden fazla er, yüzden fazla subay-astsubayın huzurunda küfürlü
sözler ile sorumlu tabur ve bölük komutanlarını itham etmektedir. Genç bölük
komutanı, tabur komutanını sessiz kalmasını içine sindiremez. Bir adım öne
çıkarak:


– “Askerliğin kitabı yeniden mi yazılıyor!
Bu yaptığınız askerliğe sığmaz” diye isyan eder. Tanrıverdi beklemediği
tepkiye sinkafla cevap verir. Üsteğmen de aynı şekilde sinkaf ile cevabını
yapıştırır. Bu günün “Başdanışman”ı “derhal tutuklayın”
emrini verir. Üsteğmen tutuklanarak disiplin koğuşuna atılır. Nereden bakılırsa
en az 15 gün tutuklu kalıp, askeri mahkemeye çıkmayı göze alan üsteğmen hücrede
sigarasından derin dumanlar çekmektedir. Tugayın tecrübeli albay ve binbaşıları
Tanrıverdi’nin makamına çıkıp:


– “Bu iş sizin de başınızı yakabilir. İlk
küfürü siz ettiniz. İş mahkemeye intikal ederse zarar görürsünüz”
uyarısını yaparlar. Kazın ayağını anlar Tanrıverdi. Tutukluluk kararının iptal
edilmesini üsteğmenin salıverilmesini, olayın dallanıp budaklanmasına izin
verilmeyeceğini söyler.
 

*




Emekliye sevk… 

Ancak idealist üsteğmenin bu işin peşini
bırakmaya niyeti yoktur. Ertesi günü ordu karargahına gidip, şikayet
dilekçesini verir ve askerlikten ayrılmaya karar verir. Fakat mecburi hizmeti
sona ermemiştir. Ayrılma yerine atılması gerekir. Mesaiye gitmez. Tugayın bağlı
olduğu kolordunun komutanı Korgeneral Hikmet Köksal, üsteğmenin Harb Okulu’ndan
da komutanıdır. Yatır arama işini zaten duymayan kalmamıştır. Helikopter ile
tugaya gelen Köksal, üsteğmeni ayrılmak-atılmaktan vaz geçirmek ister. Fakat
kararlıdır benim can dostum. Gece yarısı lojmanı boşaltıp, eşini de alıp
çeker-gider. Üç ay hapsin ardından ordudan ayrılır. Şimdi başarılı bir
işadamı… Tanrıverdi ise bu olaydan sonra tugay komutanlığından alınıp
“Sağlık Daire Başkanlığı”na tayin edilir. 1996 yılında da emekliye
sevk edilir.




General iken “yatır arayan”
Tanrıverdi, emekli olunca SADAT’ı kurar. Milli Gazete yazarlığı yapar. Recep
Tayyip Erdoğan’a danışmanlık yapar. Daha sonra Sarayda “Başdanışman”
olur. FETÖ ile mücadelede koordinatör, sınır ötesi operasyonda harekat
merkezinde görev yapmaktadır. Tam da “buyurun buradan yakın” deme
zamanı değil mi?
 

SADAT kurucusu Adnan Tanrıverdi bu
yazdıklarımdan sonra mahkemeye verirse olayın tanıkları ile duruşma salonunda
“yatır arama” operasyonunu ispatlayacağımı bilmelidir. Acı tarafı
memleketin kaderi kimlerin elinde olduğu değil mi?




Yavuz Selim Demiral

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet