SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

ORGANİZE MAFYA DOSYASI : 96’da Hüseyin Baybaşin şimdi Sedat Peker

ORGANİZE MAFYA DOSYASI : 96’da Hüseyin Baybaşin şimdi Sedat Peker
Bu haber 07 Haziran 2021 - 18:53 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


96’da Hüseyin Baybaşin şimdi Sedat Peker
Kürşad Reisoğlu yazdı..
24 Mayıs 2021
En baştan şunu söyleyelim: Sedat Peker veya diğerleri. Atatürkçüler, Milliyetçiler, Cumhuriyetçiler için her zaman organize suç örgütü lideriydi, her zaman öyle olacak. Muhafazakarların söylediği ifadeyle, abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun.
Yine baştan belirtelim, bu yazıda yazdığımız her şey iddialar üzerine beyin fırtınası yapmaktır. Çünkü mahkeme kararı olmadan kimseyi suçlamak gibi bir adetimiz yoktur. Bu yöntem ağırlıklı olarak FETÖ militanlarının yöntemidir ve bu yöntem bizlere terstir. Bilgilerimizi, duyumlarımızı paylaşırız, ama kimseye de yargısız infaz yapmayız.
Gelelim mevzuya.
Netflix dizilerini geçti. Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarıyla yatıp o iddialarla kalkıyoruz. Videoların yayınlandığı Pazar ve Perşembe günlerini bekler olduk. Bu akşam da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklamalar yapacak. Habertürk’teki programı merakla bekler olduk. İsmail Saymaz hadi neyse de soru soracak gazeteciler arasında Merdan Yanardağ olması ilginç. Yanardağ ısrarla Uğur Mumcu suikastının perde arkasındaki gücün İran olduğunu savunanlardan. Bakalım Bakan Soylu ne söyleyecek?
Ben biraz tarihe gitmek istiyorum. Hani “Susurluk’u geçti” diyorlar ya, o döneme… O dönemde de önemli gelişmeler yaşanıyor, Meclis’te araştırma komisyonları kuruluyor, dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın hazırladığı rapor vs. gündemi belirliyordu. O dönem bir isim daha öne çıkmıştı. Dönemin meşhur uyuşturucu kaçakçısı ve organize suç örgütü lideri Hüseyin Baybaşin.
Baybaşin <www.gununsonu.com> , halen Hollanda’da ömür boyu hapis cezasını çekmektedir. Ancak ne hikmetse gazetecilerle konuşmakta, e-postalar yollayabilmektedir. Bu işin başka boyutu. İşte bu Baybaşin, 1996 yılında adım adım Susurluk’a giden süreçte yine gündeme gelmişti. Arşivleri karıştırınca çok ama çok ilginç bir söyleşisiyle karşılaştım. Söyleşiyi yapan, dönemin Aydınlık Dergisi muhabiri Mehmet Salih Çeviker. Çeviker, 13 Mayıs 1996 tarihinde Başbaşin ile kaldığı cezaevinde görüşmüş. Bu görüşme de, 18 Mayıs 1996 tarihli Aydınlık dergisinin 465’inci sayısında yayımlanmış. Bu görüşmede Baybaşin çok ama çok acayip iddialar ortaya atmış.
Uzatmadan yazalım.
Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, Dubai’den yaptığı yayınlarda hangi iddialarda bulunuyor, bütününe girmeyeceğim. Ancak bir iddiasıyla Baybaşin’in o dönem ortaya attığı iddia çok benziyor. Zaten dikkatimi çeken de bu oldu. Röportajda başlığa çıkartılan iddia şu: “Mehmet Ağar Eroini Gemilerle kaçırıyor.”
Baybaşin, bu iddiasını söyleşine şu sözlerle ileri sürüyor…
“Aydınlık: Adalet Bakanı Mehmet Ağar ile ilgili iddialarınız vardı?
Baybaşin: Evet. Ben size 1989 yılında şahit olduğum bir olayı aktarayım: İstanbul Emniyeti’nden halen üst düzeyde görevli bir yetkili (Baybaşin bu şahsın ismini açıklıyor, ancak yazılmasını istemiyor), Yunus Ağar, Mehmet Ağar’ın dayısı Yalçın Akçadağ petrol ticareti yapıyorlar. Petrol ticareti laf, bu petrol gemileri çok büyük çapta uyuşturucu işi yapıyor ve bunu bütün dünya biliyor. Marina açıklarına demir atan bu gemileri kimse arayamazdı, çünkü kime ait olduklarını biliyorlardı.
Aydınlık: Kime aitti?
Baybaşin: Mehmet Ağar, Yunus Ağar ve dayısı Yalçın Akçadağ’a. Marina yat limanından bu gemilere sevkiyat yapılıyordu. Bu gemilerle tonlarca esrar ve uyuşturucuyu getiriyorlardı. Örneğin Libya’dan mazot getirdikleri zaman, uğrayıp yol üstünden uyuşturucuyu da alıyorlardı.
Aydınlık: Nereden alıyorlardı uyuşturucuyu?
Baybaşin: Nereden yükleyebiliyorlarsa oradan alıyorlardı. Ancak genellikle Lübnan çıkışında gerçekleşiyordu bu yükleme işlemi. Gemiye çuvallarla doldurulurdu. Çuvalların üzerinde Arapça yazılar yazardı, ancak biz bunun esrar mı eroin mi olduğunu bilirdik. (.) Ben, 1984 yılına kadar içinde olduğum bu işlere bizzat şahit oldum. 84’ten sonra kendimi bu işlerden çektim. Yalnız, daha sonra yapılanları da Marina Yat Kulübü’ne üye olduğum ve o çevrelerle ilişkilerim olduğu için çok yakınen biliyorum.”
Bu iddialar, hem aktardığımız Aydınlık dergisinde hem de Doğu Perinçek’in 3 Ekim 1996 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na, 18 Ekim 1996 tarihinde de dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e sunduğu dosyada yer aldı.
Kimsenin iddiasına imza atmıyoruz. Ancak hukukun bu iddiaların üzerine gitmesi gerektiğini de düşünüyoruz.
İddia edilen uyuşturucu trafiğinde ileri sürülen yöntemin benzerliği dışında dikkatimizi çeken birkaç benzerliği de aktaralım ve şimdilik noktayı koyalım.
– Hüseyin Başbaşin de Sedat Peker de kirli ilişkiler ağının içinde yer alan iki tane isim. Mutlaka bilgileri var.
– İkisi de emperyalist merkezlerin kontrolünde yerlerde konuşuyor. Hollanda NATO açısından kritik bir ülke. NATO, Baybaşin’in itiraflarında da yer aldığı üzere uyuşturucu sevkiyatında da aktif. Orada bir cezaevinde istediği gibi konuşmak, soru işaretleri oluşturuyor. Sedat Peker de, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şehrinde mukim. BAE’nin iplerini kimin tuttuğu malum.
Ülkemiz, milletimiz, devletimiz zarar görmeden bu süreci atlatmak elzem. Yoksa hepimiz zarar göreceğiz. Bu nedenle bağımsız yargının ve siyaset mekanizmasının bu süreci milletimizi de ikna edecek bilgilerle çözmesi gerekiyor.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER